T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016/322
KARAR NO : 2016/365
KARAR TR : 06.06.2016
ÖZET: Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı :M.T. Vekili :Av. M. R.Ç. Davalı :Türk Telekomünikasyon A.Ş. Vekili : Av. Adnan Aydın O L A Y : Davacı 24.01.1991yılında Kızıl Tepe MerkezMüdürlüğünde 399 sayılı KHK göre memurunvanıyla göreve başlamış ve meslek yüksek okulumezunu olduğundan dolayı kurum içi yapılan “TeknisyenYardımcılığı” sınavını kazanarak31.08.1998 tarihinde Makine Enerji Grup BaşmühendisliğineTeknisyen Yardımcısı olarak çalışmaya devametmiş; 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarındandolayı, kendi isteği üzerine 22.10.2010 tarihindeDiyarbakır Orman İşletme Müdürlüğünenakil olmuş; ancak davacının 15.12.2014 günlüdavalı idareye hitaplı dilekçesi ile, 23/06/2003 tarihiitibariyle “Tekniker” kadrosuna atamasınınyapılmasını ve özelleştirme nedeniyle istihdamfazlası personel olarak kurumdan ayrıldığı tarihe kadarolan maaş farklarının yasal faizi ile birlikte tarafınaödenmesini, maaş nakil ilmuhaberesinde (Yer DeğiştirmekSuretiyle Atamalarda Aylık Bildirimi) unvan bölümününTekniker olarak düzeltilmesini, kanunlar doğrultusundaki Teknikermaaşı ile durumunun gerekli düzeltmeler yapılmak sureti ileBaşbakanlık Personel Dairesi Başkanlığı tarafından4046 sayılı Kanunun gereğince nakil olduğu kurum olanDiyarbakır Orman İşletmeMüdürlüğü’ne bildirilmesini talep etmiş; Davalıİdarenin 23.12.2014 gün ve 189722 sayılı işlemi iledavacının bu talebi reddedilmiş; davacı atanma talebininreddine ilişkin işleminin iptali ile 5473 sayılı Kanungereğince nakil ilmühaberine ek ödeme ile enflasyonfarkının yansıtılması ve yoksun kaldığıparasal haklarının idareye başvuru tarihinden itibarenhesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyleidari yargı yerinde dava açmıştır. Davalı Türk TelekomünikasyonA.Ş. vekilince birinci savunma dilekçesinde, davanın adliyargının görev alanına girdiği önesürülerek görev itirazında bulunulmuştur. DİYARBAKIR 3. İDAREMAHKEMESİ :12.11.2015 gün ve E:2015/96 sayı ile, dava konusu işlemin biridari işlem niteliğinde olduğu ve idari yargınındenetimine tabi olduğu gerekçesiyle davalı idarenin görevitirazının reddine karar vermiştir. DavalıTürk Telekomünikasyon A.Ş. vekilince süresi içindeverilen dilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmiştir. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI;Telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar "tekel" olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom'un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten,ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendineözgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50'nin altına düşünceye kadar kamu kuruluşuniteliğini taşıyan bir kuruluş olduğu; özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55'i, Bakanlar Kurulu'nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı "TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketinin" % 55 oranındakiHissesinin Blok Olarak Satışına İlişkin Nihai Devirİşlemlerine Dair Kararın YürürlüğeKonulması Hakkında Karar"ı uyarınca, 14.11.2005tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile OjerTelekomünikasyon A.Ş.'ne satıldığı;Anayasa'nın 128. maddesinde, "Devletin, kamu iktisaditeşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genelidare esaslarına göre yürütmekle yükümlüoldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür"hükmünün yer aldığı; 406 sayılıYasa'nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılı Kanunladeğişik birinci fıkrasında, "Türk Telekomhisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a)bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsünde çalışanlarve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüzseksengün aylıksız izinli sayılır. Bu personel belirtilensüre içinde Türk Telekomda çalışmaya devameder ve hisse devir tarihinden nakli için Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihe kadarki aylıkücret, harcırah, sağlık giderleri, cenaze giderleri veölüm yardımı ile diğer mali ve özlükhakları Türk Telekom tarafındankarşılanır..." denilmek suretiyle yasa koyucutarafından Türk Telekom'da çalışan kapsamdışı personelin, kamu personeli sayıldığı;bu duruma göre, davalı Türk Telekom hisselerinin devrinin fiilengerçekleştiği tarihten sonra davacıyla davalıŞirket arasındaki uyuşmazlığın, bir özelhukuk ilişkisi niteliğini taşıdığı, öteyandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun"İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı" başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: "a) (Değişik:8.6.2000-4577/5md) idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,c) (Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar."ın İdari dava türleri olaraksayıldığı, kural olarak, idari yargıda ancak Devleteve kamu tüzel kişilerine karşı açılan davalarabakılabileceği; dolayısıyla, işlemin tesis edildiğitarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.nin davalıolması karşısında, ortada idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmenin olanaksız olduğu; belirtilen tüm bu hususlaragöre, daha önce davalı şirkette görev yapmışolan davacının isteminin; özelleştirilen kuruluş tarafındanreddedilmesi üzerine açılan davanın özel hukukhükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevlibulunduğu; bu nedenlerle, 2247 sayılı Kanun'un 10 ve 13.maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığı’na gönderilmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 06.06.2016 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; davalıvekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nca, 10. maddedeöngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen, sonrasında KamuKurumu emrine atanan davacı tarafından “tekniker”kadrosuna atanması ve maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesiistemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaliistemiyle açılmıştır. Telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar“tekel” olarak yürütmekle görevli kılınanve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan TürkTelekom’un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, ancakkuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgüstatüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’ninaltına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Ancak, özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, 14.11.2005 tarihliHisse Satış Sözleşmesi ile Oger Telekomünikasyon AnonimŞirketine satılmıştır. Olayda, davalının hissedevir (14.11.2005) tarihinde çalışmakta iken 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında kamu kurumuemrine atanan davacı tarafından; “tekniker” kadrosunaatanması ve maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi istemiyledava açılmıştır. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türlerive İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralıbendinde: a) (Değişik :8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenlertarafından açılan iptal davaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik:18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesiiçin yapılan her türlü idari sözleşmelerdendolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarailişkin davalar” idari dava türleri olarak sayılmışolup; kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalara bakılabilir. Buna göre, iptalistemi tarihinde davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamında açılmışbir idari dava bulunduğundan sözetmek olanaksızolduğundan; uyuşmazlığın, özel hukukhükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile Diyarbakır 3 İdare MahkemesininGörevlilik Kararının kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Diyarbakır 3 İdare Mahkemesinin12.11.2015 gün ve E:2015/96 sayılı GÖREVLİLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 06.06.2016 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy