T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016/582
KARAR NO : 2017/20
KARAR TR : 20.02.2017
ÖZET : 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi gereğince 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca verilen idari para cezasına ilişkin Erdemli Belediyesi Encümen Kararının iptali istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :C.D. Davalı :Erdemli Belediye Başkanlığı O L A Y : Erdemli BelediyeBaşkanlığının 20.5.2016 gün ve 326sayılı Encümen Kararı ile, İlçenin LimonluMahallesinde açılan semt pazarında, davacının pazarkaydı olmadığı halde daha önce deuyarılmış olmasına rağmen pazarda tezgahaçtığının tespit edilerek, tezgahınıkaldırması istendiğinde, “tezgahımı sizinsöylemenizle kaldırmam kolluk kuvveti gelsin, pazarda istediğim gibitezgah açarım” diyerek görev başında bulunanpersonellerle sözlü münakaşada bulunduğundan bahisle,davacı adına Belediye Zabıta Tembihnamesinin 4. maddesinde belirlenen“Belediye Zabıta Personeline görevlerini yaptıklarısırada, görevlerini engelleyecek şekilde karışmak,zorluk çıkarmak, yanlış bilgi vermek, asılsızihbarda bulunmak, tebliğ edilen evrakı almamak, evraka zarar vermekve görevleri nedeniyle fiili veya sözlü saldırıdabulunmak yasaktır.(…)” hükmü uyarınca 220,00 TLidari para cezası verilmiştir. Davacı, söz konusuEncümen Kararının iptali istemiyle adli yargı yerine başvurudabulun-muştur. ERDEMLİ SULH CEZAHAKİMLİĞİ: 27.7.2016 gün ve Değişikİş No:2016/620 sayı ile; başvuruya konu idari paracezası yanında yıkım kararı da bulunduğundan, 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. madde ve fıkrasıuyarınca, idari para cezası yanında idari yargınıngörev alanına giren kararın da verilmiş olmasınedeniyle davanın çözümünün idari yargıyerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararıvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. Davacı, bu kez aynı istemle idari yargıyerinde dava açmıştır. MERSİN 2.İDARE MAHKEMESİ: 1.9.2016 gün ve E:2016/981 sayı ile; 5326sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca bir idari yaptırımtürü olarak belirlenen idari para cezalarına karşıaçılacak davalarda, ilgili para cezası tesis edilirken dayanakalınan mevzuatta bu cezalara karşı idari yargıya başvurulabileceğininaçıkça belirtilmiş olması halinde ancak idaremahkemelerinin görevli olabileceğini, diğer durumlarda ise buhususta genel kanun niteliğini taşıyan Kabahatler Kanunu gereğincebahse konu uyuşmazlıkların adli yargı mercilerindeçözümlenebileceğini belirterek, KabahatlerKanunu’nun 3 ve 27. maddeleri uyarınca davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına ve davanınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan20.02.2017 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü,E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında, “2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığın mahkumiyetineya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli cezamahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası onaylı örneği de teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacının pazarkaydı olmadığı halde daha önce deuyarılmış olmasına rağmen pazarda tezgahaçtığının tespit edilerek, Belediye zabıtamemurlarınca tezgahını kaldırması istendiğinde,görev başında bulunan personelle sözlümünakaşada bulunduğundan bahisle, davacı adınaBelediye Zabıta Tembihnamesinin 4. maddesine aykırıdavranıldığı nedeniyle, 1608 sayılıKanun’un 1. maddesi gereğince 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun32. maddesi uyarınca verildiği anlaşılan, 220,00 TL idaripara cezası verilmesine ilişkin Erdemli Belediyesi EncümenKararının iptali istemiyle açılmıştır. İtiraza konu olan paracezası Erdemli Belediye Zabıta Tembihnamesi hükümlerinegöre tatbik edilmiş olup, Tembihnamenin “Halkın Huzur,Esenliği, Sağlık, Günlük Yaşam Ve Çevreİle İlgili Hükümler ” başlığıaltında düzenlenen 4. maddesinde “Belediye ZabıtaPersoneline görevlerini yaptıkları sırada, görevleriniengelleyecek şekilde karışmak, zorluk çıkarmak,yanlış bilgi vermek, asılsız ihbarda bulunmak, tebliğedilen evrakı almamak, evraka zarar vermek ve görevleri nedeniylefiili veya sözlü saldırıda bulunmak” fiillerininyasak olduğu hüküm altına alınmış,davacı hakkında bu maddeye göre para cezası tatbikedilmiştir. Hangi fiil ve eylemlerin kabahatniteliğinde olduğu, idari yaptırım türleri ve butürler arasında sayılan İdari Para Cezaları ileİdari Tedbirlerin neler olduğu ve bunlara itiraz yolları 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nda düzenlenmiştir. 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 2. maddesinde; “Kabahat deyiminden; kanunun,karşılığında idari yaptırımuygulanmasını öngördüğü haksızlıkanlaşılır.” hükmü yer almakta ve bu maddedekabahatin tanımı yapılmaktadır. Kanun’un “Kanunilikİlkesi” başlıklı 4. maddesinin birincifıkrasında; “Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu,kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanununkapsam ve koşulları bakımından belirlediğiçerçeve hükmün içeriği, idarenin genel vedüzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir.” hükmü, ikincifıkrasında da “Kabahat karşılığı olanyaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancakkanunla belirlenebilir.” hükmü yer almakta, böylece hangifiillerin kabahat oluşturduğunun kanunda açıkça tanımlanabileceğihususunun yanı sıra, idarenin de somut olayda olduğu gibi genelve düzenleyici işlemleriyle tanımlama yapabileceğibelirtilmiş, ayrıca işlenen bir kabahatin karşılığıolan yaptırımın türü, süresi,miktarının ancak kanun ile belirlenebileceği de ifadeedilmiş olmaktadır. Belediye encümenlerininKabahatler Kanunu hükümlerine göre idari para cezası veidari tedbir kararları verebileceğine dair hüküm 1608sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı CezaiyeHakkında 16 Nisan 1340 tarih ve 486 Numaralı Kanunun BazıMaddelerini Muaddil Kanunun 1. maddesinde belirtilmiştir. Kanunun 1.maddesinde; “Belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizamve talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihazettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam vetalimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veyayapmayanlara belediye encümenince Kabahatler Kanununun 32 nci maddesihük-müne göre idarî para cezası ve yasaklananfaaliyetin menine karar verilir. Bu kararda ilgili kişiye bir süre deverilebilir.” hükmü yer almakta olup, somut olayda belediyeencümeni tarafından tatbik edilen idari para cezası da bu kapsamdauygulanmıştır. 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun “Çeşitli Kabahatler” üstbaşlığı altında düzenlenen “Emreaykırı davranış” başlıklı 32.maddesinde, “ (1) Yetkili makamlar tarafından adlîişlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veyagenel sağlığın korunması amacıyla, hukuka uygunolarak verilen emre aykırı hareket eden kişiye yüzTürk Lirası idarî para cezası verilir. Bu cezaya emriveren makam tarafından karar verilir. (2) Bu madde, ancak ilgilikanunda açıkça hüküm bulunan hallerdeuygulanabilir. (3) 1.3.1926 tarihli ve 765sayılı Türk Ceza Kanununun 526 ncı maddesine diğerkanunlarda yapılan yollamalar, bu maddeye yapılmışsayılır.” denilmiş olup, olayda idari paracezasına konu eylem bu kapsamda yer almaktadır. Aynı Kanun’un 3.maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a) İdarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b) Diğer genelhükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır”denilmiş; Kanunun 16. maddesinde, kabahatlerkarşılığında uygulanacak olan idariyaptırımların idari para cezası ve idari tedbirlerdenibaret olduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuyageçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerolduğu hükme bağlanmış; 19. mad-desinde,“(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek vesanatın yerine getirilmemesi, b)İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veyaehliyetin geri alınması, d) Kara, deniz veyahava nakil aracının trafikten veya seyrüseferdenalıkonulması, Gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ,“İdari para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” ’’ hükmü yer almaktaolup, idari para cezasına karşı hangi yargı organınamüracaat edileceği kanun tarafından gösterilmiş bulunmaktadır. Bu düzenlemeleregöre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Ayrıca, 1608sayılı sayılı Umuru Belediyeye Müteallik AhkamıCezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 tarih ve 486 Numaralı KanununBazı Maddelerini Muaddil Kanunun mülga 5.maddesinde; “Cezakararlarına tebliği tarihinden itibaren beş güniçinde mahsus hakimlere ve bulunmayan yerlerde sulh hakimliğinemüracaatla şifahi veya yazılı itiraz olunabilir.İtiraz şifahi ise bir zabıt tutularak muterize imza ettirilir. İtirazda sebepgösterilmesi şarttır. Sebep gösterilmeyen itirazlaryapılmamış sayılır. Ticaret ve sanattan menkararıyla para cezasını vermediğinden dolayı hapsedeğiştirme hükmünün infazı itirazınneticesine karar geri bırakılır.” hükmü yeralmakta iken, maddenin 1. fıkrasının Anayasayaaykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesine itirazyoluna başvurulmuş olup, Anayasa Mahkemesi 22.12.2006 gün,E:2001/26, K:2006/119 sayılı karar ile, “… haklınedenlerin ve kamu yararının bulunması halinde idariişlemlere yönelik itirazları inceleme görevi yasakoyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. Buçerçevede, belediyelerce uygulanan kimi idariyaptırımlara karşı, belediye teşkilatınınyaygınlığına paralel bir idari yargıteşkilatlanmasının söz konusu olmaması nedeniyle sulhceza mahkemelerine başvuru olanağı tanımasınınhak arama özgürlüğünükolaylaştırıcı nitelikte olduğu, bu suretle kısasürede sonuç alınmasını olanaklıkıldığı ve sayılan hususların sözüedilen itirazları inceleme görevinin adli yargıyabırakılmasının haklı nedenini oluşturduğusonucuna varılmıştır….” demek suretiyle yasakuralının Anayasa’ya aykırıolmadığından bahisle iptal isteminin reddine kararvermiştir. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesigereğince 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesiuyarınca verildiği anlaşılan idari para cezasınınbu haliyle 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden olduğu, 1608 sayılıKanun’da bu idari yaptırımlara karşı itiraz konusundagörevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Budurumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, “220,00 TL para cezası ilecezalandırılmasına” dair karara karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Somut olaya benzer mahiyettekidavalarda, Uyuşmalık Mahkemesi Hukuk Bölümü 1.4.2014gün, E:2014/456, K:2014/487 ve 14.7.2014 gün, E:2014/782, K:2014/831sayılı kararları ile 6.4.2015 gün, E:2015/141, K:2015/178 sayılıkararında da davaya bakmakla adli yargı yerinin görevliolduğuna karar vermiştir. Açıklanan nedenlerle,Mersin 2.İdare Mahkemesi’nin başvurusunun kabulü ileErdemli Sulh Ceza Hakimliğince verilen 27.7.2016 gün veDeğişik İş No:2016/620 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Mersin 2.İdareMahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Erdemli Sulh CezaHakimliğince verilen 27.7.2016 gün ve Değişik İşNo:2016/620 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 20.02.2017 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy