T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016/688
KARAR NO : 2017/149
KARAR TR : 13.3.2017
ÖZET : Davacılara ait taşınmazın, Birecik Barajı ve HES inşası için yapılan kamulaştırmalar sonrasında fiilen kullanma imkanı kalmadığından bahisle kamulaştırılması ve belirtilen tazminatın tahsili istemiyle açılan davanın; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar :1- A.Y.
2- K.Y.
3- S.Y.
Vekili :Av. F.Ç.
Davalı :Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
O L A Y :Davacılar vekili dava dilekçesinde, Müvekkillerinin Şanlıurfaİli, Halfeti İlçesi, Çekem Mahallesi 84 Ada 11 parseldetapuya kayıtlı taşınmazın maliki olduğunu,mahallenin ev ve arazilerinin Birecik Barajı ve HES sebebiylekamulaştırıldığını, Birecik Barajınedeniyle Bakanlar Kurulu Kararıyla Baraj gölü altındakalacak Halfeti ilçesinde yaşayanlara dağıtılmaküzere 2000 konut yapımına karar verildiğini, ve evleri sualtında kalanlar Karaotlak köyünde yapılan 220 konut ve 19iş yerinin hak sahiplerinedağıtıldığını, Halfeti İlçesiÇekem Mahallesi'nin Bakanlar Kurulunun Halfeti İlçe merkezihakkında almış olduğu nakil kararı, ilçemerkezinden 10 km ileriye yeni bir yerleşim yerinin belirlenmesi ve evlerisu altında kalan Halfeti halkına bu yerlerde ev ve işyerivermesi, Birecik Barajı ve HES sebebiyle Çekem Mahallesininyapılan kamulaştırma sonucu köyün tüm yollarınınsular altında kaldığını ve hiçbir yerleilçe merkezi ile ulaşım imkanıkalmadığını, ayrıca köyün elektrik vetelefon şebekesinin iptal edildiğini, bu nedenlerden dolayı müvekkillerininmahallesinde yaşamalarının fiilen imkansız halegeldiğini, yani Çekem Mahallesinin meskun bir yer olmaktançıktığını, Birecik Barajı ve HES sebebiyleçevrenin sosyal ve ekonomik ve yerleşme düzenininbozulduğunu, müvekkillerinin sosyal ve ekonomik yöndenarazisinden yararlanamadığını, müvekkillerinin davakonusu taşınmazdaki arazisini fiilen kullanma imkanıkalmadığından Kamulaştırma Kanunu’nun 12.maddesi uyarınca kamulaştırılmasını ve belirtilennedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla1.000,00-TL. tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasalfaizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesinitalep ederek idari yargı yerinde dava açmıştır.
ŞANLIURFA1 İDARE MAHKEMESİ: 25.5.2016 gün ve E:2016/533, K:2016/648sayı ile, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12.maddesinin altıncı fıkrası hükmününuygulamasından doğan anlaşmazlığıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varıldığıgerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun 15/1-a maddesi hükmü uyarınca davanıngörev yönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacılarvekili bu kez yine aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
HALFETİASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 7.9.2016 gün ve E:2016/197, K:2016/290sayı ile, tüm dosya kapsamından dava konusutaşınmazın kısmen Su Kirliliği KorumaYönetmeliğinin 17 maddesi uyarınca mutlak koruma alanındakısmen de yine aynı yönetmeliğin 18 maddesi uyarıncakısa mesafeli koruma alanında kaldığı, ancaktaşınmaza davalı idarece fiilen elatılmadığı, davacılar tarafından aynıtaşınmazlara ilişkin daha önce KamulaştırmaKanununun 12/5 maddesine dayanan mücavir alanda kamulaştırmadavası açıldığı ve mahkemeleri tarafındantaşınmazda değer düşüklüğüolduğu kabul edilerek tazminata hükmedildiği ve bu kararınkesinleştiği, davacının mevcut açtığıdavanın mücavir alanda kamulaştırma davasıolmadığı Su Kirliliği Yönetmeliğindenkaynaklı kısıtlamalara dayanan hukuki el atmadan kaynaklıtazminat davası olduğu anlaşılmış, yukarıdaizah edilen gerekçelerle buna ilişkin yargılamayı yapmakla görevli yargı yerinin idari yargı olduğu kanaatine varılarak HMK'nın 114/1-b maddesinin atfıyla 115/2 maddesiuyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerektiğigerekçesiyle, HMK'nın 114/1-b, 115/2 maddeleri uyarıncayargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine, kararkesinleştiğinde Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesinekarar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan13.3.2017 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
Olaykısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu vesebebi aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
1-2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.
2- 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki “Adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurma olanağına sahiptir. Şu kadarki, başvuru kararının, görev konusundaUyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilmesine değin işinincelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurma olanağınıtanımıştır.
Olayda, adliyargı yerince, öncelikle görevsizlik kararı verilmeklebirlikte, bununla yetinilmemiş ve görevli merciin belirtilmesiiçin re’sen Uyuşmazlık Mahkemesi’nebaşvurulmasına da karar verilmiştir.
Bu haliyle,Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesi’nce re’sen yapılanbaşvuru, 2247 sayılı Yasa’da öngörülenyönteme uymamaktadır.
Ancak, adlive idari yargı yerleri arasında olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, idari yargı dosyasının, son görevsizlikkararını veren Mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve sonuçta usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacılaraait taşınmazın, kamulaştırma nedeniyle ekonomikdeğeri kalmadığından bahisle, 2942 sayılıKamulaştırma Kanununun 12. maddesi gereğince mücavir alankamulaştırması kapsamındakamulaştırılması, taşınmaz ve üzerindekileriçin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla1.000,00-TL'nin faiziyle birlikte tahsili istemiyleaçılmıştır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun"Kısmen kamulaştırma" başlıklı 12.maddesinde;“Kısmen kamulaştırılan taşınmazmalın değeri;
a) Kamulaştırılmayan kısmın değerinde,kamulaştırma sebebiyle bir değişiklikolmadığı takdirde, o malın 11 inci maddede belirtilen esaslaragöre takdir edilen bedelinden kamulaştırılan kısmadüşen miktarıdır.
b) Kamulaştırma dışında kalankısmın kıymetinde, kamulaştırma nedeniyle eksilmemeydana geldiği takdirde; bu eksilen değer miktarı tespitedilerek, kamulaştırılan kısmın (a) bendinde belirtilenesaslar dairesinde tayin olunan kamulaştırma bedeline eksilendeğerin eklenmesiyle bulunan miktardır.
c) Kamulaştırmadışında kalan kısmın bedelinde kamulaştırmanedeniyle artış meydana geldiği takdirde ise, artışmiktarı tespit edilerek, kamulaştırılan kısmın(a) bendinde belirtilen esaslar dairesinde tayin edilen bedelinden artandeğerin çıkarılmasıyla bulunan miktardır. Şu kadar ki, (c) bendigereğince yapılacak indirme, kamulaştırma bedelininyüzde ellisinden fazla olamaz. (b) ve (c) bentlerinde sözüedilen bedelin düşüş ve artış miktarları, 11inci maddede belirtilen esaslara göre bedel takdiri suretiyle tespitolunur. Kamulaştırmadışında kalan kısım, imar mevzuatına göreyararlanmaya elverişli olduğu takdirde; kesilen bina, ihataduvarı, kanalizasyon, su, elektrik, havagazı kanalları, makinegibi tesislerden mal sahiplerine kalacak olanlarının eski nitelikleridairesinde kullanılabilecek duruma getirilebilmeleri için gerekengider ve bedel, belirlenerek kamulaştırma bedeline ilave olunur. Bumasraf ve bedeller (b) bendinde yazılı kıymetdüşüklüğü miktarının belirlenmesindegözönünde tutulmaz. Bir kısmıkamulaştırılan taşınmaz maldan artan kısmıyararlanmaya elverişli bir durumda değil ise, kamulaştırmaişlemine karşı idari yargıda dava açılmayanhallerde mal sahibinin en geç kamulaştırma kararınıntebliğinden itibaren otuz gün içinde yazılıbaşvurusu üzerine, bu kısmın dakamulaştırılması zorunludur. Baraj inşası içinyapılan kamulaştırmalar sonunda kamulaştırmasahasına mücavir taşınmaz mallar, çevrenin sosyal,ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulması, ekonomik veya sosyalyönden yararlanılmasının mümkün olmamasıhallerinde, sahiplerinin yazılı başvurusu üzerinekamulaştırmaya tabi tutulur. Bu hususları düzenleyenyönetmelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca;İçişleri, Maliye, Bayındırlık, Tarım veOrman, Köyişleri ve Kooperatifler bakanlıklarınıngörüşü de alınmak suretiyle hazırlanır. Buyönetmelik, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenitibaren bir yıl içerisinde Bakanlar Kurulu kararıylayürürlüğe konulur ve Resmi Gazete'de yayımlanır.Bu suretle kamulaştırılan mücavir taşınmaz mallarhakkında 22 ve 23 üncü maddeler hükmü uygulanmaz.İdare, bu taşınmaz mallar üzerinde imar mevzuatıhükümlerini de gözönünde tutarak dilediği gibitasarrufta bulunabilir ve gerektiğinde Hazineye bedelsiz olarakdevredebilir. Kısmenkamulaştırılan paylı mülkiyete konu taşınmazmal, evvelce paydaşlar arasında fiilen bölünerek bir veyabirkaç paydaşın tasarruf ve yararlanmasınabırakılmış ve yapılan kısmi kamulaştırmabu yerin tamamını veya bir kısmını kapsıyor ise,bu durumda kamulaştırmaya ilişkin işlemler sadece bupaydaş veya paydaşlar hakkında yürütülerek kamulaştırmabedeli payları oranında kendilerine ödenir. Pay veyapaydaşların sadece bu kısım için dava haklarıvardır. Taşınmaz malın kamulaştırılmayankısmı üzerinde hakları kalmaz ve adları paydaşlararasından çıkarılır. Kamulaştırılanbu yerler tapu sicilinde idare adına tescil olunur. Bu maddenin uygulanmasındandoğacak anlaşmazlıklar adli yargıdaçözümlenir.” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, 2942 sayılıKanuna dayanılarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan ve6.8.1985 gün, 18834 no.lu Resmi Gazetede yayımlanan“Baraj İnşaatı İçin YapılanKamulaştırmalarda Kamulaştırma Sahasına MücavirTaşınmaz Malların KamulaştırılmasıHakkında Yönetmelik” ile de; baraj inşasıiçin yapılan kamulaştırmalar sonundakamulaştırma sahasında mücavir taşınmazmalların, çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşim düzenininbozulması, ekonomik ve sosyal yönden yararlanılmasınınmümkün olmaması hallerinde bu sahalarınkamulaştırılabileceğine dair çözüm, usulve esasların düzenlendiği görülmüştür. Davadosyalarının incelenmesinden; davacılar vekilinin, adli veidari yargı yerleri arasında görevuyuşmazlığına konu olan davalarından önce, adliyargı yerinde, Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınakarşı açtığı davada davacılar vekilinin;müvekkillerinin Halfeti İlçesi, Çekem Mahallesindetapuya kayıtlı taşınmazın maliki olduğunu,mahallenin ev ve arazilerinin Birecik Barajı ve HES sebebiylekamulaştırıldığını, Birecik Barajınedeniyle Bakanlar Kurulu Kararıyla Baraj gölü altındakalacak Halfeti ilçesinde yaşayanlara dağıtılmaküzere 2000 konut yapımına karar verildiğini, evleri sualtında kalanların Karaotlak Köyünde yapılan 220 konutve 19 iş yerinin hak sahiplerinedağıtıldığını, Halfeti İlçesiÇekem Mahallesinin, Bakanlar Kurulunun Halfeti İlçe merkezihakkında almış olduğu nakil kararı ile ilçemerkezinden 10 km ileriye yeni bir yerleşim yerinin belirlendiği veevleri su altında kalan Halfeti halkına bu yerlerde ev ve işyeriverdiğini, Birecik Barajı ve HES sebebiyle Çekem Mahallesindeyapılan kamulaştırma sonucu mahallenin tümyollarının sular altında kaldığını vehiçbir yerle ulaşım imkanınınkalmadığını, ayrıca mahallenin elektrik ve telefonşebekesinin iptal edildiğini, bu nedenlerden dolayımüvekkillerinin mahallesinde yaşamasının fiilenimkansız hale geldiğini, yani Çekem Mahallesinin meskun biryer olmaktan çıktığını, Enerji ve TabiiKaynaklar Bakanlığınca mücavir taşınmazmalların kamulaştırılması için 2000yılı Aralık ayında ilanyapıldığını, müvekkillerinin bu ilandan itibarenbir yıl içinde taşınmazınınkamulaştırılması için Enerji ve Tabii KaynaklarBakanlığına müracaatta bulunduğu halde bu günedek Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca hiçbirişlem yapılmadığını, Birecik Barajı ve HESsebebiyle çevrenin sosyal ve ekonomik ve yerleşme düzenininbozulduğunu, müvekkillerinin sosyal ve ekonomik yöndenarazisinden yararlanamadığını, müvekkillerinin davakonusu taşınmazdaki arazisini fiilen kullanma imkanıkalmadığını ifade ederek, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000TL. tazminatın davatarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdanalınarak davacılara verilmesini talep ettiği, ıslahdilekçesi ile talebini arttırdığı;yargılamanın yapıldığı Halfeti Asliye HukukMahkemesince, “(…) Dava, 2942 sayılı Yasa’nın12.maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırmanedeniyle çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşim düzenininbozulması sebebiyle taşınmazdan ve üzerindeki muhtesattanyararlanma olanağı olmadığı iddiasına dayanantaşınmaz ve muhtesat bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2942Sayılı Yasa’nın 12.maddesine göre açılandavalarda dava şartı taşınmaz malikin bizzat veya vekiliaracılığı ile idareye taşınmazınınkamulaştırılması için kamulaştırmaişleminin tamamlandığı tarihten itibaren biryıllık hak düşürücü süreiçerisinde başvuruda bulunmuş olmasıdır. Davaşartı tamamlandıktan sonra ise davanın kabul edilebilirlikkoşulu: Yapılan baraj inşaatı kamulaştırmasıiçin çevrenin sosyo ekonomik dengesinin bozulmuşolması, taşınmaz malikinin taşınmazındanyararlanmasının güçleşmiş olmasıdır.Görüldüğü gibi bir yıllık hakdüşürücü süre içerisinde müracaatkoşulu davanın DİNLENEBİLİRLİK KOŞULU,çevrenin sosyo ekonomik dengesinin bozulması sebebiyletaşınmaz malikinin taşınmazından yararlanmasınıngüçleşmesi DAVANININ KABUL EDİLEBİLİRLİKKOŞULUDUR. Dava konusuuyuşmazlıkta davalı idarenin yazısına göredavacıların başvurusunun olduğu,kamulaştırmanın bittiğine dair ilanınyapıldığını buna göre davacılarındavasında dava şartı gerçekleşmiştir. Yine azyukarıda etraflıca açıklandığı üzereyetkili birimlerden gelen cevabi yazılarda; mahallede içme suyubulunmadığı, kamulaştırma sonucu eski yolun barajgölü altında kaldığı, mahallede telefon veelektrik hizmetleri bulunmadığı, Çekem Mahallesindebarajdan etkilenen insanların bir kısmı 1999 yılındaDevlet tarafından yeni yerleşim yerinde yaptırılan 220konuta, bir kısmı da yine TOKİ tarafından yeniyerleşim yerine yaptırılan ve Şubat 2006 da hak sahiplerinedağıtılan 158 konuta yerleştirildiği, şu andaÇekem Mahallesinde ikamet eden kimsenin bulunmadığıbildirilmiştir. Şu halde davacıların davasında kabuledilebilirlik koşulu da gerçekleşmiştir. Halfetibelediye başkanlığınca verilen cevabı yazıyagöre dava konusu taşınmaz imar planıdışında, mücavir alan içerisinde ve barajyapımından önce belediyenin tüm hizmetlerindenyararlanmaktadır. Şu halde dava konusu taşınmaz arsavasfındadır. Ancak çözülmesi gereken hususlar; 1-Arsavasfındaki taşınmazların değerlerinin ne şekildebelirleneceği 2-Taşınmazdayararlanma imkanın devam edip etmediği, taşınmazdayararlanma imkanı devam ediyorsa taşınmazdan yararlanmaimkanın ne oranda güçleştiği hususlarıdır. 2942sayılı Yasa’nın 11.maddesi bedel tespitinin nasılyapılacağı hususunu düzenlemektedir. Anılanyasanın g bendi uyarınca “arsalar kamulaştırmagününden önce yapılan özel amaçlı olmayanarsa satışlarının emsal alınması suretiylebelirlenir” hükmü mevcuttur. Mahkememizce hükmeesas alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde; bilirkişilerindoğru bir biçimde emsal karşılaştırmasıyaptıkları ve dava konusu taşınmazın da emsalarsanın %50 oranında değerli olduğunu bildirdiklerigörülmüştür. Bu oran Çekem/BaşbostanMahallesi için Yargıtay Yüksek 5.Hukuk Dairesincebelirlenmiş orandır. Taşınmazarsa olarak kabul edildikten sonra arsa vasfındakitaşınmazın kullanım imkanının devam edipetmediği veya tamamen ortadan kalkıp kalkmadığı, arsavasfındaki taşınmazın kullanım imkanı mevcut isene oranda kullanma imkanının olduğu hususlarınınçözümüne gelince; Davaya konuarsa vasfındaki taşınmaz öteden beri tapu kaydındayazılı olduğu üzere fıstıklık olarakkullanılmış ve halende fıstıklık vasfı ilekullanıldığı yapılan keşifteki mahkemegözlemi ve dava konusu taşınmazın çekilenfotoğrafları ile de sabittir. Şu halde arsa niteliğindekive fıstıklık vasfı ile kullanılantaşınmazdan yararlanma olanağının tamamen ortadan kalkmayıpyapılan barajın menfi etkisi nedeni ilegüçleştiği anlaşılmaktadır. NitekimYargıtay Yüksek 5.Hukuk Dairesinin 2008/16221 E ve 2009/948 Ksayılı ilamı ile “Taşınmaz arsa niteliğindeolmakla birlikte öncesinde ve halen fıstık bahçesi olarakkullanıldığından ve baraj sebebi ile taşınmazdanyararlanma olanağı tamamen ortadan kalkmayıp sadeceazaldığı göz önüne alınarak arsa olarakbelirtilen zemin bedelinden değer düşüklüğüoranının belirlenmesi, taşınmaz üzerinde bulunanmuhtesata ise el atılmadığından muhtesat bedelinehükmedilmemesi gerekirken....fazlaya hükmedilmesi doğrugörülmemiştir ” şeklinde ilamı ile arsavasfındaki taşınmazın kullanma olanağınındevam etmesi halinde sadece zemin yönünden değerdüşüklüğü verilmesi gerektiğini kabuletmiştir. Taşınmazdanyararlanma imkanının ne oranda güçleştiğisorunu ise bilirkişi raporları esas alınarakçözülmüştür. Bilirkişilerce tanzim edilenraporda arsa vasfındaki taşınmazınkullanılmasının %40 oranındagüçleştiği mütalaa edilmiştir. Bu oranınarsa vasfındaki taşınmazda değerdüşüklüğünü saptamada makul olduğusonucuna varıldığından bu oran mahkememizce de kabuledilmiştir. SONUÇOLARAK: Kamulaştırma Yasası’nın 12.maddehükmü ve Yargıtay 5.Hukuk Dairesi içtihatları nazaraalınarak, taşınmaza bakıldığında sosyal veekonomik dengenin bozulduğu, taşınmazın ARSA VASFINDAOLDUĞU, taşınmazın bulunduğu mahallede yerleşiminsona erdiği, taşınmaza karadan ulaşma imkanınınzayıf olduğu, tekneyle ulaşımınsağlandığı, davacılarıntaşınmazının kamulaştırılmasıiçin süresinde davalı idareye başvurduğu, ancakidarece kamulaştırma işleminin yapılmadığıanlaşılmış, arsa vasfındaki taşınmazdanyapılan baraj nedeniyle yararlanma imkanıgüçleştiği ancak tamamen ortadankalkmadığı kanaatine varılarak davacıların talebiile bağlı kalınıp arsa vasfındataşınmazın zemininde değerdüşüklüğü olduğu kabul edilerek davanınkabulüne, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,değerlendirme dava tarihi birim fiyatlarıylayapıldığından faizin dava tarihinden itibarenyürütülmesine, dair aşağıdaki hükümkurmak gerekmiştir. HÜKÜM;Ayrıntısı yukarda açıklandığıüzere; Islah talebidoğrultusunda DAVANIN KABULÜ İLE: 1-Şanlıurfaİli, Halfeti İlçesi Çekem Mahallesinde bulunantaşınmazın zemininde yapılan baraj nedeniyle değerdüşüklüğü olduğu kabul edilerek davatarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıidareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE(…)” kararverildiği; bu kararın, temyiz edilmesi üzerine Yargıtay5.Hukuk Dairesince onandığı, karar düzeltme isteminin deaynı Dairece reddedilmesiyle kesinleştiği; davacılarvekilinin bilahare; aynı taşınmaz ve aynı davalıyakarşı, Baraj İnşaatı İçin YapılanKamulaştırmalarda Kamulaştırma Sahasına MücavirTaşınmaz Malların KamulaştırılmasıHakkında Yönetmelik ve özellikle de, 2942 sayılı KamulaştırmaKanununun 12. Maddesinde yer alan “...Baraj inşası içinyapılan kamulaştırmalar sonunda mücavir taşınmazmallar, çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzenininbozulması, ekonomik veya sosyal yöndenyararlanılmasının mümkün olmaması hallerinde,sahiplerinin yazılı başvurusu üzerinekamulaştırmaya tabi tutulur…” denildiğini ifadeederek ve davaya ilişkin iddialarını bu madde hükmünedayandırarak, Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasının budosyaya istenmesi; Halfeti İlçesi Çekem Mahallesindetaşınmazın fiilen kullanma imkanıkalmadığından kamulaştırılması ve 1.000.TLtazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birliktedavalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde,İdare Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi üzerine deadli yargı yerinde dava açtığıanlaşılmıştır. Somut olayda,davacıların daha önce aynı kapsamdaaçtığı davaya ilişkin talepleri, Mahkemenin,uyuşmazlığın esasına ilişkin verdiği kararve mevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde 2942sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesi kapsamındabulunan ve bu maddenin uygulanmasıyla çözümekavuşturulacak uyuşmazlığın, anılan Kanunmaddesinin son fıkrasının açık hükmükarşısında adli yargı yerinin görevine girdiğisonucuna varılmıştır. Diğertaraftan, davacıların daha önce aynı taşınmazailişkin benzer iddia ve taleplerle açtığı davadaişin esasını çözüme kavuşturan adliyargı yerince; davacıların mükerrer taleplerde bulunupbulunmadıkları, yeni açılan davanın, fazlayailişkin saklı tutulan haklar kapsamında bulunupbulunmadığı gibi hususların da irdeleneceğigözetildiğinde, davanın adli yargı yerindegörülmesinin, yargılamanın ekonomik olmasını vehızlı bir şekilde sonuçlanmasını dasağlayacağı açıktır. Açıklanannedenlerle, Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusunun reddi ileaynı Mahkemece ayrıca verilen 7.9.2016 gün ve E:2016/197,K:2016/290 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Halfeti Asliye Hukuk MahkemesininBAŞVURUSUNUN REDDİ ile aynı Mahkemece ayrıca verilen7.9.2016 gün ve E:2016/197, K:2016/290 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 13.3.2017 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy