T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016/79
KARAR NO : 2017/415
KARAR TR : 10.07.2017
ÖZET: 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında yapılan denetim sırasında, Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıkları Taşıma ve Kabul Belgesinin ibraz edilmemesi nedeniyle, Çevre Kanunu’nun 12. maddesi ile Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğinin 23. madde-sini ihlal ettiği gerekçesiyle, Çevre Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada, çevre denetimine yönelik usul ve esasların özel olarak düzenlendiği Çevre Denetimi Yönetmeliği uyarınca, hafriyat taşıma izin ve kabul belgesinin süre verilerek ibrazının istenilmesi söz konusu olmadığından, idari para cezasının dayanağı olan “bildirim ve bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmemek” eyleminin gerçekleşmediği ve davacı tarafından denetim tarihi itibariyle de var olduğu ve geçer-liliğini koruduğu anlaşılan “Hafriyat Toprağı ve İnşaat/ Yıkıntı Atıkları Taşıma ve Kabul Belgesi” nin dosyaya sunulduğu gözetildiğinde, davacı adına verilen idari para cezasının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, bu konuda adli ve idari yargı yerleri arasında doğan hüküm uyuşmazlığının, kesinleşen adli yargı kararının görevsiz mahkemece verilmiş bir karar olması, idari yargı kararında ise hukuki isabet bulunmaması nedenleriyle her iki kararın da kaldırılması ve 2247 sayılı Kanunun 25.maddesi hükmü uyarınca uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesisi yoluna gidilerek hukuka aykırı bulunan idari para cezasının iptaline karar verilerek hüküm uyuşmazlığının bu suretle giderilmesi gerektiği hk.
K A R A R HükümUyuşmazlığının Giderilmesiİsteminde Bulunan(Davalı) : İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı Vekili :Av. M. B. B. KarşıTaraf (Davacı) :M.K.B. Vekili : Av. Fatih Uzun O L A Y :İstanbul Büyükşehir Belediye BaşkanlığıÇevre Koruma Ve Kontrol Daire Başkanlığı ÇevreKoruma Müdürlüğünün, 16.6.2014 gün ve13846789-611.02/TN.559534 Br.2903 sayılı İdariYaptırım Kararı ile, (İdari Yaptırım KararDefteri Sıra Numarası: 2014.HF 140180) 2.2.2014 günüyapılan denetimler sırasında, 41 UP 535 plaka sayılıaraca ait, Hafriyat Toprağı, İnşaat veYıkıntı Atıkları Taşıma ve Kabul Belgesininibraz edilmemesi nedeniyle, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun12. maddesi ile Hafriyat Toprağı, İnşaat veYıkıntı Atıklarının KontrolüYönetmeliğinin 23. maddesini ihlal ettiğinden bahisle, dahaönce davacı adına 2872 sayılı ÇevreKanunu’nun 12 ve 24. maddeleri gereğince, aynı Kanun’un20. maddesinin birinci fıkrası (g) bendi uyarınca 30.10.2013gün ve HF- 130374 sayılı idari yaptırım kararıuygulandığından, aynı Kanun’un 23. maddesiuyarınca davacı adına 21.106 TL idari para cezası verilmiştir. I-Davacı M.K.B.dava dilekçesinde; 2.2.2014 günü yapılan denetimlersırasında evraklarının tamamının eksiksiz olarakbeyan edilmesine rağmen adına idari para cezası verildiğinibelirterek, 21.106 TL idari para cezasının iptaline karar verilmesi istemiyle4.7.2014 tarihinde adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur. İSTANBULANADOLU 5. SULH CEZA HAKİMLİĞİ: 24.2.2015 gün veD.İş:2014/230 sayı ile, başvurunun süresindeyapıldığı, İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı, Çevre Koruma ve Kontrol DaireBaşkanlığı Çevre KorumaMüdürlüğünce düzenlenen tahkikat evrakı veidari yaptırım kararlarının onaylı suretleriningetirtildiği, evrak üzerinde yapılan incelemede, idariyaptırım karar tarihinin 16.6.2014 olarak belirtildiği ancak,kabahate ilişkin tutanak tarih ve fotoğraf tarihlerinin 2.2.2014 tarihiolduğu, itiraz konusunun bu tarihe göre değerlendirilmesiningerektiği, düzenlenen tutanak ve beyan ile eylemin sabitolmadığı, sabit bulunan eylemin oluşturduğu kabahatnedeni ile davacı hakkında idari yaptırım kararıdüzenlendiği ve düzenlenen idari yaptırımın yasave usule uygun olmadığı, ayrıca Ümraniye BelediyeBaşkanlığının 21.1.2014 tarih ve 108948 belge noluHafriyat Toprağı ve İnşaat/YıkıntıAtıkları Taşıma ve Kabul Belgesine göre davacıya ait41 UP 535 (11812) çekicisi 35 DB 3262 plaka sayılı aracın14.2.2014 tarihine kadar çalışma süresinin bulunduğununda anlaşıldığını belirterek, davacının yapmışolduğu itirazlarının usul ve yasaya uygun olması nedeniyleitirazın kabulüne, davacının 41 UP 535 plakasayılı aracı için uygulanan 21.106 TL tutarındakiidari para cezasının iptaline itirazı kabil olmak üzerekarar vermiştir. Davalı İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin, “Mahkemenin kararı haksız ve hukuka aykırı olupaşağıda açıklayacağımız nedenlerlekaldırılması gerekmektedir. Şöyle ki; 1-Öncelikle dava dilekçesi ve mahkeme kararı usulsüztebliğ edilmiştir. a) Davacı,dava dilekçesinde, Belediyemiz adresi olarak; “İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı ÇevreKoruma ve Kontrol Daire Başkanlığı Çevre KorumaMüdürlüğü” adresini göster-miştir. Buhusus tebligat parçasında da açıkça anlaşılacaktır. TebligatKanunu’nun 10. maddesine göre tebligat; “ tebliğyapılacak olan kişinin bilinen en son adresineyapılır.” denilmektedir. Ancak tebligat zarfında “İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı ÇevreKoruma ve Kontrol Daire Başkanlığı Çevre KorumaMüdürlüğü” adresi yazılmaktadır. Belediyemizin adresi, Kemalpaşa Mah. Şehzadebaşı Cad. No:25Fatih/İstanbul’dur. Dolayısı ileçıkarılan dava dilekçesinde adres olarakyazılması gereken adres bu adrestir. Görüleceğiüzere dava dilekçesi ve Mahkemenin 24.2.2015 tarihli kararıKemalpaşa Mah. Şehzadebaşı Cad. No:25Fatih/İstanbul” adresine yapılmamıştır. Bu hususda tebligatın usulsüz olduğunu göstermektedir. Nitekim Yargıtay 12.H.D 22.9.2008 tarih ve 2008/13228 E. ve 2008/15988 K.sayılı kararında; “Tebligatın, tebliğyapılacak olan kişinin bilinen son adresine yapılacağıyasadan doğan temel kuraldır. Bu kurala aykırı olarakgerçekleştirilen tebligatın usulsüz olduğu kabuledilmelidir.” denilmektedir. Müvekkilim idare kamu tüzel kişisi olup Tebligat Kanunu’nunHükmi Şahıslara Ve Ticarethanelere TebligatBaşlıklı 12.maddesinde; “Hükmi şahıslaratebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise,yalnız birine yapılacağı” hükmebağlanmış olup, kamu tüzel kişilerinin yetkilitemsilcilerine tebligat yapılabilir. Dava dilekçesi ve Mahkemekararı Hukuk Müşavirliğimize tebliğ edilmesigerekirken Çevre Koruma Müdürlüğüne tebliğedilmiş olup, Çevre KorumaMüdürlüğünün müvekkilim idareyi temsilyetkisi bulunmamaktadır. Dava dilekçesi ve Mahkeme kararıHukuk Müşavirliğimize ise 19.3.2015 tarihinde ulaşmışolup, itiraz süremiz 19.3.2015 tarihinden itibarenbaşlamaktadır. b) Dava dilekçesi ve 24.2.2015 tarihli Mahkeme kararı, tebliğeyetkili kişiye yapılmamıştır. İ.B.B HukukMüşavirliği Görev ve ÇalışmaYönetmeliği gereğince; “Yargı mercilerinden, icradairelerinden ve noterlerden İstanbul BüyükşehirBelediyesi’ne yapılacak tebligatları İstanbulBüyükşehir Belediyesi adına tebellüğ ederek,hukuki gereklerini yerine getirmek.” hukuk müşavirliğiningörev ve yetkileri arasında düzenlenmiştir. Bahse konu Yönetmeliğin Hukuk MüşavirliğininGörevleri başlıklı 5. maddesinin (b) fıkrasına(e) fıkrasına göre ise; “HukukMüşavirliğinin görevleriyle ilgili konulardakitebligatı tebellüğ etmek” hukukmüşavirliğinin görevleri arasındadır. Yönetmelik hükümlerinden de anlaşılacağıüzere. Belediyemizde tebligatı kabule yetkili birim HukukMüşavirliğidir. Ancak dava dilekçesi ve 24.2.2015 tarihliMahkeme kararı Hukuk Müşavirliğimize tebliğedilmemiştir. Bu hususta gösteriyor ki, tebligat usule uygundeğildir. Nitekim Yargıtay H.G.K 30.12.2009 tarih ve 2009/12-563 E.ve 2009/600 K. sayılı ilamında; “ ...tebligatın,öncelikle bizzat belediye başkanına, onun herhangi bir nedenletebliği alacak durumda olmaması durumunda da usulüne uygun şekildeyetkili kılınan Hukuk İşleri Müdürü yadabelediye avukatlarından birine yapılması, şayet bunlaryoksa veya tebligatı alamayacak durumda iseler bu durumu tebliğevrakına şerh ederek...” şeklindeki içtihadıile iddiamızı desteklemektedir. Tebliğ memurunun bu kurala uymadığı, tebligatın HukukMüşavirliğimize yapılmadığı izahtanvarestedir. Davanın açıldığından ve 24.2.2015 tarihliMahkeme kararından Hukuk Müşavirliğimizin 19.3.2015tarihinde bilgisi olmuştur. Müvekkilim idareye yöntemine uygun olarak tebliğ edilerek tarafteşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkındabir karar verilmesi gerekirken, usulsüz tebligat yapılarak savunmahakkımızın kısıtlanması usul ve yasayaaykırıdır. 2) Davacı tarafından dava konusu idari yaptırımkararının iptali talebi ile İstanbul 2.İdare Mahkemesinin2014/1451 E. sayılı dosyası ile müvekkilim idare aleyhinedava açılmış olup, söz konusu dava derdesttir. Yani davacı aynı davayı hem İstanbul 2.İdareMahkemesinde hem de İstanbul Anadolu 4.Sulh Ceza Mahkemesindeaçmış olup, bu durum hakkın kötüyekullanılmasıdır. 3) Davanın görev yönünden reddine karar verilmesigerekmektedir. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun “İdariYaptırımların uygulanması, tahsil usulü ve itirazbaşlıklı 25.maddesinde “İdari yaptırımkararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren 30 güniçinde idare mahkemesinde dava açılabilir.”Hükmü yer almaktadır. 4)Müvekkilim idarenin işlemi usul ve yasaya uygundur. Zabıta Daire Başkanlığı, Anadolu YakasıZabıta Müdürlüğü Ekiplerince 2.2.2014 tarihindeyapılan kontrollerde davacıya ait 41 UP 535 plakalıçekici aracı, 34 DB 3262 plakalı dorse ile Tuzlaİlçesi, Akfırat İstanbul Park yolu kavşağının ilerisinde hafriyat yüklü olarak seyirhalinde gö-rülmüş, denetlenmek için durdurulduğundakamyon sürücüsünün 18.3.2004 tarih ve 25406sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren Hafriyat Toprağı İnşaatve Yıkıntı Atıklarının KontrolüYönetmeliğinin hükümlerine uygun taşıma kabulbelgesini ibraz etmemesi ve tespit tutanağını imzalamaktankaçınması nedeni ile bu hususa uygun olarak tutanaktanzim edilmiş, idari yaptırım kararı uygulanmak üzereBaşkanlığımıza gönderilmiştir. 5491 sayılı Kanun ile değişik 2872 sayılıÇevre Kanunu’nun 12 ve 24. maddesi hükümleridoğrultusunda Çevre ve Orman Bakanlığının2008/6 sayılı genelgesi ile Hafriyat Toprağı,İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının KontrolüYönetmeliği gereğince “Denetim ve İdariYaptırım Uygulama Yetkisi” Çevre KorumaMüdürlüğümüze devredilmiştir. 18/03/2004 tarih, 25406 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarakyürürlüğe giren Hafriyat Toprağı,İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının KontrolüYönetmeliğinin “Belediyelerin Görev ve Yetkileri”başlıklı 8 (f) maddesi uyarınca “Hafriyattoprağı ve inşaat/yıkıntıatıklarının toplanması, geçici biriktirilmesi,taşınması ve bertarafı faaliyetlerini denetleme konusundabüyük şehirlerde, Büyükşehir Belediyeleri,yetkilidir.” Anılan Yönetmeliğin 23. maddesi uyarınca; “Hafriyattoprağı ve inşaat/yıkıntı atığıüretenler, ürettikleri hafriyat toprağı veinşaat/yıkıntı atıklarını, taşımaizni almış nakliye araçlarıyla gerekli izinleri almışdepolama sahalarına taşımak veya taşıtmaklayükümlüdürler.” “Hafriyat toprağı üretenler ile faaliyetleri sonucu 2tondan fazla atık oluşumuna neden olacakinşaat/yıkıntı atığı üreticileri,mücavir alan sınırları içinde belediyeye,büyükşehir belediyesi olan yerlerde ilgili ilçebelediyesine, mücavir alan sınırları dışındaise mahallin en büyük mülki amirine müracaat ederek “Atık Taşıma ve Kabul Belgesi” almakzorundadır.” “Atık Taşıma ve Kabul Belgesi 4 nüsha olarakdüzenlenir. Bir nüshası düzenleyen kurumda kalır.Kalan üç nüshadan biri atık üreticisine, biritaşıyıcı kişi veya firmaya, biri deatığın geri kazanılacağı/depolanacağıtesis yetkilisine verilir. İnceleme ve denetim sırasında bubelgenin ilgili tüm taraflarca denetim elemanlarına gösterilmesizorunludur.” 11.8.1983 tarih ve 18132 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 26.4.2006 tarih ve 5491 sayılıKanun’la değişik 2872 sayılı ÇevreKanunu’nun 12. maddesi uyarınca “İlgililer,Bakanlığın veya denetimle yetkili diğer mercilerinisteyecekleri bilgi ve belgeleri vermek, yetkililerin yaptıracaklarıanaliz ve ölçümlerin giderlerini karşılamak, denetimesnasında her türlü kolaylığı göstermekzorundadırlar. İlgililer, çevre kirliliğine nedenolabilecek faaliyetleri ile ilgili olarak, kullandıkları hammadde,yakıt, çıkardıkları ürün ve atıklarile üretim şemalarını, acil durumplânlarını, izleme sistemleri ve kirlilik raporları ilediğer bilgi ve belgeleri talep edilmesi halinde Bakanlığa veyayetkili denetim birimine vermek zorundadırlar.” Davacıya uygulanan idari para cezası, 29.1.2014 tarih ve 28897sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca verilecekİdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ’de belirtilenmiktar olan 10.553 TL üzerinden hesaplanmış, 2872sayılı Çevre Kanunu’nun “Fiillerintekrarı” başlıklı 23. maddesi uyarınca; “Bu Kanunda belirtilen idarî para cezaları, bu cezalarınverilmesini gerektiren fiillerin işlenmesinden itibaren üçyıl içinde birinci tekrarında bir kat, ikinci ve müteakiptekrarında iki kat artırılarak verilir.” Hükmügereğince de davacıya firmaya 21.106 TL idari para cezasıuygulanmıştır. Davacı tarafa daha önce 2872sayılı Çevre Kanunu’nun 20. maddesinin (g) bendiuyarınca 30.10.2013 tarih, HF 130374 sayılı idariyaptırım kararı uygulandığından dava konusu idaripara cezası tekerrür hükümleri uygulanarakhesaplanmıştır. İdaremiz işlemi mevzuata uygun olarak çevrenin korunmasıamacına matuf olarak mevzuata uygun olarak tesis edilmiştir. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle itirazlarımızınkabulü ile İstanbul Anadolu 5.Sulh Ceza Hakimliğinin 24.2.2015tarih ve 2015/230 D.İş. no’lu kararınınkaldırılmasına” demek suretiyle yaptığı itiraz, İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.3.2015 günve D.İş:2015/1155 sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiş,böylece İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.2.2015tarih ve D.İş:2015/230 sayılı kararıkesinleşmiştir. II- Bu kez,davacı M.K.B. vekili, İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkan-lığına karşı 14.7.2014 tarihinde davadilekçesinde, “ Davalı idare, müvekkilime 16.6.2014tarih ve 2014-HF140180 sayılı kararıyla idari para cezasıvermiştir. Söz konusu idari yaptırım kararındamüvekkile ait aracın 2.2.2014 tarihinde Anadolu Yakası Zabıta Müdürlüğünce durdurulduğu ve zabıtagörevlilerinin 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 12. maddesine istinaden denetim yaptığı ve yapılan denetim neticesinde müvekkilin Hafriyat Toprağı,İnşaat Yıkıntı AtıklarınınKontrolü Yönetmeliğinin 24. maddesine uygun hareketetmediği tutanak ile tespit edildiği ve bu tutanağa istinadendavalı idare dava konusu idari yaptırım kararınıtanzim ederek müvekkile 30.6.2014 tarihinde tebliğ ettiğianlaşılmaktadır. Fakat söz konusu idari yaptırımkararı haksız ve hukuka aykırıdır. Şöyle ki; Çevre Kanunu’nun tanımlar başlıklı 2. maddesinde“e) “Atık” terimi; herhangi bir faaliyet sonucundaçevreye atılan veya bırakılan zararlımaddeleri,” ifade eder denilmektedir. Yine HafriyatToprağı, İnşaat YıkıntıAtıklarının Kontrolü Yönetmeliğinin“Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde hafriyatlıtoprak karşılığını, ‘inşaatöncesinde arazinin hazırlanması aşamasındayapılan kazı ve benzeri faaliyetler sonucunda oluşantoprak’ olarak belirtmiştir. Kanun ve Yönetmeliğinbu açık hükümlerine göre davalı idarenindavamıza konu olan idari işlemi birlikte değerlendirildiğinde,davalı idarenin Çevre Kanunu ve Hafriyat Toprağı,İnşaat Yıkıntı AtıklarınınKontrolü Yönetmeliğini dikkate almayarak davaya konu idariişlemi tanzim etmiş olduğuanlaşılmıştır. Ayrıcamüvekkile ait nakliye araçları hafriyat toprağı yaniinşaat öncesinde arazinin hazırlanması aşamasındayapılan kazı ve benzeri faaliyetler sonucunda oluşan toprak taşımamaktadır.Tam aksine İstanbul’un Anadolu yakasında bulunan SabihaGökçen Havalimanı pist inşasında kullanılandolgu malzemesi müvekkil tarafından nakliye edilmektedir. Nakliyeiçin E-80 tem otoyolu Kurtköy bağlantı yolugüzergâh olarak kullanılmaktadır. ÇünküSabiha Gökçen Havalimanı bu yol üzerine inşaedilmiştir. Bu nedenle de müvekkilime ait araçlar E-80 temotoyolu Kurtköy bağlantı yolu üzerinde Anadolu YakasıZabıta Müdürlüğünce durdurularak denetlemeye tabitutulmuştur. Denetleme esnasında görevli memurlar, kendilerineibraz edilen sevk irsaliyelerini dikkate almayarak; şahsi kanaatlerinegöre; taşınan malzemenin hafriyat toprağıolduğunu tutanakla tespit etmişlerdir. Oysa ki;kırık taş - dolgu malzemesi niteliği itibariyle hafriyattoprağı ya da atık malzeme değildir. Bu malzeme zeminingüçlendirilmesi amacıyla kullanılmaktadır, sözkonusu malzemenin kullanıldığı yerlerde çevreyeherhangi bir zararın verilmesi mümkün değildir. Bu nedenlekırık taşın nakliyesi 2872 sayılı Kanun’unkapsamında çevre kirliliğine neden olduğu iddiasıile müvekkilime kesilen ceza hukuka açıkçaaykırıdır. Ziramüvekkile ait araçların Sabiha GökçenHavalimanına taşımış oldukları malzemeninniteliğinin tespiti için tarafımızca farklıtarihlerde yaptırılmış olan keşifler neticesindealanında uzman bilirkişilerden alınmış 4 ayrıbilirkişi raporu ile Sabiha Gökçen Havaalanı pistinşaatında hafriyat kullanılmadığıispatlanmıştır. -İstanbulAnadolu 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/11 D.İş sayılıdosyası üzerinden 8.2.2013 tarihinde keşfeçıkılmış ve 18.2.2013 tarihinde dava dosyasınabilirkişi raporu ibraz edilmiştir. İş bu rapordamüvekkilin taşımış olduğu malzemenin SabihaGökçen Havalimanına taşınan dolgu malzemesi olduğuifade edilmiştir. -İstanbulAnadolu 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/10 D.İş sayılıdosyası üzerinden 8.2.2013 tarihinde keşfeçıkılmış ve 18.2.2013 tarihinde dava dosyasınabilirkişi raporu ibraz edilmiştir. İş bu rapordamüvekkilin taşımış olduğu malzemenin SabihaGökçen Havalimanına taşınan dolgu malzemesi olduğuifade edilmiştir. -İstanbulAnadolu 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/11 D.İş sayılıdosyası üzerinden 18.2.2013 tarihinde keşfeçıkılmış ve 5.3.2013 tarihinde dava dosyasınabilirkişi raporu ibraz edilmiştir. İş bu rapordamüvekkilin taşımış olduğu malzemenin Sabihagökçen havalimanına taşınan dolgu malzemesiolduğu ifade edilmiştir. -İstanbulAnadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/15 d.iş sayılıdosyası üzerinden 22.2.2013 tarihinde keşfeçıkılmış ve 14.3.2013 tarihinde dava dosyasınabilirkişi raporu ibraz edilmiştir. İş bu rapordamüvekkilin taşımış olduğu malzemenin SabihaGökçen Havalimanına taşınan dolgu malzemesiolduğu ifade edilmiştir. İşbu bilirkişi raporlarının tamamı idari işleme konuolan malzemenin hafriyat toprağı veya inşaatyıkıntı atığı olmadığı ve SabihaGökçen Havalimanının ikinci pist inşasındakullanılan kırık taş - dolgu malzemesi olduğunu ortayakoymuştur. Tümbunlarla birlikte; haksız ve hukuka aykırı olarak tutulantutanakta müvekkil şirkete ait aracın hafriyat toprağıve inşaat yıkıntı atıkları taşıma izinbelgesi ibraz edilmediği iddia olunmuştur. Fakat bu iddia dadoğru değildir. Ziramüvekkil şirkete ait araçların davalı idarece tanzimedilen hafriyat toprağı ve inşaat / yıkıntıatıkları taşıma izin belgesi mevcuttur. (Ek:Hafriyattoprağı ve inşaat / yıkıntı atıklarıtasıma izin belgesi) Sözkonusu izin belgesi davalı idare tarafından 18.6.2013 tarihli olaraktanzim edilmiş ve tanzim edilen belgenin geçerlilik süresi ise18.6.2015 olarak gösterilmiştir. Oysaki davaya konu idari işlem2.2.2014 tarihinde tanzim edilen tutanağa istinadendüzenlenmiştir. Tutanak tarihine göre müvekkil şirketeait aracın Hafriyat Toprağı ve İnşaat /Yıkıntı Atıkları Taşıma İzin Belgesinesahip olduğu her türlü şüpheden uzaktır. Bunedenle de; davamızın kabulü ile haksız ve hukukaaykırı olan idari işlemin iptaline karar verilmesini istemedurumu hasıl olmuştur. Ayrıca,ceza tanzim edilen 41 UP 535 plaka sayılı araca aitçeşitli İstanbul ilçe Belediye-lerindenalınmış hafriyat toprağı veinşaat/yıkıntı atıkları taşıma ve kabulbelgeleri mevcuttur. (Ek: Çeşitli İstanbul İlçeBelediyelerinden alınmış hafriyat toprağı veinşaat/yıkıntı atıkları taşıma ve kabulbelgeleri) Söz konusu taşıma ve kabul belgelerinin varlığıve yukarıda izah ettiğimiz gibi geçerlilik süresi halendevam eden taşıma izin belgesinin varlığınarağmen zabıta müdürlüğünce cezatutanağı tanzim edilip, bu ceza tutanağına istinaden müvekkiledavalı idarece idari yaptırım kararı uygulan-masıhukuka uygun değildir.” demek suretiyle idari işlemin iptalinekarar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. Davalıidare, cevap dilekçesinde, “ Davacı tarafından 2872sayılı Çevre Kanununa istinaden idari para cezasıverilmesine ilişkin 16.6.2014 tarih ve 2014-HF140180 sırasayılı işlemin iptali ve yürütmenin durdurulmasıtalebi ile dava ikame edilmiştir. Açılan iş bu dava,haksız ve yasal dayanaktan yoksun olup aşağıdakisebeplerden dolayı davanın reddi gerekmektedir. Şöyle ki; 1)Davanın yasal süresinde açılıpaçılmadığının mahkemece tetkiki ile yasalsüresi içinde açılmayan davanın süreyönünden reddine karar verilmesini talep ederiz. 2) Zabıta Daire Başkanlığı, Anadolu YakasıZabıta Müdürlüğü Ekiplerince 2.2.2014 tarihindeyapılan kontrollerde davacıya ait 41 UP 535 plakalı çekiciaracı, 34 DB 3262 plakalı dorse ile Tuzlaİlçesi, Akfırat İstanbul Park yolukavşağının ilerisinde hafriyat yüklü olarak seyir halinde görülmüş, denetlenmek için durdurulduğunda kamyon sürücüsünün18.3.2004 tarih ve 25406 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren Hafriyat Toprağı İnşaat veYıkıntı Atıklarının KontrolüYönetmeliği hükümlerine uygun taşıma kabulbelgesini ibraz etmemesi ve tespit tutanağını imzalamaktankaçınması nedeni ile bu hususa uygun olarak tutanak tanzimedilmiş, idari yaptırım kararı uygulanmak üzereBaşkanlığımıza gönderilmiştir. 3) 5491 sayılıKanun ile değişik 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun12.ve 24. maddesi hükümleri doğrultusunda Çevre ve OrmanBakanlığının 2008/6 sayılı genelgesi ile HafriyatToprağı, İnşaat ve Yıkıntı AtıklarınınKontrolü Yönetmeliği gereğince “ Denetim veİdari Yaptırım Uygulama Yetkisi”Müdürlüğümüze devredilmiştir. 18/03/2004tarih, 25406 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarakyürürlüğe giren Hafriyat Toprağı,İnşaat ve Yıkıntı AtıklarınınKontrolü Yönetmeliğinin “Belediyelerin Görev ve Yetkileri”başlıklı 8 (f) Maddesi uyarınca “Hafriyattoprağı ve inşaat/yıkıntıatıklarının toplanması, geçici biriktirilmesi,taşınması ve bertarafı faaliyetlerini denetleme konusundabüyük şehirlerde, Büyükşehir Belediyeleri,yetkilidir.” AnılanYönetmeliğin 23. Maddesi uyarınca; “Hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntıatığı üretenler, ürettikleri hafriyattoprağı ve inşaat/yıkıntıatıklarını, taşıma izni almış nakliyearaçlarıyla gerekli izinleri almış depolamasahalarına taşımak veya taşıtmaklayükümlüdürler.” “Hafriyat toprağı üretenler ile faaliyetleri sonucu 2 tondanfazla atık oluşumuna neden olacak inşaat/yıkıntıatığı üreticileri, mücavir alansınırları içinde belediyeye, büyükşehirbelediyesi olan yerlerde ilgili ilçe belediyesine, mücavir alansınırları dışında ise mahallin en büyükmülki amirine müracaat ederek "Atık Taşıma veKabul Belgesi" almak zorundadır.” “Atık Taşıma ve Kabul Belgesi 4 nüsha olarakdüzenlenir. Bir nüshası düzenleyen kurumda kalır.Kalan üç nüshadan biri atık üreticisine, biritaşıyıcı kişi veya firmaya, biri deatığın geri kazanılacağı/depolanacağıtesis yetkilisine verilir. İnceleme ve denetim sırasında bubelgenin ilgili tüm taraflarca denetim elemanlarına gösterilmesizorunludur.” 11.8.1983tarih ve 18132 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 26.4.2006 tarih ve 5491 sayılıKanunla değişik 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun12. maddesi uyarınca “İlgililer, Bakanlığın veyadenetimle yetkili diğer mercilerin isteyecekleri bilgi ve belgelerivermek, yetkililerin yaptıracakları analiz veölçümlerin giderlerini karşılamak, denetimesnasında her türlü kolaylığı göstermekzorundadırlar. İlgililer, çevre kirliliğine nedenolabilecek faaliyetleri ile ilgili olarak, kullandıkları hammadde,yakıt, çıkardıkları ürün ve atıklarile üretim şemalarını, acil durumplânlarını, izleme sistemleri ve kirlilik raporları ilediğer bilgi ve belgeleri talep edilmesi halinde Bakanlığa veyayetkili denetim birimine vermek zorundadırlar”. 4)Davacıya uygulanan idari para cezası, 29.1.2014 tarih ve 28897sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğegiren 2872 sayılı Çevre Kanunu Uyarınca Verilecekİdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ’debelirtilen miktar olan 10.553 TL üzerinden hesaplanmış, 2872sayılı Çevre Kanunu’nun “Fiillerintekrarı” başlıklı 23. maddesi uyarınca; “Bu Kanunda belirtilen İdarî para cezaları, bu cezalarınverilmesini gerektiren fiillerin işlenmesinden itibaren üçyıl içinde birinci tekrarında bir kat, ikinci ve müteakiptekrarında iki kat artırılarak verilir.” hükmügereğince de davacı firmaya 21.106 TL idari para cezasıuygulanmıştır. Davacı tarafa daha önce 2872sayılı Çevre Kanunu’nun 20. maddesinin (g) bendiuyarınca 30.10.2013 tarih, HF130374 sayılı idariyaptırım kararı uygulandığından dava konusu idaripara cezası tekerrür hükümleri uygulanarakhesaplanmıştır. 5) 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 4001sayılı Yasa ile değişik 27. maddesine göre;yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için davakonusu işlemin açıkça hukuka aykırıolması ve idari işlemin uygulanması halinde telafisigüç veya imkansız zararların doğmasışartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.İşbu davada yukarıda ayrıntılı olarakaçıkladığımız üzere, dava konusuişlem hukuka aykırı olmadığı gibi uygulanmasıhalinde telafisi güç veya imkansız zararlarındoğması da söz konusu değildir. Bu nedenleyürütmenin durdurulması talebinin de reddi gerekmektedir. Yukarıdazikredilen sebeplerle haksız ve mesnetsiz davanın veyürütmenin durdurulması işleminin reddi gerekmektedir.”demek suretiyle davacının talebinin reddine karar verilmesinin gerektiğinisavunmuştur. İSTANBUL2. İDARE MAHKEMESİ: 2.2.2015 gün ve E:2014/1451, K: 2015/212sayı ile, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 3. maddesindebaşta idare, meslek odaları, birlikler ve sivil toplumkuruluşları olmak üzere herkesin, çevrenin korunmasıve kirliliğin önlenmesi ile görevli olduğu ve bu konudaalınacak tedbirlere ve belirlenen esaslara uymakla yükümlüolduklarının hükme bağlandığı, 12.maddesinde; “Bu Kanun hükümlerine uyulupuyulmadığını denetleme yetkisi Bakanlığa aittir.Gerektiğinde bu yetki, Bakanlıkça; il özel idarelerine,çevre denetim birimlerini kuran belediye başkanlıklarına,Denizcilik Müsteşarlığına, Sahil GüvenlikKomutanlığına, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununa göre belirlenen denetlemegörevlilerine veya Bakanlıkça uygun görülendiğer kurum ve kuruluşlara devredilir. Denetimler,Bakanlığın belirlediği denetim usûl ve esaslarıçerçevesinde yapılır. İlgililer,Bakanlığın veya denetimle yetkili diğer mercilerinisteyecekleri bilgi ve belgeleri vermek, yetkililerin yaptıracaklarıanaliz ve ölçümlerin giderlerini karşılamak, denetimesnasında her türlü kolaylığı göstermekzorundadırlar. İlgililer,çevre kirliliğine neden olabilecek faaliyetleri ile ilgili olarak,kullandıkları hammadde, yakıt,çıkardıkları ürün ve atıklar ileüretim şemalarını, acil durum plânlarını,izleme sistemleri ve kirlilik raporları ile diğer bilgi ve belgeleritalep edilmesi halinde Bakanlığa veya yetkili denetim birimine vermekzorundadırlar. Denetim, bilgi verme ve bildirimyükümlülüğüne ilişkin usûl ve esaslarBakanlıkça çıkarılacak yönetmelikledüzenlenir.” hükmüne yer verildiği, “İdariNitelikteki Cezalar” başlıklı 20. maddesinin birincifıkrasının (g) bendinde ise; Kanunun 12. maddesindeöngörülen bildirim ve bilgi vermeyükümlülüğünü yerine getirmeyenlere 6.000 TLidari para cezası verileceğininöngörüldüğü, 2872 sayılı ÇevreKanunu Uyarınca Verilecek İdari Para Cezalarınaİlişkin Tebliğ’e göre her yıl yenidenbelirlenecek oranlarda artırılarak idari para cezalarınınmiktarının yeniden düzenlendiği, Somut olayda, yapılandenetimde davacıya ait 41 UP 535 plakalı kamyonun hafriyattoprağı taşıdığının tespitiüzerine “Atık Taşıma ve Kabul Belgesi” taşıyıptaşımadığının denetim ekiplerince sorulduğu,denetim elemanlarınca istenilen belgenin ibrazedilemediği, bu durumun 2.2.2014 tarihli tutanak ile tespit edildiği,anılan tespite istinaden davacının atık taşıma vekabul belgesi olmadan hafriyat toprağı taşıdığından bahisle 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 20/g maddesiuyarınca 21.106,00 TL çevre para cezası ilecezalandırılması üzerine bakılmakta olan davanınaçıldığınınanlaşıldığı, çevre denetimi esnasındaaraçta bulundurulması gereken anılan belgenin mevzuatınemrettiği ilgili denetim elemanlarına sunulması ödevininyerine getirilmediği belirtilerek; Bu durumda; 2.2.2014tarihinde düzenlenen tutanakla davacının AtıkTaşıma ve Kabul Belgesi olmadan hafriyat toprağıtaşıdığının tespiti üzerine davacıadına idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusuişlemde hukuka aykırılık bulunmadığısonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanınreddine karar vermiş, verilen karar kesinleşmiştir. III-UYUŞMAZLIKMAHKEMESİNDEN İSTEK: Davalı İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı, davacıtarafından, 16.6.2014 gün ve 2014 HF -140180 sayılı21.106,00 TL tutarındaki idari para cezasının iptali talebi ileİstanbul 5. Sulh Ceza Mahkemesi’ne itiraz edildiğini, İstanbul5. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 24.2.2015 gün ve 2014/230 D.İş sayılı kararı ile, itirazın kabulüne karar verildiğini ve bu karara karşı yapılan itirazın,İstanbul 6. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 25.3.2015 gün ve 2015/1155D. İş sayılı kararı ile, reddine kararverildiğini, böylece İstanbul 5. Sulh Ceza Mahkemesi’nin24.2.2015 gün ve 2014/230 D. İş sayılı kararının25.3.2015 tarihinde kesinleştiğini, aynı idari işleminiptali istemiyle davacı tarafından İstanbul 2. İdareMahkemesi’ne de belediyeleri aleyhine davaaçıldığını, İstanbul 2. İdareMahkemesi’nin 2.2.2015 gün ve E:2014/1451,K:2015/212sayılı kararı ile, davanın reddine karar verildiğinive bu kararın 8.9.2015 tarihinde kesinleştiğini belirterek, budurumda ortaya çıkan hükümuyuşmazlığının giderilmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvuruda bulunmuştur. Başkanlıkça,2247 sayılı Yasanın 24 ve 16. maddeleri uyarınca ilgiliBaşsavcıların yazılı düşünceleriistenilmiştir. DANIŞTAYBAŞSAVCISI: “HÜKÜM UYUŞMAZLIĞINA KONUEDİLEN KARARLAR: İstanbul Anadolu 5. Sulh CezaHakimliği’nin 24.2.2015 gün ve D.İş:2014/230sayılı kararı ile İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nin2.2.2015 gün ve E:2014/1451, K: 2015/212 sayılı kararı İNCELEME: 1-M.K.B.'un 41UP 535 plaka numaralı aracı için İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı ÇevreKoruma ve Kontrol Daire Başkanlığı Çevre KorumaMüdürlüğünce verilen 16.06.2014 günlü, 2014HF-140180 sayılı idari para cezasının iptali istemiyleadı geçen davacı tarafından açılan davada;İstanbul Anadolu Beşinci Sulh Ceza Mahkemesi'nin 24.02.2015 günve 2014/230 D.İş sayılı kararı ile; her ne kadar idariyaptırım karar tarihi 16.06.2014 olarak belirtilmiş ise de,kabahate ilişkin tutanak tarih ve fotoğraf tarihlerinin 02.02.2014olduğu, itiraz konusunun bu tarihe göre değerlendirilmesigerektiği, düzenlenen tutanak ve beyan ile eylemin sabitolmadığı, düzenlenen idari yaptırımın yasave usule uygun olmadığı, ayrıca Ümraniye BelediyeBaşkanlığının 21.01.2014 tarih ve 108948 belge noluHafriyat Toprağı ve İnşaat/YıkıntıAtıkları Taşıma ve Kabul Belgesine göre muterize ait41 UP 535 (11812) çekicisi 35 DB 3262 plakalı aracın14.02.2014 tarihine kadar çalışma süresininbulunduğunun da anlaşıldığı gerekçesiyleitirazın kabulüne, idari para cezasının iptaline, cezanedeniyle ödeme yapılmışsa bu miktarın muterizeiadesine karar verilmiş, bu karara İstanbul BüyükşehirBelediye Başkanlığınca yasal süresinde yapılmayanitiraz İstanbul Anadolu Altıncı Sulh Ceza Mahkemesinin25.03.2015 gün ve 2015/1155 D.İş sayılı kararıile reddedilerek karar kesinleşmiştir. 2-Davacıtarafından, İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığına karşı, aynı gerekçelerleaynı işlemin iptali istemiyle idari yargıda açılandavada; İstanbul İkinci İdare Mahkemesince tek hakimle verilen02.02.2015 gün ve E:2014/1451, K:2015/212 sayılı kararla;çevre denetimi sırasında araçta bulundurulmasıgereken Atık Taşıma ve Kabul Belgesinin mevzuatınemrettiği ilgili denetim elemanlarına sunulması ödevininyerine getirilmediği anlaşılmakla, dava konusu işlemdehukuka aykırılık bulunmadığı sonucunavarıldığı gerekçesiyle davanın reddine kararverilmiş, karara yapılan itiraz üzerine eksik harç veposta giderinin yatırılmaması nedeniyle aynı mahkemece17.06.2015 günlü kararla itiraz edilmemiş sayılmasınakarar verilerek karar kesinleşmiştir. 3-Yukarıdaanılan, farklı yargı yerlerinde açılan davalarıntarafı olan İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı tarafından, İstanbul AnadoluBeşinci Sulh Ceza Mahkemesi'nin 24.02.2015 gün ve 2014/230D.İş sayılı kararı ile İstanbul İkinciİdare Mahkemesi'nin 02.02.2015 gün ve E:2014/1451, K:2015/212sayılı kararlarının birbirine aykırıhükümler içerdiği öne sürülerekhüküm uyuşmazlığının giderilmesi istemindebulunulmuştur. USULEİLİŞKİN İNCELEME : 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 2592 sayılı Kanun iledeğişik 24'üncü maddesinin birinci fıkrasında,“1 nci maddede gösterilen yargı mercilerinden en az ikisitarafından, görevle ilgili olmaksızın kesin olarakverilmiş veya kesinleşmiş aynı konuya ve sebebeilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlararasındaki çelişki yüzünden hakkın yerinegetirilmesi olanaksız bulunan hallerde hükümuyuşmazlığının varlığı kabuledilir.” hükmü yer almaktadır. Anılanhükme göre, hüküm uyuşmazlığınınvarlığı için: a)Uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adli, idari veya askeriyargı mercilerinden en az ikisi tarafından verilmesi, b) Konu, davasebebi ve taraflardan en az birinin aynı olması, c) Her ikikararın da kesinleşmiş olması, d) Kararlardadavanın esasının hükme bağlanması, e)Kararlararasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesininolanaksız bulunması, Koşullarınınbirlikte gerçekleşmesi aranmaktadır. Hükümuyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülen adli veidari yargı kararlarının incelenmesinden, ortada, adli ve idariyargı yerlerince verilmiş ve yasa yollarına başvurulmaksızınkesinleşmiş kararlar olduğu; davaların konusu, sebebi vetaraflarının aynı olduğu ve her iki kararda da davanınesasının hükme bağlandığı anlaşılmıştır. Davacıyaidari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işleminhukuka uygun olduğu yolundaki idari yargı yerince verilen kararakarşılık, adli yargı yerince aynı işlemin hukukaaykırı olduğu yolunda karar verildiğianlaşılmakla, kararlar arasındaki çelişki nedeniyleidari para cezasının tahsil edilip edilemeyeceğibakımından hakkın yerine getirilmesi olanaksız halegeldiğinden, sözü edilen adli ve idari yargı kararlarıarasında hüküm uyuşmazlığıbulunmaktadır. HÜKÜMUYUŞMAZLIĞININ ESASININ İNCELENMESİ : 2872sayılı Çevre Kanununun "Denetim, bilgi verme ve bildirimyükümlülüğü" başlıklı, 5491sayılı Kanunla değişik 12. maddesinde,"İlgililer, Bakanlığın veya denetimle yetkilidiğer mercilerin isteyecekleri bilgi ve belgeleri vermek, yetkililerinyaptıracakları analiz ve ölçümlerin giderlerinikarşılamak, denetim esnasında her türlükolaylığı göstermek zorundadırlar. İlgililer,çevre kirliliğine neden olabilecek faaliyetleri ile ilgili olarak,kullandıkları hammadde, yakıt,çıkardıkları ürün ve atıklar ileüretim şemalarını, acil durum plânlarını,izleme sistemleri ve kirlilik raporları ile diğer bilgi ve belgeleritalep edilmesi halinde Bakanlığa veya yetkili denetim birimine vermekzorundadırlar. Denetim, bilgi verme ve bildirimyükümlülüğüne ilişkin usûl ve esaslarBakanlıkça çıkarılacak yönetmelikledüzenlenir." hükmüne; idari nitelikteki cezalarındüzenlendiği 20. maddesinin 1. fıkrasının (g)bendinde, "12 nci maddede öngörülen bildirim ve bilgi vermeyükümlülüğünü yerine getirmeyenlere 6.000Türk Lirası İdarî para cezası verilir."hükmüne yer verilmiştir. 2872sayılı Kanunun 12. maddesinin son fıkrası uyarıncaçevre denetiminin usul ve esaslarını düzenlemekamacıyla çıkarılan ve 21.11.2008 gün ve 27061sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.01.2009 tarihindeyürürlüğe giren Çevre DenetimiYönetmeliğinin 1. maddesinde, bu Yönetmeliğinamacının, çevrenin korunması için tesis veyafaaliyetin çalışmaya başlamasından sonaerdirilmesine kadar olan süreçte çevre denetiminin usul veesaslarını düzenlemek olduğu, "Denetime tabi tesislerveya faaliyetler" başlıklı değişik 5. maddesinde,Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde kalanserbest ve münhasır ekonomik bölgeler dâhil egemenlik veyargılama sahaları içerisindeki tüm kara ve denizalanlarında 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgili mevzuathükümleri kapsamındaki her türlü kirlilikkaynağı ve ihlallerin denetime tabi olduğu, denetime tabitesislerin veya faaliyetlerin yükümlülüklerinindüzenlendiği 6. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendindeise tesis veya faaliyet sahiplerinin, denetim sırasında çevremevzuatı kapsamında istenilen bilgi ve belgeleriöngörülen sürede ve eksiksiz olarak sağlamaklayükümlü oldukları kurala bağlanmıştır. 18.03.2004günlü ve 25406 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren Hafriyat Toprağı,İnşaat ve Yıkıntı AtıklarınınKontrolü Yönetmeliği'nin 1. maddesinde, Yönetmeliğinamacının hafriyat toprağı ve inşaatyıkıntı ve atıklarının çevreye zararvermeyecek şekilde öncelikle kaynakta azaltılması,geçici biriktirilmesi, taşınması, gerikazanılması, değerlendirilmesi ve bertaraf edilmesineilişkin teknik ve idari hususlar ile uyulması gereken genelkuralları düzenlemek olduğu belirtilmiş, 23. maddesinde,hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntıatığı üretenlerin, ürettikleri hafriyattoprağı ve inşaat/yıkıntıatıklarını, taşıma izni almış nakliyearaçlarıyla gerekli izinleri almış depolamasahalarına taşımak veya taşıtmaklayükümlü oldukları, hafriyat toprağıüretenler ile faaliyetleri sonucu 2 tondan fazla atık oluşumunaneden olacak inşaat/yıkıntı atığıüreticilerinin, mücavir alan sınırları içindebelediyeye, büyükşehir belediyesi olan yerlerde ilgiliilçe belediyesine, mücavir alan sınırlarıdışında ise mahallin en büyük mülki amirinemüracaat ederek "Atık Taşıma ve Kabul Belgesi"almak zorunda oldukları, Atık Taşıma ve Kabul Belgesininüç bölümden oluştuğu ve eksiksiz olarakdoldurulacağı, birinci bölümde; hafriyat toprağıveya inşaat/yıkıntı atıklarınıüretenler, ikinci bölümde üretilecek atığıtaşıyacak şahıs veya firmalar, üçüncübölümde ise atığın geri kazanılaca-ğı/depolanacağısaha ile ilgili bilgilerin bulunacağı, Atık Taşıma ve KabulBelgesinin 4 nüsha olarak düzenleneceği, birnüshasının düzenleyen kurumda kalacağı, kalanüç nüshadan birinin atık üreticisine, birinintaşıyıcı kişi veya firmaya, birinin deatığın geri kazanılacağı/depolanacağıtesis yetkilisine verileceği, inceleme ve denetim sırasında bubelgenin ilgili tüm taraflarca denetim elemanlarınagösterilmesinin zorunlu olduğu hükmüne yerverilmiştir. Yukarıdaanılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, denetimetabi faaliyet sahiplerinin, denetim sırasında çevre mevzuatıkapsamında kendilerine süre verilerek istenilen bilgi ve belgeleriöngörülen sürede ve eksiksiz olarak sağlamaklayükümlü oldukları, denetim sırasında istenilenbelgelerin idarece öngörülecek süre içerisinde ibrazedilmemesi halinde ise 2872 sayılı Kanunun 20 (g) maddesindekibildirim ve bilgi verme yükümlülüğünü yerinegetirmemek fiilinin gerçekleştiğinden sözedilebileceği sonucuna varılmıştır. Dosyanınincelenmesinden, davalı idare denetim ekibince 02.02.2014 tarihindeyapılan kontroller sırasında davacıya ait 41 UP 535plakalı kamyonun hafriyat yüklü olarak durdurulduğu, kamyonşoföründen gerekli izin belgelerini ibraz etmesininistenildiği, şoförün belge sunmayıp imzadan imtina etmesiüzerine, atık taşıma ve kabul belgesinin ibrazedilmediği hususunun çevre denetim ve tespit tutanağı ilesabit olduğundan bahisle davacıya 2872 sayılı Kanunun 20(g) ve 23. maddeleri uyarınca 21.106 TL idari para cezasıuygulanmasına ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiğianlaşıldığından, denetim sırasında davacınınçevre kirliliğine neden olabilecek hafriyat taşımaişiyle ilgili olarak Çevre Kanununun 12. maddesinde belirtilen"diğer bilgi ve belgeler" kapsamında sayılabilecekhafriyat taşıma izin ve kabul belgesinin süre verilerekibrazı istenilmeksizin dava konusu işlemin tesis edilmişolması nedeniyle idari para cezasının dayanağı olanÇevre Kanununun 12. maddesinde öngörülen “bildirimve bilgi verme yükümlülüğünü yerinegetirmemek“ fiilinin gerçekleşmediği sonucunavarılmıştır. Diğertaraftan, davacının adli ve idari yargı yerindeaçtığı davalarda dava dosyalarına ÜmraniyeBelediye Başkanlığından alınan 21.01.2014günlü, 108948 sayılı taşıma ve kabul belgesinieklediği, belgenin 14.02.2014 tarihine kadar geçerli olduğu,dolayısıyla dava konusu işleme esas alınan denetiminyapıldığı 02.02.2014 tarihinde geçerli bir belgeninbulunduğu anlaşılmış olup, davacıya 2872sayılı Kanunun 20 (g) maddesi uyarınca idari para cezasıverilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlıkgörülmemiştir. Her ne kadar,Hafriyat Toprağı, İnşaat ve YıkıntıAtıklarının Kontrolü Yönetmeliği'nin 23.maddesinde inceleme ve denetim sırasında atık taşımave kabul belgesinin ilgili tüm taraflarca denetim elemanlarınagösterilmesinin zorunlu olduğu öngörülmüşsede, anılan yönetmeliğin hafriyat toprağı, inşaatyıkıntı ve atıklarının çevreye zararvermesinin engellenmesi amacıylaçıkarıldığı ve buna yönelik tedbir vedüzenlemeleri içerdiği, bu yönetmelikten daha sonrayürürlüğe giren Çevre DenetimiYönetmeliğinde ise çevre denetimine yönelik usul veesasların özel olarak düzenlendiği gözönündebulundurulduğunda, denetim, bilgi verme ve bildirime yönelikuygulamalarda Çevre Denetimi Yönetmeliğihükümlerinin esas alınması gerektiği ve buna görede olayda, atık taşıma ve kabul belgesinin denetimsırasında araçta bulunmaması halinde, idarece verileceksüre içerisinde ibrazının zorunlu olduğu, busüre içerisinde geçerli bir belgenin sunulmamasıdurumunda ise atık taşıma ve kabul belgesinin ibrazedilmediğinin kabulü gerektiği açıktır. Bu durumda,adli yargı yerince verilen kararın sonucu hukuka uygun ise de, 2872sayılı Çevre Kanununun 25/2. maddesinde, bu kanunuyarınca verilen idari yaptırım kararlarına karşıaçılacak davalarda açıkça idare mahkemeleriningörevli kılınması karşısında, görevsizİstanbul Anadolu Beşinci Sulh Ceza Mahkemesince verilen kararınkaldırılması gerekmektedir. İstanbul İkinci İdareMahkemesi davaya bakmakta görevli olmakla birlikte, yukarıda yerverilen nedenlerle, davanın reddi yolunda verilen kararda isabetgörülmemekle, bu kararın da kaldırılmasıgerekmektedir. Her iki kararın da kaldırılmasızorunluluğu karşısında, hakkın yerine getirilmesifiilen mümkün olamayacağından, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 25. maddesinde yer alan "Hukuk alanındakihüküm uyuşmazlıklarında UyuşmazlıkMahkemesi, Danıştay Yargılama usulünün bu kanunaaykırı olmayan hükümlerini uygulamak suretiyleanlaşmazlığın esasını da kararabağlar." hükmü uyarınca,uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesisedilerek hukuka aykırı olan dava konusu idari para cezasıverilmesi yolundaki işlemin iptaline karar verilmesi gerekmektedir. SONUÇ _: Açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu Beşinci SulhCeza Mahkemesi'nin 24.02.2015 gün ve 2014/230 D.İşsayılı kesinleşen kararı ile İstanbul İkinciİdare Mahkemesi'nin 02.02.2015 gün ve E:2014/1451, K:2015/212sayılı kesinleşen kararının kaldırılarak,dava konusu 16.06.2014 günlü, 2014 HF-140180 sayılı idaripara cezasının iptaline karar verilmesinin uygun olacağıdüşünülmektedir. ” şeklinde yazılıdüşünce vermiştir. YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI; “HükümUyuşmazlığına Konu Kararlar: İstanbul Anadolu 5. SulhCeza Hakimliği’nin 24.2.2015 gün ve D.İş:2014/230sayılı kararı ile İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nin2.2.2015 gün ve E:2014/1451, K: 2015/212 sayılı kararı HÜKÜMLERİN İNCELENMESİ: M.K.B.'un 41 UP 535 plaka numaralı aracı için İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı ÇevreKoruma ve Kontrol Daire Başkanlığı Çevre KorumaMüdürlüğü tarafından verilen 16/06/2014 tarih ve2014 HF-140180 sayılı idari para cezasının iptali istemiyleaçılan davada; İstanbul Anadolu 5. Sulh CezaHâkimliği 24/02/2015 tarih ve 2014/230 Değişikİş sayılı kararıyla, kabahate ilişkin tutanak tarihiile fotoğraf tarihlerinin 02/02/2014 olması sebebiyle itirazkonusunun bu tarihe göre değerlendirilmesi gerektiği,düzenlenen tutanak ve beyan ile eylemin sabit olmadığı,Ümraniye Belediye Başkanlığının 21/01/2014 tarihve 108948 belge numaralı Hafriyat Toprağı veİnşaat/Yıkıntı Atıkları Taşıma veKabul Belgesine göre muterize ait itiraza konu aracın 14/02/2014tarihine kadar çalışma süresinin bulunduğunun daanlaşıldığı gerekçesiyle itirazınkabulüne karar vermiş, söz konusu karar, vaki itirazınİstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25/03/2015 tarih ve2015/1155 Değişik İş sayılı kararıylareddedilmesi üzerine kesinleşmiştir. Diğertaraftan, aynı idari para ceza tutanağının iptaliiçin davacı tarafından İstanbul BüyükşehirBelediye Başkanlığına karşı, aynıgerekçelerle idari yargıda dava açılmış,İstanbul 2. İdare Mahkemesince tek hakimle verilen 02/02/2015 tarihve 2014/1451 Esas, 2015/212 Karar sayılı kararla, çevre denetimisırasında araçta bulundurulması gereken AtıkTaşıma ve Kabul Belgesinin ilgili denetim elemanlarınasunulması ödevinin yerine getirilmediği gerekçesiyle,dava konusu işlemde hukuka aykırılıkbulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine kararverilmiş, söz konusu karar, vaki itirazın harcın eksikyatırılması ve posta giderinin yatırılmamasısebebiyle aynı mahkeme tarafından 17/06/2015 tarihinde reddiüzerine kesinleşmiştir. Buişlemler sonucunda, İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığının 30/11/2015 havale tarihlidilekçesi ile; aynı konuda iki ayrı davanın mevcutolduğu ve İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin24/02/2015 tarih ve 2014/230 Değişik İş sayılıkararıyla, İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 02/02/2015 tarih ve2014/1451 Esas, 2015/212 Karar sayılı kararlarınınbirbirine aykırı hükümler içerdiğinden bahisle,hüküm uyuşmazlığının giderilmesi talebindebulunulmuştur. MEVZUAT VEESAS YÖNÜNDEN İNCELEME: İdari veadli yargı kararlan arasında oluştuğu ilerisürülen hüküm uyuşmazlığınınçözümü için; öncelikle hükümuyuşmazlığının oluşupoluşmadığının belirlenmesi gerekmektedir. 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 2592 sayılı Kanun iledeğişik 24/1. maddesinde, “7 inci maddede gösterilenyargı mercilerinden en az ikisi tarafından, görevle ilgiliolmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmişaynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biriaynı olan ve kararlar arasındaki çelişkiyüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunanhallerde hüküm uyuşmazlığınınvarlığı kabul edilir.” hükmü yeralmaktadır. Anılanhükme göre, hüküm uyuşmazlığınınvarlığı için: a-Uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adli, idari veya askeriyargı mercilerinden en az ikisi tarafından verilmesi, b- Konu, davasebebi ve taraflardan en az birinin aynı olması, c- Her ikikararın da kesinleşmiş olması, d- Kararlardadavanın esasının hükme bağlanması, e- Kararlararasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesininolanaksız bulunması, Koşullarınınbirlikte gerçekleşmesi aranmaktadır. Hükümuyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülenkararların incelenmesinde; ortada, adli ve idari yargı yerlerinceverilmiş ve yasa yollarına başvurularak şeklenkesinleşmiş; konusu, dava sebebi ve tarafları aynı olankararların bulunduğu ve her iki kararda da davanın esasınınhükme bağlanıp, yargı yollarının datüketildiği anlaşılmıştır. Somut olayda,idari para cezasının iptali için adli yargı merciindeaçılan dava sonucunda idari yaptırım kararınınhukuka aykırı olduğuna, bu sebeple iptaline karar verilmesinekarşılık; aynı işlemin iptali için idariyargı merciinde açılan dava sonucunda dava konusu işleminhukuka uygun olduğuna karar verildiğinin anlaşılmasıkarşısında, söz konusu kararlar arasındakiçelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesinin imkansızhale geldiği ve kararlar arasında hükümuyuşmazlığının bulunduğunun kabul edilmesigerekmektedir. Bilindiğigibi, 2872 sayılı Çevre Kanununun "Denetim, bilgi vermeve bildirim yükümlülüğü"başlıklı 12. maddesinde, "... / ... / İlgililer,Bakanlığın veya denetimle yetkili diğer mercilerinisteyecekleri bilgi ve belgeleri vermek, yetkililerin yaptıracaklarıanaliz ve ölçümlerin giderlerini karşılamak, denetimesnasında her türlü kolaylığı göstermekzorundadırlar. / İlgililer, çevre kirliliğine nedenolabilecek faaliyetleri ile ilgili olarak, kullandıkları hammadde,yakıt, çıkardıkları ürün ve atıklarile üretim şemalarını, acil durumplânlarını, izleme sistemleri ve kirlilik raporları ilediğer bilgi ve belgeleri talep edilmesi halinde Bakanlığa veyayetkili denetim birimine vermek zorundadırlar. / Denetim, bilgi verme vebildirim yükümlülüğüne ilişkin usûl veesaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikledüzenlenir." hükmüne; idari nitelikteki cezalarındüzenlendiği 20/1.g maddesinde, "12 nci maddedeöngörülen bildirim ve bilgi vermeyükümlülüğünü yerine getirmeyenlere 6.000Türk Lirası İdarî para cezası verilir."hükmüne yer verilmiştir. Öteyandan, çevre denetiminin usul ve esaslarını düzenlemekamacıyla çıkarılan 21/11/2008 tarih ve 27061sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/01/2009 tarihindeyürürlüğe giren Çevre Denetimi Yönetmeliğinin1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı, çevreninkorunması için tesis veya faaliyetin çalışmayabaşlamasından sona erdirilmesine kadar olan süreçteçevre denetiminin usul ve esaslarını; denetim yapacakpersonelin, çevre yönetim birimi/çevre görevlisinin,çevre hizmeti konusunda yetkilendirilmiş firmalarınnitelikleri ile yükümlülüklerini düzenlemektir."hükmüne; "Denetime tabi tesisler ve faaliyetler"başlıklı 5. maddesinde, "Türkiye Cumhuriyetisınırları içerisinde kalan serbest ve münhasırekonomik bölgeler dâhil egemenlik ve yargılama sahalarıiçerisindeki tüm kara ve deniz alanlarında 2872sayılı Çevre Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerikapsamındaki her türlü kirlilik kaynağı ve ihlallerdenetime tabidir.'' hükmüne; ''Denetime tabi tesislerin veya faaliyetlerinyükümlülükleri'' başlıklı 6/1.d maddesinde,"Denetime tabi tesis veya faaliyetler; .... d) Denetim sırasındaçevre mevzuatı kapsamında istenilen bilgi ve belgeleriöngörülen sürede ve eksiksiz olarak sağlamakla, ....yükümlüdür, "hükmüne yer verilmiştir. 18/03/2004tarih ve 25406 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren Hafriyat Toprağı,İnşaat ve Yıkıntı AtıklarınınKontrolü Yönetmeliğinin 1. maddesinde, "BuYönetmeliğin amacı; hafriyat toprağı ile inşaatve yıkıntı atıklarının çevreye zararvermeyecek şekilde öncelikle kaynakta azaltılması,toplanması, geçici biriktirilmesi, taşınması, gerikazanılması, değerlendirilmesi ve bertaraf edilmesineilişkin teknik ve idari hususlar ile uyulması gereken genelkuralları düzenlemektir." hükmüne; "Atıktaşıma ve kabul belgesi alınması"başlıklı 23. maddesinde, "Hafriyat toprağı veinşaat/yıkıntı atığı üretenler,ürettikleri hafriyat toprağı veinşaat/yıkıntı atıklarını, taşımaizni almış nakliye araçlarıyla gerekli izinlerialmış depolama sahalarına taşımak veyataşıtmakla yükümlüdürler. / Hafriyattoprağı üretenler ile faaliyetleri sonucu 2 tondan fazlaatık oluşumuna neden olacak inşaat/yıkıntıatığı üreticileri, mücavir alansınırları içinde belediyeye, büyükşehirbelediyesi olan yerlerde ilgili ilçe belediyesine, mücavir alansınırları dışında ise mahallin en büyükmülki amirine müracaat ederek "Atık Taşıma veKabul Belgesi" almak zorundadır. / Atık Taşıma veKabul Belgesi üç bölümden oluşur ve eksiksiz olarakdoldurulur. Birinci bölümde; hafriyatı toprağı veyainşaat/yıkıntı atıklarını üretenler,ikinci bölümde üretilecek atığıtaşıyacak şahıs veya firmalar, üçüncübölümde ise atığın gerikazanılacağı/depolanacağı saha ile ilgili bilgilerbulunur. / Atık Taşıma ve Kabul Belgesi 4 nüsha olarakdüzenlenir. Bir nüshası düzenleyen kurumda kalır.Kalan üç nüshadan biri atık üreticisine, biritaşıyıcı kişi veya firmaya, biri deatığın geri kazanılacağı/depolanacağıtesis yetkilisine verilir. İnceleme ve denetim sırasında bubelgenin ilgili tüm taraflarca denetim elemanlarına gösterilmesizorunludur." hükmüne yer verilmiştir. Sözkonusumevzuat hükümlerinden, denetime tabi faaliyet sahiplerinin, denetimsırasında çevre mevzuatı kapsamında istenilen bilgive belgeleri eksiksiz olarak ibraz etmekle yükümlüoldukları, bu yükümlülüğe uymamaları halinde2872 sayılı Kanunun 20/1.g maddesinde düzenlenen bildirim vebilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmemekfiilini işlemiş olacakları anlaşılmaktadır.Ancak, bahsedilen mevzuat hükümlerinin konuluş amacı dikkatealındığında, asıl olanın bu bilgi ve belgelerinilgili kurumlardan usulüne uygun olarak alınması olup, denetimsırasında istenilmeleri halinde ibraz edilmeleri için makulbir sürenin öngörülmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Davadosyasının incelenmesinden; davalı idarenin denetimgörevlileri tarafından 02/02/2014 tarihinde yapılan kontrollersırasında, davacıya ait 41 UP 535 plakalı kamyonun hafriyatyüklü olarak durdurulduğu, şoförün belgesunmayıp imzadan imtina etmesi üzerine, atık taşıma vekabul belgesinin ibraz edilmediğinden bahisle 2872 sayılıKanunun 20/1.g ve 23. maddeleri uyarınca 21.106,00 TL idari paracezası uygulandığı, halbuki Ümraniye BelediyeBaşkanlığından alınan ve dosya arasında mevcut21/01/2014 tarih ve 108948 sayılı atık taşıma ve kabulbelgesinin 14/02/2014 tarihine kadar geçerli olduğu, ancak, denetimsırasında ibraz edilemediği, denetim sırasındadavacının çevre kirliliğine neden olabilecek hafriyattaşıma işiyle ilgili olarak Çevre Kanununun 12.maddesinde öngörülen "diğer bilgi ve belgeler"kapsamında sayılabilecek hafriyat taşıma izin ve kabulbelgesinin ibrazı için süre verilmeksizin dava konusuişlemin tesis edilmiş olması nedeniyle, idari paracezasının dayanağı olan Çevre Kanununun 12.maddesinde öngörülen "bildirim ve bilgi vermeyükümlülüğünü yerine getirmemek”fiilinin gerçekleşmediği sonucunavarılmıştır. Her ne kadarHafriyat Toprağı, İnşaat ve YıkıntıAtıklarının Kontrolü Yönetmeliğinin 23.maddesinde, inceleme ve denetim sırasında atık taşımave kabul belgesinin denetim elemanlarına gösterilmesinin zorunluolduğu öngörülmüş ise de, söz konusuyönetmeliğinin çıkarılışamacının atıkların çevreye zarar vermesininengellenmesi olduğu, bu yönetmelikten daha sonraçıkarılan Çevre Denetimi Yönetmeliğinin 6/1.dmaddesindeki, denetime tabi tesis veya faaliyetlerin denetimsırasında çevre mevzuatı kapsamında istenilen bilgive belgeleri öngörülen sürede ve eksiksiz olaraksağlamakla yükümlü olduklarına dair düzenleme dedikkate alındığında, denetim sırasında mevcutolan, ancak, makul bir süre verilmediği için ibraz edilemeyenbelgenin ibraz edilmediğinden bahisle davacıya 2872 sayılıKanunun 20/1.g maddesi uyarınca idari para cezası verilmesineilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlıkbulunmadığı kanaatine varılmıştır. Bu durumda,adli yargı yerinde verilen kararın sonucu hukuka uygun ise de, 2872sayılı Çevre Kanununun 25/2. maddesi uyarınca, bu kanunagöre verile idari yaptırım kararlarına karşıaçılacak davalarda idare mahkemelerinin görevli olmasıkarşısında; görevsiz İstanbul Anadolu 5. Sulh CezaHâkimliğinin kararının kaldırılması, yine,İstanbul 2. İdare Mahkemesi davaya bakmakla görevli olsa da,yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddi yolunda verilenkararda isabet görülmediğinden, bu kararın dakaldırılması gerekmektedir. Her iki kararın dakaldırılmasının gerekliliği karşısında,hakkın yerine getirilmesi fiilen mümkünolmayacağından, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun25/1. maddesinde yer alan "Hukuk alanındaki hükümuyuşmazlıklarında Uyuşmazlık Mahkemesi,Danıştay Yargılama usulünün bu kanuna aykırıolmayan hükümlerini uygulamak suretiyleanlaşmazlığın esasını da karara bağlar.”hükmü uyarınca, uyuşmazlığın esasıhakkında hüküm tesis edilerek hukuka aykırı olan davakonusu idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptalinekarar verilmesi gerekmektedir. SONUÇ: 1) İstanbulAnadolu 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/02/2015 tarih ve 2014/230Değişik İş sayılı kararı ile İstanbul2. İdare Mahkemesinin 02/02/2015 tarih ve 2014/1451 Esas, 2015/212 Kararsayılı kararı arasında hükümuyuşmazlığının bulunduğunun kabulüne, 2) İstanbulAnadolu 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/02/2015 tarih ve 2014/230Değişik İş sayılı kararı ile İstanbul2. İdare Mahkemesinin 02/02/2015 tarih ve 2014/1451 Esas, 2015/212 Kararsayılı kararının kaldırılarak, dava konusu16/06/2014 tarih ve 2014 HF-140180 sayılı idari paracezasının iptaline, Kararverilmesi suretiyle hüküm uyuşmazlığınıngiderilmesinin mümkün olduğudüşünülmektedir.” yönündedüşünce vermiştir. İNCELEME VEGEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 10.07.2017günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümünün 13.03.2017 tarihinde yapılantoplantısında, dosyanın usul yönünden incelenmesisonunda; 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un “Mahkemeningörevi” başlığını taşıyan 1.maddesinde, “Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye CumhuriyetiAnayasası ile görevlendirilmiş, adli, idari ve askeri yargımercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkemedir” denilmiş; 24. maddesinde (Değişik birincifıkra: 21/1/1982 - 2592/7 md.) ise, 1 ncimaddede gösterilen yargı mercilerinden en az ikisi tarafından,görevle ilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veyakesinleşmiş, aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarındanen az biri aynı olan ve kararlar arasındaki çelişkiyüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunanhallerde hüküm uyuşmazlığınınvarlığının kabul edileceği belirtilmiştir. Anılan hükme göre, hükümuyuşmazlığının varlığı için: a)Uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adli, idari veya askeriyargı mercilerinden en az ikisi tarafından verilmesi, b) Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynı olması, c) Her iki kararın da kesinleşmiş olması, d) Kararlarda davanın esasının hükme bağlanması, e) Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerinegetirilmesinin olanaksız bulunması koşullarınınbirlikte gerçekleşmesi aranmaktadır. Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ilerisürülen adli ve idari yargı kararlarınınincelenmesinden ortada adli ve idari yargı yerlerince verilmiş vekesinleşmiş kararlar bulunduğu, kararlarda da işinesasının hükme bağlandığı ve davalarıntaraflarının aynı olduğu anlaşılmaktadır. a) Ortada,adli ve idari yargı yerlerince verilmiş kararlar bulunmaktadır. b) Davalıİstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığıadına İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı Çevre Koruma Ve Kontrol DaireBaşkanlığı Çevre KorumaMüdürlüğünce 16.6.2014 gün ve13846789-611.02/TN.559534 Br.2903 sayılı karar ile verilen idari paracezasına karşı adli yargı ve idari yargı yerlerindedavalar açılmış olup görülen bu davalarda konuaynı olduğu gibi, dava nedeni ve taraflar da aynıdır. c) Heriki yargı kolunda verilen kararlar kesinleşmiştir. d) Sözkonusu kararlarda davanın esası hükmebağlanmıştır. e) İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliği’nce; davacıadına 16.6.2014 gün ve 13846789-611.02/TN.559534 Br.2903sayılı İdari Yaptırım Kararı ile (İdariYaptırım Karar Defteri Sıra Numarası: 2014.HF 140180)verilen idari para cezasının iptali istemiyle yapılanbaşvuru nedeniyle, İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı, Çevre Koruma ve Kontrol DaireBaşkanlığı Çevre KorumaMüdürlüğünce düzenlenen tahkikat evrakı veidari yaptırım kararlarının onaylı suretleriningetirtildiği, evrak üzerinde yapılan incelemede, idariyaptırım karar tarihinin 16.6.2014 olarak belirtildiği ancak,kabahate ilişkin tutanak tarih ve fotoğraf tarihlerinin 2.2.2014tarihi olduğu, itiraz konusunun bu tarihe göredeğerlendirilmesinin gerektiği, düzenlenen tutanak ve beyan ileeylemin sabit olmadığı, sabit bulunan eyleminoluşturduğu kabahat nedeni ile davacı hakkında idariyaptırım kararı düzenlendiği ve düzenlenen idariyaptırımın yasa ve usule uygun olmadığı,ayrıca Ümraniye Belediye Başkanlığının21.1.2014 tarih ve 108948 belge nolu Hafriyat Toprağı veİnşaat/Yıkıntı Atıkları Taşıma veKabul Belgesine göre davacıya ait 41 UP 535 (11812) çekicisi35 DB 3262 plaka sayılı aracın 14.2.2014 tarihine kadarçalışma süresinin bulunduğunun daanlaşıldığını belirterek, davacınınyapmış olduğu itirazlarının usul ve yasaya uygunolması nedeniyle itirazın kabulüne, davacının 41 UP535 plaka sayılı aracı için uygulanan 21.106 TLtutarındaki idari para cezasının iptaline karar verilmişolmasına karşılık, 16.6.2014 gün ve13846789-611.02/TN.559534 Br.2903 sayılı İdariYaptırım Kararı ile (İdari Yaptırım Karar DefteriSıra Numarası: 2014.HF 140180) verilen idari para cezasınıniptali istemiyle idari yargı yerinde açıldığıaçık olan davada ise, İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nce;yapılan denetimde davacıya ait 41 UP 535 plakalı kamyonunhafriyat toprağı taşıdığının tespitiüzerine “Atık Taşıma ve Kabul Belgesi”taşıyıp taşımadığının denetimekiplerince sorulduğu, denetim elemanlarınca istenilenbelgenin ibraz edilemediği, bu durumun 2.2.2014 tarihli tutanak ile tespitedildiği, anılan tespite istinaden davacının atıktaşıma ve kabul belgesi olmadan hafriyat toprağı taşıdığından bahisle 2872 sayılıÇevre Kanunu’nun 20/g maddesi uyarınca 21.106,00 TLçevre para cezası ile cezalandırılması üzerinebakılmakta olan davanın açıldığınınanlaşıldığı, çevre denetimi esnasındaaraçta bulundurulması gereken anılan belgenin mevzuatınemrettiği ilgili denetim elemanlarına sunulması ödevininyerine getirilmediği belirtilerek, 2.2.2014 tarihinde düzenlenen tutanakla davacının Atık Taşıma veKabul Belgesi olmadan hafriyat toprağıtaşıdığının tespiti üzerine davacıadına idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusuişlemde hukuka aykırılık bulunmadığısonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanınreddine karar verilmişolup; davalı idarece tesis edilmiş olan idari paracezasının yargı yerlerince verilmiş olan iptal ve retkararları nedeniyle, infaz edilebilme olanağınınkalmadığı anlaşılmaktadır. Belirtilennedenlerle, 1-İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliği ile İstanbul 2.İdare Mahkemesi kararları arasında 2247 sayılıKanun’un 24. maddesinde öngörülen koşullarıngerçekleştiği anlaşıldığındanhüküm uyuşmazlığı bulunduğuna, 2- 2247sayılı Kanun’un 25. maddesi hükümleri uyarınca; a)İdari Yargılama Usulü Kanunu gözetilerekUyuşmazlık Mahkemesine yapılan başvuruya ait dilekçeve eklerinin 30 gün içinde yanıt verilmek üzere M.K.B.’abildirilmesi, M.K.B. tarafından verilen yanıtın karşıtarafa tebliği suretiyle dosyanın tekemmülününsağlanması, b)Usulü işlemler tamamlandıktan ve esas hakkındaki raporyazıldıktan sonra Başkanlıkça belirlenecekgünde işin esasının görüşülmesine OYBİRLİĞİ İLE KARAR VERİLMİŞTİR. Bununüzerine Uyuşmazlık Mahkemesine yapılan başvuruya aitdilekçe ve ekleri karşı tarafa tebliğ edilmiş, davacıM.K.B. vekili tarafından yasal süresi içinde verilen cevapdilekçesinde, İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nce verilenkararın kaldırılmasına, İstanbul Anadolu 5. Sulh CezaHakimliği’nce verilen kararın geçerli hükümkabul edilmesine, İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliği’ningörevsiz olduğunun kabulü halinde esasa girilerek idariişlemin iptaline karar verilmesi talep edilmiş, M.K.B. vekilitarafından verilen cevap dilekçesi davalı tarafa yasalsüre içinde diyeceklerini bildirmesi için tebliğedilmiş, ancak cevap verilmemiştir. II-ESASINİNCELENMESİ: Başvuru dilekçesi ve ekleri,uyuşmazlığa konu edilen kararlara ilişkin dava dosyaları,ilgili Başsavcıların düşünce yazıları,dayanılan Yasa kuralları, taraflarca verilen dilekçe ve ekleriile Raportör-Hakim Gülten Fatma Büyükeren’inhazırladığı rapor okunup incelendikten ve ilgili Başsavcılarca görevlendirilenHalil İbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın yazılıdüşünceleri doğrultusundaki açıklamalarıalındıktan sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Uyuşmazlık,2.2.2014 günü yapılan denetimler sırasında, 41 UP 535plaka sayılı araca ait, Hafriyat Toprağı, İnşaatve Yıkıntı Atıkları Taşıma ve KabulBelgesinin ibraz edilmemesi nedeniyle, 2872 sayılı ÇevreKanunu’nun 12. maddesi ile Hafriyat Toprağı, İnşaatve Yıkıntı Atıklarının KontrolüYönetmeliğinin 23. maddesini ihlal ettiğinden bahisle, daha öncedavacı adına 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 12ve 24. maddeleri gereğince, aynı Kanun’un 20. maddesininbirinci fıkrası (g) bendi uyarınca 30.10.2013 gün ve HF-130374 sayılı idari yaptırım kararıuygulandığından, aynı Kanun’un 23. maddesiuyarınca davacı adına, İstanbul BüyükşehirBelediye Başkanlığı Çevre Koruma Ve Kontrol DaireBaşkanlığı Çevre KorumaMüdürlüğünün, 16.6.2014 gün ve13846789-611.02/TN.559534 Br.2903 sayılı İdari YaptırımKararı ile verilen idari para cezasına ilişkindir. 2872sayılı Çevre Kanunu’nun “Amaç”başlığı altında düzenlenen 1. maddesinde,“Bu Kanunun amacı, bütün canlıların ortakvarlığı olan çevrenin, sürdürülebilirçevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusundakorunmasınısağlamaktır.”; “Denetim,bilgi verme ve bildirim yükümlülüğü”başlığı altında düzenlenen 12. maddesinde,“Bu Kanun hükümlerine uyulup uyulmadığınıdenetleme yetkisi Bakanlığa aittir. Gerektiğinde bu yetki,Bakanlıkça; il özel idarelerine, çevre denetimbirimlerini kuran belediye başkanlıklarına, DenizcilikMüsteşarlığına, Sahil GüvenlikKomutanlığına, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununa göre belirlenen denetlemegörevlilerine devredilir. Denetimler, Bakan-lığınbelirlediği denetim usûl ve esasları çerçevesindeyapılır. Askerîişyerleri, askerî bölgeler ve tatbikatların bu Kanunçerçevesindeki denetimi ve neticelerine ait işlemler;Genelkurmay Başkanlığı, Millî SavunmaBakanlığı, İçişleri Bakanlığı veBakanlık tarafından müştereken hazırlanacakyönetmeliğe göre yürütülür. İlgililer,Bakanlığın veya denetimle yetkili diğer mercilerinisteyecekleri bilgi ve belgeleri vermek, yetkililerin yaptıracaklarıanaliz ve ölçümlerin giderlerini karşılamak, denetimesnasında her türlü kolaylığı göstermekzorundadırlar. İlgililer,çevre kirliliğine neden olabilecek faaliyetleri ile ilgili olarak,kullandıkları hammadde, yakıt,çıkardıkları ürün ve atıklar ileüretim şemalarını, acil durum plânlarını,izleme sistemleri ve kirlilik raporları ile diğer bilgi ve belgeleritalep edilmesi halinde Bakanlığa veya yetkili denetim biriminevermek zorundadırlar. Denetim, bilgiverme ve bildirim yükümlülüğüne ilişkinusûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacakyönetmelikle düzenlenir.”; “Cezaihükümler” üst başlığı altında “İdarinitelikteki cezalar” başlıklı 20. maddesinde, “İdarînitelikteki cezalar şunlardır: (……) g) 12nci maddede öngörülen bildirim ve bilgi vermeyükümlülüğünü yerine getirmeyenlere 6.000Türk Lirası idarî para cezası verilir. (……) idarîpara cezası verilir.”; “Fiillerintekrarı” başlıklı 23. maddesinde, “Bu Kanundabelirtilen idarî para cezaları, bu cezaların verilmesinigerektiren fiillerin işlenmesinden itibaren üç yıliçinde birinci tekrarında bir kat, ikinci ve müteakiptekrarında iki kat artırılarak verilir.”; “İdaricezalarda yetki” başlıklı 24. maddesinde, “ BuKanunda öngörülen idarî yaptırım kararla-rınıverme yetkisi Bakanlığa aittir. Buyetki, 12 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca denetimyetkisinin devredildiği kurum ve merciler tarafından dakullanılır. BuKanunda öngörülen idarî yaptırım kararlarıBakanlık merkez teşkilâtında genel müdürler,taşra teşkilâtında il çevre ve ormanmüdürlerince verilir.” denilmiş; “İdarîyaptırımların uygulanması, tahsil usûlü veitiraz” başlığı altında düzenlenen 25.maddesinde, “Bu Kanunda öngörülen idarîyaptırımların uygulanmasını gerektiren fiillerleilgili olarak yetkili denetleme elemanlarınca bir tutanak tanzim edilir.Bu tutanak denetleme elemanlarının bağlı bulunduğu veidarî yaptırım kararını vermeye yetkili mercieintikal ettirilir. Bu merci, tutanağı değerlendirerek gerekliidarî yaptırım kararını verir. İdarîyaptırım kararı, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılıTebligat Kanunu hükümlerine göre idarî yaptırımkararını veren merci tarafından ilgiliye tebliğ edilir. İdarîyaptırım kararlarına karşı tebliğ tarihindenitibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde davaaçılabilir. Dava açmış olmak idarece verilencezanın tahsilini durdurmaz. İdarîpara cezalarının tahsil usûlü hakkında 30/3/2005tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleriuygulanır. Ceza vermeyeyetkili kurum ve merciler tarafından tahsil edilen idarî paracezaları, Maliye Bakanlığından izin alınarakBakanlıkça bastırılan ve dağıtılan makbuzkarşılığında tahsil edilir. Bu Kanunagöre verilecek idarî para cezalarında ihlalin tespiti vecezanın kesilmesi usûlleri ile ceza uygulamasındakullanılacak makbuzların şekli, dağıtımı vekontrolüne ilişkin usûl ve esaslar MaliyeBakanlığının görüşü alınarakBakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” hükmü yer almıştır. 18.3.2004gün ve 25406 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe giren Hafriyat Toprağı,İnşaat ve Yıkıntı AtıklarınınKontrolü Yönetmeliğinin “Hukuki Dayanak”başlığı altında düzenlenen 3. maddesinde,“Bu Yönetmelik, 2872 sayılı Çevre Kanununun 8, 11ve 12 nci maddeleri ile 4856 sayılı Çevre ve OrmanBakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun9 uncu maddesinin (d), (h), (o), (p) ve (s) bentlerine dayanılarakhazırlanmıştır.”; “Hafriyat Toprağı, İnşaat veYıkıntı Atıklarının Taşınmasına İlişkin Esaslar” üst başlığıaltında düzenlenen “ Atık Taşıma ve KabulBelgesi Alınması” başlıklı 23. maddesinde,“Hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntıatığı üretenler, ürettikleri hafriyattoprağı ve inşaat/yıkıntıatıklarını, taşıma izni almış nakliyearaçlarıyla gerekli izinleri almış depolamasahalarına taşımak veya taşıtmaklayükümlüdürler. Hafriyattoprağı üretenler ile faaliyetleri sonucu 2 tondan fazlaatık oluşumuna neden olacak inşaat/yıkıntıatığı üreticileri, mücavir alansınırları içinde belediyeye, büyükşehirbelediyesi olan yerlerde ilgili ilçe belediyesine, mücavir alansınırları dışında ise mahallin en büyükmülki amirine müracaat ederek “Atık Taşıma veKabul Belgesi” almak zorundadır. AtıkTaşıma ve Kabul Belgesi üç bölümden oluşurve eksiksiz olarak doldurulur. Birinci bölümde; hafriyatıtoprağı veya inşaat/yıkıntıatıklarını üretenler, ikinci bölümdeüretilecek atığı taşıyacak şahıs veyafirmalar, üçüncü bölümde iseatığın geri kazanılacağı/depolanacağısaha ile ilgili bilgiler bulunur. AtıkTaşıma ve Kabul Belgesi 4 nüsha olarak düzenlenir. Birnüshası düzenleyen kurumda kalır. Kalan üçnüshadan biri atık üreticisine, biritaşıyıcı kişi veya firmaya, biri deatığın geri kazanılacağı/depolanacağıtesis yetkilisine verilir. İnceleme ve denetim sırasında bubelgenin ilgili tüm taraflarca denetim elemanlarına gösterilmesizorunludur.”; “Hafriyat Toprağı ile İnşaat/YıkıntıAtıkları Taşıyıcılarının İzin Alma Zorunluluğu” başlıklı 24.maddesinde, “Hafriyat toprağı ileinşaat/yıkıntı atıklarını taşımakisteyen kişi veya kuruluşlar mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyeye, dışında ise mahallin en büyükmülki amirine başvu-rarak “Hafriyat Toprağı,İnşaat/Yıkıntı Atıkları Taşımaİzin Belgesi” almakla yükümlüdürler. Buamaçla yapılacak başvurularda istenecek belge ve bilgilerilgili belediye tarafından belirlenir.İnşaat/yıkıntı atığı taşıyanaraçlar sarı renkli olacak ve araçların üzerindebüyük harflerle “İnşaat/YıkıntıAtığı Taşıma Aracı” ibaresiyazılı olacaktır. Bu atıkları taşımak isteyenkişi ve kuruluşlar yeterli sayıda ve değişik ebatlardasarı renkli konteyner ve kapları bulundurmaklayükümlüdürler. Bu atıkları taşımak amacıyla taşıma izni alan firmaların isimlerive irtibat numara-ları, geri kazanım veya depolamaalanı/alanlarının yerleri ile bu alanlara ulaşacak yolgüzergahı krokileri ilgili belediyeler tarafından halkınbilgileneceği şekilde ilan edilir.” denilmiş; “YönetmeliğeAykırılık” başlıklı 46. maddesinde, “Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenlerhakkında Kanunun 15 ve 16 ncı maddelerinde belirtilen mercilertarafından gerekli işlemler yapılır ve Kanunun 20, 21, 23,24 ve 26 ncı maddelerinde belirtilen cezalar verilir.”hükmü yer almıştır. Daha sonra 21.11.2008gün ve 27061 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak1.1.2009 tarihinde yürürlüğe giren Çevre DenetimiYönetmeliğinin, “Amaç” başlıklı 1.maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı, çevreninkorunması için tesis veya faaliyetin çalışmayabaşlamasından sona erdirilmesine kadar olan süreçteçevre denetiminin usul ve esaslarını; denetim yapacakpersonelin, çevre yönetim birimi/çevre görevlisinin,çevre hizmeti konusunda yetkilendirilmiş firmalarınnitelikleri ile yükümlülüklerini düzenlemektir.”; “Dayanak”başlıklı 3. maddesinde, “Bu Yönetmelik, 9/8/1983tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununun 12 ve 15 inci maddeleriile Ek 2 nci ve Ek 3 üncü maddelerine dayanılarakhazırlanmıştır.” denilmiş; “Denetimetabi tesisler veya faaliyetler” başlıklı 5. maddesinde,“ Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindekalan serbest ve münhasır ekonomik bölgeler dâhilegemenlik ve yargılama sahaları içerisindeki tüm kara vedeniz alanlarında 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgilimevzuat hükümleri kapsamındaki her türlü kirlilikkaynağı ve ihlaller denetime tabidir.”; “Denetimetabi tesislerin veya faaliyetlerin yükümlülükleri”başlıklı 6. maddesinde, “Denetime tabi tesis veyafaaliyetler: (……) d)Denetim sırasında çevre mevzuatı kapsamındaistenilen bilgi ve belgeleri öngörülen sürede ve eksiksizolarak sağlamakla, (……) yükümlüdür.”hükümleri yer almıştır. Somut olayda, dosyanın incelenmesinden, İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı ZabıtaDaire Başkanlığı Anadolu Yakası ZabıtaMüdürlüğünün denetim ekiplerince 2.2.2014günü yapılan kontroller sırasında davacıya ait 41UP 535 plaka sayılı aracın hafriyat yüklü olduğutespit edilerek, Hafriyat Toprağı, İnşaat veYıkıntı Atıklarının KontrolüYönetmeliği hükümlerine uygun izin belgelerinin ibrazıistenmiş, davacının gerekli belgeyi ibraz etmemesi vedüzenlenen Çevre Denetim ve Tespit Tutanağını imzadanimtina etmesi üzerine, Atık Taşıma ve Kabul Belgesininibraz edilmediği hususunun Çevre Denetim ve TespitTutanağı ile sabit olduğundan bahisle, davacıyaİstanbul Büyükşehir Belediye BaşkanlığıÇevre Koruma Ve Kontrol Daire Başkanlığı ÇevreKoruma Müdürlüğünün, 16.6.2014 gün ve13846789-611.02/TN.559534 Br.2903 sayılı İdariYaptırım Kararı ile, 2872 sayılı ÇevreKanunu’nun 12. maddesi ile Hafriyat Toprağı, İnşaatve Yıkıntı Atıklarının KontrolüYönetmeliğinin 23. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle2872 sayılı Kanun’un 12. maddesi 20. maddesinin birincifıkrası (g) bendi ve 23. maddesi uyarınca 21.106 TL idari paracezası verildiği anlaşılmıştır. Dosya içinde mevcut, T.C. İstanbul BüyükşehirBelediyesi tarafından düzenlenen, “Hafriyat Toprağıve İnşaat/ Yıkıntı Atıkları Taşımaİzin Belgesi” nin incelenmesinde, belgenin 15.4.2013 tarihindedavacı M.K.B. adına düzenlendiği ve 15.4.2015 tarihinekadar geçerli olduğu, T.C. İstanbul Ümraniye BelediyeBaşkanlığı tarafındandüzenlenen, 21.1.2014 gün ve 108948 sayılı “Hafriyat Toprağı ve İnşaat/ YıkıntıAtıkları Taşıma ve Kabul Belgesi” nin incelenmesinde,belgenin 14.2.2014 tarihine kadar geçerli olduğu görülmüştür. Yukarıdayer verilen mevzuat hükümleri birlikte incelendiğinde; 2872sayılı Kanun’un 20. maddesinin birinci fıkrası (g)bendi uyarınca; 12 nci maddede öngörülen bildirim vebilgi verme yükümlülüğünü yerinegetirmeyenlere idari para cezası verileceği, 23. maddesinde, Kanun’dabelirtilen idarî para cezalarının, bu cezalarınverilmesini gerektiren fiillerin işlenmesinden itibaren üçyıl içinde birinci tekrarında bir kat, ikinci ve müteakiptekrarında iki kat artırılarak verileceği, 25. maddenin ikincifıkrası uyarınca; bu Kanun hükümlerine göreverilen idari yaptırım kararlarına karşı idariyargı yerine başvuruda bulunulacağı, 12. maddesinin sonfıkrasında ise, denetim, bilgi verme ve bildirimyükümlülüğüne ilişkin usul veesasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerledüzenlene-ceğinin belirtildiği anlaşılmıştır. 2872sayılı Kanun’un 12. maddesinin son fıkrasındabelirtildiği üzere çevre denetiminin usul veesaslarını düzenlemek için çıkarılan ÇevreDenetimi Yönetmeliğinin, 1. maddesinde, Yönetmeliğinamacının, çevrenin korunması için tesis veyafaaliyetin çalışmaya başlamasından sonaerdirilmesine kadar olan süreçte çevre denetiminin usul veesaslarını düzenlemek olduğu, “Denetime tabitesisler veya faaliyetler” başlıklı 5. maddesinde,Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde kalanserbest ve münhasır ekonomik bölgeler dâhil egemenlik veyargılama sahaları içerisindeki tüm kara ve denizalanlarında 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgili mevzuathükümleri kapsamındaki her türlü kirlilikkaynağı ve ihlallerin denetime tabi olduğu, 6. maddesininbirinci fıkrası (d) bendinde ise, denetime tabi tesis veyafaaliyetlerin denetim sırasında çevre mevzuatıkapsamında istenilen bilgi ve belgeleri öngörülensürede ve eksiksiz olarak sağlamakla yükümlü olduklarıbelirtilmiştir. 2872 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile bu maddenin sonfıkrası uyarınca çıkarılan ÇevreDenetimi Yönetmeliğinin yukarıda bahsedilen hükümleribir arada değerlendirildiğinde, denetime tabi faaliyet sahiplerinin,denetim sırasında çevre mevzuatı kapsamındakendilerine süre verilerek istenilen bilgi ve belgeleriöngörülen sürede ve eksiksiz olarak sağlamaklayükümlü tutulmakta olup, aynı Kanunun 20(g) maddesindekibildirim ve bilgi verme yükümlülüğünü yerinegetirmemek fiilinin varlığından söz edebilmek içindenetim sırasında istenilen belgelerin idareceöngörülecek süre içerisinde ibraz edilmemişolması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, hafriyattoprağı, inşaat yıkıntı veatıklarının çevreye zarar vermesinin engellenmesiamacıyla çıkarılan ve buna yönelik tedbir vedüzenlemeleri içeren, Hafriyat Toprağı, İnşaatve Yıkıntı Atıklarının KontrolüYönetmeliği’nin 23. maddesinde inceleme ve denetimsırasında atık taşıma ve kabul belgesinin ilgilitüm taraflarca denetim elemanlarına gösterilmesinin zorunluolduğu öngörülmüş ise de, bu yönetmeliktendaha sonra yürürlüğe giren Çevre DenetimiYönetmeliğinde çevre denetimine yönelik usul veesasların özel olarak düzenlendiği gözetildiğinde,denetim, bilgi verme ve bildirime yönelik uygulamalarda ÇevreDenetimi Yönetmeliği hükümlerinin esas alınmasıgerektiği ve buna göre de olayda, atık taşıma ve kabulbelgesinin denetim sırasında araçta bulunmaması halinde,idarece verilecek süre içerisinde ibrazının zorunlu olduğu,bu süre içerisinde geçerli bir belgenin sunulmamasıdurumunda ise atık taşıma ve kabul belgesinin ibrazedilmediğinin kabulü gerektiği açıktır. İstanbulAnadolu 5. Sulh Ceza Hakimliğince, düzenlenen idariyaptırımın yasa ve usule uygun olmadığı,ayrıca Ümraniye Belediye Başkanlığının21.1.2014 tarih ve 108948 belge nolu Hafriyat Toprağı veİnşaat/Yıkıntı Atıkları Taşıma veKabul Belgesine göre davacıya ait 41 UP 535 (11812) çekicisi35 DB 3262 plaka sayılı aracın 14.2.2014 tarihine kadar çalışmasüresinin bulunduğu gerekçesiyle, davacı adınakesilen para cezasının iptali ile kaldırılmasına kararverildiği, ancak 2872 sayılı Kanun’un 25. maddesininikinci fıkrası uyarınca bu Kanuna göre verilen idari paracezalarına karşı açılacak davalar yönündenidare mahkemeleri görevli kılındığından,anılan mahkemenin görevli mahkeme olmadığı; İstanbul2. İdare Mahkemesince, çevre denetimi esnasındadavacıya ait araçta bulundurulması gereken belgeninmevzuatın emrettiği ilgili denetim elemanlarına sunulmasıödevinin yerine getirilmediği belirtilerek, bu durumda; 2.2.2014tarihinde düzenlenen tutanakla davacının AtıkTaşıma ve Kabul Belgesi olmadan hafriyat toprağıtaşıdığının tespiti üzerine davacıadına idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemdehukuka aykırılık bulunmadığı sonucunavarılarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda izah edilen tüm mevzuat ve dosyadabulunan belgeler birlikte incelendiğinde, denetim sırasında M.K.B.’tançevre kirliliğine neden olabilecek hafriyat taşımaişi ile ilgili 2872 sayılıKanun’un 12. maddesinde belirtilen “diğer bilgi vebelgeler” kapsamında sayıla-bilecek hafriyat taşımaizin ve kabul belgesinin süre verilerek ibrazının istenilmesisöz konusu olmadığından, idari para cezasının dayanağıolan “bildirim ve bilgi vermeyükümlülüğünü yerine getirmemek”eyleminin gerçekleşmediği ve M.K.B.tarafından denetim tarihi itibariyle de var olduğu vegeçerliliğini koruduğu anlaşılan 21.1.2014 günve 108948 sayılı “Hafriyat Toprağı veİnşaat/ Yıkıntı Atıkları Taşıma veKabul Belgesi” nin dosyaya sunulduğu gözetildiğinde,M.K.B. adına verilen idari paracezasının kaldırılmasının hakkaniyete uygunolacağı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, adli yargı yerinceverilen kararın sonucu (hüküm kısmı) hukuka uygunlukarzetse de, 2872 sayılı Kanun’un 25. maddesinin ikincifıkrası uyarınca, bu Kanundandoğan idari para cezalarına karşı yapılacakitirazlarda açıkça idari yargı yerinin görevlikılınması karşısında; görevsiz mahkemeceverilmiş bir kararın varlığı gözetildiğinde,İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliğince verilen kararın kaldırılmasıgerektiği izahtan varestedir. İstanbul 2. İdareMahkemesi söz konusu idari para cezasınayapılan itirazda görevli mahkeme ise de; yukarıda izah edilennedenlerle, bu mahkemece verilen kararda hukuki isabetbulunmadığından, bu kararın da kaldırılmasıgerekmektedir. Bu saptama uyarınca, her iki kararın dakaldırılması zorunluluğu gözetilerek,“hakkın yerine getirilmesi” fiilen mümkünolamayacağından; 2247 sayılı Kanunun 25 nci maddesindeki“Hukuk alanındaki hüküm uyuşmazlıklarındaUyuşmazlık Mahkemesi, Danıştay YargılamaUsulünün bu Kanuna aykırı olmayan hükümleriniuygulamak suretiyle anlaşmazlığın esasını dakarara bağlar.” şeklindeki amir hükümuyarınca, uyuşmazlığın esası hakkındahüküm tesisi yoluna gidilmesi ve hukuka aykırı bulunanidari para cezasının iptaline karar verilmesi gerekmiştir. S O N UÇ : Açıklanannedenlerle; 1. İstanbul Anadolu 5. Sulh CezaHakimliğinin 24.2.2015 gün ve D.İş:2014/230 sayılı kesinleşen kararı ile İstanbul2. İdare Mahkemesinin 2.2.2015gün ve E:2014/1451, K: 2015/212 sayılıkesinleşen kararının KALDIRILMASINA, 2. Sebep unsuru yönünden hukukaaykırı bulunan M.K.B. adına 16.6.2014gün ve 13846789-611.02/TN.559534 Br.2903 sayılı İdariYaptırım Kararı ile verilen (İdari Yaptırım KararDefteri Sıra Numarası: 2014.HF 140180) 21.106TL. idari para cezasının İPTALİNE, 2577 sayılıKanun’un 31 inci md. uyarınca yargılama giderlerinindavalı idare üzerinde bırakılmasına, 3. Mevcut hükümuyuşmazlığının bu suretle giderilmesine, 10.07.2017gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy