T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/137
KARAR NO : 2017/423
KARAR TR : 10.07.2017
ÖZET: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/9. maddesi uyarınca verilen idari para cezası ile sürücü belgesi geri alma tutanağına karşı yapılan itirazın, aynı Kanun’un 112. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı :Z.G.
Vekili :Av. N.A.
Davalı :Kahramanmaraş Valiliği
Vekili :Av. A.K.
O L A Y : KahramanmaraşValiliği İl Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğünceyapılan denetim sırasında, 46 BB 320 plaka sayılı araçsürücüsü davacı adına, alkol cihazınaüflemeyi kabul etmediğinden bahisle, 2.4.2016 gün ve IA-875821seri-sıra sayılı Trafik İdari Para Cezası KararTutanağı düzenlenerek, davacıya 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 48/9. maddesi uyarınca 2.415 TLidari para cezası verilmiş, aynı birim tarafındansürücü belgesi geri alma tutanağı düzen-lenmiştir.
Davacı vekili, idari paracezası ile sürücü belgesi geri almatutanağının iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Davalıvekili süresi içinde, idari para cezası ilesürücü belgesi geri alma tutanağının iptaliistemiyle açılan dava yönünden görev itirazındabulunmuştur.
KAHRAMANMARAŞİDARE MAHKEMESİ: 1.6.2016 gün ve E:2016/391 sayı ile; trafik idari para cezalarından doğanuyuşmazlıklarda görevli mahkemelerin 5326 sayılı Kanun’un27/1. maddesi hükmü uyarınca sulh ceza mahkemeleri olmaklabirlikte, bir idari işlem olan sürücü belgesinin gerialınmasına ilişkin işlemlerden doğanuyuşmazlıklarda görevli mahkemelerin belirlenmesi hususunda gerek 5326, gerekse 2918 sayılı Kanun’da herhangi birhükme yer veril-mediği, bu nedenle sürücü belgesiningeri alınmasına ilişkin işlemlerden doğanuyuşmazlıkların idari yargının görev alanınagirdiğinin açık olup, 5326 sayılı Kanun’un 27/8.maddesinde yer alan düzenleme dikkate alındığında,dava konusu işlemlerden doğan uyuşmazlıklarıngörüm ve çözüm yerinin idari yargı olduğusonucuna ulaşıldığı belirtilerek,uyuşmazlığın idari yargının görevalanına girdiği gerekçesiyle, davalı idare vekilinceuyuşmazlığın görüm ve çözüm yerininadli yargı bünyesindeki mahkemelere ait olduğundan bahisleyapılan görev itirazının reddine karar vermiştir.
DavalıKahramanmaraş Valiliği vekilinin, adli yargı yararınaolumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içinde verdiğidilekçesi üzerine, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nagönderilmiştir.
YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI; somut olayda, idari para cezasına konuişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olaraksürücü belgesi geri alma tutanağı dadüzenlendiği ve idari yargı yerinde dava konusu edildiğianlaşılmış ise de; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun“Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde,“diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için, ….ehliyetingeri alınması,…. gibi yaptırımlara ilişkinhükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygundeğişiklik yapılıncaya kadar saklıdır”denilerek, ilgili Kanununda, bu Kanun hükümlerine uygundeğişiklik yapılıncaya kadar saklı tutulan, başkabir deyişle, belirtilen istisnalar içinde sayılanyaptırımlardan biri olan “ehliyetin geri alınması”nailişkin hükmün, 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un20. maddesiyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun112. maddesinde yapılan değişiklik ile yukarıda belirtilenşekilde yeniden düzenlendiği ve bu karara karşı kanunyoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğigözetildiğinde, oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının çözümünde,sürücü belgesi geri alma tutanağının iptaliistemiyle idari yargı yerinde açılan davanın biröneminin bulunmadığı, davanın adli yargı yerindegörülmesi gerektiği kanaatine varıldığı,görev kurallarının kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağının bilinen bir genel hukuk ilkesi olduğu, incelenenuyuşmazlıkta, öngörülen trafik para cezası vesürücü belgesi geri alma tutanağının 5326sayılı Kanunun 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu, 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılıKanunun 20. maddesiyle 2918 sayılı Kanunun 112. maddesindeyapılan değişiklik ile maddenin yeniden düzenlendiğive bu karara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği gibi idari para cezasına karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye de yer verilmediğinin anlaşıldığı,bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanunladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmamasıhalinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemeninbelirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezası ve sürücü belgesi geri alma tutanağına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varıldığı, UyuşmazlıkMahkemesinin 6.6.2016 tarih ve E:2016/310, K: 2016/355, 26.9.2016 tarihve E:2016/400, K: 2016/433 sayılı kararlarında da bu türdavaların görüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğunun vurgulandığı, somut olayailişkin davanın da özel hukuk hükümlerine göreadli yargı yerinde görülmesi gerektiğini belirterek, 2247sayılı Kanun’un 10 ve 13. maddeleri gereğince olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasınave dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir.
Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göreDanıştay Başsavcısının da yazılıdüşüncesi istenilmiştir.
DANIŞTAYBAŞSAVCISI: “…... 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu’nun 112. maddesinin “Bu Kanundaki Suçlarlaİlgili Davalara Bakacak Mahkemeler ve Yetkileri”başlıklı eski halinde; “Sürücü belgeleriningeçici olarak geri alınması hariç olmak üzere buKanundaki; hafif para cezasını veya bununla birlikte hafif hapiscezasını, belgelerin geri alınması ve iptali veyaişyerlerinin kapatılması cezasını gerektirensuçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunlarınbulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerindebakılır.” düzenlemesi yer almakta olup, söz konusuhükmün yürürlükte olduğu dönemde “sürücübelgelerinin geçici olarak geri alınması” işlemleriile ilgili davalar yasa hükmü ile adli yargı denetimidışında bırakılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinin12.07.2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanun ile değişik “SürücüBelgelerinin Geri Alınması ve İptalinde Yetki”başlıklı halihazırda yürürlükteki yeni halinde;“Bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevlilerin vetrafik tescil kuruluşlarının yetkilendirildiğihâller hariç olmak üzere, sürücü belgeleriningeri alınmasına ve iptaline sulh ceza mahkemeleri karar verir.”düzenlemesi yer almaktadır.
2918 sayılıKanun’un yukarıda bahsi geçen “TrafikZabıtasının Görev ve Yetki Sınırı ile GenelZabıtanın Trafik Hizmetlerini Yürütmeye İlişkinYetkisi” başlıklı 6. maddesinde; “Trafikzabıtası görevi sırasındakarşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genelzabıta görevi yapmakla da yetkilidir, mülki idare amirlerince,emniyet ve asayiş bakımından zorunlu görülen hallerdışında, trafik zabıtasına genel zabıtagörevi verilemez, araç, gereç ve özelteçhizatı trafik hizmetleri dışındakullanılamaz, trafik zabıtasının bulunmadığıveya yeterli olmadığı yerlerde polis; polisin ve trafik teşkilatınıngörev alanı dışında kalan yerlerde de jandarma, trafikeğitimi almış subay, astsubay ve uzman jandarmalar eliyleyönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygun olarak trafiğidüzenlemeye ve trafik suçlarına el koymaya görevli veyetkilidir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Görüldüğüüzere 2918 sayılı Kanun’un 112. maddesinindeğiştirilen halinde de, Kanunun 6. maddesinde sayılangörevliler ile trafik tescil kuruluşlarınınyetkilendirildiği haller hariç tutularak, diğer hallerdesürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulhceza mahkemelerinin karar vereceği vurgulanmıştır.
Bu durumda; 2918sayılı Kanun’un 112. Maddesinde 6495 sayılıKanun ile yapılan değişiklik, 5326 sayılı Kanun’unyukarıda bahsi geçen 19. maddesinde yer alan “diğerkanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için bir meslek vesanatın yerine getirilmemesi, işyerinin kapatılması, ruhsatveya ehliyetin geri alınması, kara, deniz veya hava nakilaracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulmasıgibi yaptırımlara ilişkin hükümlerin, bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklı olduğu” hükmü uyarınca bu kapsamdayapılan değişiklik olmayıp, sürücübelgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkinkollukça tesis edilen işlemler halen idari yargının denetimialtındadır.
2918sayılı Kanun’un bahsi geçen 6. maddesinde sayılangörevliler nitelikleri itibariyle idarenin ajanı olup,yürürlükteki mevzuat kapsamında idarenin kendilerineverdiği yetki çerçevesinde icra ettikleri işlemlerin deidari işlem niteliğinde olduğundan kuşkubulunmamaktadır.
TürkiyeCumhuriyeti Anayasasının “Yargı Yolu”başlıklı 125. maddesinde; idarenin her türlüişlem ve eylemine karşı yargı yolunun açıkolduğu belirtilmiş olup, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun “İdari Dava Türleri veİdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinde idari dava türleri; idari işlemlerdendoğan iptal davaları, idari işlem ve eylemlerden doğan tamyargı davaları ile idari sözleşmelerden doğan davalarolarak düzenlenmiştir.
Kamu kurum vekuruluşlarının kendilerine ilgili mevzuatla verilen göreviyaparken, kamu kudretini kullanmak suretiyle tek yanlı olarak tesisettikleri icrai işlemler veya eylemlerden doğanuyuşmazlıkların idari yargı merciinceçözümlenmesi gerekmektedir.
İdariişlemlerden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkemelerkural olarak idari yargı merciileri olmakla birlikte, yasamaorganının bir kanun ile idari işlemi adli yargınındenetimine vermesi gibi istisnai durumlarda idari işlemlerden doğanuyuşmazlıklar idari yargı denetimi dışındakalmaktadır.
Trafik idaripara cezalarından doğan uyuşmazlıklarda görevlimahkemeler 5326 sayılı Kanun’un 27/1. maddesihükmü uyarınca sulh ceza mahkemeleri olmakla birlikte, gerek2918, gerekse 5326 sayılı Kanun hükümleri gözönüne alındığında; bir idari işlemolan sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkinişlemlerden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkemelerinidari yargı mercii olduğu tartışmasız olup, 5326sayılı Kanunun 27/8 maddesinde yer alan “idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararlarında verilmiş olmasıhalinde, idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının bu işlemin iptal talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceği”düzenlemesi uyarınca da dava konusu işlemlerden doğanuyuşmazlığın da İdare Mahkemesinceçözümlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasa uyarınca 2.415 TL idari para cezasıverilmesi ve 2 yıl süreyle sürücü belgesine elkonulmasına ilişkin işlemlere karşı açılandavanın görüm ve çözümünde idariyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
SONUÇ: Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Yasanın 13. maddesi uyarıncayapılan başvurunun reddi gerektiği……” yolundadüşünce vermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 10.07.2017günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar ‘cezadavası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerindendolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği…” açıkça belirtilmiştir. Budurum göz önüne alındığında, olaybölümünde yazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Başvuruyazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, davalı idare vekilinin anılan Yasanın 10/2maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Yargıtay Başsavcısı'nca 10.maddedeöngörülen biçimde, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşıldığından, usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,2918 sayılı Yasa’nın 48/9. maddesi uyarınca verilenidari para cezası ile sürücü belgesi geri almatutanağının iptali istemiyle açılmıştır.
13.10.1983 tarih ve 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu’nun “Alkol, uyuşturucu veyauyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürmeyasağı” başlığı altındadüzenlenen 48. maddesi, 24.5.2013 tarihli 6487 sayılıKanun’un 19. maddesiyle yeniden düzenlenerek maddeye;
“Uyuşturucu veya uyarıcımaddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolünkandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknikcihazlar kullanılmasını kabul etmeyen sürücülere2.000 Türk Lirası idari para cezası verilir vesürücü belgesi iki yıl süreyle gerialınır” denilmek suretiyle dokuzuncu fıkra;
“Sürücü belgelerinin geçicigeri alma işlemleri bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılangörevliler tarafından yapılır ” denilmek suretiyle deonikinci fıkra eklenmiştir.
Anılan Kanun’un, “Trafikzabıtasının görev ve yetki sınırı ile genelzabıtanın trafik hizmetlerini yürütmeye ilişkinyetkisi” başlığı altında düzenlenen6. maddesinde ise, “Trafik zabıtası ve genelzabıtanın görev ve yetki sınırı;
a)Trafikzabıtası:
Trafikzabıtası görevi sırasındakarşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genelzabıta görevi yapmakla da yetkilidir.
Mülkiidare amirlerince, emniyet ve asayiş bakımından zorunlugörülen haller dışında, trafik zabıtasınagenel zabıta görevi verilemez, araç, gereç ve özelteçhizatı trafik hizmetleri dışındakullanılamaz.
b)Genel Zabıta:
Trafik zabıtasınınbulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde polis;polisin ve trafik teşkilatının görev alanıdışında kalan yerlerde de jandarma, trafik eğitimialmış subay, astsubay ve uzman jandarmalar eliyle yönetmeliktebelirtilen esas ve usullere uygun olarak trafiği düzenlemeye vetrafik suçlarına el koymaya görevli ve yetkilidir”hükmü yer almıştır.
Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılıYasa’nın 116. maddesi kapsamında araç tescilplakasına göre düzenlenenler dışında trafikzabıtasınca uygulanan idari para cezalarına karşı açılandavaları; bu uygulamanın idari ceza kapsamında bulunması;Yasada idari cezalarla ilgili davalarda görevli yargı yeriniaçıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi; 12.7.2013tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ile yapılandeğişiklikten önceki hali ile, bu Yasada gösterilenadli cezalara hükmetmekle görevli mahkemeye işaret eden 112.maddeye de herhangi bir atıfta bulunulmamış olmasıkarşısında ve göreve ilişkin genel ilkelere göreidari yargının görev alanındagörmüştür.
1.6.2005 tarihinde 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun yürürlüğe girmesi üzerineUyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce,sözü edilen Kanun’un diğer kanunlarda düzenlenenidari yaptırımlar ile bunlara karşı yapılacakitirazlara ilişkin görev hükümleri üzerindekietkisinin incelenmesi sonucunda: diğer kanunlarda düzenlenen idariyaptırımın, dayanağı olan yasanın amacıdikkate alınarak; Kabahatler Kanunu’nun 1., 2., 16. ve 19.maddelerinde belirtilen koşulları taşıması, 27.maddenin (1) numaralı bendinde belirtilen idari yaptırımlardanolması halinde, idari para cezaları ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin olanlarına karşı 1.6.2005tarihinden sonra yapılacak itirazlarda sulh ceza mahkemelerinin genelgörevli kılındığına ve bu nedenle doğangörev uyuşmazlıklarında adli yargı yeriningörevli bulunduğuna karar verilmiştir.
Dahasonra, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3üncü maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesinde, “(1)Bu Kanunun;
a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır.” denilmiştir.
Aynı Kanunun 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenensekizinci fıkrada ise; idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği kurala bağlanmış, bu maddenin gerekçesindede bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortayaçıkardığı bağlantı sorununaçözüm getirilmesinin amaçlandığı ifadeedilmiştir.
19.12.2006 tarihinde yürürlüğe girenbu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanun’un Adli Kovuşturma veCezaların Uygulanması başlıklı DokuzuncuKısım’a dahil “Bu Kanundakisuçlarla ilgili davalara bakacak mahkemeler ve yetkileri ”başlığı altında düzenlenen 112. maddesinin ilkparagrafında; sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınması hariç olmak üzere bu Kanundaki hafif paracezasını veya bu kanundaki hafif hapis cezasını, belgeleringeri alınması ve iptali veya işyerlerinin kapatılmasıcezasını gerektiren suçlarla ilgili davalara trafikmahkemelerinde, bunların bulunmadığı yerlerde yetki verilensulh ceza mahkemelerinde bakılacağı ifade edilmiş;böylelikle sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin uygulamalar, trafik ve sulh cezamahkemelerinin görevi dışında tutulmuş iken; 12.7.2013tarihli 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle yapılandeğişiklik ile, maddenin başlığı,“Sürücü belgelerinin geri alınmasında veiptalinde yetki”; şeklinde, madde ise, “Bu Kanunun6 ncı maddesinde sayılan görevlilerin ve trafik tescilkuruluşlarının yetkilendirildiği haller hariç olmaküzere, sürücü belgelerinin geri alınmasına veiptaline sulh ceza mahkemeleri karar verir.
Bu Kanunun 51 inci maddesinin ihlali ve 118 inci maddesinin ikincive üçüncü fıkralarında yazılı“100 ceza puanını doldurmak” eylemi nedeniylesürücü belgelerinin geri alınmasına yine bu Kanunun 6ncı maddesinde sayılan görevliler yetkilidir.
Sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınması veya iptaline dair verilen kesinleşmiş mahkemekararı örnekleri, sürücülerin sicillerineişlenmek üzere mahkemelerce ilgili trafik birimlerinegönderilir.
Bu Kanuna göre görülen davalar, diğer kanunlaragöre görülen davalarla birleştirilemez.
…….” denilerek yeniden düzenlenmiştir.
5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde ise, “(1) Diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için;
a) Bir meslekve sanatın yerine getirilmemesi,
b)İşyerinin kapatılması,
c) Ruhsatveya ehliyetin geri alınması,
d) Kara, deniz veya hava nakil aracınıntrafikten veya seyrüseferden alıkonulması,
gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır” denilmiştir.
Sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin karar, 2918 sayılı Kanun’un12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ileyapılan değişiklikten önceki 112. maddesi ve 5326sayılı Kanun uyarınca incelendiğinde, 2918 sayılıKanun’un, bu Kanun’daki suçlarla ilgili davalara bakacakmahkemeler ve yetkilerinin düzenlendiği 112. maddesi uyarınca,sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin davaların sulh ceza mahkemeleriningörevine dahil edilmediği ve 5326 sayılı Kanun’un 19.maddesinde, diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için ehliyetin gerialınmasına ilişkin hükümlerin geçici istisnalariçinde sayıldığı dikkatealındığında; sürücü belgeleriningeçici olarak geri alınmasına ilişkin davalara bakmagörevinin idare mahkemesine ait olduğu kuşkusuzdur.
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce,idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlıklarının çözümünde, idaripara cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkinkararın hukuka aykırılığıiddiasının da, idari yargı yerinde görüleceğisonucuna varılarak, idari yargı yerince verilen görevsizlikkararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Somut olayda,idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişiile ilgili olarak sürücübelgesi geri alma tutanağı da düzenlendiği ve idari yargı yerinde dava konusu edildiğianlaşılmış ise de; 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun “Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde,“diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için, ….. ehliyetingeri alınması, …….gibi yaptırımlarailişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklıdır” denilerek, ilgili kanununda, bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklı tutulan, başka bir deyişle, belirtilen istisnalariçinde sayılan yaptırımlardan biri olan “ehliyetingeri alınması”na ilişkin hükmün, 12.7.2013 tarihve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılan değişiklikile yukarıda belirtilen şekilde yeniden düzenlendiği ve bukarara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği gözetildiğinde, oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının çözümünde,sürücü belgesi geri alma tutanağının iptaliistemiyle idari yargı yerinde açılan davanın biröneminin bulunmadığı, davanın adli yargı yerindegörüleceği açıktır.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceğiaçıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen trafik para cezası vesürücü belgesi geri alma tutanağının 5326sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 12.7.2013 tarih ve 6495sayılı Kanun’un 20.maddesiyle 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılandeğişiklik ile maddenin yeniden düzenlendiği ve bu kararakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğigibi idari para cezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeyede yer verilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda,Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleridikkate alınacağından, idari para cezası vesürücü belgesi geri alma tutanağına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile davalı idare vekilinin görevitirazının reddine ilişkin Kahramanmaraş İdareMahkemesince verilen 1.6.2016 gün ve E:2016/391 sayılıgörevlilik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, davalı idare vekilinin görev itirazınınreddine ilişkin Kahramanmaraş İdare Mahkemesince verilen1.6.2016 gün ve E:2016/391 sayılı GÖREVLİLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 10.07.2017 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Birgül
KURT
Full & Egal Universal Law Academy