T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/140
KARAR NO : 2017/184
KARAR TR : 13.03.2017
ÖZET: 2559 sayılı Polis Vazife Ve Salahiyet Kanunu ile İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 36. maddesi uyarınca verilen idari para cezasının kaldırılması istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : B.Ş.
Vekili : Av. M. K.
Davalı : KarabükBelediye Başkanlığı
O L A Y : Karabük BelediyeBaşkanlığı’nın 31.12.2015 gün ve 14/1092sayılı Encümen Kararı ile, KarabükValiliği İl Emniyet Müdürlüğünün25.12.2015 tarih ve 70564 sayılı yazılarında, Karabükİli Bayır Mahallesi, Sümer Caddesi üzerinde faaliyetgösteren davacı B.Ş.’e aitKader Birahanesi isimli işyerinde konsomatrisçalıştırılmak suretiyle mevzuathükümlerine aykırı hareket edildiğinin tespit edilerektutanak tanzim edildiği, gereğinin yapılarak neticeden bilgiverilmesinin istendiği belirtilerek, adı geçen işyeriadına, Karabük Belediye Başkanlığı’nın3.12.2015 gün ve 4/997 sayılı Encümen Kararıile, Karabük Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün26.11.2015 tarih ve 794521 sayılı yazılarına istinaden2.100,00 TL para cezası uygulanmasına karar verilmiş olup, 2559sayılı Polis Vazife Ve Salahiyet Kanunu’nun 6. maddesinde yeralan, “Bu maddede belirtilen aynı fiillerin bir yıliçinde tekrarı halinde, en son uygulanan para cezası bir katartırılarak uygulanır” hükmü ileİşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarınaİlişkin Yönetmeliğin 36. maddesi hükümleri uyarıncabahsedilen işyeri adına 4.200,00 TL para cezasıuygulanmasına karar verilmiş,
T.C. KarabükBelediyesi 31.12.2015 gün ve 14/1092 sayılı “Kararve Tebliğ İlmühaberi” başlığıaltında “Merbut Zabıt Varakasında hüviyetiyazılı B.Ş.’in 2559 sayılıKan.ve Yön.39. maddesine aykırı olarak İşyerindemevzuat hükümlerine aykırı olarak konsomatrisçalıştırdığı suçunuişlediği anlaşıldığından muaddel umuruBelediyeye müteallik ahkamı cezaiye kanununa istinaden 2,100,00x2=4.200,00 TL hafif para cezası alınmasına ve (1) günsan’at ve ticaretini icradan men’e 31.12.2015 tarihinde Belediyeencümenince karar verildi.” şeklindeki yazı ile durumişyeri yetkilisine tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili, idari paracezasının iptal edilmesi istemiyle adli yargı yerine itirazdabulunmuştur.
KARABÜK SULH CEZAHAKİMLİĞİ: 25.5.2016 gün ve D.İş:2016/170sayı ile; Karabük Belediye Başkanlığıtarafından tanzim edilen, 31.12.2015 gün ve 14/1092 sayılıve 4.200 TL tutarındaki idari para cezasının 2559sayılı Polis Vazife Ve Salahiyet Kanunu ile İşyeriAçma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkinYönetmeliğin 36. maddesi hükümleri uyarınca verildiği,bu nedenle yapılan itirazın 5326 ve 2559 sayılı Kanunlardayer alan düzenlemeler gereğince görüm veçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle yapılan başvurunun 5326 sayılıKanun’un 28/1-b maddesi uyarınca görev yönündenreddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez,aynı istemle idariyargı yerinde dava açmıştır.
KASTAMONU İDAREMAHKEMESİ: 21.7.2016 gün ve E:2016/706, K:2016/782 sayı ile;“…… 1608 sayılı Umuru Belediyeye MüteallikAhkamı Cezaiye Kanunu’nda idari para cezalarına karşıbaşvurulacak görevli yargı yeri gösterilmediğinden,Karayolları Trafik Kanunu’na göre verilmiş olan idari paracezasına ilişkin açılan davanın görüm veçözümünün sulh ceza mahkemesine ait olduğuaçıktır.
Bu durumda, idariyargının görevli olmadığı ve farklı biryargı kolu olan adli yargının görevli olduğu birkonuda açılan davanın görev yönünden reddigerekmektedir.” demek suretiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, verilen karara davacı vekilitarafından itiraz edilmesi üzerine, Ankara Bölge İdareMahkemesi Başkanlığı 9. İdare Dava Dairesi, 14.12.2016gün ve E:2016/196, K:2016/189 sayılı kararı ile,miktarı itibariyle verilen kararın kesin olduğu, bu nedenleistinaf yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle isteminincelenmeksizin reddine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan13.03.2017 günlü toplantısında:
1-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre:
Uyuşmazlık MahkemesiGenel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun bütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, buKanunun uygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görev uyuşmazlığınınHukuk Bölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Adli ve idari yargı yerleriarasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıl-dığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi .
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 2559 sayılı PolisVazife Ve Salahiyet Kanunu ile İşyeri Açma veÇalışma Ruhsatlarına İlişkinYönetmeliğin 36. maddesi uyarınca verilen idari paracezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır.
2559 sayılı PolisVazife Ve Salahiyet Kanunu’nun 6. maddesinde, “Umumaaçık istirahat ve eğlence yerlerinden;
a) Faaliyetten geçiciolarak men edildiği halde süresinden önce açılan,
b) Açık vekapalı bulunacağı saatlere uymayan,
c) Bu Kanunun 12 nci maddesindebelirtilen yasaklara uymadığı tespit edilen,
d) Mevzuat hükümlerineaykırı olarak işletilen,
İş yerlerininişletmecilerine beşyüzmilyon Türk Lirası ile birmilyarTürk Lirası arasında idarî para cezası verilir.
Bu maddedeöngörülen idarî para cezaları, belediyesınırları içinde belediye encümeni, belediyesınırları dışında il daimi encümenitarafından verilir. Verilen idarî para cezalarına dair kararlarilgililere 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerinegöre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğtarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idaremahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerinegetirilmesini durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.İtiraz, zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde incelemeyapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır.İdarî para cezaları 6183 sayılı ÂmmeAlacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunhükümlerine göre tahsil olunur.
Bu maddede belirtilen aynıfiillerin bir yıl içinde tekrarı halinde, en son uygulananpara cezası bir kat artırılarak uygulanır.”denilmiş;
İşyeri Açma VeÇalışma Ruhsatlarına İlişkinYönetmeliğin, “Amaç” başlıklı1.maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı, işyeriaçma ve çalışma ruhsatlarının verilmesindeuygulanacak esas ve usulleri düzenlemektir.”, “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, “Bu Yönetmelik,sıhhî ve gayrisıhhî işyerleri ile umumaaçık istirahat ve eğlence yerlerininruhsatlandırılması ve denetlenmesine dair iş veişlemleri kapsar.”, “Dayanak” başlıklı3. maddesinde, “Bu Yönetmelik, 24/4/1930 tarihli ve 1593sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, 4/7/1934 tarihli 2559sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu, 14/6/1989 tarihli ve 3572sayılı İşyeri Açma ve ÇalışmaRuhsatlarına Dair Kanun Hükmünde KararnameninDeğiştirilerek Kabulüne Dair Kanun, 12/4/2000 tarihli ve 4562sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu, 10/7/2004 tarihli ve5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 22/2/2005tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu,3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununa dayanılarakhazırlanmıştır.” hükümleri yeralmış;
“Umuma Açıkİstirahat ve Eğlence YerlerindeÇalıştırılacak Kişiler” üstbaşlığı altında düzenlenen, “Çalıştırılacak kişilerde aranacakşartlar” başlıklı 36. maddesinde,“Kanunî istisnalar saklı kalmak üzere; eğlence,oyun, içki ve benzeri amaçlı umuma açık yerlerdeonsekiz yaşından küçüklerçalıştırılamaz.
(Değişik ikincifıkra: 12/3/2012-2012/2958 K.) Umuma açık istirahat veeğlence yerlerinde çalıştırılacakkişilerin adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimliknumarası, adlî sicil ve bulaşıcıhastalığı bulunmadığına dair beyanlarınınyetkili idareye verilmesi şarttır.
(Değişiküçüncü fıkra: 12/3/2012-2012/2958 K.) Umumaaçık istirahat ve eğlence yerlerindeçalıştırılacak kişilerin,bulaşıcı hastalığı bulunmadığınadair resmî sağlık kurumundan alınacak sağlıkraporu, bu kişiler işe başlamadan önce temin edilir ve bukişiler çalıştığı sürece altıayda bir yenilenerek işyerinde hazır bulundurulur. Bu raporlar ruhsatverme aşamasında yetkili idare tarafından istenmez; ancak,yapılacak denetimlerde bu raporların görevlilere gösterilmesigerekir.
Umuma açık istirahatve eğlence yerlerinde, genel kadın olarak tescil edilenlerçalıştırılamaz.
(Değişik beşincifıkra: 12/3/2012-2012/2958 K.) Sahneye münhasır olaraksanatını icra edecek sanatçılar içinyukarıdaki bilgi ve belgeler istenmez.
Müşteri ile beraberyiyip içerek müşterinin eğlenmesini sağlayankonsomatrisler sadece pavyon ruhsatlı yerlerdeçalışabilir.
Yabancıların umumaaçık istirahat ve eğlence yerlerindeçalışmaları yabancılarla ilgili mevzuathükümlerine tabidir.” denilmiş,
“Geçici süreylefaaliyetten men ve idarî para cezası”başlığı altında düzenlenen 39. maddesinde,“(Değişik birinci fıkra: 12/12/2016-2016/9741 K.) 2559sayılı Kanunun 8 inci madde-sinde sayılan hususlarıntespiti halinde belirtilen işyerleri otuz günü geçmemeküzere geçici süreyle; bu işyerlerinin mevzuathükümlerine aykırı olarak ruhsatsızişletildiğinin tespiti halinde ise süresiz olarak ya da ruhsatalıncaya kadar mahallin en büyük mülki idare amiritarafından faaliyetten men edilir. Faaliyetten men’e ilişkinonay uygulanmak üzere yetkili idareye bildirilir. Yetkili idare engeç üç işgünü içinde faaliyettenmen’e ilişkin kararı işyerini mühürlemeksuretiyle uygulayarak buna ilişkin tutanağın bir suretini ilgilimülki makama gönderir. Yetkili idare, işyerinin faaliyettenmen’ine ilişkin kararı süresinde uygulamazsa,sorumluluğu yetkili idareye ait olmak üzere kapatma kararıkolluk güçleri tarafından re’sen uygulanır veyetkili idareye bilgi verilir.
(Değişik ikincifıkra: 12/3/2012-2012/2958 K.) 36 ncı maddeyeaykırılığın veya 2559 sayılı Kanunun 6ncı maddesinde belirtilen hususların tespiti hâlinde, yetkiliidare tarafından 2559 sayılı Kanunun 6 ncı maddesindebelirtilen usûle göre idarî para cezasıuygulanır.” hükmü yer almıştır.
1.6.2005 tarihinde 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun yürürlüğe girmesi üzerineUyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce,sözü edilen Kanun’un diğer kanunlarda düzenlenenidari yaptırımlar ile bunlara karşı yapılacakitirazlara ilişkin görev hükümleri üzerindekietkisinin incelenmesi sonucunda: diğer kanunlarda düzenlenen idariyaptırımın, dayanağı olan yasanın amacıdikkate alınarak; Kabahatler Kanunu’nun 1., 2., 16. ve 19.maddelerinde belirtilen koşulları taşıması, 27.maddenin (1) numaralı bendinde belirtilen idari yaptırımlardanolması halinde, idari para cezaları ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin olanlarına karşı 1.6.2005tarihinden sonra yapılacak itirazlarda sulh ceza mahkemelerinin genelgörevli kılındığına ve bu nedenle doğangörev uyuşmazlıklarında adli yargı yeriningörevli bulunduğuna karar verilmiştir.
Daha sonra, 30.3.2005tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3 üncümaddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesinde, “(1)Bu Kanunun;
a)İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde,
b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır.”denilmiş; Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı27. maddesinin 1. fıkrasında ise, “idari para cezasıve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir ” düzenlemeleriyer almıştır.
Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmamasıhalinde uygulanacağı; diğer Kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava için görevlihale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlik kararı veremeyip(yeni kanuna göre görevli hale geldiği için) davayabakmaya devam etmesi gerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, söz konusu işyeri adına, 2559sayılı Polis Vazife Ve Salahiyet Kanunu’nun 6. maddesi ileİşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarınaİlişkin Yönetmeliğin 36. maddesi hükümleriuyarınca idari para cezası verildiği, bu paracezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu,2559 sayılı Kanun’da da bu Kanun uyarınca verilen para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin idariyargı yeri olarak gösterildiğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3.maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 2559 sayılı Kanun hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanun’un 6. maddesininüçüncü fıkrası uyarınca idari yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle,Kastamonu İdare Mahkemesi’nin 21.7.2016 gün ve E:2016/706,K:2016/782 sayılı görevsizlikkararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Kastamonu İdare Mahkemesi’nin 21.7.2016gün ve E:2016/706, K:2016/782 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA,13.03.2017 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy