T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/189
KARAR NO : 2017/242
KARAR TR : 10.04.2017
ÖZET : 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14. maddesine aykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarınca verilen idari para cezasının kaldırılması istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk. K A R A R Davacı :Sağlık Bakanlığı Vekili : Av. A.E. Davalı :Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Vekili : Av. F.K. O L A Y : Türkiye İş KurumuGenel Müdürlüğü Bursa Çalışma veİş Kurumu İl Müdürlüğü’nün16.4.2015 gün ve 99601485-679-9484,17.4.2015 gün ve99601485-679-9433, 17.4.2015 gün ve 99601485-679-9535sayılı işlemleriile, Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve AraştırmaHastanesinde meydana gelen ve sırasıyla G.Ş., B.C. ve A.C.C.isimli çalışanların yaralanması ilesonuçlanan iş kazalarının, Bursa Sosyal GüvenlikKurumu İl Müdürlüğünce verilen bilgiyegöre, 6331 sayılı İş Sağlığıve Güvenliği Kanunu’nun 14. maddesinin ikinci fıkrasındabelirtilen sürede bildirmeyerek söz konusu Kanunaaykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 26. maddesininbirinci fıkrası (e) bendi uyarınca Bursa Yüksekİhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi adınasırasıyla 2.240,00, 2.466,00 ve 2.466,00 TL olmak üzereüç ayrı idari para cezası verilmiştir. Davacı vekili, idari paracezalarının iptali istemiyle adli yargı yerine itirazdabulunmuştur. BURSA 3. SULH CEZAHAKİMLİĞİ: 26.8.2015 gün ve D.İş:2015/1862sayı ile; 6331 sayılı Kanun'un 26. maddesinin ikincifıkrası hükmü uyarınca yapılan başvurukonusunda karar verme görevinin idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine kararvermiş, yapılan itiraz Bursa 4. Sulh Ceza Hakimliğince kesinolarak reddedilmiştir. Davacı vekili bu kez, 17.4.2015gün ve 99601485-679-9433 sayılı işlemle verilen idari paracezasının iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmış, davalı vekilinin görev itirazındabulunması üzerine, Bursa 2. İdare Mahkemesi, 6331sayılı Kanun uyarınca verilen idari para cezasınakarşı yapılan itirazın, aynı Kanun’un 26.maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca idariyargı yerinin görev alanına girdiğigerekçesiyle davalı vekilinin görev itirazınınreddine karar vermiş, davalı vekilinin, adli yargı yararınaolumlu görev uyuşmazlığı çıkartılmasıyolunda süresi içinde verdiği dilekçesi üzerine,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı davada adli yargıyerinin görevli olduğunu belirterek, 2247 sayılıKanun'un 10 ve 13. maddeleri gereğince olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiş, yazılı düşüncesi alınan Danıştay Başsavcısı, idari para cezasınakarşı açılan davanın görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varıldığını belirterek, 2247sayılı Yasa’nın 13. maddesi uyarınca yapılanbaşvurunun kabulünün uygun olacağınıbildirmiş, Uyuşmazlık Mahkemesi 28.11.2016 gün ve E:2016/464,K:2016/553 sayılı kararı ile, uyuşmazlığa konuedilen Bursa 2. İdare Mahkemesi’nin görevlilik kararındanönce, Bursa 3. Sulh Ceza Hakimliği’nce tarafları, konusuve sebebi aynı olan, 17.4.2015 gün ve 99601485-679-9433sayılı işlemle verilen idari para cezasının iptaliistemiyle açılan dava yönünden verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararının bulunmasıkarşısında, 2247 sayılı Yasa’nın 10.maddesinde öngörülen yönteme uygun bulunmayan YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı başvurusunun reddinekarar vermiştir. BURSA 2.İDARE MAHKEMESİ: 6.3.2017 gün ve E:2015/1229 sayı ile; 6331sayılı Kanun uyarınca Bursa Çalışma veİş Kurumu İl Müdürlüğü tarafındanverilen idari para cezasının iptal edilmesi istemiyleaçılan davada, 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 3 ve 27. maddeleri gereğince davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına ve davanınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Birgül KURT, Mehmet AKBULUT ve YükselDOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 10.04.2017günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık MahkemesiGenel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenip değerlendirilmesinden,bu Kanunun uygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlara bırakılancezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlar hakkındayapılan itirazlar ya da açılan davalar ‘ceza davası’olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalarailişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği...” açıkça belirtilmiştir. Budurum gözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, “17.4.2015gün ve99601485-679-9433 sayılı işlemleverilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davayönünden oluşan” görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi . II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 6331 sayılıKanun’un 14. maddesine aykırılık nedeniyle aynıKanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır. 6331 sayılıİş Sağlığı ve GüvenliğiKanunu’nun “İş kazası ve meslekhastalıklarının kayıt ve bildirimi” başlığıaltında düzenlenen 14. maddesinde, “(1) İşveren; a) Bütün işkazalarının ve meslek hastalıklarınınkaydını tutar, gerekli incelemeleri yaparak bunlar ile ilgiliraporları düzenler. b) İşyerinde meydanagelen ancak yaralanma veya ölüme neden olmadığı haldeişyeri ya da iş ekipmanının zarara uğramasına yolaçan veya çalışan, işyeri ya da işekipmanını zarara uğratma potansiyeli olan olaylarıinceleyerek bunlar ile ilgili raporları düzenler. (2) İşveren,aşağıdaki hallerde belirtilen sürede Sosyal GüvenlikKurumuna bildirimde bulunur: a) İşkazalarını kazadan sonraki üç iş günüiçinde. b) Sağlık hizmetisunucuları veya işyeri hekimi tarafından kendisine bildirilenmeslek hastalıklarını, öğrendiği tarihtenitibaren üç iş günü içinde. (3) İşyeri hekimi veyasağlık hizmeti sunucuları; meslek hastalığıön tanısı koydukları vakaları, Sosyal GüvenlikKurumu tarafından yetkilendirilen sağlık hizmetisunucularına sevk eder. (4) Sağlık hizmetisunucuları kendilerine intikal eden iş kazalarını,yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucuları ise meslekhastalığı tanısı koydukları vakaları engeç on gün içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir. (5) Bu maddeninuygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, SağlıkBakanlığının uygun görüşü alınarakBakanlıkça belirlenir” denilmiş; “İdari paracezaları ve uygulanması” başlığıaltında düzenlenen 26. maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanunun; (……) e)14 üncümaddesinin birinci fıkrasında belirtilenyükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her biryükümlülük için ayrı ayrıbinbeşyüz Türk Lirası, ikinci fıkrasındabelirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işvereneikibin Türk Lirası, dördüncü fıkrasındabelirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyensağlık hizmeti sunucuları veya yetkilendirilen sağlıkhizmeti sunucularına ikibin Türk Lirası, (……) idari para cezası verilir.” denilmiş; aynı maddenin ikincifıkrasında, “(Değişik: 4/4/2015-6645/4 md.) Bu Kanunda belirtilen idari para cezaları, 14üncü maddede belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlereuygulanacak idari para cezaları hariç gerekçesi belirtilmeksuretiyle Çalışma ve İş Kurumu ilmüdürünce verilir. 14 üncü maddede belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenleriçin uygulanan idari para cezaları hariç tahsil edilen idaripara cezaları genel bütçeye gelir kaydedilir. 14üncü maddede belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlereuygulanacak idari para cezaları ise doğrudan Sosyal GüvenlikKurumunca verilir. Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102 nci maddesi hükümleri uygulanır. Verilen diğeridari para cezaları tebliğinden itibaren otuz gün içindeödenir. İdari para cezaları tüzel kişiliğibulunmayan kamu kurum ve kuruluşları adına dadüzenlenebilir.” hükmü yer almış; 5510 sayılıSosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 102.maddesinde ise, “(.......) İdarî paracezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihindenitibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgilihesaplarına yatırılır veya aynı süreiçinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumcaitirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihindenitibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesinebaşvurabilirler. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde, idari para cezasıkesinleşir. İdarî paracezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yolunabaşvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren onbeşgün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtteüçü tahsil edilir. Peşin ödeme idari paracezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkınıetkilemez. (.......)” denilmiştir. Olayda, davanın, SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı Bursa Sosyal Güvenlikİl Müdürlüğü tarafından,Bursa Çalışma ve İş Kurumu İlMüdürlüğüne, Bursa Yüksek İhtisasEğitim ve Araştırma Hastanesinde meydana gelen G.Ş.,B.C. ve A.C.C. isimli çalışanların yaralanmasıile sonuçlanan iş kazalarının 6331 sayılıİş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun14. maddesinde belirtilen sürede Kuruma bildirilmediğinin aynıKanun'un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendiuyarınca işlem yapılmak üzere bildirilmesiüzerine, Bursa Çalışma ve İş Kurumu İlMüdürlüğü tarafından bahsedilen hastaneadına 6331 sayılı Kanun uyarınca verilen idaripara cezasının iptali istemiyle açıldığı,6331 sayılı Kanun’da ise, idari para cezası verilecekhususların düzenlendiği ancak, idari para cezasınakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği, ayrıca, bu Kanun uyarınca SosyalGüvenlik Kurumu tarafından verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102. maddesi hükümlerinin uygulanacağıanlaşılmıştır. Öte yandan, 30.3.2005 gün ve 25772 sayılı ResmiGazete’de yayımlanarak 1.6.2005 tarihindeyürürlüğe giren 30.3.2005 gün ve 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesiyle değişik 3. maddesindeise,” (1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır"; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise"idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeşgün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir" düzenlemeleriyer almıştır. Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer Kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının6331 sayılı İş Sağlığı ve GüvenliğiKanunu uyarınca, Bursa Çalışma veİş Kurumu İl Müdürlüğünceverildiği, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu,6331 sayılı Kanun’da da bu Kanun uyarınca Çalışma ve İş Kurumu İlMüdürlüğünce verilen para cezasına itirazkonusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3.maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Bursa 2. İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile,Bursa 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 26.8.2015 gün veD.İş:2015/1862 sayılı görevsizlik kararının 17.4.2015gün ve99601485-679-9433 sayılı işlemleverilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davayönünden verilen kısmının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Bursa 2. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, Bursa 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 26.8.2015 gün veD.İş:2015/1862 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ17.4.2015 günve 99601485-679-9433 sayılı işlemle verilen idari paracezasının iptali istemiyle açılan dava yönündenverilen kısmının KALDIRILMASINA,10.04.2017 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Birgül KURT Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy