T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/324
KARAR NO : 2017/373
KARAR TR : 05.06.2017
ÖZET : 3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : O. R. Mad. Mer. San. İth. İhr. ve Tic. Ltd.A.Ş.
Vekili : Av. S.K.
Davalı :Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
O L A Y : Enerji veTabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri GenelMüdürlüğünün 19.8.2016 78671328-101.10.02-E.429289 sayılı yazısıyla; davacıhakkında, Denizli İli sınırları dahilinde vedavacı uhdesinde bulunan Sicil:69965 sayılıişletme ruhsat sahasında Maden İşleri GenelMüdürlüğünce yapılan inceleme ve tespitlerdoğrultusunda yapılan değerlendirmede, 3213sayılı Maden Kanunu’nun 12. maddesinin dördüncü fıkrasındayer alan, “Denetim ve inceleme sonucunda, yaptığı üretimve sevkiyatı bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine,ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktariçin hesaplanacak Devlet hakkının beş katıtutarında idarî para cezası verilir.” hükmügereği beyan edilmeyen 5.691,14 TL devlet hakkı +1.707,34 ek devlethakkı =7.398,48 TL x 5 katı = 36.992,40 TL idari paracezası uygulanmasına, ayrıca yukarıda belirtilensevkiyatın Genel Müdürlüğe bildirilmediği tespitedildiğinden aynı Kanun’un 10. maddesinde yer alan,“Gerçek dışı veya yanıltıcı beyandabulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasınıengelleyen ve haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TLidari para cezası verilir…..” hükmü gereği50.000,00 TL idari para cezası uygulanmasına, GenelMüdürlüğün 30.1.2016 gün ve E.801376sayılı Oluru ile karar verildiği davacıya bildirilmiştir. Davacıvekili, idari para cezalarının iptaline karar verilmesi istemiyle adliyargı yerine itirazda bulunmuştur. DENİZLİ 2.SULH CEZA HAKİMLİĞİ: 2.2.2017 gün veD.İş:2016/3002, K:2016/3002 sayı ile, GenelMüdürlüğün 30.1.2016 gün ve E.801376sayılı Oluru ile verilen kararında idari para cezası ilebirlikte, ayrıca “üretim faaliyetinindurdurulması” ve Maden Çalışanları ZorunluFerdi Kaza Sigortası kapsamında, “….ferdi kazasigortası yaptırılmadan üretime hazırlık veüretim faaliyetinde bulunulmaması….” konusunda kararlarda verildiğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8.maddesine göre idari para cezası yanında idariyargının görev alanına giren kararın da verilmişolması nedeniyle davanın çözümünün idariyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle itirazın görevyönünden reddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir. Davacı vekili,bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. DENİZLİİDARE MAHKEMESİ: 27.2.2017 gün ve E:2017/447, K:2017/463sayı ile, Maden Kanunu’nda bu Kanun uyarınca verilen idari paracezalarına karşı itiraz mercii hususunda bir hükümbulunmaması ve idari para cezaları yanında idariyargının görev alanına giren bir yaptırımında dava konusu edilmemesi nedeniyle, davanın görüm veçözümünün adli yargı yerinin görevalanında bulunduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine ve dosyanın görevuyuşmazlığının çözüm-lenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 05.06.2017 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık MahkemesiGenel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılıİlke Kararında, “2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanununbütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanununuygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Olay kısmında belirtildiği üzeretarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada; adli yargı yerinceidari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyleverilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlik kararıbulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyen idariyargı yerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği kararbakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. 1-2247 sayılı Yasanın 14. maddesindeyer alan, “Olumsuz görev uyuşmazlığınınbulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli, idari veyaaskeri yargı mercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebiaynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yoldaverdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olmasıgerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.” hükmüne göre, adliyargı yerince verilip kesinleşmiş görevsizlik kararıüzerine idari yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesive bu kararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir. 2- 2247 sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler ” hükmünegöre ise, idari yargı yeri, davaya bakma görevinin dahaönce görevsizlik kararı veren adli yargı yerine aitolduğunu belirten gerekçeli bir karar ile doğrudanUyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağına sahiptir.Şu kadar ki, başvuru kararının, görev konusundaUyuşmazlık Mahkemesince karar verilmesine değin işinincelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir. Yasa koyucu, 14. maddeye göre hukuk alanındaolumsuz görev uyuşmazlığı doğması halindeher iki yargı merciince işten el çekilmiş olduğundanbaşvurma iradesini davanın taraflarına bırakmışiken, bu yönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağını tanımıştır. Olayda,idari yargı yerince, görevsizlik kararı verilmekle birlikte,bununla yetinilmemiş, görevli merciin belirtilmesi için davadosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de karar verilmiştir. Bu haliyle, her ne kadar 2247sayılı Yasada öngörülen yönteme uymamakta ise de,davanın taraflarınca başvuruda bulunulmadığıgözetilerek, İdare Mahkemesince re’sen yapılanbaşvurunun 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesikapsamında olduğunun kabulü ile UyuşmazlıkMahkemesinin önüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerek UyuşmazlıkMahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülten Fatma BÜYÜKEREN’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendiktensonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 3213 sayılı Kanun’un 10.maddesinin yedinci fıkrası ile 12. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca verilen idari para cezalarının kaldırılmasıistemiyle açılmıştır. 4.6.1985 gün ve 3213 sayılı MadenKanunu’nun “Amaç” başlığınıtaşıyan 1. maddesinde, “Bu Kanun madenlerin aranması,işletilmesi, üzerinde hak sahibi olunması ve terk edilmesi ileilgili esas ve usulleri düzenler” denilmiş; “Beyanusulü” başlığı altında düzenlenen 10. maddesininyedinci fıkrasında ise, “Gerçek dışı veyayanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanunhükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve haksız surettehak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir.Bu fıkranın ikinci kez ihlâli halinde bir önceki cezakatlanarak uygulanır. Üç yıl içinde maddehükümlerinin üç kez ihlâl edilmesi halinde ruhsatiptal edilir.” denilmiş; “Üretim ve sevkiyat” başlığı altında düzenlenen 12. maddesinde ,“Üretilen madenin sevk fişi ile sevkiyatı zorunludur. …… …… Denetim ve inceleme sonucunda, yaptığıüretim ve sevkiyatı bildirmediği tespit edilen ruhsatsahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyenmiktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katıtutarında idarî para cezası verilir.” hükmü yeralmıştır. Olayda,dava 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 10 ve 12. maddeleri uyarınca verilen idari para cezalarının iptali istemiyle açılmışolup, 3213 sayılı Kanun’da da idari paracezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeyeyer verilmemiştir. Öte yandan; 30.3.2005 gün ve 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3.maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır” ; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında,"idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geçonbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir”düzenlemeleri yer almıştır. Aynı Kanun’un 27. maddesine, 5560sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceği kuralabağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de bu hükümle,Kabahatler Kanunu’ndaki düzenlemelerin ortayaçıkardığı bağlantı sorununaçözüm getirilmesinin amaçlandığı ifadeedilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce, idaripara cezası yönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlıklarının çözümünde, idaripara cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkinkararın hukuka aykırılığıiddiasının da, idari yargı yerinde görüleceğisonucuna varılarak, idari yargı yerince verilen görevsizlikkararlarının kaldırılmasına kararverilmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta,öngörülen idari para cezasının 5326 sayılıKanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu, 3213 sayılı Maden Kanunu’ndada idari para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği, adli yargı kararında bahsedilen“üretim faaliyetinin durdurulması” ve MadenÇalışanları Zorunlu Ferdi Kaza Sigortasıkapsamında, “….ferdi kaza sigortası yaptırılmadanüretime hazırlık ve üretim faaliyetindebulunulmaması….” konusunda verildiği ilerisürülen kararların dava konusu edilmediği, böylece,görev uyuşmazlığının esasınıoluşturan idari para cezasına konu işlem kapsamındaaynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanınagiren kararlar varsa da bu kararların dava konusu edilmedikleri anlaşıldığından,Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Denizli İdareMahkemesince yapılan başvurunun 19. madde kapsamında kabulüile, Denizli 2. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 2.2.2017 gün veD.İş:2016/3002, K:2016/3002 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle Denizli İdare Mahkemesinceyapılan BAŞVURUNUN 19. madde kapsamında KABULÜ ile, Denizli2. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 2.2.2017 gün veD.İş:2016/3002, K:2016/3002 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 05.06.2017gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy