T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/396
KARAR NO : 2017/458
KARAR TR : 10.07.2017
ÖZET : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca, soruşturma konusu eylemin kabahat olduğu değerlendirilerek, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk. K A R A R Davacı : T.Ö. Vekili :Av. B.O. Davalı : T.C. Gümrük ve TicaretBakanlığı Vekili : Av. R.P. O L A Y : İstanbul Kaçakçılıkİstihbarat Gümrük Muhafaza Müdürlüğü tarafından yapılan soruşturmasırasında, C. Mağazacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.unvanlı firma adına AmbarlıGümrük Müdürlüğünce tescilli 5.10.2011gün ve 159459 sayılı Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesiile beyan olunan ve Gözetim Belgesi alınması gereklieşyayı, farklı GTİP’ten beyan ederek GözetimBelgesi almadan ithal eden firma yetkilisi Hamdullah Gönen ilegümrük müşaviri davacı T.Ö. hakkındayapılan ihbar üzerine, BüyükçekmeceCumhuriyet Başsavcılığı Kabahat Bürosu’nun 29.3.2012 gün ve Kabahat Defteri No: 2012/1214, Karar No: 2012/704sayılı kararı ile, davacı T.Ö. veHamdullah Gönen’in “ithali bazı şartlara vebelgelere tabi bulunan eşyayı aldatıcı işlem vedavranışlarla ithal etmek” eylemlerinin kabahat olduğudeğerlendirilerek, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3.maddesinin on birinci fıkrası uyarınca 12.513,60 TL idari paracezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına kararverilmiştir. Davacıvekili, idari yaptırım kararının kaldırılmasıistemiyle adli yargı yerine başvurmuştur. BÜYÜKÇEKMECE3. SULH CEZA MAHKEMESİ; 16.7.2013gün ve E:2012/1021 sayı ile, 5607sayılı Kanunda yapılan değişiklik ilekaçakçılık fiiline ilişkin kabahatlerin 4458sayılı Gümrük Kanunu ile yeniden düzenlendiği vebu Kanunda başvuru yolunun idare mahkemesi olarak gösterildiğigerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine kararvermiş, yapılan itiraz Büyükçekmece 4. Asliye CezaMahkemesince kesin olarak reddedilmiştir. Davacı vekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. İSTANBUL 1. İDARE MAHKEMESİ; 12.9.2013 gün ve E:2013/1864,K:2013/1389 sayı ile, savcılık tarafından verilen idariyaptırım kararının, 5326 sayılıYasa’nın 23. maddesi uyarınca verildiği, bu kararakarşı 5326 sayılı Kanunun 27. maddesinin altıncıfıkrası uyarınca sulh ceza mahkemesine itirazedilebileceğini açıklayarak, açılan davanıngörüm ve çözüm görevinin adli yargı yerineait olduğu gerekçesiyle davanın görev yönündenreddine karar vermiş, karara davacı vekili tarafındanyapılan itiraz üzerine, İstanbul Bölge İdare MahkemesiDördüncü Kurul’un, 11.9.2014 gün ve E:2014/14766,K:2014/14802 sayılı kararı ile, itirazın reddine,kararın onanmasına karar verilmiş, davacı vekilinin karardüzeltme talebi İstanbul Bölge İdare MahkemesiDördüncü Kurul’un, 21.4.2015 gün ve E:2015/4681,K:2015/8058 sayılı kararı ile reddedilmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 10.07.2017günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, idari yargı dosyasının; adli yargıyerinde davalı konumunda gösterilen BüyükçekmeceCumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerineson görevsizlik kararını veren Mahkemece 15. maddede belirtilenhükmün aksine, önceki görevsizlik kararına ilişkindava dosyası temin edilmeden gönderildiği görülmekteise de, Başkanlıkça adli yargı yerince verilengörevsizlik kararı ve kararın kesinleşme durumunugösteren örnekleri Mahkemesinden getirtilmiş veböylece usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşılmış olduğundan, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,5607 sayılı Kaçakçılıkla MücadeleKanunu’nun 3. maddesinin on birinci fıkrası uya-rıncaverilen idari para cezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır. 5607sayılı Kanun’un “Suçlar ve Kabahatler”başlığı altında düzenlenen 3. maddesinin onbirinci fıkrasında, “İthali, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceğiuygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı,aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal edenkişiye, eşyanın gümrüklenmiş değerinin ikikatı idari para cezası verilir”, “Yetkili merciler”başlığı altında düzenlenen 17. maddesinin birincifıkrasında, “Bu Kanun hükümlerine göre idaripara cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı, 14 üncümadde hükümlerine göre mülkiyetin kamuyageçirilmesine ise Cumhuriyet savcısının talebiüzerine, sulh ceza mahkemesi yetkilidir. Bu kararlara karşı,30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunuhükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir”denilmekte iken; Kanunun 3. maddesinin başlığı“Kaçakçılık suçları”, maddenin onbirinci fıkrası ise, (Değişik: 18/6/2014-6545/89 md.) Ulusal marker uygulamasınatabi olup da, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun belirlediğiseviyenin altında ulusal marker içeren veya hiçiçermeyen akaryakıtı; a) Ticariamaçla üreten, bulunduran veya nakleden, b) Satışa arz eden veya satan, c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan, kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin günekadar adli para cezası ile cezalandırılır. Ancak,marker içermeyen veya seviyesi geçersiz olanakaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğununanlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüneistinaden cezaya hükmolunur.”şeklinde yeniden düzenlenmiş, 28.3.2013 gün ve 6455sayılı Kanunun 66. maddesiyle 17. maddesinin birincifıkrası yürürlükten kaldırılmış,aynı Kanunun 64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesininikinci fıkrasında ise, “Bu Kanunun yayımı tarihindenönce işlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehehükümlerin uygulanması usulü 5252 sayılı Kanunun9 uncu maddesi hükmüne göre yapılır”hükmü yer almıştır. 4458sayılı Gümrük Kanunu’nun 235.maddesinde, “Teminat alınmış olsa bile, gümrük işlemlerinebaşlanmadan veya bu işlemler bitirilip gümrük idaresininizni alınmadan antrepolardan veya gümrük idaresince eşyakonulmasına izin verilen yerlerden kısmen veya tamamen eşyaçıkarılması halinde, çıkarılaneşyanın ithalat veya ihracat vergilerinin yanı sıra,buvergilerin üç katı para cezası alınır ”denilmekte iken, madde; “1. Serbestdolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkinolarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonrakontrol sonucunda; a) Eşyanın geneldüzenleyici idari işlemlerle ithalinin yasaklanmışolduğunun tespiti halinde, eşyanın gümrük vergilerininalınmasının yanı sıra, gümrüklenmişdeğerinin dört katı idari para cezası verilir. b) (a) bendindekieşyanın değersiz, artık veya atık madde olmasıdurumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşyaiçin ton başına otuz bin Türk Lirası, ambalajlıgelmesi halinde kap başına altı yüz Türk Lirasıolarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir. c) Eşyanın ithali,lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya bellikuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabiolduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veyabelge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesihalinde, eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidari para cezası verilir. d) (c) bendindekieşyanın değersiz, artık veya atık madde olmasıdurumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşyaiçin ton başına sekiz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz TürkLirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir. 2. İhracat rejimine tabitutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene vedenetleme veya kontrol sonucunda; a) Eşyanın geneldüzenleyici idari işlemlerle ihracınınyasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir. b) Eşyanın ihracı,lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya bellikuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabiolduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veyabelge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesihalinde, eşyanın gümrüklenmiş değeri kadar idaripara cezası verilir. 3. Yolcuların,gümrük mevzuatına göre kişisel ve hediyelik eşyakapsamı dışında olup beyanlarına aykırıolarak üzerlerinde, eşyası arasında veya taşımaaraçlarında çıkan ya da başkasına aitolduğu halde kendi eşyasıymış gibi gösterdiklerieşyanın gümrük vergileri iki kat olarak alınır veeşya sahibine teslim edilir. Gümrük vergileriödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terkedilmiş sayılır. 4. Birinci fıkranın (a)ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya el konularak mülkiyetinin kamuyageçirilmesine karar verilir ve eşya 177 ila 180 inci maddehükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur. 5. Türkiye GümrükBölgesine getirilen ve transit rejim beyanında bulunulan serbestdolaşımda olmayan eşyanın, beyan edilenden belirgin birşekilde farklı cinste eşya olduğunun tespiti halinde,farklı çıkan eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir ” şeklinde 28/3/2013 gün ve 6455sayılı Kanun’un 12 maddesi ile yeniden düzenlenmeksuretiyle, 5607 sayılıKanun’dakaçakçılık fiillerine ilişkin kabahatlerle ilgilidüzenlemeler tamamen ortadan kaldırılmış,4458sayılı Kanun ile kaçakçılık fiillerineilişkin kabahatler yeniden düzenlenmiştir. Bu Kanun’un“ İtirazlar ” başlığı altındadüzenlenen 242.maddesinde ise, “1. Yükümlüler kendilerine tebliğedilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşıtebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üstmakama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçeile itiraz edebilir. 2.İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde kararabağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilir. 3.İtiraz dilekçelerinin süresi içinde yanlışmakama verilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmışsayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır. 4. İtirazın reddi kararlarına karşı işleminyapıldığı yerdeki idari yargı mercilerinebaşvuru-labilir ” hükmü yer almıştır. 30.3.2005 gün ve 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Cumhuriyetsavcısının karar verme yetkisi ” başlığınıtaşıyan 23. maddesinde, “(1) Cumhuriyet savcısı,kanunda açıkça hüküm bulunan hallerde bir kabahatdolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeyeyetkilidir. (2) Bir suçdolayısıyla başlatılan soruşturma kapsamında birkabahatin işlendiğini öğrenmesi halinde Cumhuriyetsavcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşunabildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırımkararı verebilir. (3)Soruşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğununanlaşılması halinde Cumhuriyet savcısı bu nedenleidarî yaptırım kararı verir. Ancak, bunun içinilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından idarîyaptırım kararı verilmemiş olması gerekir”denilmiş; aynı Kanun’un “Başvuru yolu”başlığı altında düzenlenen 27. maddesininaltıncı fıkrasında, “Soruşturma konusu fiilinsuç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyleidari yaptırım kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yerolmadığı kararına itiraz edildiği takdirde, idariyaptırım kararına karşı başvuru da bu itirazmerciinde incelenir” ; 5252 sayılı“Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama ŞekliHakkında Kanun”un, “Lehe olan hükümlerin uygulanmasındausul ” başlığı altında düzenlenen 9.maddesinde ise, “ ….. (3) Lehe olan hüküm,önceki ve sonraki kanunların ilgili bütünhükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkansonuçların birbirleriyle karşılaştırılmasısuretiyle belirlenir ” hükmü yer almıştır. Dosyanınincelenmesinden, İstanbul Kaçakçılıkİstihbarat Gümrük Muhafaza Müdürlüğü tarafından yapılan soruşturmasırasında, C. Mağazacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.unvanlı firma adına AmbarlıGümrük Müdürlüğünce tescilli 5.10.2011gün ve 159459 sayılı Serbest Dolaşıma GirişBeyannamesi ile beyan olunan ve Gözetim Belgesi alınmasıgerekli eşyayı, farklı GTİP’ten beyan ederekGözetim Belgesi almadan ithal eden firma yetkilisi HamdullahGönen ile gümrük müşaviri davacı T.Ö. hakkındayapılan ihbar üzerine,Büyükçekmece Cumhuriyet BaşsavcılığıKabahat Bürosu’nun 29.3.2012 gün ve Kabahat DefteriNo: 2012/1214, Karar No: 2012/704 sayılı kararı ile, davacıT.Ö. ve Hamdullah Gönen adına “ithali bazışartlara ve belgelere tabi bulunan eşyayı aldatıcıişlem ve davranışlarla ithal etmek” eylemlerinin kabahatolduğu değerlendirilerek, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3.maddesinin on birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı12.513,60 TL idari para cezası verildiği anlaşılmıştır. 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3. maddesinde,“ (1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise“idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geçonbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir”düzenlemeleri yer almıştır. Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, 5607 sayılı Kanunun olay tarihindeyürürlükte bulunan ilgili maddesi uyarınca, yapılan soruşturma sırasındasoruşturma konusunun kabahat olduğu değerlendirilerek, 5326 sayılı Kanun gereğince, CumhuriyetSavcısı tarafından davacıya verilen idari paracezasının, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu veKabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik3. maddesinde belirtildiği üzere, idarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümlerinindikkate alınacağı, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca ve aynı maddenin altıncıfıkrasında, soruşturma konusu fiilin kabahatoluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararıverilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararınaitiraz edildiği takdirde, idari yaptırım kararınakarşı başvurunun da bu itiraz merciinde inceleneceğiaçıkça belirtildiğinden, 5607 sayılıKanun’un 28.3.2013 gün ve 6455 sayılı Kanunun 64. maddesiile düzenlenen geçici 8. maddesinin ikinci fıkrasında da,bu Kanunun yayımı tarihinden önce işlenen bu Kanunamuhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerin uygulanmasıusulünün 5252 sayılı Kanunun 9. maddesi hükmünegöre yapılacağı düzenlendiğinden, davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Büyükçekmece 3. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 16.7.2013gün ve E:2012/1021 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Büyükçekmece 3. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 16.7.2013gün ve E:2012/1021 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,10.07.2017 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy