T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/463
KARAR NO : 2017/662
KARAR TR : 27.11.2017
ÖZET : Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.'nde 4857 sayılı Kanuna tabi olarak görev yapan davacının, üçüncü kişilerin davalı idare temsilciliklerine atanmasına ilişkin TEDAŞ Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Kararının iptali ile davacının sözlü sınav ile kazandığı ilan edilen liste ile kesinleşen ve kazanılmış hakkı olduğu ileri sürülen atanma işleminin yerine getirilerek, TEDAŞ temsilciliklerine atanması istemiyle açtığı davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :ET
Vekili :Av. N.G.E.
Davalı :Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü
Vekilleri : Av. S.G.E.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; BoğaziçiElektrik Dağıtım A.Ş.'nde 4857 sayılı Kanuna tabiolarak görev yapan davacının, hak etmesine rağmenbaşka şahısların davalı idare temsilciliklerineatanmasına ilişkin 27.5.2013 gün ve 10-187 sayılıTEDAŞ Genel Müdürlüğü Yönetim KuruluKararı ile davacının 25.8.2012 tarihinde sözlü sınavile kazandığı ilan edilen liste ile kesinleşen vekazanılmış hakkı olan atanma işleminin yerinegetirilerek, BEDAŞ içerisindeki TEDAŞ temsilciliklerinetekniker ve mühendis olarak (maddi hakları saklı kalmakkaydı ile) atanması istemiyle yaptığı başvurununzımnen reddine ilişkin işlemin, çalıştığıkurumun özelleştirme kapsamında alıcı ortağadevir ve teslim edildiğini, davalı idarede temsilcilikler emrindesadece genel aydınlatma denetimlerindeçalıştırılmak üzere iş akdininimzalandığını, bu görevde keyfi olarakçalıştırılmamasının yasayaaykırı olduğunu, bu uygulama ile Avrupa SosyalŞartının adil çalışmakoşullarının ve Birleşmiş Milletler Ekonomik Sosyal veKültürel Haklar Sözleşmesinin güvenliçalışma şartlarının ihlal edildiğini ilerisürülerek idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL 1. İDAREMAHKEMESİ: 29.7.2016 gün ve E:2016/1089, K:2016/1650sayı ile, dosya içeriğinden, 25.08.2012 tarihinde yapılansözlü sınavda başarılı olan davacınınBoğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.'de görevebaşlamak üzere 4857 sayılı İş Kanuna tabi olarakatanmasının TEDAŞ Genel MüdürlükMakamının 05.09.2012 tarih ve 725 sayılı oluru ile uygunbulunduğu, 02.10.2012 tarihinde Boğaziçi ElektrikDağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğündeçalışmaya başladığı, sadece temsilcilikleremrinde genel aydınlatma denetimindeçalıştırılmasına yönelikyaptığı başvurunun 60 günlük sürede cevapverilmemesi üzerine bakılan davanınaçıldığı, bu süreçteçalıştığı kurumun, özelleşmesinedeniyle 28.05.2013 tarihinde Bedaş Enerji Dağıtım vePerakende Satış Hizmetleri A.Ş.'ne devrolduğununanlaşıldığı; bu durumda, özelleştirmekapsamında çalıştığı kurum 28.05.2013tarihinde Beda Enerji Dağıtım ve Perakende SatışHizmetleri A.Ş.'ne devrolunan ve davalı idare bünyesinde 4857sayılı İş Kanununa tabi olarak çalışandavacının, sadece temsilcilikler emrinde genel aydınlatmadenetiminde çalıştırılmasına yönelikyaptığı başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddineilişkin işleme karşı açtığıdavanın görüm ve çözümü İşMahkemelerinin (Adli Yargı Yerinin) görev alanına girmekte olup,iş bu davanın görev yönünden Mahkemelerince incelenmeolanağı bulunmadığı gerekçesiyle, 2577sayılı Yasa’nın 15/1-a maddesi uyarınca davanıngörev yönünden reddine karar vermiş, bu kararakarşı davacı vekili tarafından istinaf talebindebulunulmuştur.
İstanbulBölge İdare Mahkemesi Birinci İdare Dava Dairesi: 7.12.2016gün ve E:2016/146, K:2016/220 sayı ile, mahkeme kararındakanunda sayılan bozma nedenlerinin bulunmadığıanlaşıldığından ve dilekçede ilerisürülen iddialar da sözkonusu kararın bozulmasınısağlayacak nitelikte görülmediğinden başvurununreddine, kararın onanmasına karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL 26. İŞ MAHKEMESİ: 31.3.2017 gün ve E:2017/5, K:2017/136 sayı ile, dosyanınincelenmesinden, başka şahısların davalı idaretemsilciliklerine atanmasına dair 27.05.2013 gün ve 10-187sayılı TED AŞ Genel Müdürlüğüyönetim kurulu kararının iptali istemiyle bakılmakta olandavanın açıldığının anlaşıldığı;bu durumda, davalı idarenin kamu gücüne dayalı olarak resenaldığı yönetim kurulu kararına karşıaçılacak davanın görüm ve çözümyerinin idari yargı olduğu; H.M.K. nın 114. Maddesinin davaşartlarını düzenlendiği ve 114- (1) b maddesinin"Yargı yolunun caiz olması" nın davaşartlarında biri olarak öngörüldüğü; sonuçolarak; davaya konu davacı yerine başka şahıslarındavalı idare temsilciliklerine atanmasına dair 27.05.2013 gün ve10-187 sayılı TED AŞ Genel Müdürlüğüyönetim kurulu kararının iptali istemiyle açılandavanın idari yargıda görülmesi gerektiği, adliyargı yolunun caiz olmadığı sonuç ve kanaatinevarıldığı gerekçesiyle, dava konusu olayailişkin olarak İdare Mahkemelerinin görevli olmasınedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili idari ve adli yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğüolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiistemiyle başvuruda bulunmuştur.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 27.11.2017günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; idari ve adliyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacınınistemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemeceUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkinişlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.'nde 4857sayılı Kanuna tabi olarak görev yapan davacının, üçüncükişilerin davalı idare temsilciliklerine atanmasına ilişkin27.5.2013 gün ve 10-187 sayılı TEDAŞ GenelMüdürlüğü Yönetim Kurulu Kararının iptaliile davacının 25.8.2012 tarihinde sözlü sınav ilekazandığı ilan edilen liste ile kesinleşen vekazanılmış hakkı olduğu ileri sürülen atanmaişleminin yerine getirilerek, TEDAŞ temsilciliklerine (maddihakları saklı kalmak kaydı ile) atanması istemiyleaçılmıştır.
Konuya ilişkin mevzuat hükümlerinebakıldığında;
Olay ve dava tarihlerinde yürürlüktebulunan 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesininbirinci fıkrasında, “İş Kanununa göreişçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilenikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilenişlerde çalışanlar hariç) işveren veyaişveren vekilleri arasında iş akdinden veya İşKanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukukuyuşmazlıklarının çözülmesi ilegörevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemelerikurulur.”
25/10/2017tarih ve 30221 sayılı Resmi Gazete yayımlanarakyürürlüğe giren 7036 sayılı İşMahkemeleri Kanununun 5. maddesinde, “İş Mahkemeleri 5953sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununaveya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk BorçlarKanununun İkinci Kısmının AltıncıBölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına…
…Diğerkanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilenuyuşmazlıklara ilişkin dava ve işlere bakar.
Davacının da tabi olduğu 4857sayılı İş Kanunu’nun “Amaç veKapsam” başlıklı 1. maddesinin birincifıkrasında, “Bu Kanunun amacı işverenler ile biriş sözleşmesine dayanarakçalıştırılan işçilerinçalışma şartları ve çalışmaortamına ilişkin hak ve sorumluluklarınıdüzenlemektir.” hükmüne; 2. maddesinin ilkfıkrasında, “Bir iş sözleşmesine dayanarakçalışan gerçek kişiye işçi,işçi çalıştıran gerçek veya tüzelkişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum vekuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasındakurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İşverentarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan veolmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiğibirime işyeri denir.”
Hükümlerine yer verilmiştir.
Davacı ile BEDAŞarasında imzalanan işe başlamasına esas 25/09/2012 tarihli“Belirsiz Süreli İş Sözleşmesinin” 3.maddesinde; “Gerekli görülen hallerde işçininhaklarına halel getirmeyecek şekilde yapmakta olduğu iş ileilgili veya yapabileceği işe veya başka mahaldeki işyerineişçiyi nakletmeye işveren yetkilidir” 6. maddesinde;“İşbu hizmet akdi TEDAŞ GenelMüdürlüğü ile sendika arasında imzalanan Topluİş Sözleşmesine uygun olarak hazırlanmışbulunduğundan…” hükümleri bulunmaktadır.
Dava dosyalarınınincelenmesinde; TEDAŞ Yönetim Kurulunun 07/06/2012 tarih, 16-200 sayılıkararıyla, devredilmiş veya devredilecek işyerlerindeoluşturulacak temsilcilikler emrinde sadece genel aydınlatmadenetimlerinde istihdam edilmek üzere, 15 elektrik mühendisi ile 85elektrik teknikerinin İŞ-KUR aracılığıylagönderilen adaylar arasında mülakat sınavı ileseçilmesine karar verildiği, 25.08.2012 tarihinde yapılanmülakat sonucu davacının da aralarında bulunduğu 5kişinin 4857 sayılı Yasaya tabi daimi işçisıfatıyla BEDAŞ nezdinde işe başlamalarınınTEDAŞ Genel Müdürlüğünün 05/09/2012 günve 725 sayılı oluru ile uygun görüldüğü,davacı ile BEDAŞ arasında düzenlenen 25/09/2012 tarihliBelirsiz Tarihli İş Sözleşmesiyle (Sendikalı Personel)Büyük Tüketim MüşterilerMüdürlüğü nezdinde işebaşladığı, Özelleştirme Yüksek Kurulunun10/05/2013 tarih ve 2013/20 sayılı kararıyla BEDAŞ’ın özelleştirilerek, çalışan personeli ileberaber 28/05/2013 tarihinde BE-DA Enerji Dağıtım ve PerakendeSatış Hizmetleri A.Ş’ ne devredildiği,davacının devirden bir gün önce kendisi yerine başkakişilerin BE-DA Enerji Dağıtım ve Perakende SatışHizmetleri A.Ş’ de TEDAŞ temsilcisi olarakgörevlendirilmesine dair TEDAŞ Yönetim Kurulunun 27/05/2013tarih, 10-187 sayılı işleminin iptali istemiyle davaaçtığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın 128’inci maddesinde devletin,kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekleyükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlilerieliyle yürütüleceği belirtilmiş, maddede “kamugörevlisi” kavramı tanımlanmayıp, “kamugörevlisi tarafından yapılması gereken görevler”sayılmıştır
Öte yandan, 657 sayılı DevletMemurları Kanununda da “kamu görevlisi” kavramıtanımlanmamış, 4 üncü maddesinde yalnızca kamuhizmetlerinin gördürüldüğü dört grupistihdam şeklinden bahsedilmiş olup, maddenin sonfıkrasında işçiler hakkında bu Kanunhükümlerinin uygulanmayacağı açıkçavurgulanmıştır.
Bir kamu tüzel kişisi tarafındanistihdam edilen kişi, bu göreve kamu hukuku kurallarınagöre idari bir kararla atanmış ise, bu görevli kamugörevlisidir. Örneğin memurlar, idari bir kararla göreveatandıkları için tartışmasız olarak kamugörevlisi kabul edilirler.
Bir kamu tüzel kişisi ile istihdam edilenkişi arasındaki bağ, bir “sözleşme” ilekurulmuş ise, bu bağ “akdi” nitelikte birbağdır. Ancak sadece “ idari sözleşme” ileistihdam edilenler, kamu kurum veya kuruluşuna kamu hukuku bağıile bağlı olduklarından kamu görevlisi olaraknitelendirilirler. Bu bağlamda; kamu tüzel kişisitarafından bir “özel hukuk sözleşmesi” ileistihdam edilen kişilerin kamu görevlisi olarak kabulümümkün değildir. Bunlar hizmet akdiyle çalışanve iş hukukuna tabi olarak istihdam edilen işçilerdir.
Buna göre, işçistatüsündeki davacı ile davalı İdare arasındaİş Sözleşmesinden kaynaklanan işçi –işveren ilişkisi bulunduğu; taraflar arasındadüzenlenen iş sözleşmesinde, iş ve işyerideğişikliği hususunun da düzenlendiği gözetildiğinde; uyuşmazlığın,“işçi ve işveren arasında iş akdinden veyaİş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarındandoğan hukuk uyuşmazlıkları” kapsamında adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümü adli yargı yerinin görevinegirdiğinden, İstanbul 26.İş Mahkemesinin 31.3.2017 günve E:2017/5, K:2017/136 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 26.İşMahkemesinin 31.3.2017 gün ve E:2017/5, K:2017/136 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 27.11.2017gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Turgay Tuncay
VARLI
Full & Egal Universal Law Academy