T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/592
KARAR NO : 2017/687
KARAR TR : 27.11.2017
ÖZET : 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca verilen idari para cezasına karşı yapılan itirazın, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak, tespit edilen tahribat bedeline de karar verildiği ve bu kararın idari yargı yerinde dava konusu edildiği anlaşıldığından, Kabahatler Kanunu’nun 3 ve 27/8. maddeleri uyarınca İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk.
K A R A R Davacı : Ö. Eğitim Hizmetleri ve Reklam Taah. San. veTic. Ltd. Şti yetkilisi N.Ö. Vekili : Av. A.İ. Davalı : Batman BelediyeBaşkanlığı OLAY : Batman Belediye Başkanlığı Encümeni’nin 10.11.2016 gün ve 75-568-C sayılı kararı ile, Belediye ZabıtaMüdürlüğü ekiplerince yapılan genel denetim vekontroller sırasında, , Gap Mahallesi İnsan HaklarıBulvarı No:3 adresinde davacı şirket tarafından yapılaninşaat çalışması sırasında, izinsizkazı yapılarak yaya kaldırımında 20 m² karonun tahrip edildiğinin tespit edildiği,böylece Belediye Zabıta Talimatnamesine aykırı hareketedildiğinden bahisle, davacı şirket yetkilisi N.Ö. adına, 1608 sayılıKanun’un 1. maddesi uyarınca, 219 TL ceza ve 6.000 TL tahribatbedeli olmak üzere toplam olarak 6.219 TL para cezasıverilmiştir. Davacı vekili, para cezasının kaldırılmasıistemiyle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur. BATMAN SULH CEZA HAKİMLİĞİ;18.4.2017 gün ve D. İş No: 2016/2864 sayı ile, davacı şirketten istenen paranın zarar-ziyanbedeli olduğu, herhangi bir idari yaptırıma ilişkin idaripara cezasının uygulanmadığı, itiraza konu tahribatbedeli 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun kapsamındaolmadığından, idari karara yönelik davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, verilen karar itirazedilmeden kesinleşmiştir. Davacıvekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. BATMANİDARE MAHKEMESİ; 9.8.2017 gün ve E: 2017/1018 sayı ile, davacıya 1608 sayılıYasa’nın 1. maddesi uyarınca idari para cezasıverildiğinden ve bu Yasa’da idari para cezasına karşıkanun yoluna ilişkin bir düzenleme bulunmadığından, KabahatlerKanunu’nun 3,16 ve 27. maddeleri uyarınca davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına ve davanınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesinekarar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 27.11.2017günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ile başlayanyargılaması sonunda sanığın mahkumiyetine ya daberaatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleriarasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görev uyuşmazlıklarının‘hukuk uyuşmazlığı’ sayılmasıgerektiği sonucuna varılmaktadır. Uygulanması idariorganlara bırakılan cezalar, adli nitelikteolmadığından, bunlar hakkında yapılan itirazlar ya daaçılan davalar ‘ceza davası’ olaraknitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalarailişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği...” açıkça belirtilmiştir. Budurum göz önüne alındığında, olaybölümünde yazılı başvuru konusu görev uyuşmazlığınınHukuk Bölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi . II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin idari yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Batman Belediyesi Encümeni’nin 10.11.2016 gün ve 75-568-C sayılı kararının iptaliistemiyle açılmış olup, dava konusu kararın, BatmanBelediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğünün9.11.2016 gün ve …../1373/15011 sayılı yazısıile, davacı firma yetkilisi N.Ö.’ıninşaat çalışması yaparken belediye yetkilimakamlarından gerekli izinleri almadan yaptığı kazı çalışmasısırasında yaya kaldırımına zarar vererek 20m²karonun tahrip edildiğinin görüldüğübelirtilerek, zabıt varakası ile zarar-ziyan raporunu da eklemeksuretiyle davacı hakkında durumun değerlendirilerek, Encümencebir karar verilmesini istemesi üzerine, Batman Belediyesi Encümenince5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 34. maddesinin (e)bendinde belirtilen yetkiye dayanılarak verildiği, davanın 1608sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı CezaiyeHakkında 16 Nisan 1340 Tarih ve 486 Numaralı Kanunun BazıMaddelerini Muaddil Kanun’un 1. maddesi uyarınca verilen kararın kaldırılması istemiyleaçıldığı anlaşılmıştır. 5393sayılı Belediye Kanunu’nun, “Encümenin görev veyetkileri” başlığı altında düzenlenen 34.maddesinin (e) bendinde, “Kanunlarda öngörülencezaları vermek.” hükmü yer almıştır. UmuruBelediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340(1924) Tarih ve 486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil15.5.1930 tarih ve 1608 sayılı Kanun’un, 8.2.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 23.1.2008 gün ve 5728sayılı Kanun’un 66. maddesi ile değişik 1.maddesinde, “Belediye meclis veencümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiğivazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareketedenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiğifiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediye encümeninceKabahatler Kanununun 32 nci maddesi hükmüne göre idarîpara cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verilir. Bu karardailgili kişiye bir süre de verilebilir. Belediye encümenikararında belli bir fiilin muayyen bir süre zarfındayapılmasını da emredebilir. Emredilen fiilin ilgili kişitarafından yapılmaması hâlinde, masrafları yüzdeyirmi zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye tarafındanyerine getirilir. Bu maddehükümleri ilgili kanunda ayrıca hüküm bulunmayanhâllerde uygulanır” denilmiş; 5728 sayılı Kanun’un 578. maddesinin (g) bendi ile, 15.5.1930tarihli ve 1608 sayılı Kanun’un 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, ek 1ve ek 2 nci maddeleri yürürlüktenkaldırılmıştır. 5728 sayılıKanun hükümleri 8.2.2008 tarihinde yürürlüğegirmiştir. Bu haliyle, 1608 sayılı Yasa’da idari paracezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenleme yeralmamaktadır. 1.6.2005tarihinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nunyürürlüğe girmesi üzerine UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nce, sözü edilen Kanunundiğer kanunlarda düzenlenen idari yaptırımlar ile bunlarakarşı yapılacak itirazlara ilişkin görevhükümleri üzerindeki etkisinin incelenmesi sonucunda: diğerkanunlarda düzenlenen idari yaptırımın, dayanağıolan yasanın amacı dikkate alınarak; Kabahatler Kanunu’nun1., 2., 16. ve 19. maddelerinde belirtilen koşullarıtaşıması, 27. maddenin (1) numaralı bendindebelirtilen idari yaptırımlardan olması halinde, idari paracezaları ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin olanlarınakarşı 1.6.2005 tarihinden sonra yapılacak itirazlarda sulh cezamahkemelerinin genel görevli kılındığına ve bunedenle doğan görev uyuşmazlıklarında adli yargıyerinin görevli bulunduğuna karar verilmiştir. Dahasonra, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Genelkanun niteliği” başlıklı 3. maddesi, AnayasaMahkemesi’nin 1.3.2006 gün ve E:2005/108, K:2006/35 sayılıkararıyla iptal edilmiş ve gerekçeli kararı 22.7.2006 günve 26236 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış veiptal hükmünün, kararın Resmi Gazetedeyayımlanmasından başlayarak altı ay sonrayürürlüğe girmesine karar verilmiş; Yasama organıtarafından iptal hükmü doğrultusunda yasal düzenlemeyapılmaması sürecinde, anılan madde hükmününyürürlükte bulunduğu düşüncesiyle, aynıdoğrultuda karar verilmeye devam edilmiş; Yasama organıtarafından, Anayasa Mahkemesi’nce verilen altı aylıksüre içinde iptal hükmü doğrultusunda yasaldüzenleme yapılması halinde ise, işaret edilen yargıyerinin yeni düzenlemenin yürürlüğe girdiğitarihten itibaren görevli olacağı belirtilmiştir. Son olarak, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 3 üncü maddesini değiştiren 6.12.2006günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesinde, “(1) Bu Kanunun; a)İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”denilmiştir. Aynı Kanunun 27. maddesine, 5560 sayılıKanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idari yaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği kurala bağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak;idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkinhukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, 1608 sayılıKanun’un 1. maddesi uyarınca verilen idari para cezasının5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 1608 sayılıKanun’da da idari para cezasına itiraz konusunda görevlimahkemenin gösterilmediği, ancak; idari para cezasına konuişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanınagiren kararın (6.000 TL tahribatbedelinin de davacıdan tahsil edilmesine) da verildiği ve birlikte dava konusu edildiklerianlaşıldığından; idari paracezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargı yerindegörüleceği kuşkusuzdur. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesi ve aynı Kanunun 27. maddesine 5560sayılı Kanun’la eklenen sekizinci fıkra hükmübir arada değerlendirildiğinde, 1608 sayılı Kanun’un1. maddesi uyarınca verilen idari para cezası ile tahribat bedeline ilişkin kararın iptali istemiyle açılandavanın çözümünde idari yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Batman İdare Mahkemesi’nce yapılan 9.8.2017gün ve E: 2017/1018 sayılı başvurunun reddine karar verilmesigerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Batman İdare Mahkemesi’nce yapılan9.8.2017 gün ve E: 2017/1018 sayılı BAŞVURUNUNREDDİNE, 27.11.2017 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy