T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/510
KARAR NO : 2019/638
KARAR TR : 30/09/2019
ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Z. S.
Vekilleri : Av. M. Y. Av. A. İ.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili :Av. S. Ç. Ö.
OL A Y :Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adınakayıtlı 27 . 3809 plakalı aracın sürücü B. S.sevk ve idaresindeyken yoldaki mucura kaptırarak gidişe göreyolun solundaki iki köprü kavşağı orta refüjbariyer taşlarına aracın komple sol önkısımlarıyla vurarak taklalar atıp gelişistikametindeki şeritte tekerlerin üzerinde durması ileneticelenen tek araçlı yaralamalı ve maddi hasarlı trafikkazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada yolunmıcırlı olmasına rağmen uyarıcı işaretve levhaların bulunmaması ve yolun bakımınınyapılmaması nedeniyle Karayollarının tam kusurluolduğunu, bu nedenle araçta meydana gelen hasarın tamiriiçin yapılan giderlerin fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak üzere şimdilik 1.000.00 TL'sinin dava tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istemiyle KarayollarıGenel Müdürlüğü aleyhine adli yargı yerinde davaaçmıştır.
BATMAN1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 24/01/2019 gün 2018/482 E.2019/132 K. sayılı dosyada "Dava, 27 N 3809 plakalıaraç sürücüsünün Beşiri ilçesindenSiirt istikametine giderken KM 26+5 e geldiğinde aracın yoldakimucura kaptırarak gidişe göre yolun sonundaki ikiköprü kavşağı orta refüj bariyertaşlarına aracın komple sol ön kısımlarıylavurmasıyla neticelenen trafik kazası sonucu meydana gelenzararların tazminine ilişkin tazminat davasıdır.
Olayanlatımından idarenin önlem almaması neticesinde kazameydana geldiği anlaşılmakla; idarenin kusurlu veya kusursuzeylem ve işlemleri sonucunda verdiği zararlar nedeniyle 2577 Sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/b maddesi gereği idaremahkemelerinde tam yargı davası açılabilir. Davalıkurum bir kamu tüzel kişisi olup, kamusal kurallarçerçevesinde faaliyet gösterdiğinden, eylem veişlemleri de kamusal niteliktedir. Somut olayda davanın anılandavalıya yöneltilmesinin nedeni hizmet kusurudur. Kurumlarınyaptığı eylem ve işlerde gerekli güvenlikönlemlerini alması idari bir işlem olduğuna göre,bundan kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin davaların, idariyargı yerinde görülmesi gerekmektedir. Bu nedenle davanın,davalı kuruma karşı idari yargı yerinde tam yargıdavası olarak açılması gerektiği"gerekçesiyle davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyleUsulden Reddine" karar vermiş, istinaf edilmeyen karar 10/06/2019tarihinde kesinleşmiştir.
Davacıvekili benzer taleple bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır.
BATMANİDARE MAHKEMESİ: 12/07/2019 gün, E:2019/632 sayılıdosyada "Dosyanın incelenmesinden, 27 N 3809 plakalı araçile Beşeri İlçesinden Siirt ili istikametine seyir halindeykenyoldaki mucura aracın kapılarak direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesisonucu meydana geldiği belirtilen trafik kazasının, davalıidarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı ilerisürülerek şimdilik 1.000,00-TL tutarındaki zararındava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmininekarar verilmesi istemiyle davalı Karayolları GenelMüdürlüğü'ne karşı ilk olarak Batman 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/482 esasına kayıtlı davanınaçıldığı, bu davanın 24/01/2019 tarih veE:2018/482, K:2019/132 sayılı kararla yargı yolu nedeniyle(görev yönünden) reddedildiği, Batman 1. Asliye HukukMahkemesi'nin vermiş olduğu görevsizlik kararınınistinaf edilmemesi üzerine kesinleştiği, bunun üzerinedavacı tarafından, 18/06/2019 tarihinde şimdilik 1.000,00-TLmaddi tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olandavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam" başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihli Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde;“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir.” hükmüne, geçici21. maddesinde de; “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'ndeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz.”hükmüne yer verilmiştir.
Diğertaraftan, 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin 1.fıkrasının iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurularını inceleyen Anayasa Mahkemesi, 26/12/2013 tarih veE:2013/68, K:2013/165 sayılı kararı ile; AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiğiüzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli veidari yargı ayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2., 125. ve 155. maddelerine aykırı değildir...”gerekçesi ile anılan kuralı Anayasa'ya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir.
Anayasa’nın158. maddesinin son fıkrasında; “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesininbirinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dandoğan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158. maddesiuyarınca tüm yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar durumundadır.
Budurumda, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’ninişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; olayda, 27 N 3809 plakalı aracın yoldaki mucurakapılması nedeniyle direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi sonucumeydana geldiği belirtilen trafik kazasının, davalıidarenin yol yapım, trafik işaret ve levhaların temin ve tesisihususunda sorumluluğunu yerine getirmediği ileri sürülerekmeydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanında adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
Nitekimadli ve idari yargı kolları arasındaki görevuyuşmazlıklarını çözmekle görevli Anayasalkurum olan Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 2918 sayılı Kanun'un110. maddesinin yürürlüğe girdiği 19/01/2011tarihinden itibaren benzer uyuşmazlıklarda istikrarlı olarakverdiği kararlarda adli yargının görevli olduğunaişaret edilmektedir.
Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'ninKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi amacıylaUyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına ve bakılmaktaolan davanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nin konuhakkında karar vermesine kadar ertelenmesine, dava dosyası ile Batman1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2018/482 sayılı dosyasınınUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine" karar vererek15/08/2019 tarih ve E:2019/632 sayılı yazı ile Mahkememizemüracaat etmiş, başvuru 26.08.2019 tarihinde kayıtaltına alınmıştır.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Başkan Hicabi DURSUN, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ,Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıylayapılan 30/09/2019 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME :
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının,kesinleşmiş adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU'nundavanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonraGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava;davalı idarenin sorumluluk alanında meydana gelen maddi hasarlıtrafik kazasında oluştuğu ileri sürülen maddizararın, olayın oluşumunda kusuru olduğu ilerisürülen davalı kurumdan tazmini istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
AynıKanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
j)Trafik zabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmaküzere Bu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır”hükmüne yer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır” denilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda,2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Batman İdareMahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile Batman 1. Asliye HukukMahkemesinin 24.01.2019 gün ve E:2018/482, K:2019/132 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
SO N U Ç :Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle, Batman İdare Mahkemesi’ninBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin24.01.2019 gün ve E:2018/482, K:2019/132 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA 30/09/2019gününde üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısında uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adliyargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyorum.30.9.2019
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy