T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/516
KARAR NO : 2019/519
KARAR TR : 30.09.2019
ÖZET: 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca verilen idari para cezasına ilişkin Mersin Büyükşehir Belediyesi Encümen Kararlarının iptali istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı : Y.D. Seyahat Tic.Ltd. Şti. Vekili : Av. S.P. Davalı : Mersin BüyükşehirBelediye Başkanlığı Vekili : Av. D.E. O L A Y :Mersin Büyükşehir Belediyesinin 19.10.2016 gün ve 815, 09.11.2016gün ve 959, 16.11.2016 gün ve 962, 14.12.2016 gün ve 1025,18.01.2017 gün ve 39, 15.03.2017 gün ve 189, 03.05.2017 gün ve365 sayılı Encümen Kararları ile MersinBüyükşehir Belediyesi Emir ve Yasakları UygulamaYönetmeliğine aykırı hareket ettiğinin tespitedildiğinden bahisle, davacı adına 1608 sayılı UmuruBelediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 Tarihve 486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanun’un 1.maddesi uyarınca toplam olarak 33.586,00 TL idari para cezasıverilmiş, Mersin Büyükşehir Belediyesi Mali Hizmetler DaireBaşkanlığınca 22.06.2017 gün ve 371 sayılı cezaihbarnamesi düzenlenmiştir. Davacı vekili, 22.06.2017 gün ve 371 sayılı ceza ihbarnamesiile bildirilen 33.586,00 TL tutarındaki idari para cezasının iptaliistemiyle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur. MERSİN 4.SULH CEZA HÂKİMLİĞİ; 28.9.2017 gün ve D.İş No:2017/2994 sayı ile,başvuruya konu idari para cezasının encümenkararı ile verildiği, bu durumda 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 27/8. maddesine göre idari yaptırımkararının verildiği işlem kapsamında aynıkişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanınagiren kararın da verilmiş olması nedeniyle, Encümen kararına karşı yapılacakitirazın görüm ve çözümünün idariyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. Davacı vekili,bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. MERSİN 2. İDAREMAHKEMESİ; 17.07.2019 gün ve E:2019/789 sayı ile, incelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının5326 sayılı Kanun’un 16.maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 1608 sayılıKanun’da idari para cezasına itiraz konusunda görevlimahkemenin gösterilmediği, bu durumda, Kabahatler Kanununun 5560sayılı Kanunla değişik 3.maddesinde belirtildiğiüzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağıaçıklanarak, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde anılan Kanun’un 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasınave davanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesininHicabi DURSUN’un başkanlığında, ÜyelerŞükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ,Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN’ın katılımlarıylayapılan 30.09.2019 tarihli toplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca,davacı şirket adına Mersin BüyükşehirBelediyesince 19.10.2016 gün ve 815, 09.11.2016 gün ve 959,16.11.2016 gün ve 962, 14.12.2016 gün ve 1025, 18.01.2017 gün ve39, 15.03.2017 gün ve 189, 03.05.2017 gün ve 365 sayılıEncümen Kararları ile verilen ve aynı Belediyenin MaliHizmetler Daire Başkanlığınca 22.06.2017 gün ve 371sayılı ödeme emri ihbarnamesi düzenlenen 33.586,00TL tutarındakiidari para cezasının iptali istemiyleaçılmıştır. Hangi fiil ve eylemlerin kabahat niteliğinde olduğu, idariyaptırım türleri ve bu türler arasında sayılanİdari Para Cezaları ile İdari Tedbirlerin neler olduğu vebunlara itiraz yolları 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’ndadüzenlenmiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2. maddesinde;“Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idariyaptırım uygulanmasını öngördüğühaksızlık anlaşılır.” hükmü yeralmakta ve bu maddede kabahatin tanımı yapılmaktadır. Kanun’un “Kanunilik İlkesi”başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında;“Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanundaaçıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam vekoşulları bakımından belirlediği çerçevehükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriylede doldurulabilir.” hükmü, ikinci fıkrasında da“Kabahat karşılığı olanyaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancakkanunla belirlenebilir.” hükmü yer almakta, böylece hangifiillerin kabahat oluşturduğunun kanunda açıkçatanımlanabileceği hususunun yanı sıra, idarenin de somutolayda olduğu gibi genel ve düzenleyici işlemleriyletanımlama yapabileceği belirtilmiş, ayrıca işlenen bir kabahatin karşılığı olan yaptırımıntürü, süresi, miktarının ancak kanun ilebelirlenebileceği de ifade edilmiş olmaktadır. Belediye encümenlerinin Kabahatler Kanunuhükümlerine göre idari para cezası ve idari tedbirkararları verebileceğine dair hüküm 1608 sayılıUmuru Belediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340tarih ve 486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanunun 1.maddesinde belirtilmiştir. Kanunun 1. maddesinde; “Belediye meclisve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerinverdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalifhareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veyaemrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediyeencümenince Kabahatler Kanununun 32nci maddesi hük-münegöre idarî para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine kararverilir. Bu kararda ilgili kişiye bir süre de verilebilir.”hükmü yer almakta olup, somut olayda belediye encümenitarafından tatbik edilen idari para cezası da bu kapsamdauygulanmıştır. 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “ÇeşitliKabahatler” üst başlığı altındadüzenlenen “Emre aykırı davranış”başlıklı 32. maddesinde, “ (1) Yetkili makamlartarafından adlî işlemler nedeniyle ya da kamugüvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığınkorunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırıhareket eden kişiye yüz Türk Lirası idarî paracezası verilir. Bu cezaya emri veren makam tarafından karar verilir. (2) Bu madde,ancak ilgili kanunda açıkça hüküm bulunan hallerdeuygulanabilir. (3) 1.3.1926tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 526ncı maddesinediğer kanunlarda yapılan yollamalar, bu maddeyeyapılmış sayılır.” denilmiş olup, olayda idari yaptırıma konu eylem bu kapsamda yer almaktadır. AynıKanun’un 3. maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü,5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesinde, “ (1) BuKanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b) Diğergenel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetinkamuya geçirilmesi yaptırımını gerektirenbütün fiiller hakkında, uygulanır” denilmiş; Kanunun 16. maddesinde, kabahatlerkarşılığında uygulanacak olan idariyaptırımların idari para cezası ve idari tedbirlerdenibaret olduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuyageçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerolduğu hükme bağlanmış; 19. mad-desinde,“(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi, b) İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması, d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veyaseyrüseferden alıkonulması, Gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgilikanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır”; Kanunun“Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1.fıkrasında , “İdari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” hükmü yer almakta olup, idari paracezasına karşı hangi yargı organına müracaatedileceği kanun tarafından gösterilmiş bulunmaktadır. Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. Ayrıca,1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı CezaiyeHakkında 16 Nisan 1340 tarih ve 486 Numaralı Kanunun BazıMaddelerini Muaddil Kanunun mülga 5.maddesinde; “Cezakararlarına tebliği tarihinden itibaren beş güniçinde mahsus hakimlere ve bulunmayan yerlerde sulh hakimliğinemüracaatla şifahi veya yazılı itiraz olunabilir.İtiraz şifahi ise bir zabıt tutularak muterize imza ettirilir. İtirazdasebep gösterilmesi şarttır. Sebep gösterilmeyen itirazlaryapılmamış sayılır. Ticaret ve sanattan menkararıyla para cezasını vermediğinden dolayı hapsedeğiştirme hükmünün infazı itirazınneticesine karar geri bırakılır.” hükmü yeralmakta iken, maddenin 1. fıkrasının Anayasayaaykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesine itirazyoluna başvurulmuş olup, Anayasa Mahkemesi 22.12.2006 gün,E:2001/26, K:2006/119 sayılı karar ile, “… haklınedenlerin ve kamu yararının bulunması halinde idariişlemlere yönelik itirazları inceleme görevi yasa koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. Buçerçevede, belediyelerce uygulanan kimi idariyaptırımlara karşı, belediye teşkilatınınyaygınlığına paralel bir idari yargıteşkilatlanmasının söz konusu olmaması nedeniyle sulhceza mahkemelerine başvuru olanağı tanımasınınhak arama özgürlüğünükolaylaştırıcı nitelikte olduğu, bu suretle kısasürede sonuç alınmasını olanaklıkıldığı ve sayılan hususların sözüedilen itirazları inceleme görevinin adli yargıyabırakılmasının haklı nedenini oluşturduğusonucuna varılmıştır….” demek suretiyle yasakuralının Anayasa’ya aykırıolmadığından bahisle iptal isteminin reddine kararvermiştir. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlikkararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görevkuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, 1608 sayılıKanun’un 1. maddesine dayanılarak davacının idari paracezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,kararın bu haliyle 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden olduğu, 1608sayılı Kanun’da bu idari yaptırımlara karşıitiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Mersin 2. İdare Mahkemesi’nin başvurusununkabulü ile, Mersin 4. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 28.9.2017gün ve D. İş No:2017/2994 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ: Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle, Mersin 2. İdareMahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Mersin 4. Sulh CezaHâkimliğince verilen 28.9.2017 gün ve D. İşNo:2017/2994 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 30.09.2019 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Hicabi DURSUN Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Birol SONER Üye Aydemir TUNÇ Üye Nurdane TOPUZ Üye Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy