T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/572
KARAR NO : 2020/592
KARAR TR : 26.10.2020
ÖZET: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/9. madde ve fıkrası uyarınca verilen idari para cezası ile sürücü belgesi geri alma tutanağına karşı yapılan itirazın, aynı Kanun’un 112. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle ADLİ YARGI YERİNDE çözüm-lenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : İ.D. Vekili : Av. M.M. Davalı : İstanbul Valiliği Vekili : Av. M.D. O L A Y : İstanbul ValiliğiTrafik Denetleme Şube Müdürlüğünce yapılandenetim sırasında, alkol cihazına üflemeyi kabuletmediğinden bahisle, davacı adına 27.12.2019 gün ve MA-49798318seri-sıra sayılı Trafik İdari Para Cezası KararTutanağı düzenlenerek, davacıya 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 48/9. maddesi uyarınca 2.869,00TL idari para cezası verilmiş, aynı birim tarafındansürücü belgesi geri alma tutanağıdüzenlenmiştir. Davacı vekili, idari paracezası ile sürücü belgesi geri alma tutanağınıniptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. Davalıvekili, süresi içinde görev itirazında bulunmuştur. İSTANBUL4. İDARE MAHKEMESİ: 10.02.2020 gün ve E:2020/58 sayı ile; 2918sayılı Kanun’un 12.07.2013 tarihinde 6495 sayılıKanun ile 112. maddesinde başlığı ile birlikte yapılandeğişiklik sonucunda, 6. maddesinde sayılan görevlilerin vetrafik tescil kuruluşlarının yetkilendirildiği hâllerhariç olmak üzere, sürücü belgelerinin gerialınmasına ve iptaline sulh ceza mahkemelerince karar verileceğininhüküm altına alındığı, böylece 6.maddede sayılan görevlilerce tesis edilen işlemlerin sulh cezamahkemelerinin yetki alanı dışında tutulduğununaçık olduğu, idari işlemlerin idarenin ajanları tarafındanyerine getirildiği, 2918 sayılı Kanun’un 6. maddesindesayılan trafik zabıtası ve genel zabıtanın da idareninajanı olduğu, bu nedenle bahsedilen görevlilerce uygulanansürücü belgesinin geri alınması işleminin hukukaaykırılığı iddiasının idari yargıyerlerinde incelenmesi gerektiği açıklanarak, 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 27. maddesinin sekizinci fıkrasıuyarınca, idari para cezası kararının verildiğiişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarîyargının görev alanına giren işlem tesisedildiğinden, davanın çözümünün idariyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevitirazının reddine karar vermiştir. Davalı vekilinin, adliyargı yararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içindeverdiği dilekçesi üzerine, dava dosyası YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı’nagönderilmiştir. YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI; 16.09.2020 gün ve YY-2020/68275 sayıile, incelenen uyuşmazlıkta, öngörülen trafik paracezası ve sürücü belgesi geri almatutanağının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 6495sayılı Kanun’un 20. maddesiyle 2918 sayılı Kanun’un112. maddesinde yapılan değişiklik ile maddenin yenidendüzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkin birdüzenlemeye yer verilmediğinin anlaşıldığı,bu durumda, 5326 sayılı Kanun’un 3. maddesi uyarınca idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleridikkate alınacağından, idari para cezası ve sürücübelgesi geri alma tutanağına karşı açılandavanın görüm ve çözümünde, anılanKanun’un 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adliyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarıldığı, Uyuşmazlık Mahkemesinin 23.12.2019gün ve E:2019/826, K:2019/803 sayılı kararında da butür davaların görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğunun vurgulandığı,somut olaya ilişkin davanın da özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde görülmesi gerektiğinibelirterek, 2247 sayılı Kanun’un 10 ve 13. maddeleri gereğinceolumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesi uyarınca DanıştayBaşsavcısının yazılı düşüncesi alınmamıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesininBurhan ÜSTÜN’ün başkanlığında,Üyeler Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, AydemirTUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Bilal ÇALIŞKAN’ınkatılımlarıyla yapılan 26.10.2020 tarihlitoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; Davalıvekilinin anılan Yasa’nın 10/2. maddesindeöngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddesinde belirtilensüre içinde başvuruda bulunması üzerine,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca, 10. maddesindeöngörülen biçimde davada olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığı veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin adli yargının, DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 2918sayılı Yasa’nın 48/9. maddesi uyarınca verilen idaripara cezası ile sürücü belgesi geri almatutanağının iptali istemiyle açılmıştır. 13.10.1983 tarih ve 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Alkol,uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altındaaraç sürme yasağı” başlığı altındadüzenlenen 48. maddesi, 24.5.2013 tarihli 6487 sayılıKanun’un 19. maddesiyle yeniden düzenlenerek maddeye; “Uyuşturucu veyauyarıcı maddelerin kullanılıpkullanılmadığı ya da alkolün kandakimiktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlarkullanılmasını kabul etmeyen sürücülere 2.000Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücübelgesi iki yıl süreyle geri alınır” denilmeksuretiyle dokuzuncu fıkra; “Sürücübelgelerinin geçici geri alma işlemleri bu Kanunun 6ncımaddesinde sayılan görevliler tarafından yapılır” denilmek suretiyle de on ikinci fıkra eklenmiştir. Anılan Kanun’un,“Trafik zabıtasının görev ve yetkisınırı ile genel zabıtanın trafik hizmetleriniyürütmeye ilişkin yetkisi” başlığı altında düzenlenen 6. maddesinde ise,“Trafik zabıtası ve genel zabıtanın görev veyetki sınırı; a)Trafik zabıtası: Trafik zabıtasıgörevi sırasında karşılaştığı acilve zorunlu hallerde genel zabıta görevi yapmakla da yetkilidir. Mülki idare amirlerince,emniyet ve asayiş bakımından zorunlu görülen hallerdışında, trafik zabıtasına genel zabıtagörevi verilemez, araç, gereç ve özelteçhizatı trafik hizmetleri dışındakullanılamaz. b)Genel Zabıta: Trafik zabıtasınınbulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde polis;polisin ve trafik teşkilatının görev alanıdışında kalan yerlerde de jandarma, trafik eğitimi almışsubay, astsubay ve uzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esasve usullere uygun olarak trafiği düzenlemeye ve trafiksuçlarına el koymaya görevli ve yetkilidir”hükmü yer almıştır. Uyuşmazlık Mahkemesi,2918 sayılı Yasa’nın 116. maddesi kapsamındaaraç tescil plakasına göre düzenlenenlerdışında trafik zabıtasınca uygulanan idari paracezalarına karşı açılan davaları; buuygulamanın idari ceza kapsamında bulunması; Yasada idaricezalarla ilgili davalarda görevli yargı yeriniaçıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi; 12.7.2013tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ile yapılandeğişiklikten önceki hali ile, bu Yasada gösterilenadli cezalara hükmetmekle görevli mahkemeye işaret eden 112.maddeye de herhangi bir atıfta bulunulmamış olmasıkarşısında ve göreve ilişkin genel ilkelere göreidari yargının görev alanındagörmüştür. 1.6.2005 tarihinde 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun yürürlüğegirmesi üzerine Uyuşmazlık Mahkemesi’nce, sözüedilen Kanun’un diğer kanunlarda düzenlenen idariyaptırımlar ile bunlara karşı yapılacak itirazlarailişkin görev hükümleri üzerindeki etkisininincelenmesi sonucunda: diğer kanunlarda düzenlenen idariyaptırımın, dayanağı olan yasanın amacı dikkatealınarak; Kabahatler Kanunu’nun 1., 2., 16. ve 19. maddelerindebelirtilen koşulları taşıması, 27. maddenin (1)numaralı bendinde belirtilen idari yaptırımlardan olmasıhalinde, idari para cezaları ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin olanlarına karşı 1.6.2005tarihinden sonra yapılacak itirazlarda sulh ceza mahkemelerinin genelgörevli kılındığına ve bu nedenle doğangörev uyuşmazlıklarında adli yargı yeriningörevli bulunduğuna karar verilmiştir. Daha sonra, 30.3.2005tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3 üncümaddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesinde, “(1)Bu Kanunun; a) İdari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genelhükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır.”denilmiştir. Aynı Kanunun 27. maddesine,5560 sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılıkiddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış,bu maddenin gerekçesinde de bu hükümle, KabahatlerKanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihindeyürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, KabahatlerKanunu’nun; idari yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğerkanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıancak; idari yaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının, bu işlemin iptalitalebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır. 2918 sayılıKanun’un Adli Kovuşturma ve Cezaların Uygulanmasıbaşlıklı Dokuzuncu Kısım’a dahil “BuKanundaki suçlarla ilgili davalara bakacak mahkemeler ve yetkileri” başlığı altında düzenlenen 112.maddesinin ilk paragrafında; sürücü belgeleriningeçici olarak geri alınması hariç olmak üzere buKanundaki hafif para cezasını veya bu kanundaki hafif hapiscezasını, belgelerin geri alınması ve iptali veyaişyerlerinin kapatılması cezasını gerektirensuçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunlarınbulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerindebakılacağı ifade edilmiş; böyleliklesürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin uygulamalar, trafik ve sulh cezamahkemelerinin görevi dışında tutulmuş iken; 12.7.2013tarihli 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle yapılandeğişiklik ile, maddenin başlığı,“Sürücü belgelerinin geri alınmasında veiptalinde yetki”; şeklinde, madde ise, “Bu Kanunun6ncı maddesinde sayılan görevlilerin ve trafik tescilkuruluşlarının yetkilendirildiği haller hariç olmaküzere, sürücü belgelerinin geri alınmasına veiptaline sulh ceza mahkemeleri karar verir. Bu Kanunun 51 inci maddesininihlali ve 118inci maddesinin ikinci ve üçüncüfıkralarında yazılı “100 ceza puanınıdoldurmak” eylemi nedeniyle sürücü belgelerinin gerialınmasına yine bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılangörevliler yetkilidir. Sürücübelgelerinin geçici olarak geri alınması veya iptaline dairverilen kesinleşmiş mahkeme kararı örnekleri,sürücülerin sicillerine işlenmek üzere mahkemelerceilgili trafik birimlerine gönderilir. Bu Kanuna göregörülen davalar, diğer kanunlara göre görülendavalarla birleştirilemez. ……. ” denilerekyeniden düzenlenmiştir. 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun “Saklı tutulan hükümler” başlığınıtaşıyan 19. maddesinde ise, “(1) Diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için; a) Bir meslek ve sanatınyerine getirilmemesi, b) İşyerininkapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin gerialınması, d) Kara, deniz veya hava nakilaracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması, gibi yaptırımlarailişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklıdır” denilmiştir. Sürücübelgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin karar,2918 sayılı Kanun’un 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılıKanun’un 20.maddesi ile yapılan değişiklikten önceki112. maddesi ve 5326 sayılı Kanun uyarıncaincelendiğinde, 2918 sayılı Kanun’un, bu Kanun’dakisuçlarla ilgili davalara bakacak mahkemeler ve yetkilerinindüzenlendiği 112. maddesi uyarınca, sürücübelgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkindavaların sulh ceza mahkemelerinin görevine dahil edilmediği ve5326 sayılı Kanun’un 19. maddesinde, diğer kanunlardakabahat karşılığında öngörülen belirlibir süre için ehliyetin geri alınmasına ilişkinhükümlerin geçici istisnalar içindesayıldığı dikkate alındığında;sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin davalara bakma görevinin idaremahkemesine ait olduğu sonucuna varılmıştır. UyuşmazlıkMahkemesince, idari para cezası yönünden oluşan olumsuzgörev uyuşmazlık-larınınçözümünde, idari para cezasına konu işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görevalanına giren kararın da verilmiş olması ve dosyaiçeriğinden bu kararın idari yargı yerinde dava konusuedildiğinin anlaşılması halinde; idari para cezasınailişkin kararın hukuka aykırılığıiddiasının da, idari yargı yerinde görüleceğisonucuna varılarak, idari yargı yerince verilen görevsizlikkararlarının kaldırılmasına kararverilmiştir. Somut olayda, idari paracezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgiliolarak sürücü belgesi geri alma tutanağı dadüzenlendiği ve idari yargı yerinde dava konusu edildiğianlaşılmış ise de; 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun “Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde,“diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için, ….. ehliyetingeri alınması, …….gibi yaptırımlarailişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklıdır” denilerek, ilgili kanununda, bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklı tutulan, başka bir deyişle, belirtilen istisnalariçinde sayılan yaptırımlardan biri olan “ehliyetingeri alınması”na ilişkin hükmün, 12.7.2013 tarihve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılandeğişiklik ile yukarıda belirtilen şekilde yenidendüzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkinbir düzenlemeye yer verilmediği gözetildiğinde, olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılanuyuşmazlığın çözümünde,sürücü belgesi geri alma tutanağının iptaliistemiyle idari yargı yerinde açılan davanın biröneminin bulunmadığı, davanın adli yargı yerindegörüleceği açıktır. Görev kuralları kamu düzenineilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için birmüktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasaylakabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen trafik para cezası vesürücü belgesi geri alma tutanağının 5326sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 12.7.2013 tarih ve 6495sayılı Kanun’un 20. maddesiyle 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılandeğişiklik ile maddenin yeniden düzenlendiği ve bu kararakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği gibi idari para cezasına karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye de yer verilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiğiüzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle,görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanunhükümleri dikkate alınacağından, idari paracezası ve sürücü belgesi geri alma tutanağınakarşı açılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusununkabulü ile davalı idare vekilinin görev itirazınınreddine ilişkin İstanbul 4. İdare Mahkemesince verilen 10.02.2020gün ve E:2020/58 sayılı görevlilik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ: Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ iledavalı vekilinin görev itirazının reddine ilişkin, İstanbul 4. İdare Mahkemesince verilen 10.02.2020gün ve E:2020/58 sayılı GÖREVLİLİK KARARININKALDIRILMASINA, 26.10.2020 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Burhan ÜSTÜN Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Birol SONER Üye Aydemir TUNÇ Üye Nurdane TOPUZ Üye Bilal ÇALIŞKAN
Full & Egal Universal Law Academy