T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/581
KARAR NO : 2020/675
KARAR TR : 23.11.2020
ÖZET: 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 40. maddesinin birinci fıkrasının (1) bendi uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, Kabahatler Kanunu’nun 3 ve 27/1. maddesi uyarınca ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :K. İçecek Dağ. Paz.Turz. Otel. İnş.Tic ve San. A.Ş.
Vekili :Av. B.Ş.
Davalı : Tarım ve Orman Bakanlığı, Antalya İl Tarımve Orman Müdürlüğü
Vekili :Av. H.Ö.
O L A Y :Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol DairesiBaşkanlığının 07.10.2019 gün ve E.3042238sayılı Alkollü İçki Piyasa Takip veKontrolü konulu yazısına istinaden, Ankara, Antalya,İstanbul ve İzmir İl Tarım ve OrmanMüdürlüklerince yapılan resmi kontrollerde, davacıfirma tarafından üretilen alkollü içkilerden alınannumunelerin, yapılan analizleri sonucu 5996 sayılı VeterinerHizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve YemKanunu’nun 24. maddesinin dördüncü fıkrasınauygun olmadıklarının tespit edildiğinden bahisle, AntalyaValiliği İl Tarım ve OrmanMüdürlüğü’nün 18.03.2020 gün ve 07-32-001, 07-32-002, 07-32-003, 07-32-004, 07-32-005, 07-32-006, 07-32-007,07-32-008, 07-32-009, 07-32-010, 07-32-011, 07-32-012, 07-32-013, 07-32-014, 07-32-015,07-32-016, 07-32-017, 07-32-018, 07-32-019, 07-32-020, 07-32-021, 07-32-022, 07-32-023,07-32-024,
07-32-025, 07-32-026, 07-32-027 ve07-32-028 sayılı kararları ile, davacı adına, 5996 sayılıKanun’un 40. maddesinin birinci fıkrasının “1”bendi uyarınca ayrı ayrı 27.877,00 TL olmak üzere toplamolarak 780.556,00 TL idari para cezası verilmiş;
Ayrıca, Antalya Valiliği İlçe Tarım ve OrmanMüdürlüğü’nün 19.03.2020 gün ve K.D.No: 124 – 151 sayılı 28 adet Toplatılma İdariYaptırım Kararı ile, yukarıda anlatılan nedenlerlebahsedilen ürünlerin 5996 sayılı Kanun’un 40.maddesinin birinci fıkrasının (1) bendi uyarıncatoplatılmasına da karar verilmiştir.
Davacıvekili, idari para cezalarının iptali istemiyle adli yargı yerinebaşvuruda bulunmuştur.
ANTALYA 5. SULHCEZA HÂKİMLİĞİ: 10.07.2020 gün ve D.İşNo: 2020/1144 sayı ile, davacı hakkında, aromatizeşarap bazlı içki üretiminde öncedenuyarılmış olmasına rağmen ürünle-rinedışarıdan etil alkol kullandığı, alınan numunelerdeinsan sağlığına zararlı maddeler tespit edildiğigerekçesiyle, 4733 sayılı Kanun’un 8. maddesininaltıncı fıkrası uyarınca Tarımve Orman Bakanlığı tarafından verilmiş tümbelgelerinin iptaline ilişkin işlem tesis edildiği vedavacının bu işlemin iptali istemiyle Antalya 1. İdare Mahkemesinedava açtığı belirtilerek, 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 27. maddesinin sekizinci fıkrası uyarıncaidari para cezasına karşı yapılan itirazın çözümününde idare mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle başvurunungörev nedeniyle reddine karar vermiş, verilen karara davacıvekili tarafından yapılan itiraz, Antalya 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin17.08.2020 gün ve D.İş:2020/2541 sayılı kararıile, davalı vekili tarafından yapılan itiraz, aynıMahkemenin 29.09.2020 gün ve D.İş:2020/3052 sayılıkararı ile kesin olarak reddedilmiştir.
Davacıvekili, bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANTALYA 5.İDARE MAHKEMESİ; 22.09.2020 gün ve E:2020/747 sayı ile, 5326sayılı Kanun’un 27/8. maddesinin uygulanabilmesi için,idari yaptırım kararlarının aynı işlemkapsamında tesis edilmesi gerektiği, dava konusuuyuşmazlıkta ise davacı şirkete ait belge iptallerininTarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol DairesiBaşkanlığının işlemleri ile 4733 sayılıTütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasınındüzenlenmesine Dair Kanun’un 8. maddesinin altıncı fıkrasıuyarınca tesis edildiği, dava konusu idari para cezalarınınise 5996 sayılı Kanun uyarınca verildiği, dolayısıylafarklı mevzuatlar kapsamında tesis edilen işlemlerin dava konusuedilmesi halinde Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesinin sekizinci fıkrasınınuygulama alanı bulamayacağı, ayrıca ürünlerintoplatılmasına ilişkin olarak verilen kararın da adliyargı yerinde dava konusu edildiği ve adli yargı yerincegörevsizlik kararı verildiği anlaşılmışsada, toplatma kararının da 5996 sayılı Kanun kapsamındatesis edildiği ve 5996 sayılı Kanunda kanun yoluna ilişkinbir düzenlemeye yer verilmediği dikkatealındığında idari para cezalarına karşı açılandavanın görüm ve çözümünün,anılan Kanun’un 27. maddesinin birinci fıkrasıgereğince adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesi uyarınca görevliyargı yerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesinin Burhan ÜSTÜN’ünbaşkanlığında, Üyeler Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN’ın katılımlarıyla yapılan 23.11.2020tarihli toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 5996sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı,Gıda ve Yem Kanunu’nun 40. maddesinin birincifıkrasının (1) bendi uyarınca verilen idari para cezasınıniptali istemiyle açılmıştır.
5996 sayılı Kanun’un, “Amaç”başlığı altında düzenlenen 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacı, gıda ve yem güvenilirliğini, halksağlığı, bitki ve hayvan sağlığı ilehayvan ıslahı ve refahını, tüketici menfaatleri ile çevreninkorunması da dikkate alınarak korumak ve sağlamaktır.”;
“Kapsam” başlıklı 1. maddesinde,“ (1) Bu Kanun, gıda, gıda ile temas eden madde ve malzeme ileyemlerin üretim, işleme ve dağıtımınıntüm aşamalarını, bitki koruma ürünü veveteriner tıbbî ürün kalıntıları ilediğer kalıntılar ve bulaşanların kontrollerini,salgın veya bulaşıcı hayvan hastalıkları, bitkive bitkisel ürünlerdeki zararlı organizmalar ilemücadeleyi, çiftlik ve deney hayvanları ile ev ve süshayvanlarının refahını, zootekni konularını,veteriner sağlık ve bitki koruma ürünlerini, veteriner vebitki sağlığı hizmetlerini, canlı hayvan veürünlerin ülkeye giriş ve çıkışişlemlerini ve bu konulara ilişkin resmî kontrolleri veyaptırımları kapsar.
(2) Kişisel tüketim amaçlı birincilüretim ile kişisel tüketim amacıyla hazırlanangıdalar bu Kanunun kapsamı dışındadır.”denilmiş;
“Gıda ve yemde izlenebilirlik ve etiketleme, sunum vereklâm ile tüketici haklarının korunması”
başlığıaltında düzenlenen 24. maddesinde, “(1) Gıda veya yemişletmecileri izlenebilirliği sağlamak amacıyla,üretim, işleme ve dağıtımın tümaşamalarında, sorumluluğundaki gıda veya yemin, gıdaveya yeme ilave edilecek her türlü maddenin ve gıdanın eldeedildiği hayvanın takibinin yapılabilmesi için, bir sistemoluşturmak ve talep hâlinde bu bilgileri Bakanlığa sunmakzorundadır.
(2) Piyasaya arz edilecek gıda ve yem, izlenebilirliğisağlamak amacıyla, uygun şekilde etiketlenmek veyaBakanlıkça belirlenecek bilgi ve belgelerle uygun şekildetanımlanmak zorundadır.
(3) Gıda ile ilgili özel mevzuat hükümlerisaklı kalmak kaydıyla, gıdanın ve yemin şekli,görünümü, ambalajı, kullanılan ambalaj malzemesi, tasarlanma ve sergilenme şekli, hertür yazılı veya görsel basınaracılığı ile sunulan bilgi dâhil, etiketlenmesi,tanıtımı, reklâmı ve sunumu tüketiciyiyanıltıcı şekilde yapılamaz.
(4) Gıda ve yemde taklit ve tağşişyapılamaz.
(5) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslarBakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ilebelirlenir.”;
“Gıda ve yem ile ilgili yaptırımlar”başlığı altında düzenlenen 40. maddesinde ise,“Gıda ve yem ile ilgili yaptırımlar aşağıdabelirtilmiştir:
(…….)
l) 24 üncü maddenin dördüncü fıkrasınaaykırı olarak taklit ve tağşiş yapanlara onbinTürk Lirası idarî para cezası verilir, taklit vetağşiş edilmiş ürünlere el konulur vemülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.”hükmü yer almıştır.
Olayda, davanın, 5996 sayılı Kanun’un 40. maddesinin birincifıkrasının (l) bendi uyarınca verilen idari paracezasının iptali istemiyle açıldığı, 5996sayılı Kanun uyarınca verilen toplatma kararının mülkiyetinkamuya geçirilmesi amacıyla verildiği ve 5996 sayılıKanun’da idari para cezası ile mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin olarak verilen idari tedbirlere karşıkanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğianlaşılmıştır.
Öteyandan, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun3 üncü maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;
a) İdariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde,
b) Diğergenel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında,
uygulanır.”denilmiş;
AnılanKanun’un birinci maddesinde, “Bu Kanunda; toplum düzenini,genel ahlâkı, genel sağlığı, çevreyi veekonomik düzeni korumak amacıyla;
a)Kabahatlere ilişkin genel ilkeler,
b) Kabahatlerkarşılığında uygulanabilecek olan idariyaptırımların türleri ve sonuçları,
c) Kabahatlerdolayısıyla karar alma süreci,
d) İdariyaptırıma ilişkin kararlara karşı kanun yolu,
e) İdariyaptırım kararlarının yerine getirilmesine ilişkinesaslar,
Belirlenmişve çeşitli kabahatlertanımlanmıştır” denilerek Kanunun amaçve kapsamı belirlenmiş; ikinci kısmında yer alan 32ila 43. maddelerinde, Türk Ceza Kanunu kapsamı dışındakalan çeşitli kabahatler sayılarak, bu eylemlereyaptırımlar öngörülmüştür.
Aynı Kanun’un2. maddesinde, “kabahat” deyiminden, kanununkarşılığında idari yaptırımuygulanmasını öngördüğühaksızlığın anlaşılacağı; 16.maddesinde, kabahatler karşılığında uygulanacak olanidari yaptırımların “idari para cezası” ve“idari tedbirler”den ibaret bulunduğu; “idaritedbirler”in de mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgilikanunlarda yer alan diğer tedbirler olduğu belirtilmiştir.
Kanun’un “Mülkiyetin kamuya geçirilmesi” başlıklı 18.maddesinde de:
“(1)Kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edileneşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine, ancak kanundaaçık hüküm bulunan hallerde karar verilebilir.
(2)Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar,eşyanın;
a)Kullanılmaz hale getirilmesi,
b)Niteliğinin değiştirilmesi,
c) Ancakbelli bir surette kullanılması,
Koşullarındanbirinin yerine getirilmesine bağlı olarak belli bir süregeciktirilebilir. Belirlenen süre zarfında koşulun yerinegetirilmemesi halinde eşyanın mülkiyetinin kamuyageçirilmesine karar verilir.
(3)Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin kararkesinleşinceye kadar ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafındaneşyaya el konulabileceği gibi; eşya, kişilerinmuhafazasına da bırakılabilir.
(4)Eşyanın mülkiyeti, kanunda açık hükümbulunan hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşuna, aksi takdirde Devletegeçer.
(5)Eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine kararverilebilmesi için fail hakkında idari para cezası veyabaşka bir idari yaptırım kararı verilmiş olmasışart değildir.
(6) Kaimdeğerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine de kararverilebilir.
(7)Mülkiyeti kamuya geçirilen eşya, başka suretledeğerlendirilmesi mümkün olmazsa imha edilir.
(8)Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar,kesinleşmesi halinde yerine getirilir” denilmiş; “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin birinci fıkrasında, “idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir.” düzenlemeleriyer almıştır.
Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmamasıhalinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari paracezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 5996sayılı Kanun’da idari para cezasına karşı itirazkonusunda görevli mahkemenin gösterilmediği anlaşılmıştır.Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmamasıhalinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemeninbelirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşı açılandavanın görüm ve çözümünde, anılanKanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Antalya 5. İdare Mahkemesi’nce yapılanbaşvurunun kabulü ile Antalya 5. Sulh Ceza Hâkimliğinceverilen 10.07.2020 gün ve D.İş No: 2020/1144 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ: Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle, Antalya 5. İdareMahkemesi’nce yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile Antalya 5.Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 10.07.2020 gün ve D.İşNo: 2020/1144 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA23.11.2020 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan
Burhan
ÜSTÜN
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ahmet
ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy