T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/630
KARAR NO : 2020/673
KARAR TR : 23.11.2020
ÖZET: 2918 sayılı Yasa’nın 48/5. maddesi uyarınca verilen idari para cezası ile Ek 17. maddesi uyarınca düzenlenen aday sürücü belgesinin iptaline ilişkin tutanağa karşı yapılan itirazın, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesi ve aynı Kanun’un 27. maddesinin sekizinci fıkrası hükmü bir arada değerlendirildiğinde İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Ş.C.Ş.
Vekili : Av. E.D.
Davalı : İstanbul Valiliği
O L A Y :İstanbul Valiliği Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünceyapılan denetim sırasında, aday sürücü belgesisahibi davacı adına, alkollü olarak araçkullandığından bahisle, 26.01.2020 gün ve MA-51252774 seri-sırasayılı Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağıdüzenlenerek, davacıya 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 48/5. madde ve fıkrası uyarınca 1.228,00 TLidari para cezası verilmiş, aynı birim tarafından adaysürücü olması sebebiyle “adaysürücünün belgesinin iptaline dair tutanak”düzenlenmiştir. Davacı, idaripara cezası ile aday sürücü belgesinin iptalineilişkin tutanağının iptali istemiyle adli yargı yerinebaşvuruda bulunmuştur. İSTANBUL6. SULH CEZA HÂKİMLİĞİ: 06.04.2020 gün veD.İş No:2020/585 sayı ile; söz konusu ceza ile birliktearacın trafikten men edildiği belirtilerek, 5326 sayılı Yasa’nın27/8. maddesi uyarınca başvurununçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine kararvermiş, davacı tarafından yapılan itiraz, İstanbul 7.Sulh Ceza Hakimliğinin 25.06.2020 gün ve D.İş No:2020/2204sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir. Bu kez, davacı vekili aynıistemle idari yargı yerinde dava açmıştır. İSTANBUL 11. İDAREMAHKEMESİ: 29.07.2020 gün ve E:2020/1063 sayı ile; incelenen uyuşmazlıkta,öngörülen trafik para cezalarının vesürücü belgesi geri alma ile muhafaza tutanağının5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 12.7.2013 tarih ve 6495sayılı Kanun’un 20. maddesiyle 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılandeğişiklik ile maddenin yeniden düzenlendiği ve bu kararakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği gibi idari para cezasına karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye de yer verilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlardaaksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağınedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanunhükümleri dikkate alınacağından, idari paracezası ve sürücü belgesi geri alma tutanağı ilearacın trafikten meni/muhafazasına ilişkin işlemekarşı açılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesi uyarınca görevliyargı yerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına ve davanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesininBurhan ÜSTÜN’ün başkanlığında,Üyeler Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, AydemirTUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN’ınkatılımlarıyla yapılan 23.11.2020 tarihlitoplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adliyargı dosyası da temin edilmek suretiyle birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 2918sayılı Yasa’nın 48/5. madde ve fıkrasıuyarınca verilen idari para cezası ile aday sürücübelgesinin iptaline ilişkin tutanağın iptal edilmesi istemiyleaçılmıştır. 13.10.1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 48. maddesinin beşincifıkrasında(Değişik: 8/1/2003 - 4785/3 md),“Yönetmelik ile belirtilen miktarların üzerindealkollü araç kullandığı tespit edilensürücülerin, suçun işlendiği tarihten itibarengeriye doğru beş yıl içinde; birinci defasındasürücü belgeleri altı ay süreyle geri alınırve haklarında 265 300 000 lira para cezası uygulanır.İkinci defasında sürücü belgeleri iki yılsüreyle geri alınır ve haklarında 332 600 000 lira paracezası uygulanır ve bu sürücüler SağlıkBakanlığınca, esas ve usulleri Sağlık veİçişleri Bakanlıklarıncaçıkarılacak yönetmelikte gösterilensürücü davranışlarını geliştirmeeğitimine tabi tutulurlar, eğitimi başarıylatamamlayanların belgeleri süresi sonunda iade edilir. Üçveya üçten fazlasında ise, sürücü belgeleribeş yıl süreyle geri alınır ve altı aydanaşağı olmamak üzere hafif hapis cezası ile birlikte532 600 000 lira hafif para cezası uygulanır. Ayrıca,psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesine tabitutulurlar. Bu değerlendirme ve muayene sonrasında uygun görülenlere,geri alma süresi sonunda sürücü belgeleri iade edilir.Psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesininyapılmasına dair esas ve usuller yönetmeliktegösterilir” denilmekte iken, maddenin beşincifıkrası,“Yapılan tespit sonucunda 0.50 promilinüzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespitedilen sürücüler hakkında, fiili bir suçoluştursa bile,700 Türk Lirası idari para cezası verilir vesürücü belgesi altı ay süreyle geri alınır.Hususi otomobil dışındaki araçları alkollüolarak kullanan sürücüler bakımından promil altsınırı 0.21 olarak uygulanır. Alkollü olarakaraç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınankişiye, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibarengeriye doğru beş yıl içinde; ikinci defasında 877Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücübelgeleri iki yıl süreyle, üç veya üçtenfazlasında ise,1.407 Türk Lirası idari para cezası verilirve sürücü belgeleri her seferinde beşer yılsüreyle geri alınır.Sürücü belgelerinin herhangibir nedenle geçici olarak geri alınmış olmasıhalinde belirtilen süreler,geçici alma süresinin bitimindebaşlar ”şeklinde 24.5.2013 tarihli 6487 sayılıKanun’un 19.maddesiyle yeniden düzenlenmiş, maddeye aynıKanunla; “Sürücü belgelerinin geçici geri almaişlemleri bu Kanunun 6ncı maddesinde sayılan görevlilertarafından yapılır ” denilmek suretiyle on ikincifıkra eklenmiştir. Anılan Kanun’un, “Trafik zabıtasınıngörev ve yetki sınırı ile genel zabıtanın trafikhizmetlerini yürütmeye ilişkin yetkisi” başlığı altında düzenlenen 6. maddesinde ise,“Trafik zabıtası ve genel zabıtanın görev veyetki sınırı; a)Trafik zabıtası: Trafik zabıtası görevi sırasındakarşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genelzabıta görevi yapmakla da yetkilidir. Mülki idare amirlerince, emniyet ve asayişbakımından zorunlu görülen haller dışında,trafik zabıtasına genel zabıta görevi verilemez,araç, gereç ve özel teçhizatı trafik hizmetleridışında kullanılamaz. b)Genel Zabıta Trafik zabıtasının bulunmadığı veyayeterli olmadığı yerlerde polis; polisin ve trafikteşkilatının görev alanı dışında kalanyerlerde de jandarma, trafik eğitimi almış subay, astsubay veuzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygunolarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymayagörevli ve yetkilidir” denilmiş; “Aday sürücülük”başlıklı Ek 17. maddesinde, “ (Ek: 12/7/2013-6495/22md.) İlk defa sürücü belgesi alanlar en az bir yılsüre ile aday sürücü olarak kabul edilirler. Aday sürücülüğün süresi, adaysürücülerin sürücü belgelerinin iptal edilme veyeniden sürücü belgesi alma şartları ile diğerusul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Aday sürücülerle ilgili olarak yönetmeliktebelirtilen iptal edilme şartlarının oluşması hâlinde,bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler tarafındansürücü belgeleri iptal edilir.”; Karayolları Trafik Yönetmeliğinin “Adaysürücülük” başlıklı Ek 3. maddesindede, “ (Ek:RG-17/4/2015-29329) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibarenilk defa sürücü belgesi alanlar ile herhangi bir sebeplesürücü belgesi iptal edilmiş olup da yenidensürücü belgesi alanlar, belgenin alındığıtarihten itibaren iki yıl süreyle aday sürücü olarakkabul edilir. Aday sürücülük süresi içerisinde 2918sayılı Kanunun; a) 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendininüç kez ihlal edilmesi, b) 48 inci veya 118 inci maddelerine istinaden sürücübelgelerinin geri alınması, c) 51 inci maddesinin üç kez ihlal edilmesi, ç) 53 üncü maddesinin ikinci fıkrasınınüç kez ihlal edilmesi, d) 74 üncü maddesinin üç kez ihlal edilmesi, e) Koruyucu tertibatın kullanılması ile ilgili 78 incimaddesinin üç kez ihlal edilmesi hallerinden herhangi biriningerçekleşmesi veya araç cinsine bakılmaksızın0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araçkullanıldığının tespit edilmesi veya toplam 75 cezapuanının aşılması durumunda sürücübelgesi trafik görevlilerince iptal edilir. Belgesi iptal edilenlerin tekrar sürücü belgesialabilmeleri için; sürücü kurslarına devam etmelerive yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlutaşıt sürücüsü sertifikası almalarıgerekir. Bu kişilerin sürücü kurslarında eğitimebaşlayabilmeleri için tabi tutulacakları psiko-teknikdeğerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesi sonucundasürücülüğe engel halibulunmadığını gösterir belgenin sürücükursuna ibrazı ve varsa iptal nedenlerinde yer alan geri almasüreleri kadar zamanın geçmiş olmasızorunludur.” hükmü yer almıştır. Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılıYasa’nın 116. maddesi kapsamında araç tescilplakasına göre düzenlenenler dışında trafikzabıtasınca uygulanan idari para cezalarına karşıaçılan davaları; bu uygulamanın idari ceza kapsamındabulunması; Yasada idari cezalarla ilgili davalarda görevli yargıyerini açıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi;12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesi ileyapılan değişiklikten önceki hali ile, bu Yasadagösterilen adli cezalara hükmetmekle görevli mahkemeyeişaret eden 112. maddeye de herhangi bir atıftabulunulmamış olması karşısında ve göreveilişkin genel ilkelere göre idari yargının görev alanındagörmüştür. 1.6.2005 tarihinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nunyürürlüğe girmesi üzerine UyuşmazlıkMahkemesince, sözü edilen Kanun’un diğer kanunlardadüzenlenen idari yaptırımlar ile bunlara karşıyapılacak itirazlara ilişkin görev hükümleriüzerindeki etkisinin incelenmesi sonucunda: diğer kanunlardadüzenlenen idari yaptırımın, dayanağı olanyasanın amacı dikkate alınarak; Kabahatler Kanunu’nun 1.,2., 16. ve 19. maddelerinde belirtilen koşullarıtaşıması, 27. maddenin (1) numaralı bendindebelirtilen idari yaptırımlardan olması halinde, idari paracezaları ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkinolanlarına karşı 1.6.2005 tarihinden sonra yapılacakitirazlarda sulh ceza mahkemelerinin genel görevlikılındığına ve bu nedenle doğan görevuyuşmazlıklarında adli yargı yerinin görevlibulunduğuna karar verilmiştir. Daha sonra, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 3. maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü,5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesinde, “(1) BuKanunun; a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezasıveya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.” denilmiş; Kanunun 16. maddesinde, kabahatlerkarşılığında uygulanacak olan idariyaptırımların idari para cezası ve idari tedbirlerdenibaret olduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuyageçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerolduğu hükme bağlanmış; “Başvuruyolu” başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise“idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geçonbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararıkesinleşir.” hükmü yer almıştır. Aynı Kanun’un 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ileeklenen sekizinci fıkrada ise; idari yaptırımkararının verildiği işlem kapsamında aynıkişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanınagiren kararların da verilmiş olması halinde; idariyaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılıkiddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış,bu maddenin gerekçesinde de bu hükümle, KabahatlerKanunu’ndaki düzenlemelerin ortayaçıkardığı bağlantı sorununaçözüm getirilmesinin amaçlandığı ifadeedilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren budüzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği anlaşılmaktadır. Bu hükümler dikkate alınarak, UyuşmazlıkMahkemesi, idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görev uyuşmazlıklarınınçözümünde, idari para cezasına konu işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararın da verilmiş olması vedosya içeriğinden bu kararın idari yargı yerinde davakonusu edildiğinin anlaşılması halinde; idari paracezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargıyerinde görüleceği sonucuna varmış, idari yargıyerince verilen görevsizlik kararlarınınkaldırılmasına karar vermiştir. 2918 sayılı Kanun’un Adli Kovuşturma veCezaların Uygulanması başlıklı DokuzuncuKısım’a dahil “Bu Kanundaki suçlarla ilgilidavalara bakacak mahkemeler ve yetkileri” başlığıaltında düzenlenen 112. maddesinin ilk paragrafında;sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasıhariç olmak üzere bu Kanundaki hafif para cezasını veyabu kanundaki hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınmasıve iptali veya işyerlerinin kapatılması cezasınıgerektiren suçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunlarınbulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerindebakılacağı ifade edilmiş; böyleliklesürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin uygulamalar, trafik ve sulh cezamahkemelerinin görevi dışında tutulmuş iken; 12.7.2013tarihli 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle yapılandeğişiklik ile, maddenin başlığı,“Sürücü belgelerinin geri alınmasında veiptalinde yetki”; şeklinde, madde ise, “Bu Kanunun 6ncımaddesinde sayılan görevlilerin ve trafik tescilkuruluşlarının yetkilendirildiği haller hariç olmaküzere, sürücü belgelerinin geri alınmasına veiptaline sulh ceza mahkemeleri karar verir. Bu Kanunun 51 inci maddesinin ihlali ve 118 inci maddesinin ikinci veüçüncü fıkralarında yazılı “100ceza puanını doldurmak” eylemi nedeniyle sürücübelgelerinin geri alınmasına yine bu Kanunun 6ncı maddesindesayılan görevliler yetkilidir. Sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınması veya iptaline dair verilen kesinleşmiş mahkemekararı örnekleri, sürücülerin sicillerineişlenmek üzere mahkemelerce ilgili trafik birimlerinegönderilir. Bu Kanuna göre görülen davalar, diğer kanunlaragöre görülen davalarla birleştirilemez. ……. ” denilerek yeniden düzenlenmiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklıtutulan hükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde ise, “(1) Diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için; a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi, b) İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması, d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veyaseyrüseferden alıkonulması, gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgilikanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır” denilmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesince, 2918 sayılı Kanun’un12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesi ileyapılan değişiklikten önceki 112. maddesi ve 5326sayılı Kanun birlikte incelendiğinde, 2918 sayılıKanun’un, bu Kanun’daki suçlarla ilgili davalara bakacakmahkemeler ve yetkilerinin düzenlendiği 112. maddesi uyarınca,sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin davaların sulh ceza mahkemeleriningörevine dahil edilmediği ve 5326 sayılı Kanun’un 19.maddesinde, diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için ehliyetin gerialınmasına ilişkin hükümlerin geçici istisnalariçinde sayıldığı dikkatealındığında; sürücü belgeleriningeçici olarak geri alınmasına ilişkin davalara bakmagörevinin idare mahkemesine ait olduğu sonucunavarılmış iken; 2918 sayılı Kanun’un 112.maddesinde yapılan yeni düzenleme ile Kanun’da yer alangöreve ilişkin maddenin değiştirildiği ve idariyaptırımlarla ilgili Kabahatler Kanunu hükümlerineuygun değişik-liğin yapıldığı sonucunavarılmış, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun“Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde,“diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için, ….. ehliyetingeri alınması, …….gibi yaptırımlarailişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklıdır” denilerek, ilgili kanununda, bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklı tutulan, başka bir deyişle, belirtilen istisnalariçinde sayılan yaptırımlardan biri olan “ehliyetin gerialınması”na ilişkin hükmün, 12.7.2013 tarih ve6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılandeğişiklik ile yeniden düzenlendiği ve bu kararakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğigözetilerek, sürücü belgesi geri almatutanağının iptali istemiyle yapılan itirazların adliyargı yerinde görüleceğine kararverilmiştir. Somut olayda ise, davacıya2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5. madde vefıkrası uyarınca 1.228,00 TL. idari para cezasıverilmiş, aynı birim tarafından, 2918 sayılıKanun’un Ek 17. maddesi uyarınca aday sürücübelgesinin iptaline karar verilmiştir. Yukarıda anlatılannedenler ile sürücü belgesinin belli bir süre içingeri alınması değil iptal edildiği dikkatealındığında bu kararın idari davaya konu edilebilecekkesin ve yürütülmesi zorunlu idari bir işlem olduğu ve5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 19. maddesi kapsamındabulunmadığı sonucuna varılmıştır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallaragöre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz halegelmiş ise, (davanın açıldığı andagörevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen)mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeniyasadaki görev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 2918 sayılıKanun’da da idari para cezasına itiraz konusunda görevlimahkemenin gösterilmediği, ancak; idari para cezasına konu işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak“sürücü belgesinin iptali” kararı daverildiği ve idari yargı yerinde dava konusu edildiğianlaşıldığından; idari para cezasına ilişkinkararın hukuka aykırılığı iddiasınında, idari yargı yerinde görüleceği kuşkusuzdur. Bu durumda,Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesi ve aynı Kanunun 27. maddesine 5560sayılı Kanun’la eklenen sekizinci fıkra hükmübir arada değerlen-dirildiğinde, 2918 sayılı Kanun’un48/5. madde ve fıkrası uyarınca verilen idari para cezasıile aday sürücü belgesinin iptaline karşıaçılan davanın çözümündeidari yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle, İstanbul 11.İdare Mahkemesince yapılan 29.07.2020 gün ve E:2020/1063 sayılı başvurunun reddi gerekmiştir. S O N UÇ: Davanın çözümünde İDARİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, İstanbul11. İdare Mahkemesince yapılan 29.07.2020 gün veE:2020/1063 sayılı BAŞVURUNUNREDDİNE, 23.11.2020 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Burhan ÜSTÜN Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Birol SONER Üye Aydemir TUNÇ Üye Nurdane TOPUZ Üye Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy