UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/17
KARAR NO : 2021/114
KARAR TR : 01/03/2021
ÖZET: Davacıların maliki olduğu taşınmaza
acele kamulaştırma kararıyla birlikte gölet
yapımı inşasına başlanarak zarar
verildiğinden bahisle ve tazminat istemi ile
açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE
görülmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacılar : A.Ö. vd.
Vekili : Av. N.Ş.
Davalı : Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. İ.M.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin maliki olduğu
taşınmaz hakkında davalı Kurum tarafından gölet projesi kapsamında acele kamulaştırma
kararı alınarak müvekkillerine ait taşınmazda gölet yapımı çalışmalarına başlandığını,
arazilerin üst kısmını davalı kurumca hafriyat doldurulduğunu, eğim nedeniyle de kaya
parçalarının taşınmazda bulunan zeytin, ceviz, elma, incir ve nar ağaçlarına zarar verdiğini ve
bu ağaçları kesilmek zorunda kalındığını, müvekkillerinin söz konusu hafriyat ve kaya
parçalarını temizlemek için 14.000 TL harcama yaptığını, temizleme işlemi bittikten sonra
yeniden zeytin ağacı diktiğini, ancak davalı idarece yapılan çalışına kapsamında zeytin
ağaçlarının da hafriyat altında kalarak zarar gördüğünü, tüm bu nedenlerle geriye doğru 5 yıl
için şimdilik 5.000 TL ecrimisil tazminatı ve 1.000 TL maddi tazminatın davalı idareden
tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Altınözü Asliye Hukuk Mahkemesinin, 13/11/2019 tarihli ve E.2018/350,
K.2019/261 sayılı dosyada verdiği istinaf edilmeksizin 06/10/2020 tarihinde kesinleşen
"Davacının davasının mahkememizin vargı yolu yönünden görevsizliği nedeniyle dava şartı
yokluğundan usulden reddine" dair kararın gerekçesinin ilgili kısmı şu şekildedir:
"...11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının I. bendinde
açıkça belirtildiği gibi, bir kamu kurumu tarafından verilen kararlar üzerine plan ve
projesine göre bir yol yapılması dolayısıyla evinin duvarı yıkılan veya bodrum katını sel
basan, bir su tesisi yapılması neticesinde tarlasındaki sular çekilip ağaçları ve mahsulleri
kuruyan veya tarlası ekilemez hale gelen yahut tarlasının kenarından geçen derenin
kuruması yüzünden tarlası susuz kalan veya su tesisinin bozukluğu yahut bakımındaki ihmal
yüzünden tarlasını sular basıp bu suların getirdiği kumlardan dolayı tarlası artık
ekilemeyecek duruma düşen kimsenin uğradığı zararlar gibi zararlar idari kararın ve fiilin
Esas No : 2021/17
Karar No: 2021/114
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
neticesinde meydana gelen zararlardır. Zira bir kamu kurumunun görevlerinden olan bir işi
yapmayı kararlaştırması idari bir karar olduğu gibi, bu kararı yerine getirmek üzere plan ve
projeler yapıp o plan ve projeler gereğince işi görmesi de verilen kararın neticesi olan birer
idari eylemdir. O halde sözü edilen kararda örnek olarak belirtilen bu eylemlerden doğan
zararların ödettirilmesi istekleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi
hükmünce bir tam yargı davasıdır"
3. Davacı vekili, aynı taleple idari yargı yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
4. Hatay 1. İdare Mahkemesi, 23/12/2020 tarihli ve E.2020/1143 sayılı kararı ile
2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'nin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi
uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine
gönderilmesine karar vererek, 02/09/2020 tarihli ve E.2020/1143 no'lu üst yazı ile
Mahkememize müracaat etmiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şu şekildedir:
"Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında; "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden
doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü yer almaktadır.
İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya
koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, suyolları, su şebekesi gibi
tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini
istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünün, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel
hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim
yapan idari yargı yerine aittir
Öte yandan, Yüksek Mahkeme içtihatlarında ve öğretide, idarenin yasal bir dayanak
olmaksızın, hukuka uygun usuller kullanmadan, belirli bir bedel ödemediği halde, özel
mülkiyette bulunan bir taşınmazın tamamını veya bir kısmını işgal etmesi, kamulaştırmasız
el atma olarak nitelendirilmekte, mülkiyet hakkının açık bir yolsuzluk ve hukuka aykırılık ile
ihlali sonucunu doğuran bu eylem de fiili yol olarak tanımlanmaktadır. Mülkiyet hakkının
ihlali, olaydaki hukuka aykırılığı çok açık bir hale getirdiğinden, eylem, idari işlem ve eylem
olmaktan çıkarak, bir başka deyişle, eylemdeki idarilik vasfı yok olarak haksız fiile
dönüşmekte ve bu uyuşmazlıklar adli yargı mercilerinde çözümlenmektedir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11.2.1959 günlü. H: 1958/17, K: 1959/15
sayılı kararının III. bölümünde, “İstimlaksiz el atma halinde amme teşekkülü İstimlak
Kanunu'na uygun hareket etmeden ferdin malını elinden almış olması sebebiyle kanunsuz
bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine
giren mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın
tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesi içindedir." görüşüne yer
verilmiştir.
Olayda; her ne kadar Altınözü Asliye Hukuk Mahkemesince, idare aleyhine açılan
davalara bakma görevinin İdare Mahkemelerine ait olduğu, zararın idarenin organları
tarafından bir hizmetin ifası sırasında meydana geldiği gerekçesiyle görev ret kararı
verilmiş ise de idarenin hukuka uygun usuller kullanmadan, kamu hizmeti ile bağlantısı
bulunmayan eylem veya işlemlerini idari işlem veya eylem olarak kabul etmeye hukuken
olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda; davacılara ait taşınmazda gölet projesi kapsamında baraj yapımına
başlandığı, bu nedenle taşınmaza hafriyat döküldüğü ve söz konusu hafriyat sebebiyle
taşınmazda bulunan meyve ağaçlarda oluştuğu öne sürülerek tazmini istenen zararın ve
ecrimisilin idarenin hizmet kusurundan kaynaklanmadığı, idarenin kamulaştırmasız el atma
(fiili olarak) yoluyla vermiş olduğu bir zarar olduğu ve bu tür uyuşmazlıkların da adli yargı
yerinde çözümlenmesi gerektiği açıktır."
Esas No : 2021/17
Karar No: 2021/114
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun: "Kamulaştırma bedelinin mahkemece
tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili " başlıklı 10. maddesinde; "Kamulaştırmanın
satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 nci maddeye göre topladığı bilgi ve
belgelerle 8 inci madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve
belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine
müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya
kamulaştırma 3 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi
karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini ister"..."14 üncü maddede belirtilen süre
içinde, kamulaştırma işlemine karşı hak sahipleri tarafından idari yargıda iptal davası
açılması ve idari yargı mahkemelerince de yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde
mahkemece, idari yargıda açılan dava bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre
işlem yapılır"
6. Aynı Kanun'un "Dava hakkı" başlıklı 14. maddesinde: "Kamulaştırmaya konu
taşınmaz malın maliki tarafından 10 uncu madde gereğince mahkemece yapılan tebligat
gününden, kendilerine tebligat yapılamayanlara tebligat yerine geçmek üzere mahkemece
gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde, kamulaştırma işlemine karşı idari
yargıda iptal ve maddi hatalara karşı da adli yargıda düzeltim davası açılabilir"
7. "Acele Kamulaştırma" başlıklı 27. maddesinde; "3634 sayılı Milli Müdafaa
Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine
Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü
durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki
işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o
taşınmaz malın (Değişik ibare: 24/4/2001 - 4650/15 md.) 10 uncu madde esasları dairesinde
ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal
sahibi adına (Değişik ibare: 24/4/2001 - 4650/15 md.) 10 uncu maddeye göre yapılacak
davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir.
(Ek fıkra: 19/4/2018-7139/29 md.) Mahkemece verilen taşınmaz mala el koyma
kararı tapu müdürlüğüne bildirilir. Taşınmaz malın başkasına devir, ferağ veya temlikinin
yapılamayacağı hükmü tapu kütüğüne şerh edilir. El koyma kararından sonra taşınmaz mal
20 nci madde uyarınca boşaltılır"
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
8. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı
Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinde, idari dava türleri: "a) İdari işlemler hakkında yetki,
şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri
için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden
dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c)Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,
kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı
taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar" olarak sayılmıştır.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
Esas No : 2021/17
Karar No: 2021/114
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
9. Uyuşmazlık Mahkemesinin Celal Mümtaz AKINCI’nın başkanlığında, Üyeler
Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet
ARSLAN’ın katılımlarıyla yapılan 01/03/2021 tarihli toplantısında 2247 sayılı Kanun’un 27.
maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun’un 19.
maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının ekinde
adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin
herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının
incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
10. Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanın çözümünde idari yargının
görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca
görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı
Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da
dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
11. Dava, davacıların maliki olduğu taşınmaza acele kamulaştırma kararıyla birlikte
gölet yapımı inşasına başlanarak zarar verildiğinden bahisle ve tazminat istemi ile açılmıştır.
12. İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak
uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su
şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların
tazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünün, idari eylem ve işlemlerden dolayı
kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal
denetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede
bulunulduğu; özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı veya plan ve projeye
aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak müdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazmini
davalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukuk
hükümlerine göre adli yargı yerince çözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarla kabul
edilmiş bulunmaktadır.
13. Dava dosyasının incelenmesinden; dava konusu Hatay İli Altınözü İlçesi
Tepehan Mahallesi 22 ve 23 nolu parsel sayılı taşınmazların gölet projesi kapsamında
Altınözü Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/05/2017 tarihli, E.2017/42, K.2017/166 sayılı
kararıyla 26.364,85 TL bedelle acele kamulaştırılarak tapuya şerh verildiği, akabinde davalı
idare tarafından dava konusu taşınmazların da aralarında bulunduğu bölgede gölet yapımına
başlandığı, davacılar vekilinin de bunun üzerine görev uyuşmazlığına konu davaları açtığı
anlaşılmaktadır. nedeniyle yapılan ifraz işlemi sonucunda, 2217 ve 2218 nolu parsellere
ayrıldığı, 2217 parsel numaralı taşınmazın arsa vasfında davacı adına tapuya kaydedildiği,
2218 parsel numaralı 31,83 metrekare taşınmazın ise yol olarak kaydedildiği, bu parselin
(Antakya Çevre Yolu) Ayr.-Samandağ Devlet Yolu Yapımı nedeniyle 12/12/2016 tarih ve
155 sayılı kamulaştırma işlemine başlama kararına göre kamulaştırıldığı, taşınmaz
maliklerine henüz pazarlığa davet yazısı yazılmadığı, taşınmaza 2010 yılı Kasım ayında el
konulduğu, 2217 nolu parselin kamulaştırmadan artan olup kamulaştırması olmadığı,
bilirkişiler marifetiyle yapılan keşifte, zemindeki yolun kamulaştırılarak yol olarak tescil
edilen 2218 parsel numaralı taşınmaza henüz fiili bir müdahalenin bulunmadığı, İdare
Mahkemesinin gönderme kararında değindiği üzere taşınmazın fiilen yol olarak
kullanıldığına dair bir tespit yapılmadığı belirlenmiştir.
14. Gerek 2942 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen hükümleri uyarınca ve gerekse
Esas No : 2021/17
Karar No: 2021/114
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
açılan davanın, idarenin plan ve proje kapsamında yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu
hizmetine ilişkin olarak kurulmuş bir işleme karşı ya da bu nitelikteki işlem ve eyleminden
doğan zararların tazminine yönelik olarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1.
maddesinde belirtilen dava türlerinden olması nedenleriyle uyuşmazlığın idari yargı yerinde
çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
15. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Hatay 1. İdare
Mahkemesinin 23/12/2020 tarihli, E.2020/1143 sayılı gönderme kararına istinaden yaptığı
başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde İDARİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Hatay 1. İdare Mahkemesinin 23/12/2020 tarihli, E.2020/1143 sayılı gönderme
kararına istinaden yaptığı BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
01/03/2021 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ahmet
ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy