UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2021/173
KARAR NO : 2021/156
KARAR TR : 05/04/2021
ÖZET: Sosyal Hizmetler ve Çocuk
Esirgeme Kurumu’na bağlı Saray
Rehabilitasyon Merkezinde usta
öğretici olarak çalışan davacının
ücretinin tam olarak ödenmediği, bu
nedenle kıdem tazminatı, ücretli izin
alacağı, eksik ödenen ücret alacağı ve
ilave tediye alacağının işleyecek yasal
faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle
açılan davanın, ADLİ YARGI
YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : N.K.
Vekili : Av. T.T.
Davalı : Aile ve Çalışma Sosyal Hizmetler Bakanlığı
Vekili : Av. F.G.Y.
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkilinin 07/11/2002 tarihinden itibaren birer yıllık dönemler
halinde Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğüne bağlı Saray
Rehabilitasyon Merkezinde usta öğretici olarak çalıştığını; 20/05/2009 tarihinde psikolojik
zorlamalarla iş akdini istifa etmek suretiyle feshettiğini; davacının 2004-2005 yılları ile 2006
yılının ilk iki ayında haftanın 3 günü 15 saatlik süre ile çalıştırıldığını, bu dönemde 7,5 saat
bir gün kabul edilerek sigorta primlerinin 8-10 gün üzerinden yapıldığını; 2006 yılının Mart
ayından itibaren haftanın 5 günü, haftalık 30 saat üzerinden çalıştırıldığını; primlerinin de
aynı yöntemle 20-22 gün üzerinden olduğunu, 657 Sayılı Kanun'un 179. maddesine göre özel
eğitime muhtaç öğrencilerin eğitim ve öğretim gördüğü Kurumlarda görevli öğretmen ve
yöneticilere ücretlerin % 25 fazla ödenmesi gerektiğini; davacının da bu statüde olduğu ancak
ücret ödemelerinin % 25 zamlı ödenmediğini; 657 sayılı Kanun'un 5. maddesine göre
davacının 4 maddede belirtilen istihdam şekillerine tabi olarak çalışmadığının sabit olduğunu;
davacının ilgili mevzuat gereği tahsis edilen sürekli işçi kadrolarında belirsiz süreli iş
sözleşmeleriyle çalıştırılan sürekli işçi olduğunu ve tam süreli çalışan işçi statüsünde
olduğunu ileri sürerek, eksik ödenen ücret alacağı 25.800 TL, ücretli izin alacağı 100 TL,
kıdem tazminatı 100 TL ilave tediye alacağı 8.500 TL olmak üzere toplam 34.500 TL
alacağın tahsili istemiyle, adli yargı yerinde dava açmıştır.
Davacı vekili, 05/08/2013 tarihli ıslah dilekçesinde alacak miktarını 5.052,19 TL
artırarak 39.552,19 TL ye çıkartmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Ankara 11. İş Mahkemesinin 13/10/2015 tarihli ve E.2012/207, K.2015/945 sayılı
dosyasında, davacının 14/11/2002 - 20/05/2009 tarihleri arasında davalı işyerinde usta
Esas No : 2021/173
Karar No: 2021/156
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
öğretici olarak çalıştığı, davacının işverene verdiği işten ayrılacağı beyanını içeren yazıda
fesih sebebi belirtilmemiş ise de dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre
davacının ücretinin tam olarak ödenmediği, bu nedenle davacının iş akdinin feshinin haklı
nedene dayandığı ve kıdem tazminatına hak kazandığının kabul edildiği; davacının haftada
ortalama 5 gün tam süreli olarak çalıştığı, ancak ücretinin çalışılan saate göre ödendiği;
çalışılmayan 1 gün hafta tatili ücretinin, UBGT günlerine denk gelen ücretlerinin de
ödenmediği gibi 657 sayılı Kanun'un 176 maddesine %25 zamlı ödenmesi gereken ek ders
ücretinin de ödenmediği, yine davalı işyerinin Bakanlık olduğu ve 6772 sayılı Kanun’a tabi
olduğu ve davacıya ilave tediye ödenmesi gerektiği halde ödenmediği ve davacıya
kullandırıldığı yahut karşılığının ödendiği davalı işverence yöntemine uygun olarak
ispatlanmayan yıllık izin ücreti alacağının da ödenmesi gerektiği yolunda oluşan vicdani kanı
ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı ve davalı vekilleri temyiz
isteminde bulunmuştur.
3. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 09/04/2019 tarihli ve E.2016/7298, K.2019/8098
sayılı dosyasında, davada, ücret, çalışma saati, süreleri ve benzeri bir çok esaslı çalışma
koşulunun statü hukuku içinde önceden düzenlendiği ve idareye üstün yetkiler tanındığı
çalışma ilişkisinde, başta İş Kanunu olmak üzere özel hukuk hükümlerinin uygulanması
ilişkinin niteliğiyle bağdaşmadığı; uyuşmazlığın statü hukukunu ilgilendirdiği kanaatine
varıldığı gerekçesiyle, uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargı olup, Mahkemece, 6100 sayılı
HMK’nun 114/1 -b ve 115. maddeleri uyarınca, yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava
şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme
kararı bozulmuştur.
4. Ankara 11. İş Mahkemesinin 25/02/2020 tarihli ve E.2019/616, K.2020/78
sayılı dosyasında, bozma kararına uyulmuş olmakla, ilam doğrultusunda taleplerin reddine
karar verilmiş; dava konusunun idari yargının görev alanına girmesi nedeniyle dava şartı
yönünden davanın usulen reddine karar verilmiş, bu karar kesinleşmiştir.
5. Davacı vekili bu kez, kıdem tazminatı, ücretli izin alacağı, eksik ödenen ücret
alacağı ve ilave tediye alacağından oluşan 39.552,19 TL'nın 21/03/2012 tarihinden itibaren
işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
6. Ankara 23. İdare Mahkemesinin 28/10/2020 tarihli ve E.2020/1138 sayılı
dosyasında, davacı ile idare arasında yapılan iş akdinin gereğince idare bünyesinde usta
öğretici olarak çalışan davacının iş akdini feshetmesi sonucunda, kıdem tazminatı, ücretli izin
alacağı, eksik ödenen ücret alacağı ve ilave tediye alacağının tazmin edilmesi talebiyle açılan
davada, tazmin edilmesi istenilen alacak kalemlerinin iş hukuku mevzuatından kaynaklı
alacaklar olması sebebiyle, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine tabi olarak iş
mahkemelerinde çözülmesi gerektiğinden adli yargının görev alanına girdiği sonucuna
varıldığı gerekçesiyle, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında
Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık
Mahkemesine gönderilmesine, dosya incelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar
verilinceye kadar ertelenmesine karar verilmiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
7. 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde "Bir hizmet akdine
dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı
sayılırlar…" denilmiş, aynı Kanun'un "Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri" başlıklı 134.
Esas No : 2021/173
Karar No: 2021/156
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
maddesinde, "Bu Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkili iş
mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür" hükmüne yer
verilmiş; 506 sayılı Kanun hükümleri 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesi ile yürürlükten
kaldırılmıştır.
8. 5510 sayılı Kanun'un 3. maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları
bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişi
sigortalı olarak tanımlanmış; 79. madde ile başlayan 4. Kısmında, primlere ilişkin hükümlere
yer verilmiş; 101. maddesinde "Bu kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu kanun
hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür"
denilmiştir.
9. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının,işverenler ile bir iş
sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak
ve sorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş; "İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi"
hususuna Kanun'un 8. maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim
süresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanun'un değişik
maddelerinde yer verilmiştir.
10. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun "İş mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2.
maddesi şöyledir:
"(1) İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek
hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde
kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk
Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri
Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.
(2) İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden fazla dairesi
oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen
işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve
Savcılar Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.
Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.
(3) İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren
dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara göre
bakılır."
11. 7036 sayılı Kanun'un "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3. maddesinin
(1) numaralı fıkrası şöyledir:
" (1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı
ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava
şartıdır."
12. 7036 sayılı Kanun'un "Görev" başlıklı 5. maddesi şöyledir:
"(1) İş mahkemeleri;
a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları,
22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk
Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine
tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya
kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,
Esas No : 2021/173
Karar No: 2021/156
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi
kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş
Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,
c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara,
ilişkin dava ve işlere bakar."
13. 7036 sayılı Kanun'un "Geçici Hükümleri" başlıklı Geçici madde 1 şöyledir:
"(1) Mülga 5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, bu Kanun
uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten önce açılmış olan davalar, açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam olunur.
(2) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin
yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile
Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.
(3) Başka mahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemelerinin
görev alanına dâhil edilen dava ve işler, iş mahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye
kadar ilgili mahkemeler tarafından görülmeye devam olunur.
(4) İlk derece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
14. Uyuşmazlık Mahkemesinin Celal Mümtaz AKINCI’nın başkanlığında, Üyeler
Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet
ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 05/04/2021 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.
maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19.
maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının ekinde
adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi
bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy
birliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
15. Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adli
yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili
Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada
adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu
yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
16. Dava, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağlı Saray
Rehabilitasyon Merkezinde usta öğretici olarak çalışan davacının, 20/05/2009 tarihinde iş
sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, ücretlerinin eksik ödendiği, ilave tediye alacağının ise
ödenmediği ve yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığı ileri sürülerek, kıdem tazminatı,
yıllık izin ücreti, eksik ödenen ücret ve ilave tediye alacaklarının ödenmesi istemiyle
açılmıştır.
17. Davacının, idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen
tazminatlarının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında,
uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli
olduğu sonucuna varılmıştır.
Esas No : 2021/173
Karar No: 2021/156
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
18. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Ankara 23. İdare
Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara 11. İş Mahkemesince verilen 25/02/2020
tarihli ve E.2019/616, K.2020/78 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Ankara 23. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 11. İş
Mahkemesince verilen 25/02/2020 tarihli ve E.2019/616, K.2020/78 sayılı GÖREVSİZLİK
KARARININ KALDIRILMASINA,
05/04/2021 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Celal Mümtaz
Şükrü
Mehmet
Birol
AKINCI
BOZER
AKSU
SONER
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy