UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/182
KARAR NO : 2021/200
KARAR TR : 05/04/2021
ÖZET: Özel hukuk tüzel kişiliğine sahip
davalı OSB yönetim kurulunun davacı
şirket adına yapılan taşınmaz tahsisinin
iptaline ilişkin işlemine karşı açılan
davanın, ADLİ YARGI YERİNDE
görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : D.Makina Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
Vekilleri : Av.S.Ş. Av. D.M.B. Av.E.H. Av. M.G.Ç.
Davalı : İTOB Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü
Vekilleri : Av. Hasan Fehmi EKİCİ
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili; İzmir İli, Menderes İlçesi, Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan
tapunun 237 ada, 7 sayılı parselinde kayıtlı taşınmazın davacı şirket adına yapılan tahsisinin
kaldırılmasına ilişkin 30/05/2019 tarihli ve 675 sayılı Yönetim Kurulu kararının iptali
istemiyle İTOB Organize Sanayi Bölge Müdürlügü'ne karşı idari yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. İzmir 5. İdare Mahkemesi, 12/02/2020 tarih ve E.2020/177, K.2020/160 sayı ile
davanın görev yönünden reddine karar vermiş, karar istinaf edilmiştir.
3. İzmir Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesi, 22/09/2020 tarih ve
E.2020/1119, K.2020/1061 sayı ile Organize Sanayi Bölgesi Uygulama Yönetmeliğinin 60 ve
62.maddeleri uyarınca uyuşmazlığın görüm ve çözümü idari yargının görevinde
bulunduğundan istinaf başvurusunu kabul ederek İzmir 5. İdare Mahkemesinin kararını
kaldırmıştır.
4. Davalı vekili savunma dilekçesinde; davanın adli yargıda görülmesi gerektiği
görüşüyle yargı yolu itirazında bulunmuştur.
5. İzmir 5. İdare Mahkemesi, 08/12/2020 tarih ve E.2020/1288 sayı ile davalı
vekilinin itirazını reddetmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şu şekildedir:
“…4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 3. maddesinde; Organize
Sanayi Bölgelerinin (OSB); sanayinin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak,
çarpık sanayileşme ve çevre sorunlarını önlemek, kentleşmeyi yönlendirmek, kaynakları
rasyonel kullanmak, bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak, sanayi türlerinin belirli
bir plan dahilinde yerleştirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla; sınırları tasdik edilmiş arazi
parçalarının imar planlarındaki oranlar dahilinde gerekli idari sosyal ve teknik altyapı
alanları ile küçük imalat ve tamirat, ticaret, eğitim ve sağlık alanları, teknoloji geliştirme
bölgeleri ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dahilinde sanayi için tahsis
edilmesiyle oluşturulan ve anılan Kanun hükümlerine göre işletilen mal ve hizmet üretim
bölgelerini ifade edeceği; 5. maddesinde, OSB'nin kamu yararı gerekçesiyle adına
Esas No : 2021/182
Karar No: 2021/200
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
kamulaştırma yaptırılabilen bir özel hukuk tüzel kişiliği olduğu; 8. maddesinde, yönetim
kurulunun; kanun, yönetmelik, kuruluş protokolü ve benzeri düzenlemeler ile müteşebbis
heyetin kararları çerçevesinde OSB'nin sevk ve idaresini yürütmekle görevli olduğu hükme
bağlanmıştır.
İdare işleviyle ilgili ve tek taraflı irade beyanına dayalı olarak hukuki sonuç doğuran
tasarruflar olarak tanımlanan idari işlemler, kural olarak idare makamlarınca tesis
edilmektedir. Ancak idare işleviyle ilgili kamu yetki ve usullerini kullanmakla yetkili olduğu
bir kanunla istisnai olarak kabul edilen özel hukuk tüzel kişilerinin, tek taraflı irade
beyanlarıyla hukuki sonuç doğuran, doğrudan uygulanabilir nitelikli işlemlerinin de idari
işlem niteliği taşıdığının kabulü gerekir. Zira bir işlemin idari işlem olup olmadığı
konusunda asıl ayırt edici unsur, işlemin idare işleviyle ilgili bir alanda, kamusal yetki ve
usuller kullanılarak yapılması, başka bir deyişle idare hukukunun ilke ve kurallarına tabi
olmasıdır.
Dava dosyasının incelenmesinden; İzmir İli, Menderes İlçesi, Organize Sanayi
Bölgesi'nde bulunan tapunun 237 ada, 7 sayılı parselinde kayıtlı taşınmazın davacı şirket
adına yapılan tahsisinin Organize Sanayi Bölgesi Uygulama Yönetmeliği'nin 60. ve 62.
maddeleri uyarınca iptaline dair 30.05.2019 tarih ve 675 sayılı Yönetim Kurulu kararının
davacı şirkete bildirimine dair Karşıyaka 5.Noterliği'nin 11.10.2019 tarih ve 36693 sayılı
belgesinin ardından, bu karardan dönülmesine ilişkin davacı itirazının Karşıyaka
5.Noterliği'nin 26.11.2019 tarih ve 38774 sayılı ihtarnamesi ile davalıya bildirildiği,
Karşıyaka 5.Noterliği'nin 40003 sayılı belgesiyle bu itirazın reddedildiğinin davacıya
bildirilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı görülmektedir.
Olayda; dava konusu işlem, Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinde yer
alan hükümler mucibince tesis edildiğinden, idare hukuku ilke ve kurallarına göre tek taraflı
irade beyanıyla sonuç doğurduğu görülmektedir.
Bu durumda, İzmir İli, Menderes İlçesi, Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan tapunun
237 ada, 7 sayılı parselinde kayıtlı taşınmazın davacı şirket adına yapılan tahsisinin
Organize Sanayi Bölgesi Uygulama Yönetmeliği'nin 60. ve 62. maddeleri uyarınca iptaline
ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde idari yargının görevli olduğu sonucuna
varılmıştır"
6. Davalı vekili tarafından, süresi içinde verilen dilekçe ile olumlu görev
uyuşmazlığı çıkarılması istemiyle başvuruda bulunulması üzerine dilekçe, dava dosyası ile
birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmiştir.
B. Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarılmasına İlişkin Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı Talebi
7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, özel hukuk hükümlerine göre davanın
çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu görüşüyle, 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi
uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına karar vererek dosyayı Uyuşmazlık
Mahkemesine göndermiştir. Olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ilişkin talebin
gerekçesinin ilgili kısmı şu şekildedir:
“(…)4562 sayılı Kanunun 3/h maddesine göre organize sanayi bölgeleri (OSB) "...
Sanayinin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak, çarpık sanayileşme ve çevre
sorunlarını önlemek, kentleşmeyi yönlendirmek, kaynakları rasyonel kullanmak, bilgi ve
bilişim teknolojilerinden yararlanmak, sanayi türlerinin belirli bir plan dâhilinde
yerleştirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla, sınırları tasdik edilmiş arazi parçalarının imar
planlarındaki oranlar dâhilinde gerekli ortak kullanım alanları, hizmet ve destek alanları ve
teknoloji geliştirme bölgeleri ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dâhilinde
sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve bu Kanun hükümlerine göre kurulan, planlanan
ve işletilen, kaynak kullanımında verimliliği hedefleyen mal ve hizmet üretim bölgelerini,"
ifade etmektedir. Kanunun 4/14. maddesinin ‘'‘'Yürürlüğe giren imar plânına göre arazi
Esas No : 2021/182
Karar No: 2021/200
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
kullanımı, yapı ve tesislerinin projelendirilmesi, inşası ve kullanımıyla ilgili ruhsat ve izinler
ile işyeri açma ve çalışma ruhsatları OSB tarafından verilir ve denetlenir. İşyeri açma ve
çalışma ruhsatının verilmesi sırasında işyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkin harçlar, OSB
tarafından tahsil edilerek ilgili belediye veya il özel idaresi hesabına yatırılır. ” hükmü; 5/1.
maddesinin “OSB, müteşebbis heyetin veya genel kurulun vereceği karar üzerine yönetim
kurulunun başvurusu üzerine Bakanlıkça verilen kamu yararı kararı ve sınırları belirlenmiş
yetki çerçevesinde kamulaştırma işlemleri yaptırabilen bir özel hukuk tüzel kişiliğidir. ”
hükmü ve 8. maddesinde geçen “Yönetim kurulu, müteşebbis heyetin en az dördü kendi
üyeleri arasından olmak üzere seçeceği beş asıl, beş yedek üyeden oluşur. Genel kurula
geçen ve müteşebbis heyetin sona erdiği OSB ’lerde, yönetim kurulu yönetmelikle
belirlenecek kriterlere göre en fazla on bir asıl ve on bir yedek üyeden oluşur. Yönetim
kurulu üyeleri dört yıl için seçilir. / Yönetim kurulu üyeleri kendi aralarında bir başkan ve
bir başkanvekili seçerler. Yönetim kurulu en az ayda iki defa toplanır ve toplantı salt
çoğunluk ile yapılır. Geçerli bir mazereti olmadan üst üste yapılan üç toplantıya veya
mazereti olsa dahi altı ay içinde yapılan toplantıların en az yarısına katılmayan üyeler
üyelikten çekilmiş sayılırlar. Kararlar salt çoğunlukla verilir. Oyların eşitliği halinde
başkanın oyuna itibar edilir. / Yönetim kurulu; kanun, yönetmelik, kuruluş protokolü ve
benzeri düzenlemeler ile müteşebbis heyetin kararları çerçevesinde OSB’nin sevk ve
idaresini yürütmekle görevlidir.” şeklindeki hükümler karşısında, OSB yönetimlerinin özel
hukuk tüzel kişiliği olduğu tartışmasızdır.
Yine anılan Kanunun 25/5. maddesine göre de OSB'lerde tutulacak defterler ve genel
kurul toplantılarında görevlendirilecek Bakanlık temsilcisi konularında OSB mevzuatında
hüküm bulunmayan hâllerde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirketlere ilişkin
hükümlerinin uygulanacağı hükmü bulunmaktadır.
Yapılan inceleme sonucunda, İTOB OSB Müdürlüğünün, 4562 sayılı OSB Kanunu
kapsamında kurulduğu anlaşılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalara göre, İTOB OSB içinde faaliyet gösteren davacı şirketin adına
tahsisli taşınmazın tahsis işleminin iptaline ilişkin 30/05/2019 tarihli ve 675 sayılı Yönetim
Kurulu kararının iptaline dair davanın özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde
görülmesi gerektiği düşünülmektedir”
8. Benzer dosyalardaki aksi yöndeki görüşü bilindiğinden, ayrıca Danıştay
Başsavcısının görüşü alınmamıştır.
III. İLGİLİ HUKUK
9. 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun, 4. maddesinin altıncı fıkrası
şöyledir:
“Yürürlüğe giren (…) imar planına göre arazi kullanımı, yapı ve tesislerinin
projelendirilmesi, inşası ve kullanımıyla ilgili ruhsat ve izinler ile işyeri açma ve çalışma
ruhsatları OSB tarafından verilir ve denetlenir, İşyeri açma ve çalışma ruhsatın verilmesi
sırasında işyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkin harçlar, OSB tarafından tahsil edilerek
ilgili belediye veya il özel idaresi hesabına yatırılır.”
10. Aynı Kanun'un 5. maddesinde ise “OSB, müteşebbis heyetin başvurusu üzerine
Bakanlıkça verilen kamu yararı kararı ve sınırları belirlenmiş yetki çerçevesinde
kamulaştırma işlemleri yapabilen veya yaptırabilen bir özel hukuk tüzel kişiliğidir. Arazinin
mülkiyetinin edinilmesinde yapılan masraflar ile arazi bedeli ödeme yükümlülüğü OSB tüzel
kişiliğine aittir” hükmü yer almakta olup, 12/04/2000 tarihli 4562 sayılı Organize Sanayi
Bölgeleri Kanunu’nun, 04/07/2012 tarihli 6353 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilen
5.maddesinin Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla Danıştay Altıncı Dairesi tarafından yapılan
itiraz başvurusu üzerine, Anayasa Mahkemesi 31/10/2013 tarih ve E.2013/49, K.2013/125
Esas No : 2021/182
Karar No: 2021/200
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
sayılı kararı ile özetle; 04/07/2012 tarihli 6353 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilen
5.maddesinin birinci fıkrasında yer alan "… yapabilen veya … " sözcüklerinin Anayasa’ya
aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
11. Aynı Kanun'un 8. maddesi ise şu şekildedir:
“Yönetim kurulu, müteşebbis heyetin en az dördü kendi üyeleri arasından olmak üzere
seçeceği beş asıl, beş yedek üyeden oluşur. Yönetim kurulu üyeleri iki yıl için seçilir.
Yönetim kurulu üyeleri kendi aralarında bir başkan ve bir başkanvekili seçerler.
Yönetim kurulu en az ayda iki defa toplanır ve toplantı salt çoğunluk ile yapılır. Geçerli bir
mazereti olmadan üst üste yapılan üç toplantıya veya mazereti olsa dahi altı ay içinde
yapılan toplantıların en az yarısına katılmayan üyeler üyelikten çekilmiş sayılırlar. Kararlar
salt çoğunlukla verilir. Oyların eşitliği halinde başkanın oyuna itibar edilir.
Yönetim kurulu; kanun, yönetmelik, kuruluş protokolü ve benzeri düzenlemeler ile
müteşebbis heyetin kararları çerçevesinde OSB’nin sevk ve idaresini yürütmekle görevlidir.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Celal Mümtaz AKINCI’nın başkanlığında, Üyeler
Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet
ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 05/04/2021 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.
maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilinin, anılan Kanun'un 10/2.
maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.
maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısınca, 10. maddede öngörülen biçimde, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı ve
usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının
esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
13. Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanın çözümünde adli yargının
görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca
görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının
Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü
açıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
14. Dava, Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan taşınmazın davacı şirket adına
yapılan tahsisinin kaldırılmasına ilişkin İTOB Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu
kararının iptali istemiyle açılmıştır.
15.Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Uyuşmazlık Mahkemesinin
benzer konularda istikrar kazanmış kararlarının birlikte değerlendirilmesinden, İTOB
Organize Sanayi Bölgesinin özel hukuk tüzel kişiliğine sahip olduğu ve özel hukuk tüzel
kişilerince tesis edilen işlemlerin yargısal denetiminin adli yargı yerlerince yapılacağının açık
olduğu gözetildiğinde, davalı OSB tarafından tesis edilen işlemin yargısal denetiminin adli
yargı yerinde yapılması gerekir.
16. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurulduğunda, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısının başvurusunun kabulü ile İzmir 5. İdare Mahkemesince verilen
08/12/2020 tarihli ve E.2020/1288 sayılı görevlilik kararının kaldırılması gerektiği sonucuna
varılmıştır.
Esas No : 2021/182
Karar No: 2021/200
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile İzmir 5.
İdare Mahkemesince verilen 08/12/2020 tarihli ve E.2020/1288 sayılı GÖREVLİLİK
KARARININ KALDIRILMASINA,
05/04/2021 tarihinde Üyeler Aydemir TUNÇ ve Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU
ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ahmet
ARSLAN
Esas No : 2021/182
Karar No: 2021/200
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
KARŞI OY
Görevsel bakımdan bir girişim ve etkinliğin kamu hizmeti sayılması veya
sayılmaması, değişik koşullar dikkate alınarak kanun koyucunun görüşleri doğrultusundaki
belirlemelerine göre şekillenen değişken ve göreceli bir konudur. Kamu hizmetinin yönetsel
öğesi, genelde kamusal yönetim biçimi ise de, İdarenin özel hukuk hükümlerine göre
yürüttüğü kimi etkinliklerin de bu nitelikte olduğu görülmektedir. Fakat bir hizmetin amacı
kamu yararı ise kamu hukuku esaslarına bağlı kalacağı açıktır. Bu nedenle idarenin,
toplumun yararına olarak genel ve ortak ihtiyaçlarını karşılamak için giriştiği etkinlikler
hangi yol ve usulle yapılırsa yapılsın kamu hizmeti sayılacağından "kamu hizmeti"
kavramının en önemli öğesi yönetim biçimi değil, hizmetin amacı ve bunun sorumluluğunu
üstlenen organın niteliğidir. Böyle olunca, kamu hizmetleri, Devletin ve diğer kamu
tüzelkişilerinin toplumun genel olarak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yürüttüğü veya
buyruğu ve sorumluluğu altında başkalarına yaptırdığı etkinlikler olarak tanımlanabilir.
İdarî işlemler, çeşitli hukukî etkiler doğurmak amacıyla yapılan tek yanlı ve icraî
irade açıklamaları olarak tanımlandığında, "iradenin açıklanması" yönünden, bu iradenin
sahibi durumunda olan "idarî makam" kavramı önem kazanmaktadır. Bu noktada, yalnızca
işlemi yapan merciye göre belirlenen organik ölçüt tek başına yeterli olmamaktadır. Yani
idarenin her işlemi İdarî işlem olmadığı gibi, bütün idarî işlemlerin kamu tüzel kişileri
tarafından tesis edilmesi de söz konusu değildir. Bu açıdan, İdarî karar alma yetkisi ve
gücüyle donatılmış olmalarına karşılık, gerek statüleri ve gerekse teşkilatlanmaları ve
yönetimleri bakımından özel hukuk tüzel kişisi olup da, kamu hizmeti gören kuruluşlar, bu
hizmetleri yerine getirirlerken kamu makamı gibi hareket etmekte ve işlemleri de idare
hukuku kurallarına tabi olmaktadır.
Kamu yararı içermesi ve özel faaliyet olarak gereği gibi sunulmasının mümkün
olmaması nedeniyle, yasama organı tarafından özel faaliyetler İçin söz konusu olmayacak bir
ayrıcalıklar ve yükümlülükler rejimine tabi tutulan ve sorumluluğu ile denetimi son tahlilde
bir kamu otoritesi tarafından üstlenilen faaliyetler, kamu hizmeti olarak kabul edilmektedir.
Kamu hizmeti yerine getirilirken sahip olunan ayrıcalıklara dayanılarak, tek yanlı irade
beyanıyla tesis edilen, hukuk düzeninde değişiklik yapan, başka bir deyişle, kişilerin hukukî
durumlarında değişiklik meydana getiren etkili ve yürütülmesi zorunlu işlemler iptal davasına
konu edilebileceği gibi, bu işlemler nedeniyle uğranılan zararların tazmini için tam yargı
davası açılması da mümkündür.
4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 3. maddesinin (h) bendinde,
organize sanayi bölgeleri (OSB), sanayinin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak,
çarpık sanayileşme ve çevre sorunlarını önlemek, kentleşmeyi yönlendirmek, kaynakları
rasyonel kullanmak, bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak, sanayi türlerinin belirli
bir plan dâhilinde yerleştirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla, sınırları tasdik edilmiş arazi
parçalarının imar planlarındaki oranlar dâhilinde gerekli ortak kullanım alanları, hizmet ve
destek alanları ve teknoloji geliştirme bölgeleri ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli
sistemler dâhilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve bu Kanun hükümlerine göre
kurulan, planlanan ve işletilen, kaynak kullanımında verimliliği hedefleyen mal ve hizmet
üretim bölgeleri olarak tanımlanmış; 4. maddesinde, "OSB. yer seçimine ilişkin yönetmeliğe
göre uygun görülen yerlerde Bakanlığın onayı ile kurulur. OSB lere ait yer seçimi,
Bakanlığın koordinatörlüğünde ilgili kurum ve kuruluşların temsilcilerinin katılımıyla oluşan
yer seçimi komisyonunun yerinde yaptığı inceleme sonucunda, varsa üst ölçekli plan
"kararları dikkate alınarak yapılır. Komisyonda kararlar oybirliği ile alınır. Oybirliği
sağlanamaması durumunda yer seçimi ile ilgili nihai karar, yönetmelikte belirlenen esaslar
Esas No : 2021/182
Karar No: 2021/200
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
doğrultusunda Bakanlıkça verilir. Mevzuat gereğince korunması gereken ve sanayi
tesislerinin kurulmasına izin verilmeyen alanlar OSB yeri olarak incelemeye alınmaz. OSB
alanı içinde Hazine veya kamu kurum ve kuruluşlarına ait arazilerin bulunması hâlinde; bu
araziler, talep edilmesi ve başkaca bir sakıncası bulunmaması durumunda, 29/1/2004 tarihli
ve 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki illerde bedelsiz
devredilir. Diğer illerde ise 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 63. maddesinde
yer alan harca esas değerleri üzerinden peşin veya taksitle ödenmek üzere OSB lere satılır.
Buna ilişkin usûl ve esaslar Bakanlık ile Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenir. Toplu
Konut idaresi Başkanlığı mülkiyetinde bulunan stok araziler ise ilgili mevzuatına göre OSB
tüzel kişiliğine tapuda devredilirken 29/4/1969 tarihli ve 1164 sayılı Arsa Üretimi ve
Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'un 11. maddesinde belirtilen şerh tapuya işlenmez.
Seçilen alanda özel mülkiyette olan araziler bulunması hâlinde bu araziler rızaen satın alma
veya kamulaştırma yoluyla iktisap edilir. Bu nitelikte taşınmazlar hakkında 4/11/1983 tarihli
ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri uygulanır. Yer seçiminin kesinleşmesinden
sonra OSB sınırları dışında kalan alanların planlanması Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve/veya
ilgili belediye tarafından en geç bir yıl içinde yapılır. Bununla ilgili usûl ve esaslar Bakanlık
ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca müştereken belirlenir. OSB alanı dışındaki içme ve
kullanma suyu, karayolu, demiryolu, elektrik ve doğalgaz bağlantıları ile ilgili iş ve işlemler
Bakanlığın koordinasyonunda ilgili kurum ve kuruluşlarca yerine getirilir. Yer seçimi
kesinleştirilen alandaki büyükşehir belediyesi, il belediyesi, ilçe belediyesi, belde belediyesi,
18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar
Kanunu'na göre kurulan sanayi odası, yoksa ticaret ve sanayi odası, o da yoksa ticaret odası,
il özel idaresi veya yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı temsilcileri ile alanın hiçbir
belediye sınırı içinde olmaması hâlinde il belediyesi, ilçe belediyeleri ile bu ilçelerdeki odalar
valilik uygun görüşüne istinaden OSB kuruluşunda yer alabilir. OSB kuruluşuna katılan
kurum ve kuruluşların temsilcileri ve vali tarafından imzalanmış kuruluş protokolünün
Bakanlıkça onaylanması ve sicile kaydı ile OSB tüzel kişilik kazanır. OSB kuruluşunda,
altıncı fıkrada belirtilen usuller çerçevesinde belirlenen odanın yer alması zorunludur. İhtisas
OSB'lerde konuyla ilgili, mesleki kuruluşlar ve teşekküllerin temsilcileri, talepleri hâlinde
müteşebbis heyete dâhil edilirler. Tüzel kişilik kazanan OSB'lerden, kuruluş tarihinden
itibaren altı ay içerisinde kamulaştırma işlemlerine başlayıp, iki yıl içerisinde uzlaşılamayan
tüm parseller için tespit ve tescil davası açmayan veya tüm parseller İçin açılan davalar
neticesinde 2942 sayılı Kanun'un 10. maddesinde belirtilen süreler içerisinde bedeli
ödenmeyen OSB lerin tüzel kişilikleri, tasfiye süreci başlatılarak Bakanlık tarafından resen
terkin edilebilir. OSB alanında Sağlık Bakanlığınca öngörülen sağlık koruma bandı bırakılır.
Ortak kullanım alanları, OSB büyüklüğünün %8'inden az; hizmet ve destek alanları ise OSB
büyüklüğünün %10'undan fazla olamaz. OSB sınırları içerisinde yapılacak imar ve
parselasyon planları ve değişiklikleri, OSB tarafından yönetmeliğe uygun olarak hazırlanır ve
Bakanlıkça onaylanır. Onaylı imar planları valilikçe tespit edilen ilan yerlerinde, Bakanlığın
internet sayfasında bir hafta süre ile ilan edilir. Askı süresinin sonunda Bakanlıkça yürürlüğe
konulur ve ilgili kurumlara bilgi için gönderilir. Bir haftalık ilan süresi içinde planlara itiraz
edilebilir. İtirazlar Bakanlığa veya valiliğe yapılır. Bakanlık itirazları ve planları on beş gün
içerisinde inceleyerek kesin karara bağlar. Katılımcı tarafından OSB'ye başvurulduğu hâlde
başvuru tarihinden itibaren üç ay içinde herhangi bir karara bağlanmayan imar ve parselasyon
planı ve değişiklikleri katılımcının müracaatı hâlinde Bakanlıkça değerlendirmeye alınır.
Bakanlık değerlendirme aşamasında OSB'nin başvuru hakkındaki görüşünü ister. OSB
başvuru hakkındaki görüşünü on beş gün içinde Bakanlığa bildirmek zorundadır. Başvuruya
konu imar ve parselasyon planı ile değişiklikleri Bakanlık tarafından uygun bulunması
hâlinde onaylanabilir. Yürürlüğe giren imar plânına göre arazi kullanımı, yapı ve tesislerinin
Esas No : 2021/182
Karar No: 2021/200
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
projelendirilmesi, inşası ve kullanımıyla ilgili ruhsat ve izinler ile işyeri açma ve çalışma
ruhsatları OSB tarafından verilir ve denetlenir, işyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesi
sırasında işyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkin harçlar, OSB tarafından tahsil edilerek ilgili
belediye veya il özel idaresi hesabına yatırılır."; 5. maddesinde "OSB, müteşebbis heyetin
başvurusu üzerine Bakanlıkça verilen kamu kararı ve sınırları belirlenmiş yetki çerçevesinde
kamulaştırma işlemleri yaptırabilen bir özel hukuk tüzel kişiliğidir. OSB adına kamulaştırma
yapacak idare, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca oluşturacağı kıymet takdir ve
uzlaşma komisyonlarında OSB'den en az bir üyenin görevlendirilmesini ister. Tanınacak süre
zarfında görevlendirme yapılmaması hâlinde, ilgili idare, komisyon üyelerinin tamamını
kendi bünyesinden seçer. Arazinin mülkiyetinin edinilmesinde yapılan masraflar ile arazi
bedeli ödeme yükümlülüğü OSB tüzel kişiliğine aittir."; 20. maddesinde, " OSB'lerin ihtiyacı
olan elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz, arıtma tesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibi
altyapı ve genel hizmet tesislerini kurma ve işletme, kamu ve özel kuruluşlardan satın alarak
dağıtım ve satışını yapma hakkı sadece OSB'nin yetki ve sorumluluğundadır. OSB'ler,
Bakanlıktan izin almak kaydıyla ayrı şirket kurma şartı aranmaksızın OSB alanı İçerisinde
öncelikle kendi ihtiyacı olmak üzere eletrik üretim tesisleri kurma ve işletme hakkına
sahiptir. OSB'deki katılımcıların elektrik üretim tesisleri kurması ve işletmesi OSB iznine
tabidir. Atıkların ortak arıtma tesisinin kabul edebileceği standartlara düşürülmesi amacıyla
münferiden ön arıtma tesisi yapılması gerekir. OSB'de yer alan kuruluşlar, altyapı
ihtiyaçlarını OSB'nin tesislerinden karşılamak zorundadır. OSB'nin izni olmaksızın altyapı
ihtiyaçları başka bir yerden karşılanamaz ve bu amaçla münferiden tesis kurulamaz. Bu
kuruluşlar kendilerine tahsis edilen altyapı kullanma hakkını başka kuruluşlara devir ve
temlik edemez ve başkalarının istifadesine tahsis edemez."; 21. maddesinde, "OSB tüzel
kişiliği, bu Kanun'un uygulanması ile ilgili işlemlerde her türlü vergi, resim ve harçtan
muaftır. OSB katılımcılarının enerji giderlerine dair düzenlemeler, serbest piyasa koşulları ile
oluşmuş fiyatlara müdahale edilmeksizin, Cumhurbaşkanı tarafından yapılır. Atık su arıtma
tesisi işleten bölgelerden, belediyelerce atık su bedeli alınmaz."; 22. maddesinde de, "OSB ve
OSBÜK organ üyeleri ile personeli, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan
sorumludurlar. Bunlar, para ve para hükmündeki evrak ve senetler ile bilanço, tutanak, rapor,
defter ve belgeler üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılırlar.
Birinci fıkrada belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmeyen OSB organ üyelerinden kamu
görevlisi olmayanlar ile OSBÜK organ üyeleri, beş bin Türk lirası idari para cezasıyla, kamu
görevlisi olanlar ilgili mevzuat hükümlerine göre cezalandırılır. Bu madde kapsamındaki
idari para cezaları Bakanlıkça verilir." hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda aktarılan yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, Sanayi ve Teknoloji
Bakanlığının onayı ile ve anılan Bakanlıkça belirlenen yerde kurulan organize sanayi
bölgelerine; sanayileşmenin sağlıklı düzenli ve çevreyle uyumlu gelişimini sağlamak
amacıyla kamu yararı çerçevesinde özel bir takım görevler verilmiş ve bu görevlerini yerine
getirilebilmeleri için de kamusal yetkiler tanınmıştır.
4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nda özel hukuk tüzel kişisi oldukları
belirtilen organize sanayi bölgelerinin kamusal yetki ve ayrıcalıklarla donatıldıkları, bu yetki
ve ayrıcalık dahilinde kamu hukuku alanında görülmesi gereken tek yanlı, kesin, doğrudan
uygulanabilir işlemler de tesis ettikleri açıktır.
Kurumun görevleri arasında özel hukuk alanına giren birtakım uğraşıları bulunmakta
ise de, bu uğraşılar üstlenilen kamu hizmetini yerine getirmek amacına yönelik olduğundan,
yalnızca anılan uğraşılara veya bu uğraşılarında özel hukuk hükümlerine bağlılığına
bakılarak, kurumun kamu hizmeti görmediği veya kamu kurumu olmadığı söylenemez.
Kurumun tüzel kişiliğinin olması ve özel hukuk hükümlerine bağlı bulunması, üstlendiği
Esas No : 2021/182
Karar No: 2021/200
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
kamu hizmetinin, etkin, kolay ve çabuk bir biçimde yürütmeye olanak sağlamaya yöneliktir.
Bu bakımdan, 4562 sayılı Kanun'da yer alan özel hukuk hükümlerine bağlı olma keyfiyeti
kurumun üçüncü kişilerle girişeceği hukuki İşlemlere özel hukuk hükümlerinin
uygulanacağını belirtmekten öte bir anlam taşımadığı ortadadır.
Öte yandan, kurum genel kurulunun oluşması, toplantıları ve görevleri, genel
kurulda alınan kararların niteliği gözönüne alınınca, gerek genel kurul toplantıları, gerek bu
kurulda alınan kararların, kamu hizmeti gören kurumun iç bünyesi ile ilgili ve özellikle
organik yapısına ilişkin ve hizmetin zorunlu kıldığı uğraşıların amacına paralel ve bunun
yerine getirilmesine yönelik tasarruflar olduğunda kuşku bulunmadığından bu tasarrufların
İdari nitelikte olduğu ve bunların idari yargı denetimine tabi olması gerektiği de açıktır.
İdari işlemlerin, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile kanuna
aykırı olduğu ileri sürülerek bunların iptali istemiyle açılan ve 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde tanımlanan iptal davalarının amacı, idari işlemlerin idari
yargı organlarınca denetlenerek idarenin hukuka uygunluğu sağlamaktadır.
Dava konusu olayda da, davacı şirketin tazminat talebine konu İTOB Organize
Sanayi Bölgesi Başkanlığı işleminin kamu hukuku kuralları uygulanarak ve kamu gücüne
dayanılarak tesis edilmiş bir idari işlem olduğu sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın görüm
ve çözümü görevi idari yargı yerine ait bulunduğu görüşü ile çoğunluk kararına
katılamıyoruz. 05/04/2021
Üye
Üye
Aydemir TUNÇ
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy