UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/184
KARAR NO : 2021/210
KARAR TR : 05/04/2021
ÖZET: Sigortalı aracın uğradığı hasar
bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın
idarece giderilmesi istemiyle açtığı
davanın, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011
tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi
gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE
çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. M.K.D.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekilleri : Av. M.F. Av. Ş.K.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalanan 06 G... plakalı
aracın 28/11/2018 tarihinde Kırıkkale İli Yahşihan İlçesi sınırlarındaki devlet karayolunun
10+100 km üzerinde seyir halinde iken, yol üzerine yuvarlanan kaya parçalarından dolayı
oluşan hasar nedeniyle sigortalıya ödenen 3.257,67 TL tazminatın ödeme tarihi olan
18/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi
istemiyle davalı idare aleyhine adli yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/11/2019 tarih ve E.2019/274,
K.2019/543 sayı ile "Dava konusu uyuşmazlık idari yargı görev alanında olduğundan dava
dilekçesinin dava şartı yokluğundan usulden reddine" dair verdiği kararın istinaf
edilmeksizin 26/12/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı
şöyledir;
"...2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-b bendinde, idari eylem ve
işlemlerden dolayı haklan zarara uğrayanlar tarafından açılacak tam yargı davalarının,
idari yargının görev alanına giren idari dava türleri arasında gösterilmesine, kamu
hizmetini yürütmekle yükümlü kılman kamu kuruluşunun, kamu hizmetini yürütürken kişilere
verdiği zararın tazminine ilişkin davada kamu hizmetinin, yöntemine ve hukuk kurallarına
uygun olarak yürütülüp yürütülmediği, kamu yararına uygun şekilde işletilip işletilmediği,
sonuçta, hizmet kusuruna dayalı ve idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olup
olmadığının tayin ve tespitinin idari yargı yerlerine ait olmasına, uyuşmazlığın, davalı
idarenin trafik düzeninin gerektirdiği güvenlik tedbiri ve önlemleri alıp almadığı, davacıya
ait aracın hasarlanmasında, davalı idarenin hizmet kusuru olup olmadığı ve davacının
tazmine hak kazanıp kazanmadığının saptanmasına ilişkin bulunması, bu konulardaki
saptamaların idare hukuku ilkelerine göre yapılabilmesi, 2577 Sayılı Yasanın 2/1-b bendi
kapsamında tam yargı davalarının görüm ve çözüm yerinin İdare Mahkemeleri olması ve
görev hususunun kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle Mahkememizce davalı idare
yönünden uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu..."
3. Davacı vekili bu kez benzer istemle idari yargıda dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
Esas No : 2021/184
Karar No: 2021/210
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
4. Kırıkkale İdare Mahkemesi 08/12/2020 tarih ve E.2020/70, K.2020/543 sayı
ile "davanın 2577 sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarınca görev yönünden reddine" kesin
olarak karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir;
"2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihli Resmî Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe
giren 6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde, “İşleteni veya sahibi
Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları
dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu
görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana
gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.
2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. Asliye
Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvuruları
üzerine Anayasa Mahkemesince “... Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında
da belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa'da adli ve idari yargı
ayrımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle
Danıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda
idari yargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda,
idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargının
görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu
söylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir
uyuşmazlığın çözümü, haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu
tarafından adli yargıya bırakılabilir, itiraz konusu kural, trafik kazasında zarar görenin
asker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın
hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarında görülmekte
olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda
görüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,
askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı
yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul
belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davaların
görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretle kısa sürede sonuç alınmasının
olanaklı kılındığı ve bunun söz konusu davaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilen
düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılı
Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan
sorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare
tarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi,
aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten
araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan
nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2., 125. ve 155. maddelerine aykırı değildir.
İtirazın reddi gerekir...” gerekçesiyle kural Anayasa’ya aykırı görülmeyerek iptal isteminin
reddine karar verilmiştir. (Anayasa Mahkemesi Kararı, 26/12/2013 tarih ve E:2013/68,
K:2013/165 sayılı kararı; R.G. 27/03/2014, Sayı: 28954).
Uyuşmazlık Mahkemesi de Anayasa Mahkemesinin yukarıda yer verilen kararını
referans alarak, "...Anayasa’nın 158. maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,
Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı
esas alınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen
kararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargının görevine
verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrası ile
öngörülen, bu Kanun'dan doğan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi
düzenlemesinin Anayasa'ya aykırı bulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusunda
verilmiş bir karardır ve Anayasa'nın 158. maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmak
üzere diğer yargı organları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Esas No : 2021/184
Karar No: 2021/210
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi
ile Anayasa Mahkemesi'nin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun
maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak
trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun,
trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve
denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile, çalışma
usullerini kapsadığı, dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın
da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır..." gerekçesiyle benzer
uyuşmazlıklarda adli yargının görevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. (Uyuşmazlık
Mahkemesi Kararı, E:2014/834, K:2015/79). Yine Uyuşmazlık Mahkemesinin E:2015/726,
K:2015/728 sayılı ve E:2015/670, K:2016/671 sayılı kararları ile diğer pek çok kararında
da benzer uyuşmazlıkların görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu belirtilmiştir.
Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi ve Uyuşmazlık Mahkemesinin yukarıda özetine yer
verilen kararlarında işaret edildiği üzere, dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünün
adli yargının görevine girdiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan, yine anılan yüksek mahkeme içtihatları neticesinde uygulamada birlik
sağlanması ve benzer uyuşmazlıklardan bir kısmının adli yargıda bir kısmının idari yargıda
görülmesinin de önüne geçilmesi gerekmektedir.
Buna göre, davacı tarafından davalı idarenin bakım ve sorumluluğunda olan
karayolunda yeterli tedbir alınmadığından bahisle meydana geldiği ileri sürülen olaydan
kaynaklanan zararın rücuen ödenmesi istemiyle açtığı bu davanın görüm ve çözümünde
görevli mahkemenin, 2918 sayılı Yasanın 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.
maddesi uyarınca, adli yargının görevli olduğu görülmektedir"
5. Davacı vekili adli ve idari yargı yerlerince verilmiş olan kesinleşmiş görevsizlik
kararları nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi
istemiyle 05/01/2021 tarihli dilekçe ile Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasını talep etmiş
olmakla, dava dosyası Kırıkkale İdare Mahkemesinin 10/02/2021 tarih ve E.2020/70 sayılı
üst yazısına istinaden Yargıtay C. Başsavcılığı aracılığı ile Uyuşmazlık Mahkemesine
gönderilmiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
6. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının
karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik
güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”
başlıklı 2. maddesinde, bu Kanun'un trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri
bunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve
sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bu Kanun'un karayollarında
uygulanacağı belirtilmiştir.
7. Aynı Kanun'un, “Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri” başlıklı 7.
Maddesi şöyledir;
“Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır:
a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden
gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b) Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek, yayınlamak ve kontrol
etmek,
d) Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendiren
konulardaki projeleri incelemek ve onaylamak,
Esas No : 2021/184
Karar No: 2021/210
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
e) Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında, İçişleri Bakanlığının uygun
görüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenen hız sınırlarının üstünde veya altında hız
sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamak ve karayollarında,
gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak,
g) Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafik güvenliğini ilgilendiren
kavşak, durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak, yaptırmak
veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizi sonucu,
altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önünde
bulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
j) (Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafik zabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak
üzere Bu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırı hareket
edenler hakkında suç veya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)
bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve
gerekli işlemin yapılması için en yakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k) Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olan yönetmeliklerle verilen diğer
görevleri yapmaktır”
8. Öte yandan 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihli Resmî Gazete'de
yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde
“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği
zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda
görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.
Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının
merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer
mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de
açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının
göreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare
Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz” denilmiştir.
9. Anayasa’nın 158. maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa
Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas
alınır.” denilmektedir.
B. Yargı Kararları
10. 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa
3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz
başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, 26/12/2013 tarih ve E.2013/68,
K.2013/165 sayılı kararında şu gerekçe ile anılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal
istemini oy birliğiyle reddetmiştir:
“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,
tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayırımına gidilmemiş ve
idari uyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.
Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı, özel hukuk
alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görev
alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun
koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir. Ancak,
idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden
ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir.
Esas No : 2021/184
Karar No: 2021/210
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın
askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına
göre farklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm
sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu
düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli
yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu
davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargı
yolunda çözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı,
bu suretle kısa sürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bunun söz konusu davaların
adli yargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğu
anlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki
araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda bir
tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkinin
kullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket
eden, bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasını
gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın
2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
11. Uyuşmazlık Mahkemesinin Celal Mümtaz AKINCI’nın başkanlığında, Üyeler
Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet
ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 05/04/2021 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.
maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdari ve adli yargı yerleri arasında anılan
Kanun’un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari ve
adli yargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacının istemi üzerine
son görevsizlik kararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule
ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının
esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
12. Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanın çözümünde adli yargının
görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca
görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının,
Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü
açıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
13. Dava, davalı Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluk alanındaki yolda yol
üzerine yuvarlanan kaya parçalarından dolayı meydana gelen maddi hasarlı kaza sebebiyle,
davacı şirket tarafından ödenen hasar bedelinin, davalı kurumdan rücuen tahsili istemiyle
açılmıştır.
14. Anayasa Mahkemesinin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı, kanun
koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,
dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan
doğan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı
bulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır ve
Anayasa’nın 158. maddesi uyarınca, başta Uyuşmazlım Mahkemesi olmak üzere diğer yargı
organları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Esas No : 2021/184
Karar No: 2021/210
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
15. Bu durumda, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.
maddesi ile Anayasa Mahkemesinin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun
maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik
güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle
ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini,
ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı,
dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve
çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu
davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
16. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Ankara 23. Asliye
Hukuk Mahkemesinin 21/11/2019 tarihli ve E.2019/274, K.2019/543 sayılı görevsizlik
kararının kaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Davacı vekilinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 23. Asliye Hukuk
Mahkemesinin 21/11/2019 tarihli ve E.2019/274, K.2019/543 sayılı GÖREVSİZLİK
KARARININ KALDIRILMASINA,
05/04/2021 tarihinde Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE
KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ahmet
ARSLAN
Esas No : 2021/184
Karar No: 2021/210
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
KARŞI OY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'da tekrarlanan
görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklinde yürütülen
kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukuki sorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına
göre belirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundan
değil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla
yürütülen hizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu
iddiasından kaynaklanması karşısında uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevinde
bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde adli yargıyı görevli kabul eden
çoğunluğun kararına katılmıyorum. 05/04/2021
Üye
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy