UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/22
KARAR NO : 2021/94
KARAR TR : 01/03/2021
ÖZET: Eczane sözleşmesi yapmak
amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu'na
yapılan başvurunun reddine dair Trabzon
Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sağlık
Sosyal Güvenlik Merkezi'nin işleminin
iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ
YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı: E. T.
Vekili : Av. M. Ş.
Davalı : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekili : Av. M.Y.A.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eczacı olup, Trabzon Ağır
Ceza Mahkemesinde yargılanmış ve yargılama sonunda hakkında beraat kararı verildiği, bu karar
üzerine müvekkilinin 20/07/2018 tarihinde SGK ile eczane sözleşmesi yapmak için başvurduğu,
ancak davalı idarenin, yaptığı başvuruya "kamu yararı ve hizmetin gereği ile
bağdaşmayacağından" bahisle red kararı verildiği, işlemin hukuka aykırı olduğu, muarazanın
men'ini talep etme zorunluluğu doğduğu, mevzuatta sözleşme yapmak için müvekkili hakkında
herhangi bir kısıtlama olmadığı, red kararının açık bir şekilde gerekçesiz olduğu, Eczacılar Birliği
ile idarenin yapmış olduğu protokole de aykırı olan bu işlemin hukuka aykırı olduğu,
müvekkilinin herkesin içinde beraat etmiş alnı ak bir insan olduğu ve hakkı olan mesleğini
yapma ve sözleşme ile hastalarının ilaçlarını temin edebilmek için başvurduğu, hakkında verilmiş
herhangi bir cezalandırma kararı, tedbir kararı bulunmadığı, SGK Kapsamındaki Kişilerin Türk
Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolün "Protokole İlişkin Genel
Hükümler" başlığı altındaki 7.1 maddesi uyarınca protokolde belirtilen şartlarla tarafın beraat
kararı dikkate alındığında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığının açık olduğu, mesleğini
yapmasının engellenmesi suretiyle telafisi imkansız zararlarının bulunduğu, HMK’nın "İhtiyati
tedbirin şartları" başlıklı 389. maddesinin 1. fıkrası çerçevesinde Trabzon 2. Asliye Hukuk
Mahkemesi'nin 2018/54 D. İş nolu dosyasında ihtiyati tedbir kararı verildiğini ifade ederek,
öncelikle Trabzon 2 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/54 D. İş nolu dosyasında verilmiş olan
ihtiyati tedbir kararının bu mahkemece verilecek hüküm kesinleşinceye kadar devamına hükümle
de davanın kabulü ile davalının, 03/08/2018 tarihli 99133248-030.02-E.9761075 sayılı red
işleminden doğan muarazanın menine, sözleşmenin yapılmasına, yargılama giderleri ve vekalet
ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi istemleriyle adli yargı yerinde dava açtığı
anlaşılmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/9/2019 tarihli ve E.2018/383,
K.2019/297 sayılı kararı sayılı kararı ile yargı yolu caiz olmadığından ve davada idari yargının
görevli olduğundan bahisle, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar
vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
Esas No : 2021/22
Karar No: 2021/94
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
"... Dosya içerisine celbedilen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/10/2018 tarih ve
2018/54 D. İş Esas, 2018/55 D. İş Karar sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; talep eden
Erdem Topkara tarafından karşı taraf Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı aleyhine Trabzon SGK
İl Müdürlüğünün 3/8/2018 tarih 99133248-030.02-E.9761075 sayılı işleminin ihtiyati tedbir
yoluyla durdurulmasına, ihtiyati tedbirin karar tarihinden itibaren 10 gün içerisinde dava
açılmadığı takdirde HMK'nın 393. maddesi gereğince kendiliğinden kalkmış sayılmasına karar
verildiği, karşı taraf Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin itirazı üzerine bu kez
25/10/2018 tarih ve 2018/54 D. İş Esas, 2018/55 D. İş Karar sayılı kararı ile itiraz konusunda bir
karar verilmesine yer olmadığına, itiraz konusunda karar verilmek üzere dosyanın mahkememize
(2018/383 Esas sayılı dosyaya) gönderilmesine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce tensip ara kararı gereğince; Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin
15/10/2018 tarih, 2018/54-55 D.İş sayılı kararıyla Trabzon SGK İl Müdürlüğünün 3/8/2018 tarih
99133248-030.02-E.9761075 sayılı işleminin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına dair verilen
kararın devamına karar verildiği, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin itirazının
mahkememizce 6/11/2018 tarihli kararla reddine karar verildiği, bu kararın davalı Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin istinafı üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk
Dairesinin 13/2/2019 tarih ve 2019/298 Esas, 2019/309 Karar sayılı kararı ile itirazın kabulü ile
ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verildiği, bu kez davacı vekilinin ihtiyati tedbirin devam
etmesi yönündeki talebinin mahkememizin 31/5/2019 tarihli kararıyla reddine karar verildiği,
davacı vekilinin istinafı üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 9/7/2019
tarih ve 2019/1507 Esas, 2019/1437 Karar sayılı kararıyla; 'Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık
(Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edildiği gibi, davanın
esasını çözecek şekilde tedbir kararı verilmeyeceği de açıktır. Ayrıca adli yargı yerinde, idareyi
belli bir işlem yapmaya zorlayıcı türden karar verilmesi de mümkün değildir. Bu itibarla, yerel
mahkemenin 31/5/2019 tarihli ara kararının sonuç itibariyle doğru olduğu anlaşıldığından,
davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1
maddesi gereğince esastan reddine' karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya içerisine uyap sisteminden celbedilen Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesinin
2017/146 Esas, 2018/197 Karar sayılı davacı Erdem Topkara hakkındaki dosya suretinin yapılan
incelemesinde; davacı hakkında beraat yönünde kurulan hükmün istinaf incelemesinde
olduğundan henüz kesinleşmemiş olduğu anlaşılmıştır.
...
Dava, Muarazanın giderilmesi ve davalı ile sözleşme yapılmasına yönelik talebine
ilişkindir.
... Davacı tarafın; davalının, 3/8/2018 tarih 99133248-030.02-E.9761075 sayılı red
işleminden doğan muarazanın menine ve sözleşmenin yapılmasına, dair talebi davalı idarenin red
işleminin iptali ile bu işlemin aksine davacı ile sözleşme yapmaya zorlamaktır. Dava konusu
işlemin iptalinin olanaklı olup olmadığı ayrıca değerlendirmeye muhtaçtır. Bilindiği üzere esas
itibariyle bir idari işlemin iptali ancak idari yargıda talep edilebilir. Nitekim 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 'İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı' başlıklı 2’nci
maddesine göre 'İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile
hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal
davaları' idari yargının görev alanı içerisinde düzenlenmiştir.
Ayrıca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 9/7/2019 tarih ve 2019/1507
Esas, 2019/1437 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 'adli yargı yerinde, idareyi belli bir
işlem yapmaya zorlayıcı türden karar verilmesinin mümkün olmadığı,' hususu vurgulanmıştır. Bu
nedenle idari yargının görev alanına giren uyuşmazlıkta yargı yolu caiz olmadığından yargı yolu
nedeni ile davanın usulden reddi ile dosyanın görevli ve yetkili Trabzon İdare Mahkemesine
gönderilmesi[ne] ..."
3. Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararına karşı istinaf kanun yoluna
başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince, istinaf
başvurusunun esastan reddine 04/11/2019 tarihinde karar verilmiştir.
Esas No : 2021/22
Karar No: 2021/94
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
4. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin kararına karşı temyiz kanun
yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesince hükmün onanmasına 23/12/2019
tarihinde karar verilmiş ve karar, 01/07/2020 tarihinde kesinleşmiştir.
5. Davacı vekili, aynı yöndeki taleple bu kez idari yargı yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
6. Trabzon İdare Mahkemesinin 28/07/2020 tarihli, E.2020/723, K.2020/629 sayılı
kararıyla, davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Kararın ilgili
kısmı şöyledir:
"... Dava dosyasının incelenmesinden; Trabzon İlinde eczacı olarak faaliyet gösteren
davacı tarafından, eczane sözleşmesi yapmak amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu'na 20/7/2018
tarihinde yapılan başvurunun reddine dair Trabzon Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sağlık Sosyal
Güvenlik Merkezi'nin 3/8/2018 tarih ve E.9761075 sayılı işleminin iptali istemiyle Trabzon İdare
Mahkemesi'nin E:2018/1028 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, Mahkememizin 25/10/2018 tarih
ve K:2018/1036 sayılı kararı ile feragat isteminden dolayı davanın esası hakkında karar
verilmesine yer olmadığına karar verildiği, anılan kararın taraflarca istinaf yoluna gidilmemesi
üzerine kararın 11/1/2019 tarihinde kesinleştiği, ... anlaşılmıştır.
İptali istenilen 3/8/2018 tarih ve E.9761075 sayılı işlemin daha önce Mahkememizin
25/10/2018 tarihli ve E:2018/1028, K:2018/1036 sayılı dosyasında dava konusu edilerek karara
bağlandığı ve anılan kararın 11/1/2019 tarihinde kesinleştiği görüldüğünden, işbu işlem
bakımından da davanın esasının incelenme imkanı bulunmamaktadır.
... 2577 sayılı Kanun'un 14/3-d ve 15/1-b maddeleri uyarınca davanın kesin hüküm
nedeniyle incelenmeksizin reddine, ..."
7. Trabzon İdare Mahkemesince verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması
üzerine Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince, kararının kaldırılmasına,
dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Trabzon İdare Mahkemesine gönderilmesine
20/11/2020 tarihinde karar verilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"... Uyuşmazlıkta, daha önce Trabzon İdare Mahkemesi'nin E:2018/1028 sayılı esasına
kayden açılan dava ile bakılan davanın tarafları, sebebi ve konusu aynı olmakla birlikte,
davacının 22/10/2018 tarihinde Trabzon Asliye Hukuk Mahkemesi'nde aynı konuda dava açarak
24/10/2018 tarihinde Trabzon İdare Mahkemesi'nin E:2018/1028 sayılı dosyasında davadan
feragat ettiği, anılan dosyada 25/10/2018 tarihli ve E:2018/1028, K:2018/1036 sayılı kararla
feragat nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu
kararın yukarıda açıklandığı üzere maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımadığı, Trabzon
Asliye Hukuk Mahkemesi'nce görülen davada verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine,
görevsizlik kararının kesinleşme tarihinden itibaren 30 gün içinde idari yargı mahkemelerinde
dava açılabileceği hükmüne istinaden bakılmakta olan iş bu davanın açıldığı anlaşıldığından,
Trabzon İdare Mahkemesi'nin E:2018/1028 sayılı esasına kayden açılan ve feragat nedeniyle
davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilen 25/10/2018 tarihli ve
E:2018/1028, K:2018/1036 sayılı kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemesi
karşısında, davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine dair verilen istinafa konu
kararda usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, dosyanın adli yargı yerinin görevsizlik kararı üzerine
açıldığı gözetilerek, öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca ilk inceleme
hususlarında olmak üzere incelenerek bir karar verilmek üzere, kesin hüküm nedeniyle davanın
incelenmeksizin reddi yolunda verilen kararın kaldırılması ve dosyanın Mahkemesine iade
edilmesi gerekmektedir.
Esas No : 2021/22
Karar No: 2021/94
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Trabzon İdare Mahkemesi'nin
28/7/2020 gün ve E:2020/723, K:2020/629 sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden bir
karar verilmek üzere Trabzon İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, ..."
8. Trabzon İdare Mahkemesince E.2020/1245 sayı ile kaydedilen dosyada, davanın
adli yargının görev alanına girdiği sonucuna varıldığından bahisle, görevli yargı yerinin
belirlenmesi için dosyanın Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyası ile birlikte
Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, dosya incelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesince
karar verilinceye kadar ertelenmesine 25/12/2020 tarihinde karar verilmiştir. Kararı ilgili kısmı
şöyledir:
"... kamu tüzel kişiliğini haiz ve genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu
kişilerin ilaç ve diğer sağlık hizmetlerini karşılamakla yükümlü olan Sosyal Güvenlik Kurumu ile
kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan Türk Eczacıları Birliği'nin, ilaç teminine ilişkin
usul ve esasları belirledikleri protokol hükümleri uyarınca sağlık hizmeti sunucuları olan
eczaneler ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında imzalanan sözleşmenin, Sosyal Güvenlik Kurumu
tarafından yukarıda anılan protokol hükümleri uyarınca imzalandığı, serbest meslek erbabı olan
eczacıların mesleklerini icra edebilmeleri için davalı Kurum ile sözleşme imzalaması gibi bir
zorunluluk bulunmadığı, taraflara karşılıklı olarak hak ve yükümlülükler getiren bu özel hukuk
sözleşmesinin tarafların serbest iradeleri ile imzalandığı, protokol eki tip sözleşmenin
imzalanmasıyla sözleşmenin akdedilmiş olduğu ve protokol hükümlerinin sözleşme hükmü olarak
kabul edildiği, dolayısıyla yapılacak sözleşmenin protokolün uygulaması niteliğinde olduğu, diğer
taraftan, davalı idarenin sözleşme akdi yetkisinin 5510 sayılı Kanunun 73.maddesinden doğduğu
anlaşıldığından bakılan uyuşmazlığın aynı Kanunun 101.maddesi kapsamına girdiği, dolayısıyla,
söz konusu sözleşmenin yapılması talebiyle yapılan başvurunun reddedilmesinden doğan
uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı merciilerinin görevli bulunduğu sonucuna
varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davanın adli yargının görev alanına girdiği sonucuna varıldığından,
2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi
uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin
dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, dosya incelemesinin Uyuşmazlık
Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine, ..."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
9. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Sağlık
hizmetlerinin sağlanma yöntemi ve sağlık giderlerinin ödenmesi" başlıklı 73. maddesinin birinci
fıkrası şöyledir:
"Bu Kanuna göre sağlık hizmetleri, Kurum ile yurt içindeki veya yurt dışındaki sağlık
hizmeti sunucuları arasında yapılan sözleşmeler yoluyla ve/veya bu Kanun hükümlerine uygun
olarak genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sözleşmesiz sağlık hizmeti
sunucularından satın aldıkları sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi suretiyle sağlanır."
10. 5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesi şöyledir:
"Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla
ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür."
11. 26/03/2016 tarihli ve 29665 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren
Esas No : 2021/22
Karar No: 2021/94
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmelerinin/Protokollerinin
Hazırlanması ve Akdedilmesine İlişkin Yönetmeliğin "Genel İlkeler" başlıklı 5. maddesinde;
"(1) Finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri; Kurum ile yurt içindeki ve/veya yurt dışındaki
sağlık hizmeti sunucuları arasında yapılan sözleşmeler/protokoller yoluyla sağlanır.
(2) Sözleşmeler/protokoller yoluyla satın alınacak sağlık hizmetleri, bu hizmetlerin
24/3/2013 tarihli ve 28597 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık
Uygulama Tebliğinde tanımlanan sağlık hizmeti sunucularının hangilerinden karşılanacağı ile
sağlık hizmetlerinin satın alımına ilişkin kurallar Kurum tarafından belirlenir.
(3) Kurum, sunulan sağlık hizmetleri karşılığında, SHS’lere ilgili mevzuat ile
sözleşmelerde/protokollerde belirlenen usul ve esaslar doğrultusunda ödeme yapar.
(4) Kurumca genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler ile sağlık hizmeti
sunucularına, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen her türlü ödeme, ilgili mevzuata göre
geri alınır.
(5) Kurum, sağlık hizmetleri sunumunda gerekli gördüğü hallerde SHS tarafından
sözleşme/protokol kapsamında sunulan hizmetlere ilişkin veri ve bilgiye ulaşma ve temin etme
hakkına sahiptir. Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık bilgilerinin
gizliliği esastır.
(6) Sözleşmelerin/protokollerin akdedilmesine ilişkin süreç ile bu aşamada ibraz edilmesi
gereken belgeler Kurum tarafından belirlenir.
(7) Sözleşmelerde/protokollerde, ceza koşulu ve/veya fesih gerektiren fiiller, fesih uygulama
kriterleri ve sözleşme/protokol yapılmayacak sürelere yer verilebilir. Bu süreler sonunda sağlık
hizmeti sunucusunun başvurusu halinde gerekli şartları taşıyanlarla sözleşme/protokol yapılabilir.
(8) Sözleşmelerde/protokollerde ceza koşulu veya fesih uygulamasını gerektiren fiillerin
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu yönünden de suç oluşturması halinde ilgililer
hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur.
(9) Kurumca bu Yönetmelikte belirlenen koşulların gerçekleşmesi halinde ilgili mevzuata
uygun şekilde sözleşmelerde/protokollerde değişiklik yapılabilir.
(10) Sözleşmelerde/protokollerde SHS’nin, Kurumdan doğmuş ve doğacak alacaklarını
devir ve temlik edemeyeceğine ilişkin hükümlere yer verilir.
(11) Sözleşmelerde/protokollerde SHS’nin, kişilere ve Kuruma ait bilgilerin gizliliği ile
ilgili yasal yükümlülüklere uyacağına ilişkin hükümlere yer verilir.
(12) Sözleşmelerde/protokollerde, SHS’nin; sahip, unvan, ortak ve adres değişiklikleri ile
devri halinde hak ve yükümlülüklerine ilişkin hükümlere yer verilebilir.
(13) SHS’nin işletme hakkının devri, kiralama da dahil olmak üzere işletmenin devri gibi
sonuç doğurur. Bu kapsamda devreden ile devralanın her türlü Kurum alacakları yönünden
müşterek ve müteselsil sorumluluğu devam eder. Hem devredenin hem de devralanın Kurum
alacakları tahsil edilmeden devralan SHS ile sözleşme/protokol yapılmaz.
(14) Kurum tarafından sözleşmesi feshedilmiş SHS ile feshe neden olan fiillere bağlı olarak
oluşan Kurum alacakları tahsil edilmeden ve fesih süresi tamamlanmadan yeni bir sözleşme
yapılmaz.
(15) Kurum tarafından sözleşmesi feshedilmiş SHS’nin devri halinde feshe neden olan
Kurum alacakları tahsil edilmeden ve fesih süresi geçmeden devralan sağlık hizmeti sunucusu ile
sözleşme yapılmaz. Sözleşme yapılmayan veya sözleşmesi feshedilen sağlık hizmeti sunucusunun
muayene ve işlemlere ilişkin fatura bedelleri ödenmez.
(16) Sözleşmelerde/protokollerde, mücbir sebeplerin varlığı halinde, ceza koşulu ve feshe
ilişkin yaptırımların uygulanmayacağına ilişkin hükümlere yer verilebilir.
(17) Sözleşmelerde/protokollerde, ek sözleşmelerin/ek protokollerin SHS’ler tarafından
imzalanmaması durumunda, sözleşmelerin/protokollerin feshedileceğine ilişkin hükümlere yer
verilebilir.
(18) Kurum, sözleşme/protokol kapsamında her türlü inceleme ve denetim yapmaya ve buna
ilişkin kurallar belirlemeye yetkilidir.
(19) Kurum, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi sağlık hizmeti
sunucuları tarafından yatan ve/veya günübirlik tedavi kapsamındaki hastalarda kullanılacak ve
Kurumca belirlenecek olan tıbbi malzemeleri ve temini zorunlu ilaç ve/veya ilaç gruplarını, tıbbi
Esas No : 2021/22
Karar No: 2021/94
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
malzeme tedarikçilerinden veya ecza depolarından temin etmek amacıyla sözleşme yapabilir,
Kurum tarafından bu SHS’lere yapılan ödemeler, sağlık hizmeti sunucusunun Kurumdaki
alacağından mahsup edilir.
(20) 18/4/2014 tarihli ve 28976 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Genel Sağlık Sigortası
Uygulamaları Yönetmeliğinin, sözleşmelerin/protokollerin hazırlanması, akdedilmesi ve yürürlüğe
konulmasına ilişkin hükümleri birlikte uygulanır." denilmiş;
"Sözleşmelerin/protokollerin hazırlanması" başlıklı 6. maddesinde;
"(1) Sözleşmeler/protokoller, kanunlarla tanımlanmış istisnalar hariç olmak üzere Kurum
tarafından hazırlanır.
(2) Kamu idareleri sağlık hizmeti sunucuları ile yapılacak sözleşmeler/protokoller, Kurum
ve kamu idaresi yetkili makamının onayı ve taraflarca imzalanması ile geçerlilik kazanır.
(3) Kamu idareleri sağlık hizmeti sunucuları dışındaki diğer sağlık hizmeti sunucuları ile
yapılacak sözleşmeler/protokoller, kanunlarla tanımlanmış istisnalar hariç olmak üzere Kurum
onayı ile yürürlüğe girer, Kurum ve taraflarca imzalanması ile geçerlilik kazanır.
(4) Kurum, Kanunun 73 üncü maddesi gereği, sözleşme ücretine tabi olan SHS’den
sözleşme imzalamak için ücret alabilir.
(5) Sözleşmelerin/protokollerin geçerlilik süresi altı aydan az olamaz. İhtiyaç duyulan
alanlarda oluşturulacak alternatif geri ödeme modelleri üzerinden sağlık hizmetinin finansmanı
için yapılacak sözleşmelerde süre Kurum tarafından belirlenir.
(6) Sözleşmelerin/protokollerin geçerlilik süresi sonunda; Kuruma olan borcu, Kurum bilgi
işlem sistemi (MEDULA) üzerinden iletilen toplam tahakkuk tutarına göre hesaplanacak son altı
aylık fatura ortalamasını aşan SHS’lerle, götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesi/protokolü
olan SHS’ler hariç olmak üzere sözleşme/protokol yapılmaz.
(7) Sözleşme ve/veya SHS’nin türüne göre Kurum tarafından ilgili SHS’den teminat
mektubu istenebilir. Teminat tutarının belirlenmesi ile teminat alınmasına ilişkin usul ve esaslar
Kurum tarafından belirlenir.
(8) İlk defa sözleşme/protokol yapılacak SHS’ler, mahalli sağlık hizmeti sunumu ihtiyacı,
kamu yararı, aktüeryal denge, sözleşme talep eden SHS’lerin ve o bölgedeki diğer SHS’lerin
niteliği değerlendirilerek Kurum tarafından belirlenir.
(9) Yeni dönem için sözleşmesi/protokolü yenilenecek SHS’ler, Kurumca daha önce yapılan
tespitler, hasta memnuniyeti, kamu yararı, aktüeryal denge ve verimlilik gibi ölçütler
değerlendirilerek Kurum tarafından belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Celal Mümtaz AKINCI’nın başkanlığında, Üyeler
Mehmet AKSU, Birol SONER, Hava AYDINLI, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet
ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 01/03/2021 günlü toplantısında, 2247 sayılı Kanun'un 27.
maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesinde öngörülen
şekilde başvurulduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev
uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
13. Raportör-Hâkim Burak Cenk İLHAN’ın, davanın çözümünde adli yargının görevli
olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada
adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp
düşünüldü:
Esas No : 2021/22
Karar No: 2021/94
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
14. Dava; eczane sözleşmesi yapmak amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu'na 20/07/2018
tarihinde yapılan başvurunun reddine dair Trabzon Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sağlık Sosyal
Güvenlik Merkezinin işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
15. Bir kamu hizmetinin yürütülmesi için ihtiyaç duyulan mal veya hizmet temini
sırasında, idarede kanunilik ilkesi gereğince idarenin belirli usul ve esaslara uyması zorunlu olup;
işin sözleşmeye bağlanmasından önce geçen bu süreçte tesis edilen işlemlerin, kamu gücüne
dayalı, re'sen ve tek yanlı olması nedeniyle idari işlem niteliğini taşıması karşısında, yargısal
denetiminin idare hukuku ilkelerine göre idari yargı yerlerince yapılacağı tartışmasızdır.
16. İdari sözleşme, idarenin kamusal yetkisine dayanarak, kamu hizmeti gerekleri ve kamu
yararı nedeniyle yaptıkları sözleşmelerdir. Bunlar idarenin ayrıcalıklı ve üstün, hak ve yetkilerini
içerirler. İdare, bu sözleşme hükümlerinde tek yanlı değişiklik yapabilir ya da sözleşmenin
feshine gidebilir, Bu nitelikte olmayan diğer sözleşmeler ise, genelde özel hukuk alanında, özel
hukuk kurallarına göre düzenlenir.
17. Önümüzdeki dava konusu irdelendiğinde, uyuşmazlığın bir sözleşmenin imzalanması
aşamasından önceki aşamaya ilişkin olduğu; davalı idare ile bir sözleşme imzalanması isteminden
kaynaklandığı; ilk bakışta bu uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği
düşünülebilir ise de; 5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101.
maddesinde yapılan düzenleme karşısında; uyuşmazlığın bu çerçevede çözüme kavuşturulacağı
açıktır.
18. Bu durumda, davanın davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu
sonucuna varılmakla birlikte, Uyuşmazlık Mahkemesinin adli yargı içerisinde hangi yargı
merciinin bu davalara bakmakla görevli olduğu hususunda karar verme yetkisi bulunmamakta
olup, bu belirleme ilgili yargı kolunun kendi içerisinde yapılabilecektir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Trabzon İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Trabzon 3. Asliye Hukuk
Mahkemesince verilen 12/09/2019 tarihli ve E.2018/383, K.2019/297 sayılı görevsizlik kararının
KALDIRILMASINA,
01/03/2021 tarihinde, üyelerden Aydemir TUNÇ'un KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE
KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Hava
AYDINLI
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ahmet
ARSLAN
Esas No : 2021/22
Karar No: 2021/94
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
KARŞI OY
Dava; Trabzon ilinde eczacı olarak faaliyet gösteren davacı tarafından, eczane
sözleşmesi yapmak amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu'na yapmış olduğu başvurunun reddine
ilişkin davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Sağlık
hizmetlerinin sağlanma yöntemi ve sağlık giderlerinin ödenmesi" başlıklı 73. maddesinin 1.
fıkrasında;
"Bu Kanuna göre sağlık hizmetleri, Kurum ile yurt içindeki veya yurt dışındaki sağlık
hizmeti sunucuları arasında yapılan sözleşmeler yoluyla ve/veya bu Kanun hükümlerine uygun
olarak genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sözleşmesiz sağlık hizmeti
sunucularından satın aldıkları sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi suretiyle sağlanır." hükmüne
yer verilmiştir.
Bir kamu hizmetinin yürütülmesi için ihtiyaç duyulan mal veya hizmet temini sırasında,
"idarede kanunilik" ilkesi gereğince idarenin belirli usul ve esaslara uyması zorunlu olup; işin
sözleşmeye bağlanmasından önce geçen bu süreçte tesis edilen işlemlerin, kamu gücüne dayalı,
re'sen ve tek yanlı olması nedeniyle idari işlem niteliğini taşıması karşısında, yargısal denetiminin
idare hukuku ilkelerine göre idari yargı yerlerince yapılacağı tartışmasızdır.
İdari sözleşme, idarenin kamusal yetkisine dayanarak kamu hizmeti gerekleri ve kamu
yararı nedeniyle yaptıkları sözleşmelidir. Bunlar idarenin ayrıcalıklı ve üstün, hak ve yetkilerini
içerirler. İdare, bu sözleşme hükümlerinde tek yanlı değişiklik yapabilir ya da sözleşmenin
feshine gidebilir. Bu nitelikte olmayan diğer sözlemeler ise, genellikle özel hukuk alanında, özel
hukuk kurullarına göre düzenlenir.
Dava dosyasının incelenmesinden; uyuşmazlığın bir sözleşmenin yapılmasından önceki
aşamaya ilişkin olduğu, idarenin kamu hukuku kurallarına göre, kamu gücü kullanılarak tek yanlı
ve icrai nitelikte bir işlem tesis etmek suretiyle eczane sözleşmesi yapılması yolundaki
başvurunun reddine karar verildiği görülmektedir. Dolaysıyla davalı idare ile sözleşme yapılması
yolundaki başvurunun reddine ilişkin işbu uyuşmazlığın idari işlem niteliğinde olması nedeniyle
görüm ve çözümünde idari yargı yerleri görevli olması gerektiğinden, aksi yöndeki çoğunluk
kararma katılmıyorum.01/03/2021
Üye
Aydemir TUNÇ
Full & Egal Universal Law Academy