UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/271
KARAR NO : 2021/478
KARAR TR : 20/09/2021
ÖZET: Davacıların hissedarı olduğu
taşınmazların da bulunduğu alanda
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18.
maddesine göre yapılan imar
uygulamasıyla, 2981 sayılı Kanun
uyarınca alınmış olan düzenleme
ortaklık payı dikkate alınmaksızın
tekrar düzenleme ortaklık payı
alınarak taşınmaza kamulaştırmasız
el atıldığından bahisle, tazminat
istemiyle açılan davanın İDARİ
YARGI YERİNDE çözümlenmesi
gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : 1- Ş.T.2-Ş.T.
Vekilleri : Av.M.A. Av.S.M.A.
Davalı : Melikgazi Belediye Başkanlığı
Vekilleri :Av.Z.D.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı, 2981 sayılı Kanun'un 10/b maddesi uyarınca yapılan düzenleme sonucu
oluşan ve hissedarı olduğu Kayseri İli, Melikgazi İlçesinde kain taşınmazdan yol payı olarak
alınmış olan düzenleme ortaklık payı dikkate alınmaksızın, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18.
maddesine göre yapılan imar uygulamasında tekrar düzenleme ortaklık payı alınarak ikinci
kez kesinti yapılması nedeniyle kamulaştırmasız el atıldığından bahisle maddi tazminat
istemiyle adli yargıda dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/02/2019 tarihli ve E.2017/341,
K.2019/133 sayılı kararı ile, "Davanın yargı yolu dava şartının mevcut bulunmaması
nedeniyle usulden reddine" karar verilmiştir. Bu karar, davacılar tarafından istinaf edilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 03/12/2020 tarihli,
E.2019/2422, K.2020/1578 sayılı kararı ile, "3194 sayılı İmar Kanununun 18/6. maddesine
göre "ikinci defa düzenleme ortaklık payı alınması, taşınmazın aynına ilişkin olup
kamulaştırmasız el atma niteliğinde olduğundan ve adli yargıda bakılması gerektiğinden,
bedele ilişkin değerlendirme de Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yapılacağından
2942 sayılı Kanunun 37. maddesi uyarınca adli yargının görevli olduğu" gerekçesiyle
yukarıda anılan kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın
mahkemeye iadesine kesin olarak karar verilmiştir.
Esas No : 2021/271
Karar No: 2021/478
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
4. Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/02/2021 tarihli ve E.2020/603
sayılı ara kararı ile, davalı Belediye Başkanlığının "uyuşmazlığın çözüm ve görümünde idari
yargının görevli olduğu görüşüyle davanın görev yönünden reddi gerektiğinden" bahisle
olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiyle başvurusuna dair dilekçe, dava dosyası ile
birlikte dava dosyası Danıştay Başsavcılığına gönderilmiştir.
B. Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarılmasına İlişkin Danıştay Başsavcılığı
Talebi
5. Danıştay Başsavcısı, uyuşmazlığın çözümünün idari nitelikteki bu imar
uygulamalarının hukuki denetiminin yapılmasına bağlı olduğu ve idarece kamu gücü
kullanılarak, tek yanlı biçimde yapılan uygulamalar sonucunda uğranılan zararın tazminine
ilişkin bulunan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1 -b. maddesinde
yer alan 'İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar
tarafından açılan tam yargı davaları' kapsamında imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde
idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği" görüşüyle, 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi
uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına karar vererek dosyayı Uyuşmazlık
Mahkemesine göndermiştir.
III.BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCESİ
6. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, 2247 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının da yazılı düşüncesi istenilmiştir.
7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, 18/05/2021 tarihli ve YY-2021/51759 sayılı
düşüncesinde; aynı gerekçelerle, Danıştay Başsavcılığının 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi
gereğince yapmış olduğu başvurunun kabulü ile görevlilik kararının kaldırılması yönünde
görüş bildirilmiştir.
IV. İLGİLİ HUKUK
8. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve
işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde de, tam yargı davaları,
idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından
açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
9. İdari işlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin, 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. ve 13. maddeleri uyarınca, idari yargı yerlerinde açılacak
tam yargı davalarına konu edilmeleri, anılan Kanun hükümlerinin gereğidir.
10. Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetinin yürütümü sırasında,
kamu gücü kullanarak tek yanlı irade açıklamalarıyla yapmış oldukları işlemler, "idari
işlem"; herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızın gerçekleştirdikleri maddi
faaliyetleriyle, görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, "idari eylem" olarak tanımlanmaktadır.
11. 2981 Sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı
İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanunu'nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun'un
10. maddesinin (b) bendi şöyledir:
"Üzerinde imar mevzuatına aykırı olarak toplu binalar inşa edilmiş hisseli veya özel
parselasyona dayalı arsa veya arazilerde, kişilerin hisse miktarları ve fiili kullanma
durumları dikkate alınarak valilik veya belediyelerin talebi üzerine:
1. Henüz kadastrosu yapılmamış yerlerde, kadastro müdürlüklerince bu
Kanunda belirtilen mülkiyet tespitine dair hükümler de uygulanarak,
Esas No : 2021/271
Karar No: 2021/478
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
2. Kadastrosu veya tapulaması tamamlanmış yerlerde ise bu Kanunla verilen
yetkiler kadastro müdürlüklerince kullanılarak,
Islah imar planlarının yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın: onayların
alınmasına ve ilanların yapılmasına (askı ilanları hariç), komisyonların kurulmasına lüzum
kalmaksızın 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri veya 766 sayılı Tapulama Kanunu
hükümlerine göre hak sahipleri tespit veya yeniden tayin edilerek adlarına tescil edilir.
Bu tespit sırasında özel parselasyon planında görülen veya hisseli satışlar
sonucu fiilen oluşan yol, meydan, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha vs hizmetlere ayrılan
yerler ile bunlara ilişkin hisseler bedelsiz olarak resen tapudan terkin; okul, ibadet yeri ve
benzer kamu hizmetlerine ayrılan yerler ise, bedelsiz olarak ilgili idareler adına tespit ve
tescil edilir.
Hazine, belediye veya il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün
idare ettiği arsa veya arazileri üzerinde yapıldığı tespit edilen gecekondular hakkında da
yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır.
(Ek : 18/5/1987 - 3366/4 md.) Belediye, hazine, özel idare veya Vakıflar Genel
Müdürlüğünün idare ettiği arsa ve araziler üzerine gecekondu yapıldıktan sonra tespit
edilerek kira kontratı düzenlenmiş gecekondu hak sahiplerine tapu tahsis belgesi ve tapuları
verilir."
12. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun; “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması”
başlıklı 8. maddesi şöyledir:
“ Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara
uyulur.
a) Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme
potansiyelini, sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere
hazırlanacak bölge planlarını, gerekli gördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı yapar
veya yaptırır.
b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir.
Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye
sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır
veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme
dördüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye
başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay
süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir.Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir.
Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi
onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya
ilgilisince yapılır veya yaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe
girer. (Yeniden düzenleme üçüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Onay tarihinden itibaren
valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş
zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar
valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisinde inceleyerek kesin karara
bağlar...
...Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.
Kesinleşen imar planlarının bir kopyası, Bakanlığa gönderilir.
İmar planları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. Belediye
Başkanlığı ve mülki amirlikler, imar planının tamamını veya bir kısmını kopyalar veya
kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespit edilecek ücret karşılığında isteyenlere verir...
...c) (Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı
Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanılmak üzere
plânlanamaz.(…) ”
13. Aynı Kanun'un "parselasyon planlarının hazırlanması" başlıklı 18. maddesi ise
şu şekilde düzenlenmiştir:
Esas No : 2021/271
Karar No: 2021/478
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
“İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer
hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına
veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun
ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak
sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü
edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe
kullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı
sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun
kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis
edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme
ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık
payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin
yüzde kırk beşini geçemez.
(Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi
tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil
saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yöne-lik eğitim tesis
alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu
taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu,
resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel
tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyonalanı olarak ayrılan
parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili
tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde
bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar için düzenle-me
ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması
esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenleme
ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzen-lemeye tabi diğer
arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme
ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için
de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık
payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır.
(Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Üçüncü fıkrada belirtilen, bölgenin ihtiyacına ayrılan
alanlardan belediye hizmetleri ile ilgili olanlar bu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili
belediyesi adına, diğer alanlar ise imar planındaki kullanım amacı doğrultu-sunda bu amacı
gerçekleştirecek olan idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tescil edilir(…) ” “İmar
hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak
sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına
veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun
ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak
sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü
edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe
kullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı
sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun
kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis
edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme
ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık
payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin
yüzde kırk beşini geçemez.
(Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi
tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil
saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis
alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu
taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu,
resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel
Esas No : 2021/271
Karar No: 2021/478
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyonalanı olarak ayrılan
parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili
tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde
bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar için düzenleme
ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması
esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenleme
ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer
arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme
ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için
de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık
payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır.
(Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Üçüncü fıkrada belirtilen, bölgenin ihtiyacına ayrılan
alanlardan belediye hizmetleri ile ilgili olanlar bu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili
belediyesi adına, diğer alanlar ise imar planındaki kullanım amacı doğrultusunda bu amacı
gerçekleştirecek olan idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tescil edilir.
(Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, üçüncü
fıkrada sözü geçen umumi hizmet-ler için, yeniden ayrılması gereken yerlerin alanları
toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar, tescil harici alanlardan veya muvafakat
alınmak kaydıyla; kamuya ait taşınmazlardan ya da Hazine mülkiyetindeki alanlardan
karşılanır. Bu yöntemlerle karşılanamaması hâlinde belediye veya valilikçe kamulaştırma
yoluyla tamamlanır.
Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde
düzenleme ortaklık payı, kamulaştır-madan arta kalan saha üzerinden ayrılır.
(Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir
parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Ancak, her türlü
imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması hâlinde, artış olan
parsellerden, uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olmaması
kaydıyla, ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını % 45’e kadar tamamlamak
üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir(…) ”
V. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
14. Uyuşmazlık Mahkemesinin Celal Mümtaz AKINCI’nın başkanlığında, Üyeler
Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet
ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 20/09/2021 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.
maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilinin, anılan Kanun'un 10/2.
maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.
maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Danıştay Başsavcısınca, 10.
maddede öngörülen biçimde, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
15. Dosya kapsamında her ne kadar ilk derece mahkemesince verilmiş bir görevlilik
ara kararı mevcut değilse de; mahkemece 04/02/2021 tarihli duruşmada, "görev uyuşmazlığı
çıkartılmak üzere başvurmak için dilekçesini sunmak için davalı idareye süre verilmesine"
dair karar verildiği ve usulüne uygun başvuru üzerine de 08/03/2021 tarihli üst yazı ile 2247
sayılı Kanun'un 10.maddesi uyarınca Danıştay Başsavcılığına dava dosyasının gönderildiği
görülmekle, üst yazının düzenlenme tarihinde mahkemece fiilen görevlilik kararı verildiği
anlaşılmıştır.
16. Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından görev uyuşmazlığının
esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
17. Raportör-Hâkim Murat UÇUR'un, davanın çözümünde idari yargının görevli
olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca
görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı
Esas No : 2021/271
Karar No: 2021/478
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da
dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
18. Dava, davacının hissedarı olduğu taşınmazların da bulunduğu alanda 3194 sayılı
İmar Kanunu'nun 18. maddesine göre yapılan imar uygulamasında, 2981 sayılı Kanun
uyarınca alınmış olan düzenleme ortaklık payı dikkate alınmaksızın tekrar düzenleme
ortaklık payı alınarak ikinci kez kesinti yapılması nedeniyle taşınmaza kamulaştırmasız el
atıldığından bahisle ve tazminata karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
19. Olayda davalı Belediyenin yukarıda alıntılanan mevzuat hükümleri uyarınca tek
yanlı irade açıklaması ile tesis ettiği, genel ve düzenleyici ıslah imar planları ve bu planlara
dayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma, ruhsat, düzenleme ortaklık payı alınması
gibi bireysel işlemler, "idari işlem"; bu imar planı uyarınca yapmak zorunda olduğu program
ve uygulamaları bunun için gerekli zamanda gerçekleştirmemeleri, yani bu konudaki
hareketsizlikleri de, idari eylem niteliği taşımaktadır.
20. 2981 sayılı Kanun uyarınca davacının paydaşı olduğu taşınmazların da
bulunduğu alanda 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca tesis edilen parselasyon
işlemi sonucu alınan düzenleme ortaklık payı nedeniyle uğranıldığı öne sürülen zararın
tazmini istemiyle açılan ve idarece kamu gücü kullanılarak, resen ve tek yanlı biçimde tesis
edilen imar uygulama işlemlerinden kaynaklanan zararın tazminine ilişkin bulunan
uyuşmazlık konusu davanın; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b.
maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel
olanlar tarafından açılan tam yargı davaları" kapsamında imar mevzuatı hükümleri
çerçevesinde idari yargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir.
21. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Danıştay Başsavcısının
başvurusunun kabulü ile Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 04/02/2021 tarihli
ve E.2020/603 sayılı görevlilik kararının kaldırılması gerekmiştir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde İDARİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Danıştay Başsavcısının BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalı idare vekilinin
görev itirazının reddine ilişkin Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/02/2021 tarihli ve
E.2020/603 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA
20/09/2021 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Celal Mümtaz
Şükrü
Mehmet
Birol
AKINCI
BOZER
AKSU
SONER
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy