UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/316
KARAR NO : 2021/325
KARAR TR : 07/06/2021
ÖZET: 2918 sayılı Karayolları Trafik
Kanunu’nun 48/9. maddesi uyarınca
düzenlenen sürücü belgesi geri alma
tutanağına karşı yapılan itirazın, aynı
Kanun’un 112. maddesinde yapılan
değişiklik nedeniyle ADLİ YARGI
YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : S.Y.
Vekili : Av. E.B.
Davalı : Ergani Kaymakamlığı
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Ergani Kaymakamlığı Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğince yapılan
denetim sırasında, 06 E 6776 plaka sayılı araç sürücüsü davacı adına, alkol cihazına üflemeyi
kabul etmediği, sürücü belgesini yanında bulundurmadığından bahisle, sırasıyla 05/06/2019
tarihli ve IK-975247, 05/06/2019 tarihli ve IK-975175 seri-sıra sayılı Trafik İdari Para Cezası
Karar Tutanakları düzenlenerek, davacıya 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/9 ve
44/1-b. madde ve fıkraları uyarınca 2.869 TL ve 235 TL idari para cezası verilmiş, aynı birim
tarafından alkol cihazına üflemeyi kabul etmediğinden geçici olarak sürücü belgesi geri alma
tutanağı düzenlenmiştir.
2. Davacı, idari para cezaları ile sürücü belgesi geri alma tutanağının iptali istemiyle
adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
3. Ergani Sulh Ceza Hâkimliği 16/08/2019 tarihli ve D.İş.2019/581 sayılı kararı
ile; sürücü belgesi geri alma tutanağına karşı yapılan başvurunun çözümünün idari yargı yerine
ait olduğu gerekçesiyle bu konuda inceleme yapılmadığı belirtilerek, idari para cezaları
yönünden başvuruyu esastan incelemiş başvurunun reddine karar vermiş, verilen karar itiraz
edilmeden kesinleşmiştir.
4. Davacı, bu kez, sürücü belgesi geri alma tutanağının iptali istemiyle idari yargı
yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
5. Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi, davayı esastan inceleyerek 30/10/2020 tarihli ve
E.2020/528, K.2020/1368 sayılı kararı ile davanın reddine karar vermiştir.
Esas No : 2021/316
Karar No: 2021/325
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
6. Bu kez, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun, Gaziantep Bölge
İdare Mahkemesi Dördüncü İdari Dava Dairesinin 05/03/2021 tarihli ve E.2021/448,
K.2021/1022 sayılı kararı ile, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin
esasına girilerek verilen kararda hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle kabulüne,
Diyarbakır 1. İdare Mahkemesinin 30/10/2020 tarihli ve E.2020/528, K.2020/1368 sayılı
kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
7. Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi 06/04/2021 tarihli ve E.2021/627 sayılı kararı
ile; konu ile ilgili Uyuşmazlık Mahkemesinin emsal kararları gösterilerek, dava konusu sürücü
belgesinin geri alınmasına ilişkin işlemlerin 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen
idari yaptırım türlerinden olduğu, dolayısıyla 5326 sayılı Kanun’un 27. maddesindeki ve 2918
sayılı Kanun’un değişik 112. maddesindeki hükümler dikkate alındığında, sürücü belgesinin
geri alınmasına ve idari para cezası verilmesine ilişkin işlemlere karşı açılan davanın görüm ve
çözümünde, adli yargı yerinin görevli olduğu açıklanarak, 2247 sayılı Uyuşmazlık
Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı
yerinin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına ve davanın incelenmesinin
Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
8. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı
maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı” başlığı altında düzenlenen 48. maddesinin,
24/05/2013 tarihli 6487 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle yeniden düzenlenerek maddeye
eklenen dokuzuncu fıkrası şöyledir:
“Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki
miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılmasını kabul etmeyen sürücülere
2.000 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır.”
9. Aynı maddeyle eklenen 12. fıkrası şöyledir:
“Sürücü belgelerinin geçici geri alma işlemleri bu Kanunun 6ncı maddesinde sayılan
görevliler tarafından yapılır. ”
10. Anılan Kanun’un, “Trafik zabıtasının görev ve yetki sınırı ile genel zabıtanın trafik
hizmetlerini yürütmeye ilişkin yetkisi” başlığı altında düzenlenen 6. maddesi şöyledir:
“Trafik zabıtası ve genel zabıtanın görev ve yetki sınırı;
a)Trafik zabıtası:
Trafik zabıtası görevi sırasında karşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genel zabıta görevi
yapmakla da yetkilidir.
Mülki idare amirlerince, emniyet ve asayiş bakımından zorunlu görülen haller dışında,
trafik zabıtasına genel zabıta görevi verilemez, araç, gereç ve özel teçhizatı trafik hizmetleri
dışında kullanılamaz.
b)Genel Zabıta
Trafik zabıtasının bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde polis; polisin ve trafik
teşkilatının görev alanı dışında kalan yerlerde de jandarma, trafik eğitimi almış subay,
astsubay ve uzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygun olarak
trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymaya görevli ve yetkilidir.”
11. 5326 sayılı Kanun’un “Saklı tutulan hükümler” başlığını taşıyan 19. maddesi
şöyledir:
Esas No : 2021/316
Karar No: 2021/325
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
“(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için;
a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi,
b) İşyerinin kapatılması,
c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması,
d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması,
gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun
değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır.”
12. “Genel kanun niteliği” başlıklı 3. maddesini değiştiren 06/12/2006 tarihli, 5560
sayılı Kanun’un 31. maddesi şöyledir:
“ (1) Bu Kanunun;
a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda
aksine hüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi
yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır.”
13. Kanun’un genel hükümleri arasında yer alan 27. maddesinin (1) numaralı
bendinde, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına
karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde, sulh ceza
mahkemesine başvurulabileceği öngörülmüştür.
14. Buna göre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna
ilişkin hükümlerinin, Kanun’un 19. maddesinde sayılan yaptırımlar saklı tutulmak kaydıyla,
diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli
mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
15. 2918 sayılı Kanun’un Adli Kovuşturma ve Cezaların Uygulanması başlıklı
Dokuzuncu Kısım’a dahil “Bu Kanundaki suçlarla ilgili davalara bakacak mahkemeler ve
yetkileri” başlığı altında düzenlenen 112. maddesinin ilk paragrafında; sürücü belgelerinin
geçici olarak geri alınması hariç olmak üzere bu Kanun'daki hafif para cezasını veya bu
Kanun'daki hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınması ve iptali veya işyerlerinin kapatılması
cezasını gerektiren suçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunların bulunmadığı
yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerinde bakılacağı ifade edilmiş; böylelikle sürücü
belgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin uygulamalar, trafik ve sulh ceza
mahkemelerinin görevi dışında tutulmuş iken; 12/07/2013 tarihli 6495 sayılı Kanun’un 20.
maddesiyle değiştirilen maddenin başlığı, “Sürücü belgelerinin geri alınmasında ve iptalinde
yetki”; şeklinde, madde ise şöyledir:
“Bu Kanunun 6ncı maddesinde sayılan görevlilerin ve trafik tescil kuruluşlarının
yetkilendirildiği haller hariç olmak üzere, sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulh
ceza mahkemeleri karar verir.
Bu Kanunun 51inci maddesinin ihlali ve 118inci maddesinin ikinci ve üçüncü
fıkralarında yazılı “100 ceza puanını doldurmak” eylemi nedeniyle sürücü belgelerinin geri
alınmasına yine bu Kanunun 6ncı maddesinde sayılan görevliler yetkilidir.
Sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınması veya iptaline dair verilen kesinleşmiş
mahkeme kararı örnekleri, sürücülerin sicillerine işlenmek üzere mahkemelerce ilgili trafik
birimlerine gönderilir.
Bu Kanuna göre görülen davalar, diğer kanunlara göre görülen davalarla
birleştirilemez.
……. ”
Esas No : 2021/316
Karar No: 2021/325
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
16. Uyuşmazlık Mahkemesinin Celal Mümtaz AKINCI’nın başkanlığında, Üyeler
Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet
ARSLAN’ın katılımlarıyla yapılan 07/06/2021 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.
maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19.
maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının ekinde adli
yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği, adli yargı yerince verilen
kararda "görevsizlik" ya da "görev yönünden red" denilmemişse de kararın gerekçesinde
görevli yargı yerinin idari yargı yeri olduğu açıkça belirtilmiş olduğundan, görevsizlik kararı
verildiğinin kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmiş bulunan görev
uyuşmazlığının çözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerek Uyuşmazlık
Mahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından ve bu nedenle usule ilişkin herhangi bir
noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından sürücü belgesi geri alma tutanağının iptali istemiyle
açılan dava yönünden oluşan görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar
verildi.
B. Esasın İncelenmesi
17. Raportör-Hâkim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adli
yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili
Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nin adli
yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü
açıklamaları da dinlendikten sonra; gereği görüşülüp düşünüldü:
18. Dava, 2918 sayılı Kanun’un 48/9. madde ve fıkrası uyarınca davacı hakkında
düzenlenen sürücü belgesi geri alma tutanağının iptal edilmesi istemiyle açılmıştır.
19. Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılı Kanun’un 116. maddesi kapsamında araç
tescil plakasına göre düzenlenenler dışında trafik zabıtasınca uygulanan idari para cezalarına
karşı açılan davaları; bu uygulamanın idari ceza kapsamında bulunması; Kanun'da idari
cezalarla ilgili davalarda görevli yargı yerini açıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi;
12/07/2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki hali
ile, bu Kanun'da gösterilen adli cezalara hükmetmekle görevli mahkemeye işaret eden 112.
maddeye de herhangi bir atıfta bulunulmamış olması karşısında ve göreve ilişkin genel ilkelere
göre idari yargının görev alanında görmüş iken; 5326 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden
sonra; öngörülen trafik para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari
yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918 sayılı Kanun’da da bu para cezasına itiraz konusunda
görevli mahkemenin gösterilmediği anlaşıldığından, Kabahatler Kanunu’nun 5560 Sayılı
Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanun
yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde
uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri
dikkate alınacağından, idari para cezasına karşı açılan davaların görüm ve çözümünde, anılan
Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu
sonucuna varmıştır.
20. Uyuşmazlığın esasını oluşturan, sürücü belgesi geri alma tutanağına ilişkin karara
gelince:
21. Sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin karar, 2918 sayılı
Kanun’un 12/07/2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile yapılan değişiklikten
önceki 112. maddesi ve 5326 sayılı Kanun uyarınca incelendiğinde, 2918 sayılı Kanun’un, bu
Esas No : 2021/316
Karar No: 2021/325
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
Kanun’daki suçlarla ilgili davalara bakacak mahkemeler ve yetkilerinin düzenlendiği 112.
maddesi uyarınca, sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin davaların sulh ceza
mahkemelerinin görevine dahil edilmediği ve 5326 sayılı Kanun’un 19. maddesinde, diğer
kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için ehliyetin geri alınmasına ilişkin
hükümlerin geçici istisnalar içinde sayıldığı dikkate alındığında; sürücü belgelerinin geçici
olarak geri alınmasına ilişkin davalara bakma görevinin idare mahkemesine ait olduğu
sonucuna varılmıştır.
22. 5326 sayılı Kanun’un 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenen sekizinci
fıkrasında, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari
yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına
ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde
görüleceği kurala bağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler
Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığı bağlantı sorununa çözüm getirilmesinin
amaçlandığı ifade edilmiştir.
23. 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler
Kanunu’nun; idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer
kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli
mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararının
verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren
kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık
iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği anlaşılmaktadır.
24. Uyuşmazlık Mahkemesince, idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görev
uyuşmazlıklarının çözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili
olarak idari yargının görev alanına giren kararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bu
kararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğinin anlaşılması halinde; idari para cezasına
ilişkin kararın hukuka aykırılığı iddiasının da, idari yargı yerinde görüleceği sonucuna
varılarak, idari yargı yerince verilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
25. Olayda, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak
düzenlenen ve olumsuz görev uyuşmazlığının konusunu oluşturan sürücü belgesi geri alma
tutanağı ile ilgili olarak; 5326 sayılı Kanun’un “Saklı tutulan hükümler” başlığını taşıyan 19.
maddesinde, “diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için, …..
ehliyetin geri alınması, …….gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun
hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgili kanununda, bu
Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklı tutulan, başka bir deyişle,
belirtilen istisnalar içinde sayılan yaptırımlardan biri olan ehliyetin geri alınmasına ilişkin
hükmün, 12/07/2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle, 2918 sayılı Kanun’un 112.
maddesinde yapılan değişiklik ile yukarıda belirtilen şekilde yeniden düzenlendiği ve bu
karara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmıştır.
26. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için
bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir kanunla kabul edilen görev kurallarının,
geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
27. Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir kanun ile
görevsiz hale gelmiş ise, (davanın açıldığı anda görevli olan ve fakat yeni kanuna göre görevsiz
hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni kanundaki görev
kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dair
intikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.
Esas No : 2021/316
Karar No: 2021/325
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
28. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanun
değişikliği ile görevsiz mahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkemenin davaya
bakmaya devam etmesi gerekir.
29. İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen sürücü belgesi geri alma tutanağının 5326
sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 12/07/2013
tarihli ve 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle 2918 sayılı Kanun’un 112. maddesinde yapılan
değişiklik ile maddenin yeniden düzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkin bir
düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı
Kanun’la değişik 3. maddesinde, bu Kanun'un idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna
ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı
belirtildiğinden, sürücü belgesi geri alma tutanağına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde,
anılan Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu
sonucuna varılmıştır.
30. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Diyarbakır 1. İdare
Mahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile, Ergani Sulh Ceza Hâkimliğince verilen
16/08/2019 tarihli ve D.İş.2019/581 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Diyarbakır 1. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Ergani
Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 16/08/2019 tarihli ve D.İş.2019/581 sayılı GÖREVSİZLİK
KARARININ KALDIRILMASINA,
07/06/2021 tarihinde, Üye Ahmet ARSLAN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE
KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ahmet
ARSLAN
Esas No : 2021/316
Karar No: 2021/325
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
KARŞI OY
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun dava
konusu uyuşmazlık ile ilgili hükümleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde, bir idari işlem
olan sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda görevli
mahkemelerin idari yargı mercii olduğu tartışmasız olup, 5326 sayılı Kanun'un 27/8.
maddesinde yer alan "idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili
olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde, idari yaptırım
kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının bu işlemin iptal talebiyle birlikte idari yargı
merciinde görüleceği” düzenlemesi uyarınca da dava konusu işlemlerden doğan uyuşmazlığın
çözümünün idari yargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığın
çözümünde adli yargıyı görevli kabul eden çoğunluğun kararına katılmıyorum. 07/06/2021
Üye
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy