UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/330
KARAR NO : 2021/377
KARAR TR : 07/06/2021
ÖZET: İcra ve İflas Kanunu'nun 67.
maddesine göre açılan itirazın iptali
davasının, ADLİ YARGI YERİNDE
çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.Nakliyat ve Dış Ticaret A.Ş.
Vekili : Av. H.Ş.A.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. Y.E.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, davacı şirketçe ticari faaliyet kapsamında üçüncü şahsa kiralanan 34
C..... plakalı aracın, 15/03/2013 tarihinde karıştığı kazanın gerçekleşmesinde olayında davalı
idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle söz konusu kaza nedeniyle uğranıldığı ileri
sürülen zararlar nedeniyle 17.100 TL maddi tazminatın 15/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek
yasal faiziyle birlikte ödenmesi için başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu belirterek
itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. İstanbul (Anadolu) 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/09/2018 tarihli ve
E.2018/387 K.2018/172 sayılı kararı ile, "Davanın HMK'nun 114/1-b ve 115/2.maddeleri
uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine" dair verdiği kararın
kesinleştiği anlaşılmıştır. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir;
"...kazanın davalı Karayolları Genel Müdürlüğünce yolda gereken işaretlemeleri
yapmamasından dolayı meydana geldiği iddia edilmiş olması bakımından KTK'nın 85 ve
devamı maddelerinde düzenlenen işletenin hukuki sorumluluğuna değil, davalı idare
tarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, yani yürütülen kamu hizmetinin
kusurlu işletildiği, meydana gelen kazada hizmet kusuru bulunduğu iddiasından
kaynaklandığından uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevinde bulunduğu..."
3. Davacı vekili bu kez tazminat istemiyle idari yargıda dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
4. Bolu İdare Mahkemesi, E.2021/302 sayılı dosyasında 31/03/2021 tarihli
gönderme kararıyla, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında
Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için 14/04/2021 tarihli ve
E.2021/302 sayılı üst yazı ile Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmuştur. Kararın gerekçesinin
ilgili kısmı şöyledir:
"2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren
6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde, “İşleteni veya sahibi Devlet ve
diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu
Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi
olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen
tren-trafık kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.
Esas No : 2021/330
Karar No: 2021/377
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. Asliye
Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurulan
üzerine Anayasa Mahkemesince “... Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında
da belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayrımına
gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkili
kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı, özel
hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görev
alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun
koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir. Ancak, idari
yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden ve kamu
yararının bulunması hâlinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu
kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete
ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı
kollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının
adli yargıda görüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade
edildiği gibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var
olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul
belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davaların
görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretle kısa sürede sonuç alınmasının
olanaklı kılındığı ve bunun söz konusu davaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilen
düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılı
Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan
sorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare
tarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi,
aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten
araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan
nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2., 125. ve 155. maddelerine aykırı değildir.
İtirazın reddi gerekir...” gerekçesiyle kural Anayasa'ya aykırı görülmeyerek iptal isteminin
reddine karar verilmiştir. (Anayasa Mahkemesi Kararı, 26/12/2013 tarih ve E:2013/68,
K:2013/165 sayılı kararı; R.G. 27/03/2014, Sayı: 28954).
Uyuşmazlık Mahkemesi de Anayasa Mahkemesinin yukarıda yer verilen kararını referans
alarak, "...Anayasa’nın 158. maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa
Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”
denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa
koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,
dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan
doğan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı
bulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır ve
Anayasa’nın 158. maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organları
bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın
19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen
kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği
yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak
önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,
bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve
sorumlulukları ile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini
istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna
varılmıştır..." gerekçesiyle benzer uyuşmazlıklarda adli yargının görevli olduğu sonucuna
ulaşılmıştır. (Uyuşmazlık Mahkemesi Kararı, E:2014/834, K:2015/79) Yine Uyuşmazlık
Mahkemesinin E:2015/726, K:2015/728 sayılı ve E:2015/670, K:2016/671 sayılı kararlan ile
diğer pek çok kararında da benzer uyuşmazlıkların görüm ve çözümünde adli yargının görevli
olduğu belirtilmiştir.
Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi ve Uyuşmazlık Mahkemesinin yukarıda özetine yer
verilen kararlarında işaret edildiği üzere, dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli
yargının görevine girdiği sonucuna ulaşılmaktadır..."
Esas No : 2021/330
Karar No: 2021/377
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
III. İLGİLİ HUKUK
5. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “İlamsız takip” başlıklı Üçüncü Bap, 42-49.
maddelerinde takip yöntemleri gösterilmiş; değişik 58. maddesinde, takip talebinin icra
dairesine yazı ile veya sözlü olarak veya elektronik ortamda yapılacağına işaret edilmiş, değişik
60. maddesine göre, takip talebi üzerine icra müdürünce ödeme emri düzenleneceği ve 62-65.
maddelerde itiraza ilişkin hükümlere yer verilmiş olup, değişik 66. maddede, süresi içinde
yapılan itirazın takibi durduracağı kurala bağlanmıştır.
6. Aynı Kanun'un 67. maddesi şöyledir:
"Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde
mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın
iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve
kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve
hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı
olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü
niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler
dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır ”
7. Anılan Kanun'un değişik 1. maddesinin birinci fıkrasında, “Her asliye
mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar icra dairesi bulunur” denilmektedir.
8. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı
Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinde, idari dava türleri: a)İdari işlemler hakkında yetki,
şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri
için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden
dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c)Tahkim
yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu
hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar
arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmıştır.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
9. Uyuşmazlık Mahkemesinin Celal Mümtaz AKINCI’nın başkanlığında, Üyeler
Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet
ARSLAN’ın katılımlarıyla yapılan 07/06/2021 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.
maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19.
maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının ekinde adli
yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir
noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği
ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
10. Raportör-Hâkim Engin SELİMOGLU’nun, davanın çözümünde adli yargının
görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca
görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup
BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra
gereği görüşülüp düşünüldü:
Esas No : 2021/330
Karar No: 2021/377
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
11. Dava, davalı sorumluluk sahasındaki yolda meydana gelen kaza sebebiyle oluşan
hasar bedelinin tahsili amacıyla yürütülen icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle
açılmıştır.
12. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, itiraz nedeniyle takibin durması
üzerine alacaklıya, itirazın iptali için 2004 sayılı Kanun'da iki yola başvurma olanağı tanınmış
olup, bunlardan birincisi, 67. maddeye göre mahkemeye başvurmak, İkincisi ise 68, ek 68/a ve
ek 68/b maddelerine göre tetkik merciinden itirazın kaldırılmasını istemektir. İncelenen
uyuşmazlıkta alacaklı konumundaki davacı tarafından, 67. maddeye göre mahkemeye
başvurmak suretiyle itirazın iptali davası açılmıştır.
13. Yukarıda hükmü yazılı 67. maddede sözü edilen mahkeme ile icra dairesinin
bulunduğu yargı çevresi bakımından bağlı olduğu asliye mahkemesinin anlaşılması ve takip
hukukuna özgü bulunan itirazın iptali davasının adli yargı yerinde görülmesi gerektiği açıktır.
14. Bu duruma göre, İcra ve İflas Kanunu’nun değişik 67. maddesine göre açılan
itirazın iptali davasının görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna
varılmıştır. Kaldı ki davanın idarenin hizmet kusuru sonucu oluşan trafik kazasından
kaynaklanan rücuen tazminat davası olarak kabulü halinde de, Uyuşmazlık Mahkemesinin
yerleşik içtihatları gereği 2918 sayılı Kanun uyarınca açılan her türlü sorumluluk davalarında
adli yargı görevlidir.
15. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Bolu İdare
Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile İstanbul (Anadolu) 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin
18/09/2018 tarihli ve E.2018/387, K.2018/172 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması
gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Bolu İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile İstanbul (Anadolu)
27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/09/2018 tarihli ve E.2018/387, K.2018/172 sayılı
GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
07/06/2021 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ahmet
ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy