UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/342
KARAR NO : 2021/391
KARAR TR : 05/07/2021
ÖZET: Taraflar arasındaki kira
sözleşmesinin uygulanmasından doğan
davanın, özel hukuk hükümlerine göre
ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi
gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Ö.A.
Davalı : Bekilli Belediye Başkanlığı
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı, davalı belediyeye ait çay bahçesini yapılan ihale sonucu akdedilen
31/05/2019 tarihli 42 sayılı karar/ sözleşme ile kiraladığını, gelişen yeni durum karşısında
08/10/2019 tarihli dilekçeyle kira sözleşmesini feshetmek istediğini, bunun üzerine de
birikmiş kira bedeli tutarının 15 gün içerisinde ödenmesi, aksi takdirde icra takibi
başlatılacağına dair 31/10/2019 tarih ve E.1003 sayılı işlemin iptali istemiyle idari yargı
yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Denizli İdare Mahkemesi 21/11/2019 tarihli ve E.2019/1341, K.2019/1326
sayılı kararı ile, uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinde belirlenmiş
kira bedelinin ödenmesi gerektiğine ilişkin olduğu, sözleşmenin akdedilmesinden sonraki
aşamada idare ile davacı arasındaki sözleşmenin uygulanmasından kaynaklandığı
anlaşıldığından, davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerlerinin (Sulh Hukuk Mahkemesi)
görevli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle; davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddine kesin olmak üzere
karar vermiştir.
3. Davacı, bu kez aynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır.
B. Adli Yargıda
4. Çal Sulh Hukuk Mahkemesi 31/12/2019 tarihli ve E.2019/533, K.2019/605
sayılı kararı ile, yargı yolu bakımından mahkemelerinin görevsizliğine ve ayrıca meydana
gelen yargı yolu uyuşmazlığının çözümü için dosyanın, karar kesinleştiğinde Uyuşmazlık
Mahkemesi Kanunu'nun 19/1 maddesi gereğince Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine
de karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir. Görevsizlik kararının ilgili kısmı şöyledir:
Esas No : 2021/342
Karar No: 2021/391
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
"...açılan davanın Bekilli Belediyesinin encümen kararının iptali istemi olduğu, kamu
gücüne dayanılarak alınan kararın idari bir işlem olduğu, 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 2/1-a maddesi ile idare tarafından yapılan bir işlemin iptali amacıyla
açılacak iptal davalarının idari yargı yerinde açılacağının düzenlendiği, idari yargı
yerlerinde açılacak iptal davasının konusunun, tek yanlı, hukuksal sonuç yaratan ve icrai
nitelikteki idari işlemler olduğu, davalı idarenin usul ve yasaya aykırı olarak işlem tesis
ettiği iddia edilerek anılan işlemin iptalinin talep edildiği, dolayısıyla tek yanlı, hukuksal
sonuç yaratan ve icrai nitelikteki bir idari işlemin iptalinin talep edildiği, davalı idarenin
kamusal kurallar çerçevesinde faaliyet göstermekte olup, eylem ve işlemlerinin de özel
kanunlarda yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla kamusal nitelikte olduğu ve kamu
hizmeti kavramı çerçevesinde bulunduğu, bu nedenle davaya bakma görev ve yetkisinin
idari yargı mercilerine ait olduğu..."
III. İLGİLİ HUKUK
5. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 1. maddesinin birinci fıkrasında, genel
bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım,
hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işlerinin, bu Kanun'da
yazılı hükümlere göre yürütüleceği belirtilmiş; aynı Kanun'un 4. maddesinde, “Kira: Taşınır
ve taşınmaz malların ve hakların kiralanmasını veya kiraya verilmesi”; “İhale: bu Yasa'da
yazılı usul ve şartlarla, işin istekliler arasından seçilecek birisi üzerinde bırakıldığını
gösteren ve yetkili mercilerin onayı ile tamamlanan sözleşmeden önceki işlemler” şeklinde
tanımlanmış ve "İhalenin sözleşmeye bağlanması" başlığını taşıyan 53. maddeden önce yer
alan hükümlerde, ihale aşaması düzenlenmiştir.
6. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 1. maddesinde; "Sözleşme, tarafların
iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması,
açık veya örtülü olabilir." hükmüne yer verilmiş, 299. maddesinde "Kira sözleşmesi"
‘‘…kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını
kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi
üstlendiği sözleşmedir.’’ şeklinde tanımlanmış; Kanun'un devam eden maddelerinde de
kiracıya, kiralayana, bunların haklarına ve borçlarına ilişkin ayrıntılı hükümlere yer
verilmiştir.
7. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı
14. maddesinde; “ Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;
a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi
sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma
ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar;
konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci
yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı
kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi
şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki
okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet ve
yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini
yapar veya yaptırır.…” hükmü ile ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetleri belediyenin
görevleri arasında sayılmıştır.
8. Aynı Kanun'un “Belediye Meclisi” başlıklı 17. maddesinde, “Belediye meclisi,
belediyenin karar organıdır ve ilgili kanunda gösterilen esas ve usûllere göre seçilmiş
üyelerden oluşur.” hükmüyle belediye meclisinin tanımı ve kimlerden oluşacağı; “Meclisin
görev ve yetkileri” başlıklı 18. maddesinin ( e) bendinde “Taşınmaz mal alımına, satımına,
Esas No : 2021/342
Karar No: 2021/391
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu
hizmetinde ihtiyaç duyulmaması hâlinde tahsisin kaldırılmasına; üç yıldan fazla
kiralanmasına ve süresi otuz yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesisine
karar vermek.” hükmü ile de taşınmaz mal alım satımının belediye meclisinin görev ve
yetkileri arasında olduğu açıklanmıştır.
9. Aynı Kanun'un “Belediye Encümeni” başlıklı 33. maddesinde Belediye
Encümeninin kimlerden oluştuğu ve kimlerin çağrılacağı belirtilmiş, “Encümenin görev ve
yetkileri” başlıklı 34. maddesinin ( g) bendinde ise; “Taşınmaz mal satımına, trampasına ve
tahsisine ilişkin meclis kararlarını uygulamak; süresi üç yılı geçmemek üzere kiralanmasına
karar vermek.” şeklindeki düzenleme ile, taşınmaz mal alım ve satımına ilişkin Belediye
Meclis kararlarının uygulanmasının encümenin görev ve yetkisi içinde olduğu vurgulanmıştır.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
10. Uyuşmazlık Mahkemesinin Celal Mümtaz AKINCI’nın başkanlığında, Üyeler
Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet
ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 05/07/2021 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.
maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olay kısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu
ve nedeni aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle
verilmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayı
inceleyen adli yargı yerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından bir
değerlendirme yapılması gerekmektedir.
11. a) 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görev
uyuşmazlığının bulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinin
tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda
verdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca (…) ileri
sürülebilir.” hükmüne göre, idare mahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine adli
yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde, olumsuz
görev uyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığın
giderilmesi istemi ise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.
b) 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden
birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı
incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren
merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi
için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık
Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.
(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince, önceki görevsizlik
kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava
dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir.” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya
bakma görevinin daha önce görevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirten
gerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağına sahiptir. Şu
kadar ki, başvuru kararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilmesine
değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da içermesi gerekir.
Esas No : 2021/342
Karar No: 2021/391
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
12. Kanunkoyucu, 14. maddeye göre olumsuz görev uyuşmazlığı doğması
durumunda her iki yargı merciince işten el çekilmiş olduğundan başvurma istencini davanın
taraflarına bırakmış iken, bu yönteme oranla daha kısa zamanda çözüme ulaşılmasını
amaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciinden sonra davayı
inceleyen yargı merciine, işten el çekmeden doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma
olanağını tanımıştır.
13. Olayda, adli yargı yerince, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca, İdare
Mahkemesinin görevsizlik kararı ile Mahkemeleri dosyası arasında olumsuz görev
uyuşmazlığı çıktığından dolayı, görevsizlik kararı yanında, görevli yargı yerinin belirlenmesi
amacıyla dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de karar verildiği; ancak bunun
ara kararı ile değil, dosyanın kapatılıp karar numarası alınmak suretiyle yapıldığı ve kararın
kesinleşmesinden sonra, dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği görülmüştür.
14. Bu haliyle, Sulh Hukuk Mahkemesi kararı 2247 sayılı Kanun’da öngörülen
yönteme uymamaktadır.
15. Ancak, idari ve adli yargı yerleri arasında olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu,
Sulh Hukuk Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun'un 14. ve 19. maddelerinde öngörülen
şekilde, idari yargı dava dosyası da temin edilerek gönderildiği ve sonuçta usule ilişkin
başka bir noksanlık da bulunmadığı anlaşıldığından, idari ve adli yargı yerleri arasında doğan
görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
16. Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in, davanın çözümünde adli yargının görevli
olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca
görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı
Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da
dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
17. Dava, mülkiyeti Bekilli Belediye Başkanlığına ait Denizli İli, Bekilli İlçesi,
Üçkuyu Mahallesi, 167 Ada ve 1 Parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan çay bahçesinin
(kira sözleşmesine istinaden) kiracısı olan davacı tarafından, davalı idareden kiralamış olduğu
taşınmaza ilişkin olarak 4.788,22 TL kira bedelinin 15 gün içerisinde ödenmesi aksi takdirde
icra takibi başlatılacağı yönünde tesis edilen Bekilli Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler
Müdürlüğünün 31/10/2019 tarih ve E.1003 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
18. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 1. maddesinde sayılan işlerle ilgili olarak
yapılacak ihalelerde, idarede kanunilik ilkesi gereğince, idarenin çeşitli usul kurallarına
uyması zorunlu olup, bu Kanun kapsamına giren bir işin veya ihtiyacın belirlenmesi, ihale
yönteminin tespiti, ihale ilanı ve ihale kararı alınması sürecinden geçilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun kamu hukukunu ilgilendiren bir kanun
olması nedeniyle, öğreti ile adli ve idari yargı uygulamasında sözleşme aşamasına kadar
kanuna dayanılarak idarece alınan karar ve yapılan işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların
idarî yargı yerinde, sözleşme yapıldıktan sonra sözleşme hükümlerinin uygulanması
nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıkların ise sözleşme ve özel hukuk hükümlerine göre adlî
yargı yerinde görülmesi gerektiği hususu genel kabul görmektedir.
Esas No : 2021/342
Karar No: 2021/391
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
19. Öte yandan Belediyelerin kamu hizmeti gören kuruluş oldukları; tüzel kişilik
olarak kendilerine kanunlarla verilen görev ve yetkileri kullanırken, kanunla düzenlenmiş
organları ile bu işlemleri gerçekleştirmeleri gerektiği tartışmasızdır.
20. Dava dosyalarının incelenmesinden; davacının Mülkiyeti Bekilli Belediye
Başkanlığına ait Denizli İli, Bekilli İlçesi, Üçkuyu Mahallesi, 167 Ada ve 1 Parsel sayılı
taşınmaz üzerinde bulunan çay bahçesini 31/05/2019 tarihli kira sözleşmesine istinaden
kiraladığı; İdarece düzenlenen Şartnamenin davacı tarafından da imzalanarak kabul
edildiğinin belirtildiği; Şartnamede kira sözleşmesinin hangi koşullarda fesih edileceği
hususuna, diğer yükümlülük ve yaptırımlara da yer verildiği; davacının davalı idareye
verdiği 08/10/2019 tarihli dilekçe ile, sözleşme hükümlerine istinaden sözleşmeyi feshetmek
istediğini beyan ettiği, bunun üzerine davalı idareden kiralamış olduğu taşınmaza ilişkin
olarak 4.788,22 TL kira bedelinin 15 gün içerisinde ödenmesi aksi takdirde icra takibi
başlatılacağı yönünde Bekilli Belediyesi Encümeninin 11/10/2019 tarihli ve 85 numaralı
kararı aldığı, bu hususun Bekilli Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğünün
31/10/2019 tarih ve E. 1003 sayılı işlemiyle davacıya bildirildiği, sonuçta anılan işlemin
iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
21. İdari yargının görev alanı, idare hukukunun uygulanmasından doğan
uyuşmazlıklardır. İdare hukuku kuralları içinde, kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla,
kamu gücü kullanılarak tesis edilen idari işlemler, idari eylem ve idari sözleşmelerden doğan
uyuşmazlıkların görüm ve çözümü idari yargının görev alanına girmektedir. Davanın idari
yargıda görülebilmesi için taraflar arasında yapılan sözleşmenin bir idari sözleşme olması
gerekir. Bir sözleşmenin idari sözleşme sayılabilmesi için ise, sürekli bir kamu hizmetinin
görülmesi amacını taşıması, taraflardan birinin idare olması ve kamu hukukuna özgü, kamu
hukukundan doğan şart ve hükümlerin sözleşmede birlikte yer alması gerekir. Bu tür
sözleşmelerin, idarenin tek taraflı ayrıcalıklı üstün hak ve yetkilerini içermesi gerekmektedir.
22. Yukarıda açıklanan tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; taşınmazın
kiralanması işlemi idari usuller kullanılarak tesis edilmesine karşın; kiralama işlemi
gerçekleştikten, belediyenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazın kiracısı olan davacı ile
davalı idare arasında düzenlenmiş bulunan kira sözleşmesi yoluyla Borçlar Kanunu'nda
ifadesini bulan kiracı-kiralayan ilişkisi kurulduktan sonra; taraflar arasındaki kira
sözleşmesinin uygulanmasından doğan davanın, özel hukuk hükümlerine göre adli yargı
yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
23. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Çal Sulh Hukuk
Mahkemesinin yönteme uymayan başvurusunun reddi ile aynı Mahkemece verilen
31/12/2019 tarihli ve E.2019/533, K.2019/605 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması
gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Çal Sulh Hukuk Mahkemesinin yönteme uymayan BAŞVURUSUNUN REDDİ
ile aynı Mahkemece verilen 31/12/2019 tarihli ve E.2019/533, K.2019/605 sayılı
GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
Esas No : 2021/342
Karar No: 2021/391
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
05/07/2021 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ahmet
ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy