T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/371
KARAR NO : 2021/503
KARAR TR : 18/10/2021
ÖZET: Davalı idarece 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulamaları sonucu, davacıya ait hisselerden imar parseli oluşturulurken, birden fazla DOP veya KOP kesintisi yapılmak suretiyle taşınmazlara kamulaştırmasız el atıldığından bahisle uğranıldığı öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı :A. S.
Vekili :Av. S. M.
Davalı :Altındağ Belediye Başkanlığı
Vekili :Av.İ.G.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin Ankara İli,Altındağ İlçesi, Gülveren Mahallesi, 2293 ada 2parsel sayılı taşınmazda 640 m2, 2293 ada, 3parselsayılı taşınmazda 640 m2 olmak üzere, her iki parseldetoplam 1.280 m2 hissesi bulunmaktayken, davalının parselasyon plandeğişikliğine giderek müvekkilin hissesini hiçbirkesinti yapmadan, Ankara İli, Altındağ İlçesi,1.Bölge Bentderesi, 21986 ada 2 ve 3 sayılı parsellereşuyulandırdığını; daha sonra ikinci birparselasyon plan değişikliği ile Ankara İli,Altındağ İlçesi, Yenidoğan Mahallesi, 21995 ada 2, 3ve 4 parsellere hisselendirdiğini ancak, bu plandeğişikliği sonrası davalının müvekkilinin1.280 m2 hissesinden 170 m2 kesinti yaptığını; buişlemden sonra müvekkilinin,21995 ada 4 parselde bulunan AnkaraBüyükşehir Belediye Başkanlığının 377m2 hissesini satın aldığını böylelikle buparselde 124+377 m2 olmak üzere toplam = 501 m2'si olduğunu;sonuçta 1.280 m2 + 377 m2 olmak üzere, toplam = 1.657 m2olması gerekirken, davalının haksız olarak 170 m2 yi kesmesisebebiyle müvekkilinin daha az hissesi olduğunu; ensonunda,davalı belediyenin son bir plan değişikliği yolunagiderek 21995 ada 2, 3 ve 4 parselleri birleştirerek 21995 ada 12 parselioluşturduğunu; ancak ikinci bir kesinti yoluna giderek yeni 21995 ada12 parseli 1.267 m2 hisseden oluşturduğunu; diğer bir ifade ilemüvekkilinin toplam 1.657 m2 hissesinde kanuna ve hukuka aykırıolarak ve herhangi bir kamulaştırma yapmadan ve bedeliniödemeden 390 m2kesinti yaptığını; buna ilişkin herhangibir bildirim yahut davette bulunmadığını,davalının böylelikle müvekkilinin mülkiyethakkını ihlal ettiğini belirterek; dava konusutaşınmazlarda kesinti yapılmak suretiylekamulaştırmasız el atılan müvekkilinin hissesinedüşmekte olan toplam bedelin belirlenmesi ile fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000 TL'nin davatarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte tahsili istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
2. Davalı idare vekili sunduğu ilk dilekçesinde;davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğindenbahisle görev itirazında bulunulmuştur.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. Adli Yargıda
3. Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi 26/04/2019 tarihli ve E.2019/253,K.2019/315 sayılı kararı ile, dava dilekçesininyargı yolu (İdare) nedeniyle usulden reddine karar vermiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"... taşınmazın imarplanındaki konumu da dikkate alındığında eyleminhukuki el atma niteliğinde olduğu, hisse kaybına ilişkinhisse bedelinin tazmini yönündeki uyuşmazlığın2577 Sayılı idari Yargılama Usulü Kanunun 2. madde 1.fıkrasının b bendinde yer alan “idari eylem veişlemlerden dolayı hakları doğrudan ihlal olanlartarafından açılan tam yargı davası olduğu veimar mevzuatı hükümleri çerçevesinde davanınçözüm yerinin idari yargı olduğu anlaşılmaklave bu konuda uyuşmazlık mahkemesinin kararlarınınbulunduğu ve özellikle uyuşmazlık mahkemesinin 06/02/2012tarihli ve 2011/223 esas 2012/4 karar sayılı kararında da benzertürden uyuşmazlık nedeniyle idari yargınıngörevli olduğunun değerlendirilmesi karşısındayargı yolu caiz olmadığından dolayı davanın" uyuşmazlığın çözüm yerinin idariyargı olmasından dolayı" ve dava dilekçesininusulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibigörevsizlik kararı verilmiştir."
4. İstinaf yoluna başvurulması üzerine AnkaraBölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 08/10/2020 tarihli veE.2019/1925, K.2020/1175 sayılı kararı ile ve "ikincidefa düzenleme ortaklık payı alınması,taşınmazın aynına ilişkin olupkamulaştırmasız el atma niteliğinde olduğundan ve adliyargıda bakılması gerektiğinden, bedele ilişkindeğerlendirme de kamulaştırma kanunu hükümlerinegöre yaptığından 2942 sayılı Kanunun 37. maddesiuyarınca adli yargı görevli olup, bu dosyaya özgü biruyuşmazlık mahkemesi kararı da bulunmadığıgözetildiğinde, işin esasına girilerek sonucuna görebir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davadilekçesinin reddine karar verilmesi, doğrugörülmemiştir." gerekçesiyle Ankara 14. AsliyeHukuk Mahkemesinin kararının kaldırılmasına,davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesineiadesine kesin olarak karar vermiştir.
5. Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi 14/01/2021 tarihli veE.2020/642 sayılı kararı ile, davalı vekilininyargı yolu itirazının reddine karar vermiştir.
6. Davalı idare vekilinin idari yargı yararına olumlugörev uyuşmazlığı çıkartılmasıyolunda süresi içerisinde verdiği dilekçe üzerine;dava dosyasının bir örneği DanıştayBaşsavcılığına gönderilmiştir.
B. Olumlu Görev UyuşmazlığıÇıkarılmasına İlişkin DanıştayBaşsavcılığı Talebi
7. Danıştay Başsavcısı, idarece kamugücü kullanılarak, tek yanlı biçimde yapılanuygulamalar sonucunda uğranılan zararın tazminine ilişkinbulunan davanın, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2/1-b. maddesinde yer alan "İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında imar mevzuatı hükümleriçerçevesinde idari yargı yerinde görülmesigerektiğinden bahisle; davanın tazminata ilişkin kısmıyönünden 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi gereğince,olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına gönderilmesine kararvermiştir.
III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCESİ
8. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca,2247 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığından yazılıdüşünce istenilmiştir.
9. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Kanunhükümleri ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararları dikkatealınarak davaya konu olan olay incelendiğinde, idarece kamugücü kullanılarak, re'sen ve tek yanlı biçimde tesisedilen uygulama işlemlerinden kaynaklanan zararın tazminineilişkin bulunan davanın, 2577 sayılı Kanun kapsamındave imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde idariyargı yerince çözümlenmesi gerektiğinden bahisleDanıştay Başsavcılığının başvurununkabulü ile Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve2020/642sayılı kararının kaldırılmasınakarar verilmesi gerektiği yolunda yazılı görüşvermiştir.
IV. İLGİLİ HUKUK
10. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idareninkendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu kurala bağlanmış; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin1. fıkrasının (b) bendinde de, tam yargı davaları,idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olaraktanımlanmıştır.
11. İdari işlem ve eylemlerden doğan zararlarıntazmini taleplerinin, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 12. ve 13. maddeleri uyarınca, idari yargıyerlerinde açılacak tam yargı davalarına konu edilmeleri,anılan Kanun hükümlerinin gereğidir.
12. Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetininyürütümü sırasında, kamu gücükullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemler, "idari işlem";herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızıngerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgilihareketsizlikleri de, "idari eylem" olaraktanımlanmaktadır.
13. 3194 sayılı İmarKanunu’nun; “Planların hazırlanması veyürürlüğe konulması” başlıklı8. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
“Planların hazırlanmasındave yürürlüğe konulmasında aşağıdabelirtilen esaslara uyulur.
a) Bölge planları; sosyo - ekonomikgelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini,sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve alt yapılarındağılımını belirlemek üzere hazırlanacakbölge planlarını, gerekli gördüğü hallerdeDevlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır.
b) İmar Planları; Nazım İmarPlanı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut isebölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğusağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerinnazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerceyapılır veya yaptırılır. Belediye meclisinceonaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenlemedördüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Bu planlar onaytarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilenilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir aysüreyle eş zamanlı olarak ilan edilir.Bir aylık ilansüresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediyebaşkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlarve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerekkesin karara bağlar.
Belediye ve mücavir alandışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veyailgilisince yapılır veya yaptırılır. Valilikçeuygun görüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer. (Yeniden düzenlemeüçüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.)Onay tarihindenitibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerininternet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilanedilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itirazedilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilikitirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar...
...Onaylanmış planlarda yapılacakdeğişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.
Kesinleşen imar planlarının birkopyası, Bakanlığa gönderilir.
İmar planları alenidir. Bu aleniyetisağlamak ilgili idarelerin görevidir. BelediyeBaşkanlığı ve mülki amirlikler, imarplanının tamamını veya bir kısmını kopyalarveya kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespitedilecek ücret karşılığında isteyenlere verir...
...c) (Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarımarazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilenizinler alınmadan tarımsal amaç dışındakullanılmak üzere plânlanamaz.(…) ”
14. Aynı Kanun'un davanın açıldığıtarihte yürürlükte bulunan "Arazi ve arsadüzenlemesi" başlıklı 18. maddesi şöyledir:
"İmar hududu içinde bulunanbinalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer haksahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yolfazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunanyerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun adaveya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyetiesaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescilişlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilenyerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıdabelirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
Belediyeler veya valiliklercedüzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsalarındağıtımı sırasında bunlarınyüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenlemedolayısıyla meydana gelen değer artışlarıkarşılığında "düzenleme ortaklıkpayı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye görealınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabitutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerininyüzde kırkını geçemez. (1)
(Değişiküçüncü fıkra: 3/12/2003-5006/1 md.) Düzenlemeortaklık payları, düzenlemeye tâbi tutulan yerlerinihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlıilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark,çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibiumumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başkamaksatlarla kullanılamaz.
Düzenleme ortaklıkpaylarının toplamı, yukarıdaki fıkrada sözügeçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılması gerekenyerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalanmiktar belediye veya valilikçe kamulaştırma yolu iletamamlanır.
Herhangi bir parselden bir miktarsahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halindedüzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalansaha üzerinden ayrılır.
Bu fıkra hükümlerinegöre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenlemeortaklık payı alınmaz. Ancak, bu hüküm o parselde imarplanı ile yeniden bir düzenleme yapılmasına mani teşkiletmez.
Bu düzenlemeye tabi tutulanarazi ve arsaların düzenleme ortaklık payıalınanlarından, bu düzenleme sebebiyle ayrıcadeğerlendirme resmi alınmaz.
Üzerinde bina bulunan hisseliparsellerde, şüyulanma sadece zemine ait olup, şüyuungiderilmesinde bina bedeli ayrıca dikkate alınır.
Düzenleme sırasında,plan ve mevzuata göre muhafazasında mahzur bulunmayan bir yapı,ancak bir imar parseli içinde bırakılabilir.Tamamının veya bir kısmının plan ve mevzuat hükümlerinegöre muhafazası mümkün görülemeyen yapılarise, birden fazla imar parseline de rastlayabilir. Hisseli bir veyabirkaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri, ilgiliparsel sahiplerince yapı sahibine ödenmedikçe vearalarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe veyaşüyuu giderilmedikçe bu yapıların eski sahipleri tarafındankullanılmasına devam olunur.
Bu maddede belirtilen kamuhizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan yapılar, belediye veyavalilikçe kamulaştırılmadıkçayıktırılamaz.
Düzenlenmiş arsalardabulunan yapılara, ilgili parsel sahiplerinin muvafakatları olmadığıveya plan ve mevzuat hükümlerine göre mahzur bulunduğutakdirde, küçük ölçüdeki zaruri tamirlerdışında ilave, değişiklik ve esaslı tamir izniverilemez. Düzenlemeye tabi tutulması gerektiği halde, bu maddehükümlerinin tatbiki mümkün olmayan hallerde imarplanı ve yönetmelik hükümlerine göre müstakilinşaata elverişli olan kadastral parsellere plana göreinşaatruhsatı verilebilir.
Bu maddenin tatbikinde belediyeveya valilik, ödeyecekleri kamulaştırma bedeli yerineilgililerin muvafakatı halinde kamulaştırılmasıgereken yerlerine karşılık, plan ve mevzuathükümlerine göre yapı yapılması mümkünolan belediye veya valiliğe ait sahalardan yer verebilirler.
Veraset yolu ile intikal eden, buKanun hükümlerine göre şüyulandırılan KatMülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık,turizm, sanayi ve depolama amacı için yapılan hisselendirmelerile cebri icra yolu ile satılanlar hariç imar planı olmayanyerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa veparselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları,satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
15. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınbaşkanlığında, Üyeler Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 18/10/2021 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilininanılan Kanun'un 10/2 maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine Danıştay Başsavcısınca,10. maddede öngörülen biçimde, tazminata ilişkinkısmı yönünden olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
16. Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK'in,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
17. Dava, davacının hak sahibi olduğu köktaşınmazın bulunduğu alanda davalı idarece 3194sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca yapılan imaruygulamaları sonucu davacıya ait hisselerden imar parselioluşturulurken birden fazla DOP veya KOP kesintisi yapılmak suretiyletaşınmazlara kamulaştırmasız elatıldığından bahisle uğranıldığıöne sürülen zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
18. Belediyelerin yukarıda alıntılanan mevzuathükümleri uyarınca tek yanlı iradeaçıklaması ile tesis ettiği, genel ve düzenleyiciıslah imar planları ve bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon,kamulaştırma, ruhsat, düzenleme ortaklık payıalınması gibi bireysel işlemler, "idari işlem";bu imar planı uyarınca yapmak zorunda olduğu program veuygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleştirmemeleri; yani, bu konudaki hareketsizlikleri de,"idari eylem" niteliği taşımaktadır.
19. Dosyanın incelenmesinden, davacının Ankara ili,Altındağ ilçesi. Gülveren Mahallesi, 2293 ada 2 parselsayılı taşınmazda 640 m2 , 2293 ada 3 parselsayılı taşınmazda 640 m2 olmak üzere, toplam 1.280 m2hissesinin bulunduğu, davalı belediyece yapılan parselasyonsonucu 1.280 m2 hissenin, 640 m2’sinin 21986 ada, 2 sayılı,diğer 640 m2'sinin 21986 ada, 3 sayılı parselle herhangi birkesinti yapılmadan şuyulandırdığı, akabindedavalı idarece yapılan ikinci bir parselasyonda 21986 ada 2 ve 3sayılı parsellerde bulunan 1.280 m2'lik hissenin, Ankara ili,Altındağ ilçesi, Yenidoğan Mahallesi, 21995 ada 2, 3 ve 4sayılı parsellere hisselendirdiği, söz konusu işlemdehisseden 170 m2 kesinti yapılarak 21995 ada, 2 sayılı parsele475 m2, 21995 ada 3 sayılı parsele 511 m2 ve 21995 ada 4sayılı parselden 124 m2 hisse verildiği, bu işlemden sonra21995 ada 4 sayılı parselde bulunan Ankara BüyükşehirBelediye Başkanlığının 377 m2 hissesinin davacıtarafından satın alındığı ve bu parseldekihissenin 124+377 m2 olmak üzere toplam 501 m2'yeçıktığı, davacının 21995 ada 2, 3 ve 4sayılı parsellerdeki toplam hissesinin (1.280 m2 + 377 m2 ) 1.657,00m2 olması gerekirken, davalı belediyenin yaptığıdeğişiklikle 21995 ada 2, 3 ve 4 sayılı parselleribirleştirerek 21995 ada 12 sayılı parseli oluşturduğu,bu değişiklik sonrası ikinci kez kesinti yoluna giderek yeniparsel olan 21995 ada 12 parselden 1.267 m2 hisse verdiği, davalı idareceherhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızındava konusu taşınmazdaki 390 m2 hisseyekamulaştırmasız el atıldığı, bu nedenlehissesine düşen toplam bedelin belirlenmesi ile şimdilik 10.000TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek devlet alacaklarınauygulanan en yüksek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesiistemiyle davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
20. Bu durumda, idarece tesis edilen parselasyon işlemi sonucu DOPveya KOP kesintisi nedeniyle uğranıldığı önesürülen zararın tazmini istemiyle açılan ve idarecekamu gücü kullanılarak, resen ve tek yanlı biçimdetesis edilen imar uygulama işlemlerinden kaynaklanan zararıntazminine ilişkin bulunan davanın; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b. maddesinde yer alan "İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları" kapsamında imar mevzuatı hükümleriçerçevesinde idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir.
21. Yukarıda belirtilen hususlar göz önündebulundurularak; Danıştay Başsavcısı'nınbaşvurusunun kabulü ile davalı idare vekilininyaptığı görev itirazının reddine ilişkinAnkara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve E.2020/642sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde İDARİYARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Danıştay BaşsavcısınınBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalı idare vekilininyaptığı görev itirazının reddine ilişkinAnkara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve E.2020/642 sayılıGÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
18/10/2021 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Muammer Şükrü Mehmet Birol
TOPAL BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy