UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/38
KARAR NO : 2021/120
KARAR TR : 01/03/2021
ÖZET: İcra Müdürlüğü dosyasında
yapılan açık artırma usulu ihale sonucu
satılan araçlara ilişkin olarak, fazla alındığı
ileri sürülen KDV' nin iadesine karar
verilmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ
YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : O. Otomotiv Sanayi Petrol Ürünleri ve Emlak Hizmetleri Tic.Ltd. Şti.
Davalı : Şişli Vergi Dairesi Müdürlüğü
Vekilleri : Av. N.K. Av. S.İ.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı dava dilekçesinde özetle; İstanbul 1. İcra Müdürlüğünden satın alınan 5
adet otomobil ile İstanbul 25. İcra Müdürlüğünden satın alınan 3 adet otomobil için %1
yerine %18 oranında KDV ödendiğinden bahisle, fazla ödenen %17 oranındaki KDV
tutarının tahsil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle idari
yargı yerinde dava açmıştır.
2. Davalı idare vekili süresi içinde verdiği savunma dilekçesinde; davanın memur
muamelesini şikâyet davası olup İcra Mahkemesinde görülmesi gerektiği görüşüyle davanın
görev yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
3. İstanbul 2. Vergi Mahkemesi E.2019/706 sayılı dosyada, 28/02/2020
tarihinde verdiği görevlilik kararı ile idare vekilinin davanın görev yönünden reddi talebini
reddetmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şu şekildedir;
“…3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 'Verginin Konusunu Teşkil Eden
İşlemler’ başlıklı 1. maddesinin d) bendinde; " müzayede mahallerinde ve gümrük
depolarında yapılan satışlar ile 10/2/2005 tarihli ve 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı
Depoculuk Kanununa göre düzenlenen ürün senetlerinin, senedin temsil ettiği ürünü
depodan çekecek olanlara tesliminin katma değer vergisine tabi olduğu, Ticari, sınai, zirai
faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi
Kanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk
Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edileceği. Bu
faaliyetlerin kanunların veya resmi makamların gösterdiği gerek üzerine yapılmasının,
bunları yapanların hukuki statü ve kişiliklerinin, Türk tabiiyetinde bulunup bulunmamaları,
ikametgah veya işyerlerinin yahut kanuni merkez veya iş merkezlerinin Türkiye'de olup
olmamasının işlemlerin mahiyetini değiştirmeyeceği ve vergilendirmeye mani teşkil
etmeyeceği, İthalatın kamu sektörü, özel sektör veya herhangi bir gerçek veya tüzelkişi
tarafından yapılması veya herhangi bir şekil ve surette gerçekleştirilmesinin, özellik
taşımasının vergilendirmeye tesir etmeyeceği" şeklindeki düzenleme ile katma değer
Esas No : 2021/38
Karar No: 2021/120
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
vergisinin kapsamının belirlendiği, davaya konu satış işleminin de katma değer vergisine
tabi olduğunun düzenlendiği •Mükellef başlıklı 8. maddesinde de; “1-Katma Değer
Vergisinin Mükellefinin: a) Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar, b)
İthalatta mal ve hizmet ithal edenler, c) Transit taşımalarda gümrük veya geçiş işlemine
muhatap olanlar, ç) müzayede mahallerinde yapılan satışlarda bu satışları yapanlar d) PTT
İşletme Genel Müdürlüğü ve radyo ve televizyon kurumlan, e) (Değişik bend:
14/03/2007-5602 S.K./lO.mad) Her türlü şans ve talih oyunlarını tertip edenler, f) (Mülga
bend: 14/03/2007-5602 S.K./l 1 .mad), g) 1 inci maddenin 3 üncü fıkrasının (c) bendine
giren hallerde bunları tertipleyenler veya gösterenler, h) Gelir Vergisi Kanununun 70 inci
maddesinde belirtilen mal ve hakları kiraya verenler. ı) İsteğe bağlı mükellefiyette talepte
bulunanlardır.” şeklindeki düzenleme ile de katma değer vergisi mükellefleri sayılmıştır.
Aynı Kanun'un 'Oran' başlıklı 28. maddesinde ise; katma değer vergisi oranının,
vergiye tabi her bir işlem için %10 olduğu, Cumhurbaşkanı bu oranı, dört katına kadar
artırmaya, %1'e kadar indirmeye, bu oranlar dahilinde muhtelif mal ve hizmetler ile bazı
malların perakende safhası ve inşaatın yapıldığı arsanın veya konutun vergi değeri ve
bulunduğu yeri esas alarak konut teslimleri için farklı vergi oranlan tespit etmeye yetkili
olduğu düzenlenmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun “Kanunun Şümulü” başlıklı 1. maddesinde; bu
kanun hükümlerinin ikinci maddede yazılı olanlar dışında, genel bütçeye giren vergi, resim
ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkında
uygulanacağı belirtilmiş, “Vergi Davalarının Konusu” başlıklı 378. maddesinde de; “Vergi
mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve
takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması; tevkif yoluyla alınan vergilerde
istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış ve ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş
olmasının lazım geldiği, mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden
tarh edilen vergilere karşı dava açamayacakları, bu Kanunun vergi hatalarına ait
hükümlerinin mahfuz’ olduğu belirtilmiştir.
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin
Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun "Vergi Mahkemelerinin Görevleri" başlıklı 6.
maddesinde ise; Vergi Mahkemelerinin genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere
ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalan ile
tarifelere ilişkin davalarla, bu konularla ilgili olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları ve diğer kanunlarla verilen
işleri çözümleyeceği hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; yapılan ihale sonrasında İstanbul 1. İcra
Müdürlüğünden satın alınan 34 SA 1980, 34 SA 2258, 34 SA 2242, 34 SA 2748 ve 34 SA
1190 plakalı otomobiller ile İstanbul 25. İcra Müdürlüğünden satın alman 34 RJ 1367. 34
TB 7385 ve 34 SA 6630 plakalı otomobiller için %1 oranında KDV ödenmesi gerekirken
%18 oranında KDV ödendiğinden bahisle fazla ödenen %17 oranındaki KDV tutarının
iadesi istemiyle 30 günlük dava açma süresi içerisinde yapılan 18/03/2019 tarihinde davalı
idareye başvuru yapıldığı, bu başvurunun davalı idarenin 29/03/2019 tarih ve E.257967
sayılı işlemiyle reddedildiği, bu ret işlemin 05/04/2019 tarihinde davacıya tebliği üzerine de
30 günlük dava açma süresinin geriye kalan kısmı içerisindeki 08/04/2019 tarihinde,
fazladan ödenen KDV tutarının tahsil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte
tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yapılan ihale sonucu davacı tarafından satın alınan otomobillere ilişkin
olarak fazladan ödendiği ileri sürülen %17 oranındaki KDV tutarının tahsil tarihinden
itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan işbu davanın, davacının
İcra Müdürlüğü işlemine karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı, talep edilen vergi
tutarını vergi dairesine yatırması dolayısıyla artık bir vergi alacağına itiraz mahiyetini
taşıdığı ve katma değer vergisinin iadesine ilişkin inceleme yapma ile Vergi Mahkemesinin
görevli olduğu anlaşılmakla, davalı idarenin görev itirazının yerinde olmadığı sonucuna
varılmıştır."
Esas No : 2021/38
Karar No: 2021/120
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
4. Davalı idare vekili tarafından, süresi içinde verilen dilekçe ile olumlu görev
uyuşmazlığı çıkarılması istemiyle başvuruda bulunulması üzerine dilekçe, dava dosyası ile
birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmiştir.
B. Olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı Talebi
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, adli yargılamanın bir parçasını oluşturan
uyuşmazlığın, icra müdürlüğünün tesis ettiği bir işlemden kaynaklandığı gözetildiğinde, bu
işlemin yasaya uygun olup olmadığının adli yargı yerince çözümlenmesinin gerektiği
görüşüyle, 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı
çıkarılmasına karar vererek dosyayı Uyuşmazlık Mahkemesine göndermiştir. Olumlu görev
uyuşmazlığı çıkarılmasına ilişkin talebin ilgili kısmı şu şekildedir:
“(…)2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun “Şikâyet ve Şartlar” başlıklı 16. maddesinde;
“Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas
dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun
bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikâyet olunabilir. Şikâyet bu muamelelerin
öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır. / Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya
sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikâyet olunabilir.”; ‘‘‘'Şikâyet
üzerine yapılacak muameleler ^ başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasında “Şikâyet tetkik
merciince, kabul edilirse şikâyet olunan muamele ya bozulur yahut düzeltilir. /Memurun
sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur.'’ ‘‘Tetkik mercii’’ başlıklı 4.
maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesinde ise: ‘‘‘‘İcra ve iflâs dairelerinin muamelelerine
karşı yapılan şikâyetlerle itirazların incelenmesi icra tetkik mercii hâkimi yahut kanun
gereğince bu görev kendisine verilmiş olan hâkim tarafından yapılır.” denilmiştir.
Olayda, davacı tarafından, İstanbul 1. İcra Müdürlüğünce 2018/27439 Esas sayılı
dosya üzerinden yapılan ihale sonucu alınan 34 S A 1980, 34 S A 2258, 34 SA 2242, 34 SA
2748 ve 34 SA 1190 plakalı araçlarla, İstanbul 25. İcra Müdürlüğünce 2018/142 Talimat
sayılı dosya üzerinden yapılan ihale sonucu alman 34 RJ 1367, 34 TB 7385 ve 34 SA 6630
plakalı araçlara ilişkin olarak %18 oranında hesap edilen KDV oranının %1 olarak
belirlenmesi talep edilmiştir.
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin
Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun "Vergi Mahkemelerinin Görevleri" başlıklı 6.
maddesinde, Vergi Mahkemelerinin genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait
vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere
ilişkin davalarla, bu konularla ilgili olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları ve diğer kanunlarla verilen işleri
çözümleyeceği hükmüne yer verilmiştir.
Bu itibarla, İcra Müdürlükleri tarafından yürütülen takiplere ilişkin olarak yapılan
ihaleler sonucunda alınan araca ilişkin, icra müdürlüğünce verilen %18 oranında KDV
ödenmesine dair kararların kanuna aykırılığı iddiası şikâyet yolu ile İcra Mahkemesinde
çözümlenecektir. Mahkeme incelemeyi söz konusu icra dosyası üzerinde yaparak, işlemin
kanuna uygun olup olmadığı hususunda karar verecektir. Adli yargılamanın bir parçasını
oluşturan bu uyuşmazlığın, İcra Müdürlüklerinin tesis ettiği işlemlerden kaynaklandığı
gözetildiğinde, bu işlemlerin yasaya uygun olup olmadıklarının adli yargı yerince
çözümlenmesinin gerektiği kanaatine varılmıştır.”
6. Benzer dosyalardaki aksi yöndeki görüşü bilindiğinden, ayrıca Danıştay
Başsavcısının görüşü alınmamıştır.
Esas No : 2021/38
Karar No: 2021/120
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
7. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun, “Şikâyet ve Şartlar” başlıklı 16.
maddesinde: “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve
İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye
uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikâyet olunabilir. Şikâyet bu
muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine
getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikâyet
olunabilir”
8. 2004 sayılı Kanun'un “Şikâyet üzerine yapılacak muameleler” başlıklı 17.
maddesinde: “şikâyet tetkik merciince, kabul edilirse şikâyet olunan muamele ya bozulur
yahut düzeltilir. Memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur”
9. Aynı Kanun'un “Tetkik mercii” başlıklı 4. maddesinde de: “İcra ve iflâs
dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikâyetlerle itirazların incelenmesi icra tetkik
mercii hâkimi yahut kanun gereğince bu görev kendisine verilmiş olan hâkim tarafından
yapılır. İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu
görüşü ile Adalet Bakanlığınca icra tetkik merciinin birden fazla dairesi kurulabilir. Bu
durumda icra tetkik mercii daireleri numaralandırılır. İcra tetkik merciinin birden fazla
dairesi bulunan yerlerde iş dağılımı ve buna ilişkin esaslar, Hâkimler ve Savcılar Yüksek
Kurulunca belirlenir. Her icra tetkik mercii hâkimi, kendisine Adlî Yargı Adalet Komisyonu
Başkanlığınca dönüşümlü olarak bağlanan icra ve iflâs dairelerinin muamelelerine yönelik
şikâyetleri ve itirazları inceler, bu dairelerin gözetim ve denetimlerini yapar, idarî işlerine
bakar. İcra yetkisini haiz sulh mahkemelerinin muamelelerine karşı vuku bulacak şikâyet ve
itirazların tetkik mercii o mahkemenin hâkimidir.”
Hükümleri yer almaktadır.
10. 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi
Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Vergi Mahkemelerinin
Görevleri" başlıklı 6. maddesinde, Vergi Mahkemelerinin genel bütçeye, il özel idareleri,
belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve
cezaları ile tarifelere ilişkin davalarla, bu konularla ilgili olarak 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un uygulanmasına ilişkin davaları ve diğer
kanunlarla verilen işleri çözümleyeceği hükmüne yer verilmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
11. Uyuşmazlık Mahkemesinin Celal Mümtaz AKINCI’nın başkanlığında, Üyeler
Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet
ARSLAN’ın katılımlarıyla yapılan 01/03/2021 tarihli toplantısında, 2247 sayılı Kanun’un 27.
maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; davalı Hazine vekilinin anılan Kanun'un 10/2
maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.
maddede belirtilen süre içinde Davalı vekilince başvuruda bulunması üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısınca, 10. maddede öngörülen biçimde olumlu görev uyuşmazlığı
çıkarıldığı, usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşılmakla, görev
uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
Esas No : 2021/38
Karar No: 2021/120
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
B. Esasın İncelenmesi
12. Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanın çözümünde idari yargının
görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca
görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının,
Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü
açıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
13. Dava, davacı tarafından İstanbul 1. ve 25. İcra Müdürlükleri dosyalarında
yapılan açık artırma usulu ihale sonucu satılan araçlara ilişkin olarak, %1 yerine %18 alındığı
ileri sürülen KDV' nin iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
14. Yukarıda yer verilen mevzuat ve tüm dosya kapsamı itibarıyla, İcra
Müdürlüğünce yapılan ihale sonucunda alınan araçlara ilişkin olarak, yine icra müdürlüğünce
verilen KDV ödenmesine dair kararın, kanuna aykırılığı iddiasının şikâyet yolu ile İcra
Mahkemesinde çözümleneceği, mahkemenin incelemeyi, söz konusu icra dosyası üzerinde
yaparak, anılan işlemin kanuna uygun olup olmadığı hususunda karar vereceği kuşkusuzdur.
Adli yargılamanın bir parçasını oluşturan bu uyuşmazlığın, İcra Müdürlüğünün tesis ettiği bir
işlemden kaynaklandığı gözetildiğinde, bu işlemin yasaya uygun olup olmadığının adli yargı
yerince çözümlenmesinin gerektiği sonucuna varılmıştır.
15. Belirtilen nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın başvurusunun kabulü
ile İstanbul 2. Vergi Mahkemesince verilen 28/02/2020 tarihli ve E.2020/906 sayılı görevlilik
kararının kaldırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
V. HÜKÜM
Açıklanan nedenlerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile İstanbul
2. Vergi Mahkemesince verilen 28/02/2020 tarihli ve E.2019/706 sayılı GÖREVLİLİK
KARARININ KALDIRILMASINA,
01/03/2021 tarihinde, Üyeler Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet
ARSLAN'ın karşı oyları ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ahmet
ARSLAN
Esas No : 2021/38
Karar No: 2021/120
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
KARŞI OY
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin
Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un “Vergi Mahkemelerinin Görevleri” başlıklı 6.
Maddesinde, vergi mahkemelerinin genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait
vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere
ilişkin davalarla, bu konularla ilgili olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun’un uygulanmasına ilişkin davaları ve diğer kanunlarla verilen işleri
çözümleyeceği kuralı yer almaktadır.
Dava konusu uyuşmazlığın, vergi kanunları uygulanarak çözümlenebilecek olması
karşısında, davanın görüm ve çözümünün vergi mahkemesinin görevine girdiği görüşüyle
çoğunluk kararına katılmıyoruz. 01/03/2021
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy