UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/383
KARAR NO : 2021/422
KARAR TR : 05/07/2021
ÖZET: Kendisinden önce dünyaya gelip
vefat eden ablasının nüfus kaydını
kullandığını iddia eden davacının ablasının
ölüm kaydının nüfusa işlenerek kendisinin
gerçek doğum tarihi ile kaydına karar
verilmesi istemiyle açtığı davanın İDARİ
YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : S.B.
Davalı : Büyükçekmece Nüfus Müdürlüğü
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı, kendisi 25/12/1992 tarihinde doğmasına rağmen, 20/03/1986 tarihinde
doğduktan sonra vefat eden ablasının nüfus kaydı kapatılmadığından onun yerine
konulduğunu, ablasının ölüm olayının ve kendi doğumunun köyde gerçekleşmesi nedeniyle
tescil yönünden elinde bilgi ve belge bulunmadığını, kendisinden önce doğan ve ölen
ablasının nüfus ölüm kaydının tespiti ile doğum tarihinin 25/12/1992 tarihi olacak şekilde
nüfusa kaydının yapılması istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin, E.2020/490, K.2020/539
sayılı dosyasında verdiği "Görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine" dair 31/12/2020
tarihinde verdiği kararın istinaf edilmeksizin 11/03/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Kararın gerekçesi şu şekildedir:
"Somut olay değerlendirildiğinde, davacının kimlik bilgilerinin nüfus kaydında
kendisinden önce doğan ve ölen ablasına ilişkin olduğunu iddia ettiği, ablasının nüfus kaydı
kapatılmadığından ve kendi doğumunun köyde gerçekleşmesi nedeniyle tescil yönünden
elinde bilgi ve belge bulunmadığı, kendisinden önce doğan ve ölen ablasının nüfus ölüm
kaydının tespitini talep ettiği bu hususların ise saklı nüfus olduğu değerlendirilerek doğum
ve ölüm olaylarının nüfus kütüğüne geçirilmesi Nüfus İdaresine verilmiş idari bir görev
olduğundan buna göre saklı kayıttan silinmesi talebinin de idari nitelikte olduğu..."
3. Davacı, aynı taleple idari yargı yerinde dava açmıştır.
Esas No : 2021/383
Karar No: 2021/422
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
B. İdari Yargıda
4. İstanbul 13. İdare Mahkemesi, E.2021/688 sayılı dosyada 30/04/2021
tarihinde, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'nin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un
19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık
Mahkemesine gönderilmesine karar vererek, 20/05/2021 tarihli ve E.2021/688 sayılı üst yazı
ile Uyuşmazlık Mahkemesine müracaat etmiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şu şekildedir:
“5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36'ıncı maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendinde, "Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili
resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri
adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır." hükmüne yer
verilmiştir.
Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun aktarılan hükümlerine göre; nüfus kayıtlarının
düzeltilmesi ve ölüm tespitinin yapılarak nüfus kaydının kapatılması istemiyle açılacak
davalarda görevli yargı kolunun adlî yargı olduğu açıktır.
İncelenen uyuşmazlıkla ilgili olarak; davacının 20.03.1986 doğum tarihli kardeşinin
(ablasının) kendisinin doğumundan kısa bir süre önce ölmesi üzerine anne babası
tarafından kardeşinin ölümünün nüfus idaresine bildirilmeyerek, davacıya ölen ablasının
kimliğinin verildiğinden bahisle, ölüm tespitinin yapılarak nüfus kaydının kapatılması ve
gerçek yaşına uygun doğum tarihinin (25.12.1992) işlenerek yeni bir kimlik almak için
gerekenin yapılması istemiyle davanın açıldığı, davanın davacının kardeşinin nüfus
kaydının kapatılması ve kendi nüfus kaydının düzeltilmesi talebine yönelik olması
bakımından görüm ve çözümünün Adli Yargının görev alanında olduğu, Mahkememiz görev
alanına ait olmadığı anlaşılmaktadır."
III. İLGİLİ HUKUK
5. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 15. maddesinde “Sağ olarak dünyaya
gelen her çocuğun, doğumdan itibaren Türkiye’de otuz gün içinde nüfus müdürlüğüne, yurt
dışında ise altmış gün içinde dış temsilciliğe bildirilmesi zorunlu…” olduğu belirtilmiş, aynı
maddede bildirimle yükümlü olanlar ile bildirimin şekli ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Aynı
Kanun'un 31.maddesinde ise ölüm olayının "meydana geldiği tarihten itibaren, dış
temsilcilikler ise olaydan haberdar oldukları tarihten itibaren on gün içerisinde Genel
Müdürlüğe ya da nüfus müdürlüğüne bildirmekle" yükümlü kişi ve kurumlar sayılmıştır.
6. Söz konusu Kanun'un "nüfus davaları" başlıklı 36.maddesinin son fıkrasında
"kişilerin başkasına ait kaydı kullandıklarına ilişkin başvuruların Bakanlıkça incelenip
sonuçlandırılacağı" hükmüne yer verilmiştir.
7. Aynı Kanun'un "ölü olduğu halde aile kütüklerinde sağ görünenler" başlıklı
33.maddesi ise şöyledir:
"Ölmüş olduğu halde aile kütüklerinde sağ görülenlere ait ölüm tutanakları, ölüm
olayını gösterir belge ile başvurulması halinde nüfus müdürlüklerince düzenlenir ve gerekli
işlem yapılır. Herhangi bir belge ibraz edilememesi durumunda ölüm beyanının doğruluğu
nüfus müdürlüklerince tahkik ettirildikten sonra düzenlenecek ölüm tutanağı, mülkî idare
amirinin emri ile işleme konulur."
8. Nüfus Hizmetleri Yönetmeliğinin "ölü olduğu halde aile kütüğünde sağ
görünenler" başlıklı 37.maddeside şu düzenlemeye yer verilmiştir:
“(1) Ölmüş olduğu halde aile kütüklerinde sağ görünenlerin ölüm olayını gösterir
belge ile başvurulması halinde nüfus müdürlüklerince gerekli işlem yapılır.
Esas No : 2021/383
Karar No: 2021/422
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
(2) Ölüm olayını gösterir herhangi bir belge ibraz edilememesi durumunda ya da aile
kütükleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda; nüfus cüzdanı/kimlik kartı aldığına ilişkin
bir bilgi olmayan, adres kaydı bulunmayan, uzun süredir işlem görmediği anlaşılan ve yaşı
itibarıyla ölü olması muhtemel kişilerin ölü olup olmadıkları araştırılır. Araştırma sonucu
ölü oldukları tespit edilenlerin ölüm olayı mülkî idare amirinin onayı ile tescil edilir.
(3) Ölü olduğu değerlendirilen fakat aile kütüğünde sağ görünenler hakkında yapılan
araştırma sonucu ölüm tarihi ve yeri tespit edilemeyenlerin ve fiilen idarece araştırma
imkânı kalmadığı tespit edilen kayıtların, işlem yapılamaz hale getirilmesinde Genel
Müdürlük yetkilidir.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
9. Uyuşmazlık Mahkemesinin Celal Mümtaz AKINCI’nın başkanlığında, Üyeler
Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet
ARSLAN’ın katılımlarıyla yapılan 05/07/2021 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.
maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19.
maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının ekinde
adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi
bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy
birliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
10. Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanın çözümünde idari yargının
görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca
görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı
Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da
dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
11. Dava, kendisinden önce dünyaya gelip vefat eden ablasının nüfus kaydını
kullandığını iddia eden davacının ablasının ölüm kaydının nüfusa işlenerek kendisinin gerçek
doğum tarihi ile kaydına karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
12. Dosya kapsamına ve yukarıda değinilen mevzuat hükümlerine göre doğum ve
ölüm olaylarının nüfus kütüğüne işlenmesi, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 15, 31
ve 33. maddelerine göre nüfus idaresine verilmiş idari bir görev olup, nüfusa kayıt edilmeden
kendisinden önce doğup ölen kardeşine ait nüfus kaydını kullanan kişinin nüfusa tescili
dolayısıyla saklı nüfustan sicile yazılması da idari bir işlem niteliğindedir. Davanın 5490
sayılı Kanun'un 35. ve 36. maddelerinde işaret edilen nüfus kütüğündeki yanlış bir kaydın
düzeltilmesiyle ilgili olmadığı, 36. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen, başkasına ait
kaydın kullanılmasına ilişkin olduğu, bu başvuruların da Kanun uyarınca Bakanlıkça
incelenip sonuçlandırılacağı, dolayısıyla bu nitelikteki değişikliklerin idari bir işlemle
yapılacağı açıktır.
13. Belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; İstanbul 13. İdare Mahkemesinin
30/04/2021 tarihli ve E.2021/688 sayı ile verdiği gönderme kararına istinaden yaptığı
başvurunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde İDARİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
Esas No : 2021/383
Karar No: 2021/422
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
B. İstanbul 13. İdare Mahkemesinin 30/04/2021 tarihli ve E.2021/688 sayı ile
verdiği gönderme kararına istinaden yaptığı BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
05/07/2021 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ahmet
ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy