UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/412
KARAR NO : 2021/407
KARAR TR : 05/07/2021
ÖZET: Mesleki ve Teknik Anadolu
Lisesinde usta öğretici olarak çalışan
davacının, İş Kanunu’ndan kaynaklanan
parasal haklarının ödenmesi istemiyle
açtığı davanın ADLİ YARGI YERİNDE
görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : B. G.
Vekili : Av. F.B.
Davalı : Milli Eğitim Bakanlığı
Vekili : Av. G.S.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı, davalı iş yerinde 17/06/2006-23/08/2012 tarihleri arasında
usta öğretici
(aşçıbaşı) olarak çalıştığını, 2006 yılından itibaren 7 yıldır hiç ücretli izin kullanmadığını,
ücretsiz izne ayrıldıktan sonra dönüşte işe alınmadığını ve "diğer sebepler" koduyla işten
çıkartıldığını, haftalık 40 ve aylık 160 saat karşılığı ek ders ücreti olarak ücretinin
belirlendiğini ifade ederek, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının yasal faiziyle
birlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Kuşadası İş Mahkemesi 27/01/2021 tarihli ve E.2020/620, K.2021/46 sayılı
kararı ile, Mahkemelerinin görevsizliğine karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir. Kararın
ilgili kısmı şöyledir:
" Dava, davacının davalı işveren yanındaki çalışmalarına istinaden açılan işçilik
alacakları davasıdır.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; uyuşmazlığın, davacının Türkiye Cumhuriyeti
Milli Eğitim Bakanlığı'nda idari sözleşme kapsamında gerçekleştirmiş olduğu çalışmadan
kaynaklandığı anlaşılmıştır. Bu nedenle öncelikle usule ilişkin değerlendirme yapılması
gerekmiştir.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen
dikkate alınır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. Maddesi (7036 sayılı Kanunu'nun
5. maddesi) uyarınca İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri
arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk
uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. Mevcut davada davacının, dışarıdan
ücretli usta öğretici olarak İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün istemi ve Valiliğin onayı ile
görevlendirildiği anlaşılmaktadır. Yani davacı 657 sayılı Yasanın 89. maddesinde belirtilen
statü içinde ve Valilik onayı ile görevlendirilmiştir. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun
89.maddesinde'"Her derecedeki eğitim ve öğretim kurumları ile Üniversite ve Akademi (
Askeri Akademiler dahil), okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri
kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere, öğretim
Esas No : 2021/412
Karar No: 2021/407
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
üyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi
verilebilir. Ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısı, ders görevi, alacaklarının nitelikleri
ve diğer hususlar ile ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu'nun kararı ile tespit olunur"
hükmü yer almaktadır. Bu maddeye dayanılarak çıkarılan TC. Milli Eğitim Bakanlığı
Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta
Öğreticiler Hakkında Yönetmeliğin 5/2.maddesinde Uzman ve Usta Öğreticilerin 657 Sayılı
Devlet Memurları Kanununun 89.maddesi uyarınca 02/12/1998 tarihli ve 98/12120 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren TC Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen ve
Yöneticilerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Esaslarda belirtilen miktarda ek ders
görevi verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda davacının idari sözleşme kapsamında
çalışması sebebiyle uyuşmazlığın idari yargı mercinde çözümlenmesi gerektiği
anlaşılmıştır."
3. Davacı vekili aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
4. Aydın 1. İdare Mahkemesi 28/05/2021 tarihli ve E.2021/403 sayılı kararı ile,
davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin (İş Mahkemeleri) görevli olduğu sonucuna
varıldığı gerekçesiyle, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında
Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık
Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince
karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:
"5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 3. maddesinde;
kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya
kendi adına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olarak tanımlanmış; 79. madde ile başlayan
Dördüncü Kısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiş; 101. maddesinde "Bu kanunda
aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya
çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür" denilmiştir.
Öte yandan, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 1. maddesinde. Kanunun amacının, işverenler
ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına
ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş; aynı zamanda, bakılan
davanın da konusunu oluşturan "İş Sözleşmesi. Türleri ve Feshi" hususuna Kanunun 8.
maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklanan
yükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanunun değişik maddelerinde yer verilmiştir.
12.10.2017 gün ve 30221 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren. 7036 sayılı
İş Mahkemeleri Kanunu'nun "Görev" başlıklı 5. maddesinde; "(1) İş mahkemeleri;
a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler. 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları.
22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk
Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine
tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya
kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,
b)İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi
kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş
Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara.
c)Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin
dava ve işlere bakar." denilmiştir.
(...)
Olayda, davacı ile davalı idare arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunundan
kaynaklanan bir iş ilişkisi olduğu ve bu minvalde davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı
Kanun'un 25-II/g maddesi uyarınca feshedilmesi üzerine, talep edilen tazminatın yine 4857
Esas No : 2021/412
Karar No: 2021/407
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
sayılı İş Kanunundan kaynaklanan hak olduğu anlaşılmakta olup, yukarıda anılan
düzenlemeler uyarınca uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli
yargı yerinin (İş Mahkemeleri) görevli olduğu sonucuna varılmıştır."
III. İLGİLİ HUKUK
5. 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde "Bir hizmet akdine
dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu Kanun'a göre sigortalı
sayılırlar…" denilmiş, aynı Kanun'un "Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri" başlıklı 134.
maddesinde, "Bu Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkili iş
mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür" hükmüne yer
verilmiş; 506 sayılı Kanun hükümleri 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesi ile yürürlükten
kaldırılmıştır.
6. 5510 sayılı Kanun'un 3. maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları
bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişi
sigortalı olarak tanımlanmış; 79. madde ile başlayan 4. Kısmında, primlere ilişkin hükümlere
yer verilmiş; 101. maddesinde "Bu Kanun'da aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun
hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür"
denilmiştir.
7. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının,işverenler ile bir iş
sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak
ve sorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş; "İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi"
hususuna Kanun'un 8. maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim
süresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanun'un değişik
maddelerinde yer verilmiştir.
8. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun "İş mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2.
maddesi şöyledir:
"(1) İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek
hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde
kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk
Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri
Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.
(2) İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden fazla dairesi
oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen
işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve
Savcılar Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.
Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.
(3) İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava
ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakılır."
9. 7036 sayılı Kanun'un "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3. maddesinin (1)
numaralı fıkrası şöyledir:
" (1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve
tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava
şartıdır."
Esas No : 2021/412
Karar No: 2021/407
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
10. 7036 sayılı Kanun'un "Görev" başlıklı 5. maddesi şöyledir:
"(1) İş mahkemeleri;
a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları,
22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk
Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine
tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya
kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,
b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi
kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş
Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,
c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin
dava ve işlere bakar."
11. 7036 sayılı Kanun'un "Geçici Hükümleri" başlıklı Geçici madde 1 şöyledir:
"(1) Mülga 5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, bu Kanun uyarınca
kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce
açılmış olan davalar, açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam olunur.
(2) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin
yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile
Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.
(3) Başka mahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemelerinin görev
alanına dâhil edilen dava ve işler, iş mahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili
mahkemeler tarafından görülmeye devam olunur.
(4) İlk derece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Celal Mümtaz AKINCI’nın başkanlığında, Üyeler
Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet
ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 05/07/2021 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.
maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19.
maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, usule ilişkin herhangi bir noksanlık
bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar
verildi.
B. Esasın İncelenmesi
13. Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK'in, davanın çözümünde adli yargının görevli
olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca
görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının,
Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü
açıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
14. Dava, davacının Aydın İli, Kuşadası İlçesi, Güvercinada Mesleki ve Teknik
Anadolu Lisesi'nde usta öğretici(aşçıbaşı) olarak 17/06/2006-23/08/2012 tarihleri arasında
çalıştığı döneme ilişkin kıdem ve ihbar tazminatı olarak toplam 1.000 TL'nin yasal faiziyle
birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
Esas No : 2021/412
Karar No: 2021/407
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
15. Davacının, idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen
tazminatlarının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında,
uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli
olduğu sonucuna varılmıştır.
16. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Aydın 1. İdare
Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Kuşadası İş Mahkemesince verilen 27/01/2021
tarihli ve E.2020/620, K.2021/46 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Aydın 1. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Kuşadası İş
Mahkemesince verilen 27/01/2021 tarihli ve E.2020/620, K.2021/46 sayılı GÖREVSİZLİK
KARARININ KALDIRILMASINA,
05/07/2021 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ahmet
ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy