UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/418
KARAR NO : 2021/418
KARAR TR : 05/07/2021
ÖZET: Uyuşmazlık Mahkemesince daha
önce "idari yargı yerinin" görevli olduğu
yönünde karara bağlanan konu ile ilgili
olarak, yeniden yapılan başvuruda, KARAR
VERİLMESİNE YER OLMADIĞI hk.
K A R A R
Davacılar : 1-Ç.A. 2-T.T. 3-İ.S. 4-Ü.T. 5-H.A.T.
Vekilleri : Av. M.Ş.G.
Adli Yargıda
Davalılar
: 1- Antalya İl Özel İdaresi
Vekili : Av. M.K.
2- Muratpaşa Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. A.K.
3- Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. R.O.
İdari Yargıda
1-Milli Eğitim Bakanlığı
Vekili : Av. Ö.U.
2- Muratpaşa Belediye Başkanlığı
3- Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili; müvekkillerinin hissedar olduğu Antalya İli, Muratpaşa İlçesi,
Demircikara Mahallesi, 6380 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın imar planında ilkokul alanı olarak
ayrıldığını, davalıların bugüne kadar taşınmaz üzerinde işlem tesis etmemek suretiyle taşınmaza
kamulaştırmasız el attığını ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL tazminatın faizi ile birlikte tahsili
istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Davalılar vekilleri süresi içinde verdikleri dilekçede özetle, taşınmaza fiilen el
atılmadığını, imar planına dayalı olarak açılan tazminat davalarının görüm ve çözüm yerinin
idare mahkemeleri olduğunu ileri sürerek görev itirazında bulunmuştur.
3. Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/09/2012 tarihli ve E.2012/220 sayılı
kararı ile görev itirazının reddine karar verilmiştir.
4. Davalı Muratpaşa Belediye Başkanlığı vekili idari yargı yararına olumlu görev
uyuşmazlığı çıkartılması yolunda süresi içinde verdiği dilekçesi üzerine, dosya örneği Danıştay
Başsavcılığına gönderilmiştir.
5. Danıştay Başsavcısı; davanın, mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamadan kaynaklanan
tazminat talebiyle açıldığı sonucuna ulaşıldığı, dava dilekçesinde, Yargıtay Hukuk Genel
Kurulu kararında, mülkiyet hakkına getirildiği söylenen kısıtlamanın, taşınmazın maliki
yönünden zarar doğurucu sonuçlarının olabileceğinde kuşku olmadığı, ancak; bu sonuç ya
Esas No : 2021/418
Karar No: 2021/418
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
sonuçların genel ve düzenleyici nitelikte bir idari işlem olan imar planından kaynaklandığı, bu
planda öngörülen kamulaştırma programlarının zamanında yapılmamasından ve imar
uygulamalarından; başka bir anlatımla da, idari işlemlerden ve davalı idarenin imar planı gereği
yapılması gereken kamulaştırmalar konusundaki hareketsizliği şeklinde ortaya çıkan idari
eylemlerden kaynaklandığı, idari işlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini talepleri ise
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12 ve 13. maddeleri uyarınca idari yargı
yerlerinde açılacak tam yargı davalarına konu edilmeleri, anılan Kanun hükümlerinin gereği
olduğu, bu bakımdan hukuka uygunluklarının denetimi ve zarar doğurucu sonuçlarının
giderilmesi idari yargının görev alanında bulunan idari işlem ve eylemlerin hukuk düzeninde
yaratmış oldukları etki ve sonuçların, hukuki elatma olarak nitelendirilmesine ve bu olumsuz
sonuçlarla ilgili tazminat taleplerinin adli yargı yerlerinde açılacak tazminat davalarına konu
edilmelerine, hukuken olanak bulunmadığı, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1.
fıkrasının b bendinde yer alan idari işlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel
olanlar tarafından açılan tam yargı davaları hükmü gereğince idari yargı yerinde görülmesi
gerektiği, bu nedenle 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı
çıkarılmasına ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
6. Uyuşmazlık Mahkemesinin E.2013/218, K.2013/307 sayılı dosyasında; 3194
sayılı İmar Kanunu'nun "planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8.
Maddesinden sözedilerek, imar planının uygulaması sonucu, uyuşmazlığa konu parselin imar
planında okul alanında kaldığı, taşınmaza idarece fiilen el atılmadığı ancak Yargıtay Hukuk
Genel Kurulu kararı ile bu tür yerlerin bedelinin ödeneceğine karar verildiği, kamulaştırmasız el
atma nedeniyle taşınmazın bedelinin ödenilmesi gerektiğinin iddia edildiği; davanın konusunun,
davalı idarece 3194 sayılı Kanun uyarınca kamu gücü kullanılarak tek yanlı irade ile yapılan
imar planlarında yer alan davacının hissedar olduğu taşınmazın bedelinin tazminine ilişkin
bulunduğu anlaşılmış olup, belirtilen duruma göre, imar planı ve buna dayalı imar uygulaması
sonucunda uğranılan zararın tazminine yönelik bulunan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları
doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları" kapsamında idari yargı yerince
çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle, 04/02/2013 tarihinde Danıştay Başsavcısının
başvurusunun kabulüne, davalı Muratpaşa Belediye Başkanlığı vekilinin görev itirazının,
Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesince reddine ilişkin kararının kaldırılmasına karar
verilmiştir.
7. Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2012/220, K.2013/169 sayılı
dosyasında; 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkındaki Kanun'un
1. maddesine göre, Uyuşmazlık Mahkemesinin adli ve idari yargı merciileri arasında görev
uyuşmazlığını kesin olarak çözmeye yetkili olduğu; ayrıca aynı Kanun'un 18. maddesine göre
de, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarına karşı uyma zorunluluğu bulunduğu; bu sebeple,
Uyuşmazlık Mahkemesinin verdiği kesin kararlar dikkate alınarak, davada İdari yargının
görevli olduğu anlaşıldığından, 29/03/2013 tarihinde yargı yolu nedeniyle davanın usulden
reddine karar verilmiş, bu kararın temyiz edilmeksizin 24/09/2014 tarihinde kesinleştiği
anlaşılmıştır.
8. Davacı vekili bu kez benzer istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
9. Antalya 1. İdare Mahkemesinin E.2014/1570 sayılı dosyasında 23/10/2014 tarihli
ara kararıyla, davalılardan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığını, 23/03/2016 tarih ve
E.2014/1568, K.2016/270 sayı ile de Muratpaşa Belediye Başkanlığını hasım mevkiinden
çıkardığı ve dava konusu olayda davanın kabulüne karar verdiği belirlenmiş, bu karara karşı
temyiz isteminde bulunulmuştur.
Esas No : 2021/418
Karar No: 2021/418
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
10. Danıştay Altıncı Dairesi E.2016/11909, K.2017/2938 sayılı dosyasında, uygulama
imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının
özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar
planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar
uygulamaları yapılması ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazların ilgili idarelerce
kamulaştırılması veya imar planı değişikliği yapılması/yaptırılması zorunluluğu getirilerek bu
konuda vatandaşların karşılaştıkları mağduriyetlerin giderilmesi, bu kapsamda kalan
taşınmazların bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç beş yıllık süre içerisinde
bütçe imkanları dahilinde ilgili idarelerce kamulaştırılması veya taşınmazların mevcut imar
planı bulunup bulunmadığı veya imar planı yapılabilecek yerlerden olup olmadığı durumuna
göre imar planı/imar uygulaması/toplulaşma yapılmak/yaptırılmak suretiyle başka yerden
mümkün ise müstakil, değilse hisseli parsel verilmesi veyahut taşınmazların tahliye edilerek
kullanıma imkan verecek biçimde malikine iade edilmesinin amaçlandığı; Kanun'da düzenlenen
5 yıllık sürenin ek 1. madde kapsamında kalan ve bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce
tasarruf hakkı kısıtlanan taşınmazlar hakkında da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren başlayacağı, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılan ancak henüz karara
bağlanmayan veya kararı kesinleşmeyen davalara da bu madde hükümlerinin uygulanacağı
sonucuna ulaşıldığı; bu durumda, yeni yasal düzenleme uyarınca bu aşamada hukuken
uyuşmazlığın esası hakkında karar verme olanağı bulunmadığından, İdare Mahkemesince bu
hususlar gözönünde bulundurularak yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, idare
mahkemesi kararının esasta oybirliğiyle, gerekçede ise oyçokluğuyla bozulmasına, dosyanın
Mahkemesine gönderilmesine 26/04/2017 tarihinde karar verilmiştir.
11. Antalya 1. İdare Mahkemesinin E.2018/160, K.2018/204 sayılı dosyasında, bozma
ilamı doğrultusunda tasarrufu kısıtlanan taşınmaz hakkında kanun hükümleri doğrultusunda
işlem tesis edilmesi veya ilgililerin dava açabilmesi ancak bu sürenin dolmasından sonra
mümkün olabileceğinden, 20/02/2018 tarihinde bu aşamada görülmekte olan davanın esası
hakkında bir karar verilmesine yer bulunmadığına karar verilmiş, karar temyiz edilmiştir.
12. Danıştay Altıncı Dairesi 21/11/2018 tarihli ve E.2018/5306, K.2018/9569 sayılı
ilamıyla, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 11. maddesinin Anayasa Mahkemesi
tarafından iptal edilmiş olması karşısında, İdare Mahkemesince, öncelikle sorumlu
idare/idareler belirlenerek, uyuşmazlığa konu taşınmazdaki tasarruf imkanının mülkiyet
hakkının özüne dokunacak şekilde kısıtlanıp kısıtlanmadığı, kısıtlanmışsa bu kısıtlılığın
uygulama imar planından mı yoksa özel kanundan (2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Kanunu, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu gibi) mı kaynaklandığı, taşınmazın hangi tarih
itibariyle edinildiği hususları araştırılarak, uygulama imar planında belirlenen işlevi nedeniyle
mülkiyet hakkının süresi belirsiz bir zaman diliminde kısıtlandığının ve tazminatı gerektirir
mağduriyetinin oluştuğunun tespit edilmesi halinde ise; aralarında gayrimenkul değerleme
uzmanının da bulunduğu bilirkişi kurulunca, taşınmazın dava tarihindeki cins ve nevi,
yüzölçümü, kıymetini etkileyecek bütün nitelik ve unsurları, her unsurun ayrı ayrı değeri, varsa
vergi beyanı, varsa resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirleri, taşınmazın mevkii ve
şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri, özel amacı olmayan
emsal (uyuşmazlığa konu taşınmazın çevresinin imar planındaki kullanım biçimi, yapılaşma
koşulları ve konumları açısından benzer özellikleri olan taşınmazlar arasından seçilmeli, davaya
konu taşınmaz kadastro parseli ise; emsal alınacak taşınmaz da kadastro parseli olmalı ya da
emsal parsel imar parseli ise, emsal taşınmazda kesilen düzenleme ortaklık payı oranı
ölçüsünde davaya konu taşınmaz bedeli düşülerek taşınmazın gerçek bedeli belirlenmeli)
satışlara göre satış değeri, bedele etki eden tüm kanuni veriler, imar verileri, taşınmazın özgün
nitelik ve kullanım şekli, değeri etkileyen hak ve yükümlülükleri, gayrimenkul üzerinde ayni ve
şahsi ittifak hakları ve gayrimenkul mükellefiyetleri vb. bedelin tespitinde etkili olacak diğer
objektif ölçülerin belirlenmesi suretiyle taşınmaz bedeli tespit edilerek uyuşmazlığın esası
Esas No : 2021/418
Karar No: 2021/418
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
hakkında yeniden karar verilmesi, ayrıca hukuki el atma nedeniyle açılan tam yargı davaları,
adli yargıdaki fiili el atma nedeniyle açılan davalardan farklı olarak, 3194 ve 2942 sayılı
Kanunlar kapsamında açılan davalar olduğundan, hükmedilecek faizin; dava açma tarihi
itibariyle talep edilen miktar için, dava tarihinden geçerli olmak üzere, ıslah edilen kısım için
ıslah tarihi itibariyle hesaplanması gerektiği gerekçesiyle, idare mahkemesi kararının
oyçokluğuyla bozulmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
13. Antalya 1. İdare Mahkemesinin E.2020/75, K.2020/299 sayılı dosyasında, bozma
ilamındaki gerekçeler doğrultusunda 12/03/2020 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiş, bu
karar da temyiz edilmiştir.
14. Danıştay Altıncı Dairesi 18/11/2020 tarihli ve E.2020/5318, K.2020/11017 sayılı
ilamıyla, Uyuşmazlığa konu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ilköğretim alanı
olarak belirlendiği, aynı taşınmazda bir başka hissedar tarafından açılan Antalya 2. İdare
Mahkemesinin E:2019/177 sayılı dosyasında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi
sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazın 766 m2'lik kısmına asfalt yol ve 19 m2'lik
kısmına prefabrik yapı yapılmak suretiyle fiili el atmanın oluştuğunun tespit edildiği; fiili el
atmadan doğan zararın tazminine yönelik davanın ise özel hukuk hükümlerine göre görüm ve
çözümünde adli yargı yerlerinin görevli olacağı; diğer taraftan bakılan dava Asliye Hukuk
Mahkemesinden görevsizlik kararı verilmesi üzerine açılmış bir dava olduğundan yukarıda yer
verilen 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19.
maddesine göre davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varılması
durumunda görevli mahkemenin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine
gönderilmesine karar verilmesi gerektiği; bu itibarla temyize konu İdare Mahkemesi kararında
isabet bulunmadığı; davalı idare vekili tarafından İdare Mahkemesi kararı yargılama giderleri
ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiş ise de, mahkeme kararı
esas itibariyle bozulmuş olduğundan ve bozma kararı üzerine verilecek kararda bu husus
hakkında yeniden değerlendirme yapılacağından bu aşamada ayrıca hüküm kurulmadığı
gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar vermiştir.
15. Antalya 1. İdare Mahkemesi 16/04/2021 tarihli ve E.2021/266 sayılı ara kararı
ile, bozma ilamına uyularak dava konusu taşınmaz üzerinde fiili el atma bulunduğunun tespit
edilmesi karşısında uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı organlarının görevli olduğu
gerekçesiyle, dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesince
bir karar verilinceye kadar davanın bekletilmesine karar vermiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
16. 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyisi Hakkında Kanun'un
"Yargı merciince yapılacak işlemler" başlıklı 12. maddesi şöyledir:
"Görev itirazında bulunan kişi veya makam, itirazın reddine ilişkin kararın verildiği
tarihten, şayet bu kararın tebliği gerekiyorsa tebliğ tarihinden, itiraz yolu açık bulunan ceza
davalarında ise ret kararının kesinleştiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde, uyuşmazlık
çıkarılmasını istemeye yetkili makama sunulmak üzere iki nüsha dilekçeyi itirazı reddeden
yargı merciine verir.
Bu yargı mercii, dilekçenin bir nüshasını ve varsa eklerini yedi gün içinde
cevabını bildirmesi için diğer tarafa tebliğ eder. Tebligat yapılan taraf, süresi içinde bu yargı
merciine cevabını bildirmezse, cevap vermekten vazgeçmiş sayılır.
(Değişik üçüncü fıkra: 23/7/2008 – 5791/4 md.) Yargı mercii, itiraz dilekçesi
üzerine verdiği itirazı ret kararını kaldırarak görevsizlik kararı vermediği takdirde; yetkili
makama sunulmak üzere kendisine verilen dilekçeyi, alınan cevabı ve görevsizlik itirazının
reddine ilişkin kararını, dava dosyası muhtevasının onaylı örnekleriyle birlikte uyuşmazlık
çıkarma isteminde bulunmaya yetkili makama gönderir.
Bir davada uyuşmazlık çıkarılması için yalnız bir kez başvurulabilir."
Esas No : 2021/418
Karar No: 2021/418
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
17. "Yargı merciilerinin uyuşmazlık mahkemesine başvurmaları" başlıklı 19. maddesi
şöyledir:
"Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik
kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı
mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir
karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin
incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.
Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin
edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine
gönderilir."
18. "Kararların bildirilmesi" başlıklı 28. maddesi şöyledir:
"Uyuşmazlık Mahkemesi, vereceği bütün kararların sonuçlarını ilgili Başsavcı ve
Başkanunsözcüsüne, görev uyuşmazlığının çözülmesi için kendisine başvuran yargı merciine,
kararı beklemesi için yazı yazılmış bulunan yargı merciine veya mercilerine uyuşmazlığın
çözülmesi için başvurmuş olan kişilere veya makamlara hemen tebliğ eder.
İlgili yargı mercileri ile bütün makam, kuruluş ve kişiler; mahkeme kararlarına
uymak, geciktirmeksizin onları uygulamakla ödevlidirler.
Gerekçeli kararın birer örneği de birinci fıkrada yazılı yerlere ve kişilere gönderilir."
19. "Kararların kesinliği ve yayınlanması" başlıklı 29. maddesi şöyledir:
"Uyuşmazlık Mahkemesinin kararları kesindir. Başkanın uygun göreceği kararlar Resmî
Gazete’de yayımlanır."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
20. Uyuşmazlık Mahkemesinin Celal Mümtaz AKINCI’nın başkanlığında, Üyeler
Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet
ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 05/07/2021 tarihli toplantısında; Raportör-Hakim Engin
SELİMOĞLU' nun, karar verilmesine yer olmadığı yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler
okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim
ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın karar verilmesine yer olmadığı yolundaki sözlü
açıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
21. Dava; Antalya İli, Muratpaşa İlçesi, Demircikara Mahallesi, 6380 ada, 1 parsel
sayılı taşınmazın imar planında ilköğretim tesis alanı olarak ayrılmasına karşın kullanım amacı
doğrultusunda kamulaştırılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde
kısıtlandığından bahisle taşınmazın değerine karşılık maddi tazminatın faiziyle birlikte
tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
22. Dosyanın incelenmesinden; Uyuşmazlığa İlişkin Başvuru Sürecinde de (Bkz. § II)
ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak davacı vekilince; ilk
olarak, Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada 07/09/2012 tarih ve E.2012/220
sayı ile görev itirazının reddine karar verilmesi nedeniyle, Danıştay Başsavcısınca olumlu görev
uyuşmazlığı çıkarıldığı ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği; Uyuşmazlık
Mahkemesinin 04/02/2013 tarihli ve E.2013/218, K.2013/307 sayılı kararı ile davanın
çözümünde idari yargının görevli olduğuna, Danıştay Başsavcısının başvurusunun kabulü ile,
davalı Muratpaşa Belediye Başkanlığı vekilinin görev itirazının reddine ilişkin Antalya 6.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/09/2012 tarihli ve E.2012/220 sayılı kararının kaldırılmasına
kesin olarak karar verildiği; bunun üzerine dosyanın aynı Mahkemeye gönderildiği ve Antalya
6. Asliye Hukuk Mahkemesince Uyuşmazlık Mahkemesi kararı uyarınca 29/03/2013 tarihli ve
E.2012/220, K.2013/169 sayılı kararıyla görevsizlik kararı verildiği; aynı istemle davacı
Esas No : 2021/418
Karar No: 2021/418
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
vekilince idari yargı yerinde açılan davada da yukarıda ayrıntılı olarak yer verilen aşamalardan
sonra idari yargı yerinin görevli olmadığı görüşüyle Antalya 1. İdare Mahkemesinin 16/04/2021
tarihli ve E.2021/266 sayılı kararıyla Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğu anlaşılmıştır.
23. Olayda, Uyuşmazlık Mahkemesince, aynı taraflarca aynı konu ve sebebe ilişkin
olarak adli yargı yerinde daha önce açılan dava nedeniyle önüne gelmiş bulunan görev
uyuşmazlığında görevli mahkemenin belirlenerek, idari yargı yerinin görevli olduğuna kesin
olarak karar verildiği; ancak, bir davada uyuşmazlık çıkarılması için yalnız bir kez
başvurulabilecek olmasına karşın aynı istemlerle yeniden başvurulduğu açıktır.
24. Bu durumda, Uyuşmazlık Mahkemesince adli yargı yerinde açılan dava nedeniyle,
olumlu görev uyuşmazlığı çıkarma yoluyla Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmiş olan
davada, görevli mahkemenin belirlendiği; idari yargı yerinin görevli kılındığı ve iş bu kararın
kesin olduğu gözetildiğinde; idari yargı yerince ikinci kez yapılan başvuru hakkında yeniden
karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
25. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurulduğunda, Antalya 1. İdare
Mahkemesinin 16/04/2021 tarihli ve E.2021/266 sayılı başvurusu hakkında karar verilmesine
yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Uyuşmazlık Mahkemesinin 04/02/2013 tarihli veE.2013/218, K.2013/307 sayılı
ilamı ile daha önce İDARİ YARGI YERİ GÖREVLİ KILINMIŞ OLMAKLA,
B. Antalya 1. İdare Mahkemesinin 16/04/2021 tarihli ve E.2021/266 sayılı başvurusu
hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
05/07/2021 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ahmet
ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy