UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/464
KARAR NO : 2021/465
KARAR TR : 20/09/2021
ÖZET: Davacıların hissedarı olduğu
taşınmazın da bulunduğu alanda, 3194 sayılı
İmar Kanunu'nun 18. maddesine göre yapılan
imar uygulamasıyla, 2981 sayılı Kanun
uyarınca alınmış olan düzenleme ortaklık
payı dikkate alınmaksızın tekrar düzenleme
ortaklık payı alınarak taşınmaza
kamulaştırmasız el atıldığından bahisle ve
tazminata karar verilmesi istemiyle açılan
davanın İDARİ YARGI YERİNDE
çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : 1-H.T. 2-Has.T. 3-A.Y. 4-Hü.T. 5-M.T. 6-K.Ç.
Vekilleri : Av. S.M.A. Av. M.A.
Davalı : Melikgazi Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. Z.D.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, Kayseri İli, Melikgazi İlçesi Konaklar Mahallesi 819 parsel sayılı
taşınmazda, 2981 sayılı Kanun'un 10/b maddesi uyarınca yapılan düzenleme sonucu oluşan
Yıldırım Beyazıt Mahallesi 3229 ada 118 parsel taşınmazdan, yol payı olarak alınmış olan
düzenleme ortaklık payı dikkate alınmaksızın, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesine göre
yapılan imar uygulamasında tekrar düzenleme ortaklık payı alınarak ikinci kez kesinti
yapılması nedeniyle taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından bahisle fazlaya ilişkin hakları
saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar
verilmesi istemiyle adli yargıda dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 24/01/2019 tarih ve E.2018/576,
K.2019/48 sayı ile "Davanın yargı yolu caiz olmadığından usulden reddine" dair verdiği kararı
istinaf edilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 10/12/2020 tarihli,
E.2019/2501, K:2020/1626 sayılı kararıyla "3194 sayılı İmar Kanununun 18/6. maddesine göre
"Herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınamaz." hükmü uyarınca
ikinci defa düzenleme ortaklık payı alınması, taşınmazın aynına ilişkin olup kamulaştırmasız el
atma niteliğinde olduğundan ve adli yargıda bakılması gerektiğinden, bedele ilişkin
değerlendirme de Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yapılacağından 2942 sayılı
Kanunun 37. maddesi uyarınca adli yargının görevli olduğu" gerekçesiyle "Kayseri 2. Asliye
Hukuk Mahkemesinin 24.01.2019 tarih ve 2018/576 E. - 2019/48 K. sayılı kararının
kaldırılmasına" hükmederek dosyayı mahalline iade etmiştir.
Esas No : 2021/464
Karar No: 2021/465
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
4. Davalı Belediye Başkanlığı vekili süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde;
uyuşmazlığın çözüm ve görümünde idari yargının görevli olduğu görüşüyle davanın görev
yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
5. Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, E.2021/34 sayılı dosyada 09/04/2021
tarihli duruşmada “BAM kaldırma kararı göz önüne alınarak görev konusunda karar
verilmesine yer olmadığına” karar vermiştir.
6. Davalı Belediye vekili tarafından, süresi içinde verilen dilekçe ile olumlu görev
uyuşmazlığı çıkarılması istemiyle başvuruda bulunulması üzerine dilekçe, dava dosyası ile
birlikte Danıştay Başsavcılığı’na gönderilmiştir.
B. Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarılmasına İlişkin Danıştay Başsavcılığı Talebi
7. Danıştay Başsavcısı, imar planı uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda idari
yargı yerinin görevli olduğu görüşüyle, 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca olumlu
görev uyuşmazlığı çıkarılmasına karar vererek dosyayı Uyuşmazlık Mahkemesine
göndermiştir. Olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ilişkin talebin ilgili kısmı şu şekildedir:
"...2981 Sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı
İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanunu’nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun
10. maddesinin (b) bendinde; "Üzerinde imar mevzuatına aykırı olarak toplu binalar inşa
edilmiş hisseli veya özel parselasyona dayalı arsa veya arazilerde, kişilerin hisse miktarları ve
fiilî kullanma durumları dikkate alınarak valilik veya belediyelerin talebi üzerine:
1. Henüz kadastrosu yapılmamış yerlerde, kadastro müdürlüklerince bu kanunda
belirtilen mülkiyet tespitine dair hükümler de uygulanarak,
2. Kadastrosu veya tapulaması tamamlanmış yerlerde ise bu kanunla verilen yetkiler
kadastro müdürlüklerince kullanılarak,
Islah imar planlarının yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, onayların alınmasına ve
ilanların yapılmasına (askı ilanları hariç), komisyonların kurulmasına lüzum kalmaksızın 2613
sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri veya 766 Sayılı Tapulama Kanunu hükümlerine göre hak
sahipleri tespit veya yeniden tayin edilerek adlarına tescil edilir.
Bu tespit sırasında özel parselasyon planında görülen veya hisseli satışlar sonucu fiilen
oluşan yol, meydan, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha vs. hizmetlere ayrılan yerler ile bunlara
ilişkin hisseler bedelsiz olarak re'sen tapudan terkin; okul, ibadet yeri ve benzer kamu
hizmetlerine ayrılan yerler ise, bedelsiz olarak ilgili idareler adına tespit ve tescil edilir.
Hazine, belediye veya il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare
ettiği arsa veya arazileri üzerinde yapıldığı tespit edilen gecekondular hakkında da yukarıdaki
fıkralar hükümleri uygulanır.
(Ek : 18/5/1987 - 3366/4 md.) Belediye, hazine, özel idare veya Vakıflar Genel
Müdürlüğünün idare ettiği arsa ve araziler üzerine gecekondu yapıldıktan sonra tespit edilerek
kira kontratı düzenlenmiş gecekondu hak sahiplerine tapu tahsis belgesi ve tapuları verilir.
Hak sahibi olmadığı halde tapu verilen kişilerin tapuları re'sen iptal edilir" hükmüne yer
verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Parselasyon Planlarının Hazırlanması ve Tescili” başlıklı
18. maddesinin uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan düzenlemesinde, “İmar hududu
içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin
muvafakati aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere
ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere
ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve
re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve
mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı
sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen
değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye
göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların
Esas No : 2021/464
Karar No: 2021/465
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez.
(Değişik üçüncü fıkra: 3/12/2003-5006/1 md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye
tâbi tutulan yerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlan,
yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi umumî
hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz.
Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, yukarıdaki fıkrada sözü geçen umumi hizmetler
için, yeniden ayrılması gereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan
miktar belediye veya valilikçe kamulaştırma yolu ile tamamlanır.
Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde
düzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır.
Bu fıkra hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık
payı alınmaz. Ancak, bu hüküm o parselde imar planı ile yeniden bir düzenleme yapılmasına
mani teşkil etmez...” hükmü yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, daha önce Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Konaklar Mahallesi
819 parsel sayılı taşınmazın 2981 sayılı Yasa uyarınca yapılan düzenleme sonucu Yıldırım
Beyazıt Mahallesi, 3229 ada, 118 parsel sayılı taşınmaz olarak davacılara tahsis edildiği,
taşınmazın bulunduğu alanda bu kez 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine göre yapılan
imar uygulaması sonucu oluşturulan 12904 ada, 1 parsel sayılı taşınmazdan davacılara hisse
verildiği, 2981 sayılı yasa uyarınca alınmış olan düzenleme ortaklık payı dikkate alınmaksızın
tekrar düzenleme ortaklık payı alınarak ikinci kez kesinti yapılması nedeniyle ikinci kez kesinti
yapılamayacağından bahisle, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemiyle bakılmakta
olan davanın açıldığı, anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davacının hissedarı oldukları taşınmazdan 2981 sayılı Yasa uyarınca yapılan
kesintiden sonra oluşturulan taşınmazlardan bu kez 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi
uyarınca tesis edilen parselasyon işlemi ile 2. kez alınan düzenleme ortaklık payı nedeniyle
uğranıldığı öne sürülen zararın tazminine ilişkin olup, uyuşmazlığın çözümünün idari
nitelikteki bu imar uygulamalarının hukuki denetiminin yapılmasına bağlı olduğu açıktır.
Bu durumda, idarece kamu gücü kullanılarak, tek yanlı biçimde yapılan uygulamalar
sonucunda uğranılan zararın tazminine ilişkin bulunan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 2/1 -b. maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel
hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları" kapsamında imar
mevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir.
8. Benzer dosyalardaki görüşü bilindiğinden, ayrıca Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısının görüşü alınmamıştır.
III. İLGİLİ HUKUK
9. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden
doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde de, tam yargı davaları, idarenin eylem ve
işlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak
tanımlanmıştır.
10. İdari işlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin, 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. ve 13. maddeleri uyarınca, idari yargı yerlerinde açılacak tam
yargı davalarına konu edilmeleri, anılan Kanun hükümlerinin gereğidir.
11. Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetinin yürütümü sırasında,
kamu gücü kullanarak tek yanlı irade açıklamalarıyla yapmış oldukları işlemler, "idari işlem";
herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızın gerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle,
görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, "idari eylem" olarak tanımlanmaktadır.
12. 2981 Sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı
İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanunu'nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun'un
10. maddesinin (b) bendi şöyledir:
Esas No : 2021/464
Karar No: 2021/465
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
"Üzerinde imar mevzuatına aykırı olarak toplu binalar inşa edilmiş hisseli veya özel
parselasyona dayalı arsa veya arazilerde, kişilerin hisse miktarları ve fiili kullanma durumları
dikkate alınarak valilik veya belediyelerin talebi üzerine:
1. Henüz kadastrosu yapılmamış yerlerde, kadastro müdürlüklerince bu Kanunda
belirtilen mülkiyet tespitine dair hükümler de uygulanarak,
2. Kadastrosu veya tapulaması tamamlanmış yerlerde ise bu Kanunla verilen
yetkiler kadastro müdürlüklerince kullanılarak,
Islah imar planlarının yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın: onayların alınmasına
ve ilanların yapılmasına (askı ilanları hariç), komisyonların kurulmasına lüzum kalmaksızın
2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri veya 766 sayılı Tapulama Kanunu hükümlerine göre hak
sahipleri tespit veya yeniden tayin edilerek adlarına tescil edilir.
Bu tespit sırasında özel parselasyon planında görülen veya hisseli satışlar sonucu
fiilen oluşan yol, meydan, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha vs hizmetlere ayrılan yerler ile
bunlara ilişkin hisseler bedelsiz olarak resen tapudan terkin; okul, ibadet yeri ve benzer kamu
hizmetlerine ayrılan yerler ise, bedelsiz olarak ilgili idareler adına tespit ve tescil edilir.
Hazine, belediye veya il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün
idare ettiği arsa veya arazileri üzerinde yapıldığı tespit edilen gecekondular hakkında da
yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır.
(Ek : 18/5/1987 - 3366/4 md.) Belediye, hazine, özel idare veya Vakıflar Genel
Müdürlüğünün idare ettiği arsa ve araziler üzerine gecekondu yapıldıktan sonra tespit edilerek
kira kontratı düzenlenmiş gecekondu hak sahiplerine tapu tahsis belgesi ve tapuları verilir."
13. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun; “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması”
başlıklı 8. maddesi şöyledir:
“ Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara
uyulur.
a) Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme
potansiyelini, sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere
hazırlanacak bölge planlarını, gerekli gördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı yapar veya
yaptırır.
b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut
ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları
içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya
yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme dördüncü
cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca
tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı
olarak ilan edilir.Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca
belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde
inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince
yapılır veya yaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer.
(Yeniden düzenleme üçüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Onay tarihinden itibaren
valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş
zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar
valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisinde inceleyerek kesin karara
bağlar...
...Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.
Kesinleşen imar planlarının bir kopyası, Bakanlığa gönderilir.
İmar planları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. Belediye
Başkanlığı ve mülki amirlikler, imar planının tamamını veya bir kısmını kopyalar veya
kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespit edilecek ücret karşılığında isteyenlere verir...
...c) (Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı
Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanılmak üzere
plânlanamaz.(…) ”
Esas No : 2021/464
Karar No: 2021/465
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
14. Aynı Kanun'un "parselasyon planlarının hazırlanması" başlıklı 18. maddesi ise şu
şekilde düzenlenmiştir:
“İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer
hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına
veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada
veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine
dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler
belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı
sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel
faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve
düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı"
olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye
tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini
geçemez.
Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol,
meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim
Bakanlığına bağlı öğretime yöne-lik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis
alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç
erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye
hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan
ağaçlandırılacak alan, rekreasyonalanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi
hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz.
Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada
belirtilen kullanımlar için düzenle-me ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine
mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın
ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması
şartıyla, düzen-lemeye tabi diğer arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki
kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen
orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro
yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır.
Üçüncü fıkrada belirtilen, bölgenin ihtiyacına ayrılan alanlardan belediye hizmetleri ile
ilgili olanlar bu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili belediyesi adına, diğer alanlar ise imar
planındaki kullanım amacı doğrultu-sunda bu amacı gerçekleştirecek olan idareye tahsis
edilmek üzere Hazine adına tescil edilir(…) ” “İmar hududu içinde bulunan binalı veya
binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın,
birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle
birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil,
hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini
yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise
yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı
sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel
faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve
düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı"
olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye
tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini
geçemez.
Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan
yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim
Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis
alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç
erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye
hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan
Esas No : 2021/464
Karar No: 2021/465
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
ağaçlandırılacak alan, rekreasyonalanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi
hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz.
Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada
belirtilen kullanımlar için düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine
mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın
ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması
şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar
için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar
taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle
düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır.
Üçüncü fıkrada belirtilen, bölgenin ihtiyacına ayrılan alanlardan belediye hizmetleri ile
ilgili olanlar bu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili belediyesi adına, diğer alanlar ise imar
planındaki kullanım amacı doğrultusunda bu amacı gerçekleştirecek olan idareye tahsis
edilmek üzere Hazine adına tescil edilir.
Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, üçüncü fıkrada sözü geçen umumi hizmet-ler için,
yeniden ayrılması gereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan
miktar, tescil harici alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla; kamuya ait taşınmazlardan
ya da Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanır. Bu yöntemlerle karşılanamaması hâlinde
belediye veya valilikçe kamulaştırma yoluyla tamamlanır.
Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde
düzenleme ortaklık payı, kamulaştır-madan arta kalan saha üzerinden ayrılır.
Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık
payı alınmaması esastır. Ancak, her türlü imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta
artış olması hâlinde, artış olan parsellerden, uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki
değerinden az olmaması kaydıyla, ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını % 45’e
kadar tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir(…) ”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
15. Uyuşmazlık Mahkemesinin Celal Mümtaz AKINCI’nın başkanlığında, Üyeler
Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet
ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 20/09/2021 tarihli toplantısında; başvuru yazısı ve dava
dosyası üzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı
vekilinin, anılan Kanun'un 10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev
itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine
Danıştay Başsavcısınca, 10. maddede öngörülen biçimde, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı
anlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından görev uyuşmazlığının
esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
16. Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanın çözümünde idari yargının
görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca
görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup
BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten
sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
17. Dava, davacıların hissedarı olduğu taşınmazın da bulunduğu alanda, 3194 sayılı
İmar Kanunu'nun 18. maddesine göre yapılan imar uygulamasında, 2981 sayılı Kanun uyarınca
alınmış olan düzenleme ortaklık payı dikkate alınmaksızın tekrar düzenleme ortaklık payı
alınarak ikinci kez kesinti yapılması nedeniyle ve tazminata karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
18. Davalı Belediyenin yukarıda alıntılanan mevzuat hükümleri uyarınca tek yanlı
irade açıklaması ile tesis ettiği, genel ve düzenleyici ıslah imar planları ve bu planlara
dayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma, ruhsat, düzenleme ortaklık payı alınması
Esas No : 2021/464
Karar No: 2021/465
UYAP Bilişim Sistemiile erişebilirsiniz.
gibi bireysel işlemler, "idari işlem"; bu imar planı uyarınca yapmak zorunda olduğu program
ve uygulamaları bunun için gerekli zamanda gerçekleştirmemeleri; yani, bu konudaki
hareketsizlikleri de, idari eylem niteliği taşımaktadır.
19. Olayda, 2981 sayılı Kanun uyarınca davacının paydaşı olduğu taşınmazların da
bulunduğu alanda 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca tesis edilen parselasyon
işlemi sonucu alınan düzenleme ortaklık payı nedeniyle uğranıldığı öne sürülen zararın tazmini
istemiyle açılan ve idarece kamu gücü kullanılarak, resen ve tek yanlı biçimde tesis edilen imar
uygulama işlemlerinden kaynaklanan zararın tazminine ilişkin bulunan davanın; 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b. maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden
dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları"
kapsamında imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargı yerince çözümlenmesi
gerekmektedir.
20. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Danıştay Başsavcısının
başvurusunun kabulü ile Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 09/04/2021 tarihli ve
E.2021/34 sayılı görevlilik kararının kaldırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde İDARİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Danıştay Başsavcısının BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Kayseri 2. Asliye Hukuk
Mahkemesince verilen 09/04/2021 tarihli ve E.2021/34 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ
KALDIRILMASINA,
20/09/2021 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ahmet
ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy