T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/502
KARAR NO : 2021/520
KARAR TR : 18/10/2021
ÖZET: 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile 5326 sayılı Kanun’un 32. maddesi uyarınca verilen idari para cezasına karşı yapılan itirazın, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak,iş yeri hakkında faaliyettenmen kararı da verildiği ve bu kararın idari yargı yerinde dava konusu edildiği anlaşıldığından, 5326 sayılı Kanun’un 3. ve 27/8. maddeleri uyarınca İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk.
KARAR
Davacı : A. Otomotiv Garaj İşletmeciliği San. Tic. Ltd. Şti.
Vekili : Av. E.P.B.
Davalı : İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
I. DAVA KONUSU OLAY
1. İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığının 18/11/2020 tarihli ve 4864-4939sayılı Encümen Kararı ile, ruhsatsız olarakkapalı otopark konusunda faaliyet gösterdiğindenbahisle,davacı adına 1608 sayılı Umuru BelediyeyeMüteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 (1924) Tarih ve486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini MuaddilKanun’un 1. ve5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca 392TL idari para cezası verilmiş, ayrıca otopark, giriş veçıkış kapısı mühürlenmek suretiylefaaliyetten men edilmiştir.
2. Davacı vekili, mühürlemeişlemi ile men kararının iptali istemiyle ayrıca idariyargı yerinde dava açıldığını vedavaların derdest olduğunu belirterek, idari para cezasınıniptali istemiyle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur.
II. UYUŞMAZLIĞAİLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
3. İstanbul 8. Sulh CezaHâkimliği 04/03/2021 tarihli ve D. İş. No. 2020/6041sayılı kararı ile; 5326 sayılı Kanun'un 27/8.maddesi uyarınca, davacı hakkında idari yaptırımkararının verildiği işlemkapsamındamühürleme işlemi yapılarak iş yerininfaaliyetten menedildiği ve bu işlemlerin iptali için idaremahkemesinde dava açıldığınınanlaşıldığını belirterek, itiraza konu idari paracezasının çözümünün de idari yargıyerine ait olduğu gerekçesiyle başvurunun görevyönünden reddine karar vermiş, verilen karara yapılanitiraz, İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 18/03/2021 tarihli veD.İş. No. 2021/1555 sayılı kararı ile kesin olarakreddedilmiştir.
4. Davacı vekili, bu kez aynı istemleidari yargı yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
5. İstanbul 7. İdare Mahkemesi02/06/2021 tarihli ve E.2021/923, K.2021/932 sayılı kararıile; konu ile ilgili Uyuşmazlık Mahkemesinin emsal birkararını göstererek,öngörülen idari paracezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu ve davakonusu işlemin dayanağı 1608 sayılı Kanun’daidari para cezasına itiraz konusunda hangi mahkemenin görevliolduğu hususunda herhangi bir hükümbulunmadığını belirterek, 5326 sayılıKanun’un 3. ve 27. maddeleriuyarınca davanın çözümününadli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle davanıngörev yönünden reddine kesin olarak karar vermiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
6. Hangi fiil ve eylemlerin kabahat niteliğindeolduğu, idari yaptırım türleri ve bu türlerarasında sayılan İdari Para Cezaları ile İdariTedbirlerin neler olduğu ve bunlara itiraz yolları 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nda düzenlenmiştir.
7. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun2. maddesi şöyledir:
“Kabahatdeyiminden; kanunun, karşılığında idariyaptırım uygulanmasını öngördüğühaksızlık anlaşılır.”
8. Kanun’un“Kanunilikİlkesi” başlıklı 4. maddesinin birincifıkrasında; “Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu,kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanununkapsam ve koşulları bakımından belirlediğiçerçeve hükmün içeriği, idarenin genel vedüzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir.”hükmü, ikinci fıkrasında da “Kabahatkarşılığı olan yaptırımlarıntürü, süresi ve miktarı, ancak kanunlabelirlenebilir.” hükmü yer almakta, böylece hangifiillerin kabahat oluşturduğunun kanunda açıkçatanımlanabileceği hususunun yanı sıra, idarenin de somutolayda olduğu gibi genel ve düzenleyici işlemleriyletanımlama yapabileceği belirtilmiş, ayrıcaişlenen birkabahatin karşılığı olan yaptırımıntürü, süresi, miktarının ancak kanun ilebelirlenebileceği de ifade edilmiş olmaktadır.
9. Belediyeencümenlerinin KabahatlerKanunu hükümlerine göre idari para cezası ve idari tedbirkararları verebileceğine dair hüküm 1608 sayılıKanun'un 1. maddesinde belirtilmiştir. Kanun'un 1. maddesişöyledir:
“Belediyemeclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerinverdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalifhareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veyaemrettiği fiilleri işleyenlereveya yapmayanlara belediyeencümenince Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi hükmünegöre idarî para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine kararverilir. Bu kararda ilgili kişiye bir süre de verilebilir.”
10. 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun “Çeşitli Kabahatler” üstbaşlığı altında düzenlenen “Emreaykırı davranış” başlıklı 32.maddesi şöyledir:
“(1)Yetkili makamlar tarafından adlî işlemler nedeniyle ya da kamugüvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığınkorunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırıhareket eden kişiye yüz Türk Lirası idarî para cezasıverilir. Bu cezaya emri veren makam tarafından karar verilir.
(2)Bu madde, ancak ilgili kanunda açıkça hükümbulunan hallerde uygulanabilir.
(3)1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 526ncımaddesine diğer kanunlarda yapılan yollamalar, bu maddeyeyapılmış sayılır.”
11. Aynı Kanun’un 3.maddesini değiştiren 06/12/2006 tarihli, 5560 sayılıKanun'un31. maddesi şöyledir:
“(1) Bu Kanunun;
a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır.”
12. Kanun'un 16. maddesinde, kabahatlerkarşılığında uygulanacak olan idariyaptırımların idari para cezası ve idari tedbirlerdenibaret olduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuyageçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerolduğu hükme bağlanmıştır.
13. Kanun'un “Başvuruyolu” başlıklı 27. maddesinin birincifıkrasında, “İdari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” hükmü yer almakta olup, idaripara cezasına karşı hangi yargı organına müracaatedileceği kanun tarafından gösterilmiş bulunmaktadır.
B. Yargı Kararları
14. 1608 sayılıKanun'unmülga 5.maddesinde; “Ceza kararlarına tebliği tarihindenitibaren beş gün içinde mahsus hakimlere ve bulunmayanyerlerde sulh hakimliğine müracaatla şifahi veyayazılı itiraz olunabilir. İtiraz şifahi ise bir zabıttutularak muterize imza ettirilir. İtirazda sebep gösterilmesişarttır. Sebep gösterilmeyen itirazlar yapılmamışsayılır. Ticaret ve sanattan men kararıyla paracezasını vermediğinden dolayı hapse değiştirmehükmünün infazı itirazın neticesine karar geri bırakılır.”hükmü yer almakta iken, maddenin birinci fıkrasınınAnayasaya aykırılığı iddiasıyla AnayasaMahkemesine itiraz yoluna başvurulmuş olup, Anayasa Mahkemesi22/12/2006 tarihli, E.2001/26, K.2006/119 sayılı karar ile, “…haklı nedenlerin ve kamu yararının bulunması halinde idariişlemlere yönelik itirazları inceleme görevi yasa koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. Buçerçevede, belediyelerce uygulanan kimi idariyaptırımlara karşı, belediye teşkilatınınyaygınlığına paralel bir idari yargıteşkilatlanmasının söz konusu olmaması nedeniyle sulhceza mahkemelerine başvuru olanağı tanımasınınhak arama özgürlüğünükolaylaştırıcı nitelikte olduğu, bu suretle kısasürede sonuç alınmasını olanaklıkıldığı ve sayılan hususların sözüedilen itirazları inceleme görevinin adli yargıyabırakılmasının haklı nedenini oluşturduğusonucuna varılmıştır….” demek suretiylekanun kuralının Anayasa’ya aykırıolmadığından bahisle iptal isteminin reddine kararvermiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
15. UyuşmazlıkMahkemesinin Muammer TOPAL’ın başkanlığında,Üyeler Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, AydemirTUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan 18/10/2021 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, idari ve adli yargıyerleri arasında anılan Kanun’un 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
16. Raportör-HâkimGülten Fatma BÜYÜKEREN’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra; gereğigörüşülüp düşünüldü:
17. Dava, 1608 sayılıKanun’un 1. ve 5326 sayılı Kanun’un 32. maddesiuyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır.
18. Kabahatler Kanunu’nun 27.maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenen sekizincifıkrasında; idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkinhukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptalitalebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği kuralabağlanmış, bu maddeningerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortayaçıkardığı bağlantı sorununaçözüm getirilmesinin amaçlandığı ifadeedilmiştir.
19. 19/12/2006 tarihindeyürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, KabahatlerKanunu’nun; idari yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumundaiseuygulanmayacağı ancak; idari yaptırımkararının verildiği işlem kapsamında aynıkişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanınagiren kararların da verilmiş olması halinde; idariyaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılıkiddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği anlaşılmaktadır.
20. Uyuşmazlık Mahkemesincede, idari para cezası yönünden oluşan olumsuzgörevuyuşmazlıklarının çözümünde, idaripara cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararında verilmiş olması ve dosya içeriğinden bu kararınidari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkinkararınhukuka aykırılığı iddiasının da,idari yargı yerinde görüleceği sonucuna varılarak,idari yargı yerince verilen görevsizlikkararlarınınkaldırılmasına karar verilmiştir.
21. Dosyanın incelenmesinden,dosya içinde bulunan bilgi ve belgelerden, iş yerininmühürlenmesine ilişkin tutanak ile faaliyetten men edilmesineilişkin kararın iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçıldığı ve davalarınhalen derdestoldukları anlaşılmıştır.
22. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir kanunla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
23. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir kanun ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni kanuna göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni kanundakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
24. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkemenin davaya bakmayadevam etmesi gerekir.
25. İncelenenuyuşmazlıkta, 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesiuyarınca verilen idari para cezasının 5326 sayılıKanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu, 1608 sayılı Kanun’da daidari para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği, ancak; idaripara cezasına konu işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren mühürlemeile faaliyetten menkararının da verildiği ve idari yargı yerinde davakonusu edildiği anlaşıldığından; idari paracezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargıyerinde görüleceği kuşkusuzdur.
26. Bu durumda, KabahatlerKanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3.maddesi ve aynı Kanun'un 27. maddesine 5560 sayılıKanun’la eklenen sekizinci fıkra hükmü bir aradadeğerlendirildiğinde, 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesiuyarınca verilen idari para cezasınıniptali istemiyleaçılan davanın çözümünde idariyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
27. Yukarıda belirtilen hususlargöz önünde bulundurularak, İstanbul 7. İdareMahkemesinin 02/06/2021 tarihli ve E.2021/923, K.2021/932 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Davanınçözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİOLDUĞUNA,
B. İstanbul 7. İdareMahkemesince verilen 02/06/2021 tarihli ve E.2021/923, K.2021/932sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
18/10/2021 tarihinde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Muammer Şükrü Mehmet Birol
TOPAL BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy