T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/700
KARAR NO: 2022/6
KARAR TR: 31/01/2022
ÖZET: Davacının kayısı bahçesine yeterli su verilmemesi nedeniyle oluştuğu öne sürülen maddi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı :N. S.G.
Vekili :Av. S. Ş., Av. A. K.
Davalılar : 1-Malatya DermeSulama Birliği
Vekili :Av.M. A. K.
:2-Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü(9.Bölge 92.Şube Müdürlüğü)
Vekili :Av. Z. G.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin, sahibi olduğu Malatyaili, Battalgazi ilçesi, Eski Malatya Milli Mahallesi köyümevkiinde 6.360 m2'lik 1082parsel sayılı taşınmaza uzunyıllardan beri kayısı ağaçları diktiğini,ağaçları Derme Sulama Birliğinin sudağıtım programı kapsamındasuladığını ancak Birliğin,6172 sayılı SulamaBirlikleri Kanunu’ndan kaynaklı yükümlülükleriniihmal ederek müvekkiline 2017 yılı Kurban Bayramına kadarsadece bir kez su verdiğini, müvekkiline su kesintisiyle alakalıherhangi bir bilgi verilmediği için, müvekkilinin farklıyollardan da su temin edemediğini ve susuzluk nedeni ile çoksayıda yetişmiş kayısı ağacınınkuruduğunu ve ağaçlardan bundan sonraki senelerde verimalınamayacak duruma geldiğini; Sulama Birliğinintaşınmazın bulunduğu yer ve bölgenin suihtiyacını karşılamak, yürütmek ve denetimsağlamakla yükümlü olduğunu; davalıDSİ’nin de bu yetkileri Birliğe devrettiğini ancak denetimyükümlülüğününsürdüğünü; davalılar tarafından suihtiyacı karşılanırken hizmetin eksiksiz olarak ifaedilmesinin gerektiğini, aksi halde oluşacak zararlardandavalıların müştereken ve müteselsilen sorumluolacaklarını; Anayasa'nın 125. maddesi kapsamında oluşanzarar ile idarenin işlemi arasında nedensellik bağıbulunduğunu; müvekkilinin hem 2017 yılına ilişkinmevcut, hem de gelecek yıllara ilişkin müstakbelzararlarının bulunduğunu, davalıların birlikte hizmetkusuru ve kusursuz sorumlulukları nedeniyle zararıngerçekleştiğini ifade ederek;uğranıldığı ileri sürülen 179.360 TL maddizararın 16/01/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziylebirlikte tazmini ile Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin dosyasındayapılan 800 TL masrafın davalılardan yasal faiziyle birliktetahsili istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Malatya İdare Mahkemesi 09/05/2019 tarihli veE.2018/418, K.2019/559 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın esasını inceleyerek davanınreddine karar vermiş; istinaf yoluna başvurulması üzerineGaziantep Bölge İdare Mahkemesi Üçüncüİdari Dava Dairesi 04/02/2021 tarihli ve E.2019/1580, K.2021/189sayılı kararı ile, uyuşmazlığın adliyargı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle, istinafbaşvurusunun kabulüne, Malatya 1. İdare Mahkemesinin kararınınkaldırılmasına, yeniden bir karar verilmek üzeredosyanın Mahkemesine gönderilmesine kesin olarak kararvermiştir.
3. Malatya 1. İdare Mahkemesi 19/03/2021 tarihli ve E.2021/206,K.2021/283 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu gerekçesiyle, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-(a) maddesi uyarıncadavanın görev yönünden reddine karar vermiş ve bukarar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
"22.3.2011 tarihli Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6172 sayılıSulama Birlikleri Kanununun 1. maddesinin birinci fıkrasında Kanununamacı; ülkenin su varlık ve kaynaklarının rasyonelkullanımı maksadıyla umumi sulardan faydalanmak üzereDevlet Su İşleri Genel Müdürlüğütarafından inşa edilmiş veya halen inşa edilmekte olan yada inşa edilmesi planlanan sulama tesislerini gayelerine uygunşekilde kullanmak, işletmek, Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğünün onayını almak suretiyleişlettirmek, bu tesislerin bakım, onarım ve yönetimsorumluluğunu yürütmek, tesisi geliştirmeye yönelikyeni projeler yapmak, yaptırmak veya tesisi yenilemekle görevlisulama birliklerinin kuruluşu, organlar ile görev ve yetkilerinidüzenlemek olarak belirtilmiş, ikinci fıkrasında sulamabirliklerinin kamu tüzel kişiliğine sahip olup, bu Kanundahüküm bulunmayan hallerde özel hukuk hükümlerine tabiolacağı, 13. maddesinde ise birliklerin 9/6/1932 tarihli ve 2004sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine görealacaklarının tahsili yoluna başvuracağı kuralınayer verilmiştir.
6172 sayılı Sulama BirlikleriKanunu’nun "Tanımlar" başlıklı 2. Maddesinde;"(...) i)Su kullanıcısı: Görev alanında sulamayapan veya yapacak olan gerçek ya da tüzel kişiyi, (...) j) )Su kullanım hizmet bedeli tarifesi: Su kullanıcılarınasuyun ulaştırılması, birliğin tüzel kişilikkazanmasından önce görev alanı içinde açılmışolan yeraltı suyu kuyuları ile yapılanlar da dâhil olmaküzere sulamadan dönen fazla suyunuzaklaştırılması, birliğin sorumluluğundakisulama tesisinin mütemmim cüzü olan servis yollarıiçin birlikçe yapılan yönetim, bakım veonarım, yatırım geri ödeme, finansman, personel, mal vehizmet alım ve enerji kullanım giderleri gibi her türlügideri karşılayacak şekilde, sulama birliklerince sukullanım hizmet bedellerinin belirlenmesinde asgari değer olarak almanve Bakan tarafından onaylanan tarifeyi (...)” hükmü;'Birliğin görev alanı ve çalışma konuları'başlıklı 3. maddesinin 4. fıkrasının b bendinde ;“b) Katılım payını, su kullanım hizmet bedelinive uygulanan cezaları tahsil etmek...” hükmüdüzenlenmiştir.
Anayasanın 127. maddesinin sonfıkrasında; mahallî idarelerin belirli kamu hizmetleriningörülmesi amacı ile, kendi aralarında Bakanlar Kurulununizni ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye ve kollukişleri ve merkezî idare ile karşılıklı bağve ilgilerinin yasayla düzenleneceği kuralı yer almaktadır.Anayasanın bu kuralına dayanan 5355 sayılı Mahalliİdare Birlikleri Kanununun 19. maddesinde, sulama birliklerinin hukukiniteliği düzenlenmişken, 22.3.2011 gün ve 27822sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanununun 21. maddesi ile 5355sayılı Yasanın 19. maddesi yürürlüktenkaldırılarak, sulama birliklerinin 5355 sayılı Yasa ileolan bağlantısı sona erdirilmiştir. 5355 sayılıYasada aralarında sulama birliklerinin de yer aldığıbirlikler yerel yönetim niteliği taşımakta ve buşekilde örgütlenmekte iken, sulama birliklerini ayrıca veözel olarak düzenleyen 6172 sayılı Yasa ile sulamabirliklerinin 5355 sayılı Yasada öngörülen şekliile yerel yönetim olarak nitelendirilmediğianlaşılmaktadır.
Bu haliyle birlik ana statüsününDSİ Genel Müdürlüğünün bağlıolduğu Bakanlıkça onaylanması sonucu sulama birliklerinintüzel kişilik kazanacağı, tüzel kişilikkazanıncaya kadar DSİ Genel Müdürlüğü ileBakanlık tarafından tesis edilen işlemin idari işlemolduğu açık olup, sulama birliğinin tüzelkişilik kazanmasından sonra meydana gelenuyuşmazlıkların adli yargı yerindeçözümleneceği kuşkusuzdur.
Nitekim, UyuşmazlıkMahkemesi’nin 04/05/2015 tarih ve E:2015/166, K:2015/272 sayılıkararında; sulama işinin bir kamu hizmeti niteliğitaşısa da Sulama Birliğinin bu hizmeti, ilgili yasalarınbelirlediği ilkeler ve özel hukuk kurallarına göreyürütmek durumunda olduğu, su kullanım bedelinin hukuksaldayanağının kamu gücüne değil iki tarafarasında yapılan sözleşmeye dayandığı,ödemelerin yapılmaması durumunda Sulama Birliğininalacağını 6183 sayılı Amme AlacaklarınınTahsili Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göredeğil 2004 sayılı İcra İflas Kanunuhükümlerine göre tahsil edeceği, taraflar arasındadüzenlenen “Sulama Beyan Sözleşmesi”nin dahaçok tip sözleşme görünümünde olup,hizmetten yararlanan kişinin sözleşmeyi idareyle birliktedüzenlemesi yerine katılımının söz konusuolduğu, bu durumun idare ile kişi arasında kurulan özelhukuk ilişkisini kamu hukuku ilişkisine dönüştürmeyeceği,birçok durumda hizmetin tekel niteliği ve çok kişiyegötürülme zorunluluğunun işin çoğunluklatip sözleşmeler yoluyla ve kişilerin katılımı ilegerçekleşebilmesini olanaklı kıldığı,davacı ile davalı Sulama Birliği arasındayapılmış bir sulama beyan sözleşmesine dayalıolarak ortaya çıkan uyuşmazlığın özelhukuk hükümlerine göre çözümlenmesigerekeceğinden davanın adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği belirtilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden;Malatya İli, Battalgazi İlçesi, Eski Malatya Köyü,Milli mevkii, 60.350,00 m2 yüzölçümlü 1082 parselsayılı taşınmazda 28/98 (17.242 m2) hissesi olduğu vebu hissenin tamamında (17.242 m2) kayısı bitkisini yetiştirendavacı tarafından, 2017 yılında davalı idarelerceyeterli su imkanı sağlanmadığından dolayıkayısı ağaçlarının zarargördüğü ve bu durumun Malatya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'ninDeğişik İş No:2017/203 sayılı dosyasındayapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen04/10/2017 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği, tespitedilen bu zararın ödenmesi amacıyla yapılanbaşvuruların davalı idarelerce cevap verilmemek suretiylezımnen reddedilmesi üzerine davacı tarafından sözkonusu zararın tazminine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olandavanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davalı idarelerceuyuşmazlık konusu taşınmaza yeterli su imkanısağlanmadığından dolayı davacınınkayısı ağaçlarının zarar görmesindenkaynaklanmaktadır.
Olayda, davacınıntaşınmazının, davalı Derme Sulama Birliğininsorumluluk alanında yer aldığı ve taraflar arasındaher ne kadar abonelik sözleşmesi imzalanmamış ise de,fiilen davacının sulama birliğinin hizmetlerindenyararlandırıldığı ve yararlandırılan buhizmetin karşılığınınücretlendirildiği, taraflar arasında sözleşmeimzalanmamasının davalı sulama birliğinin ihmalindenkaynaklandığı, taraflar arasındaki hukuki ilişkininfiilen sağlandığı, anılan hukuki ilişkininmahiyeti gereğince abonelik sözleşmesinin imzalanmamasınıntaraflar arasındaki özel hukuk ilişkisini etkilemeyeceği vesulama birliğinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağıanlaşılmaktadır.
Yukarıda anılan mevzuathükmü gereğince özel hukuk hükümlerine tabii olandavalı ile davacı arasında ücretkarşılığında sulama suyu teminine ilişkinözel hukuk ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonuç ve kanaatinevarılmıştır."
4. Davacı vekili bu kez, aynı konuya ilişkin olarak,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000 TLzarar ile 800 TL yargılama masrafının tahsili istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
B. Adli Yargıda
5. Malatya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 16/06/2021 tarihli veE.2021/159, K.2021/260 sayılı kararı ile, dava dilekçesininHMK. 114/1-c ve HMK. 115.maddeleri gereği görev yönündenusulden reddine, Mahkemelerinin görevsizliğine ve görevliMahkemenin Malatya İdare Mahkemesi olduğunun tespitine; kararınkesinleşmesinden sonra HMK 21/1-c maddesi gereği olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi için merci tayiniyönünden dosyanın, 2247 sayılı Kanunun 14. maddesigereğince, Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş,bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
“Dava hizmet kusurundan kaynaklımaddi tazminat davasıdır.
Bakanlar Kurulu kararıyla kurulan SulamaBirlikleri; 6200 sayılı DSİ UmumMüdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Kanunu, 1580sayılı Belediyeler Kanunu, 442 sayılı Köy Kanunu ve5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nda yer alandüzenlemelerle yönetilmektedir. Sulama birliklerine ait tesislerinyapımı, bakım ve onarımları Devlet Su İşleriekipmanlarınca yapılmakta ve masraflar DSİ GenelMüdürlüğü bütçesindenkarşılanmaktadır. Birlik personelinin atanması ise, 657sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 23 Haziran 1987 tarihli ve19496 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan "İl Özelİdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlikler ve BunlaraBağlı Döner Sermayeli Müessese ve İşletmelerdeİlk Defa Memuriyete Atanacaklara Ait SınavYönetmeliği"nde belirtilen esaslara göreyapılmaktadır. Bu nedenlerle davalı sulama birliği kamukurumu niteliğindedir.
Öte yandan kamu kurumu tarafından kamuyasaları uyarınca yapılmış tesislere bakma ve otesisleri kullanma yükümlülüğü yine kamuyasalarından doğan bir yükümlülüktür. Ohalde anılan nitelikteki bir kamu tesisinin gerekyapılmasındaki, gerekse kullanılması veyamuhafazasındaki kusurdan doğan zararlar idari karar ve eylemlerdendoğan zararlar niteliğindedir. Bu zararların ödetilmesiistekleri 11/02/1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kararının II. bendihükmünce tam yargı davasının konusunu oluşturur.Bu davaların 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2. maddesi hükmünce idari yargı yerindeaçılması gerekir. Yargı yolu dava şartıniteliğinde olup taraflarca ileri sürülmese bile mahkemece resen(kendiliğinden) göz önünde tutulmalıdır.
Yargı yolu kavramı, bir hukuksisteminde, herhangi bir davanın, o hukuk sistemine dahil yargıkollarından hangisinde bakılacağını ifade eder.Uyuşmazlığın hangi yargı kolundabakılacağı hususu, davanın genel koşullarındanolup mahkemece resen dikkate alınması gereklidir.
Anayasa'nın 125/1.maddesi ile idarenin hertürlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yoluaçık olduğu; 2577 sayılı İYUK 2-b bendinde,idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklan doğrudanihlal edilenler tarafından, idari yargı yerinde tam yargıdavası açabileceği hüküm altınaalınmıştır.
2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkındaki Kanun'un14. maddesi gereğince; olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. AynıYasa'nın 15. maddesinde de olumsuz görevuyuşmazlıklarında dava dosyalarınınUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilerek görevli yargımerciinin belirlenmesi gerektiği hüküm altınaalınmıştır."
III. İLGİLİ HUKUK
6. 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun "İdari Dava Türleri ve İdari YargıYetkisinin Sınırı" başlıklı 2.maddesinde, idari dava türleri: a)İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları, c)Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar olaraksayılmıştır.
7. Anayasa’nın 168. maddesinde;
"Tabiî servetler ve kaynaklarDevletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunlarınaranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet buhakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişileredevredebilir. Hangi tabiî servet ve kaynağın arama veişletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortakolarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyleyapılması, kanunun açık iznine bağlıdır.Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gerekenşartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul veesasları ve müeyyideler kanunda gösterilir." denilmeksuretiyle devletin doğal kaynakların aranması veişletilmesi hakkını kanunla belli esaslar ve süreleriçin gerçek ve tüzel kişilere devredilebileceğikabul edilmiştir.
8. 18/12/1953 tarih 6200 sayılı Devlet Su İşleriGenel Müdürlüğünün Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun’un 1-23. Maddeleri 662sayılı KHK'nın 57. ve 703 sayılı KHK'nın 69.maddesi ile ilga edilmiştir.
9. DSİ Genel Müdürlüğü’nüngörev ve yetkileri kapsamında çıkarılan, sulamabirliklerine ilişkin 08/03/2011 tarih ve 6172 sayılı SulamaBirlikleri Kanunu’nun "Amaç ve kapsam"başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"(1) Bu Kanunun amacı; ülkenin suvarlık ve kaynaklarının rasyonel kullanımımaksadıyla umumi sulardan faydalanmak üzere Devlet Suİşleri Genel Müdürlüğü tarafındaninşa edilmiş veya halen inşa edilmekte olan ya da inşaedilmesi planlanan sulama tesislerini gayelerine uygun şekilde kullanmak,işletmek, Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğünün onayını almak suretiyleişlettirmek, bu tesislerin bakım, onarım ve yönetimsorumluluğunu yürütmek, tesisi geliştirmeye yönelikyeni projeler yapmak, yaptırmak veya tesisi yenilemekle görevlisulama birliklerinin kuruluşu, organlar ile görev ve yetkilerinidüzenlemektir.
(2) Sulama birlikleri kamu tüzelkişiliğine sahip olup, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerdeözel hukuk hükümlerine tabidir."
10. "Tanımlar"başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"…i) Su kullanıcısı:Görev alanında sulama yapan veya yapacak olan gerçek ya datüzel kişiyi,
j) (Değişik:19/4/2018-7139/46 md.) Sukullanım hizmet bedeli tarifesi: Su kullanıcılarına suyunulaştırılması, birliğin tüzel kişilikkazanmasından önce görev alanı içindeaçılmış olan yeraltı suyu kuyuları ileyapılanlar da dâhil olmak üzere sulamadan dönen fazlasuyun uzaklaştırılması, birliğin sorumluluğundakisulama tesisinin mütemmim cüzü olan servis yollarıiçin birlikçe yapılan yönetim, bakım veonarım, yatırım geri ödeme, finansman, personel, mal vehizmet alım ve enerji kullanım giderleri gibi her türlügideri karşılayacak şekilde,sulama birliklerince sukullanım hizmet bedellerinin belirlenmesinde asgari değer olarakalınan ve Bakan tarafından onaylanan tarifeyi..."
11. "Birliğin görev alanı veçalışma konuları" başlıklı 3.maddesi şöyledir:
"(1) Birliklere devredilen tesislerin hizmetalanı, birliklerin görev alanı olup sınırları,kapsamı ve ismi DSİ tarafından belirlenir.
(2) Bir görev alanı içerisindeaynı amaçla birden fazla birlik kurulamaz.
(3) Birlik, devraldığı tesislerinişletme, bakım, onarım ve yönetim sorumluluğunuçerçeve ana statüde ve devir sözleşmesinde yeralan esaslara uygun olarak yürütür.
(4) Birliğin çalışmakonuları şunlardır:
a) Görev alanı içerisinde yeralan tesislerin işletme, bakım, onarım, yönetim ve yenilemehizmetlerini usul ve esaslarına uygun olarak yapmak.
b) Katılım payını, sukullanım hizmet bedelini ve uygulanan cezaları tahsil etmek.
c) Devraldığı tesislerinyatırım bedellerini geri ödemek.
ç) Devraldığı tesisiDSİ’nin onayını almak suretiyle geliştirmek, bu tesisile ilgili yeni projeler yapmak veya yaptırmak.
d) Görev alanı içerisinde sumiktarına bağlı olarak ekilecek bitki desenini Tarım veKöyişleri Bakanlığının ilgili birimleri ileişbirliği yaparak planlamak.
e) Görev alanı içerisindeöngörülen üretim hedeflerinin gerçekleşmesinekatkıda bulunmak üzere gerekli tedbirleri almak.
f) Sulama ve diğer tarımsal konulardafaaliyet gösteren kurumlarla işbirliği yaparakaraştırma, geliştirme ve eğitimçalışmalarında bulunmak.
g) Amaç ve görevleri ile ilgili konulardaulusal ve uluslararası gelişmeleri takip etmek.
ğ) Ortak tesisler içinDSİ’ce sarf olunan işletme ve bakım masraflarındankendi payına düşen miktarı ödemek."
12. "Denetim ve birlik mallarınındurumu" başlıklı 18. maddesi şöyledir:
"(Değişik: 19/4/2018-7139/49 md.)(1) Birliklerin denetimi DSİ veya Bakanlık tarafındanyapılır. Birlikler mali yönden yılda bir defa ayrıcaMaliye Bakanlığının denetimine tabidir. Bu denetimlersonucunda düzenlenecek raporların bir örneği, gerekliişlemlerin yapılması için Bakanlığagönderilir
(2) Denetim sonucunda birliğin zararauğratıldığının tespit edilmesi halinde 10/12/2003tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve KontrolKanununun 71 inci maddesi hükümleri uygulanır.
(3) Birlikler, Sayıştay tarafındandoğrudan denetlenebilir.
(4) Birliğin devraldığısulama tesisi ve bütünleyici parçaları Devlet malıolup, bunlara zarar verenler hakkında 5237 sayılı Kanunun kamumalına zarar verme ile ilgili ceza hükümleri tatbikolunur."
13. "Birlik tüzel kişiliğinin sona ermesi"başlıklı 20. maddesi şöyledir:
"(Değişik: 19/4/2018-7139/50 md.)
(1) Birliğin amacınaulaşamayacağının tespit edilmesi durumunda birlik,DSİ’nin teklifi üzerine Bakan onayı ile feshedilir.(Bufıkra, Anayasa Mahkemesi’nin 16/7/2020 tarihli ve E.: 2018/104, K.:2020/39 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.)
(2) Birliğin tasfiyesi DSİtarafından yürütülür. Tasfiyenin usul ve esaslarıçerçeve ana statü ile düzenlenir.
(3) Tüzel kişiliği sona erdirilensulama birlikleri tarafından işletilen sulama tesisleri hakkında18/12/1953 tarihli ve 6200 sayılı Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğünün Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanunhükümleri uygulanır."
14. 19/04/2018 tarihli 7139 sayılı Kanun'un 51. maddesi ilebu Kanun'a eklenen Ek 1. maddesi şöyledir:
"(1) Birlik görev alanında yeralan her su kullanıcısı gerçek ve tüzel kişisulama tesisinden faydalanabilmek için o birliğe üye olmakzorundadır.
(2) İlk üyelik kaydısırasında bir defaya mahsus olmak üzere DSİ’ninbelirlediği katılım payı tahsil edilir. (AnayasaMahkemesinin 16/7/2020 tarihli ve Esas No.:2018/104; Karar No.:2020/39sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan“DSİ’nin belirlediği” ibaresinin Anayasa’yaaykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.)
(3) Birlik üyeleri birlik tarafındantahakkuk ettirilen su kullanım hizmet bedelini veborçlarını düzenli olarak ödemek, birliktarafından su yetersizliğine bağlı olarak yapılan ekimplanlamasına uymak, sulama planlaması ve su dağıtım vemünavebe programlarına katılmak, arazisi üzerinde yer alansulama tesisini korumak, kişisel kusurlarından dolayı meydanagelen zararları gidermek, aksi takdirde bu zararları gidermekiçin birliğin yapacağı her türlü harcamayıbirliğe ödemek, birliğin sorumluluğunda olan tesisler ilekullanılan her türlü ekipmana zarar vermemek, zarar verilmesidurumunda bu zararı tazmin etmek, birliğin sorumluluğunda olantesisler üzerinde yapılan işletme, bakım ve onarımçalışmaları için arazisine girilmesine izin vermekve sulama tesisinden faydalanma sözleşmesini imzalamakzorundadır.
(4) Su kullanıcısı olmavasfını kaybedenlerin üyelikleri resensonlandırılır.
(5) Birlikler gelirlerini, birlik anastatüsünde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tahsil eder.Birlikler vadesinde ödenmeyen alacaklarını genelhükümlere göre tahsil eder.
(6) Birlik görev alanıdışında kalan su kullanıcılarından,suladıkları her dekar arazi başına su kullanım hizmetbedelinin iki katı ücret alınır.
(7) Birliğe Bakan tarafındangörevlendirilen kamu personeli Başkan, görevlendirmesüresince kurumundan aylıklı izinli sayılır vekadrosuna bağlı olarak ödenen her türlü aylık,mali ve sosyal haklarının kurumu tarafından ödenmesinedevam olunur. Bu şekilde görevlendirilenlere, damga vergisi hariçherhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın, sulamabirliği hizmet alanı 1.000 hektara kadar olanlar için (10.000)gösterge rakamının, 1.000 hektar dâhil 10.000 hektarakadar olanlar için (15.000) gösterge rakamının ve 10.000hektar ve fazla olanlar için (20.000) gösterge rakamınınmemur aylık katsayısı ile çarpımı sonucubulunacak tutarda her ay huzur hakkı ödenir. Başkanaödenecek huzur hakkı prime esas kazanca dâhil edilmez.
(8) Yapılan denetimler sonucundamaksadına ulaşamayacağı tespit edilen sulama birlikleri,sulama tesislerinden beklenen faydanın ve sürdürülebilirişletme yönetiminin sağlanabilmesi maksadıyla veDSİ’nin gerekli görmesi halinde Bakan onayıyla bubirliklerden birinin tüzel kişiliği altındabirleştirilebilir. Birleşmeye dâhil edilen sulamabirliklerinden fesholunan birlik veya birliklerin tüzel kişiliği,Bakan onayı tarihi itibarıyla kendiliğinden sona erer.Birleşmenin onay tarihinden itibaren bir ay içerisinde,bünyesinde birleştirme işlemi yapılan birliğin anastatüsünde bu birlik tarafından gerekli değişiklikleryapılarak Bakanlığa sunulur. Birleştirme öncesibirliğe üye olan su kullanıcılarının birliküyelikleri, birleşmeden sonra da devam eder. Birliklerde görevyapanların, birleştirme öncesine ait mali ve cezai sorumluluklarıdevam eder. Fesih işlemleri sonucu tüzel kişiliği sona erenbirliklerin personeli, taşınır ve taşınmazmalvarlığı, hakları, borç ve alacaklarıbünyesinde birleştirme işlemi gerçekleştirilenbirliğe geçer." (Bu fıkra Anayasa Mahkemesinin16/7/2020 tarihli ve Esas No.:2018/104; Karar No.:2020/39 sayılıKararı ile iptal edilmiştir.)
15. "Mevcut birlikler" başlıklıGeçici 1. maddesinin 1.fıkrası şöyledir:
"(1) Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihte 26/5/2005 tarihli ve 5355sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununa göre kurulmuşolan sulama birlikleri onsekiz ay içinde durumlarını bu Kanunauygun hale getirmek zorundadır. Aksi takdirde bu birliklerin tüzelkişiliği kendiliğinden sona erer ve bu birlikler valiningörevlendireceği vali yardımcısıbaşkanlığında; defterdarlık, tarım ilmüdürlüğü, DSİ bölgemüdürlüğü ve il mahalli idarelermüdürlüğü yetkililerinden oluşan tasfiyekomisyonu tarafından en geç iki ay içinde tasfiye edilir.Birliğin tüm hak, alacak, borç ve 14/7/1965 tarihli ve 657sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olmayan personeli ilebirliğe ait taşınır ve taşınmazlar bu Kanunaistinaden kurulan yeni birliğe devrolunur."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
16. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınbaşkanlığında, Üyeler Birol SONER, NilgünTAŞ, Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 31/01/2022 tarihlitoplantısında; dosya üzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olaykısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu venedeni aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş bir görevsizlikkararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendisine gelen davayıinceleyen adli yargı yerinin sahip olduğu seçenekler ileverdiği karar bakımından bir değerlendirmeyapılması gerekmektedir.
17. 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir.
Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancakdavanın taraflarınca (…) ileri sürülebilir.”hükmüne göre, idare mahkemesinin kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine adli yargı yerince degörevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesihalinde, olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuşolacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir.
18. 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki “Adli veidari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.
(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.)Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkindava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararıile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilir.” hükmüne göre ise, adli yargıyeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlik kararıveren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli birkarar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daiçermesi gerekir.
19. Kanun koyucu, 14. maddeye göre olumsuz görevuyuşmazlığı doğması durumunda her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme oranla daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağını tanımıştır.
20. Olayda, adli yargı yerince, 2247 sayılı Kanun'un 19.maddesine değinmeden, İdare Mahkemesinin görevsizlik kararıile Mahkemeleri dosyası arasında olumsuz görevuyuşmazlığı çıktığındandolayı, görevsizlik kararı yanında, görevli yargıyerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine de karar verildiği; ancak bunun arakararı ile değil, dosyanın kapatılıp kararnumarası alınmak suretiyle yapıldığı vekararın kesinleşmesinden sonra, dosyanın bir üstyazıyla Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiğigörülmüş; idari yargı dosyasının aslıda Mahkememizce temin edilmiştir.
21. Bu haliyle, her ne kadar 2247 sayılı Kanun'daöngörülen yönteme uymamakta ise de, Asliye HukukMahkemesince re’sen yapılan başvurunun 2247 sayılıKanun'un 19.maddesi kapsamında olduğunun kabulü ileUyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmiş bulunangörev uyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse UyuşmazlıkMahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
22. Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK'indavanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davadaidari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
23. Dava, davacının kayısı bahçesine yeterlisu verilmemesi nedeniyle oluştuğu öne sürülen maddizararın tazmini istemiyle açılmıştır.
24. Dava dosyalarının incelenmesinden; Malatya İli,Battalgazi İlçesi, Eski Malatya Köyü, Milli mevkii,60.350 m2 yüzölçümlü 1082 parsel sayılıtaşınmazda 28/98 (17.242 m2) hissesi olduğu ve bu hissenintamamında kayısı bitkisini yetiştiren davacıtarafından, 2017 yılında davalı idarelerce yeterli su imkanısağlanmadığından dolayı kayısıağaçlarının zarar gördüğü ve budurumun Malatya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin dosyasında yapılankeşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişiraporu ile tespit edildiği, tespit edilen bu zararın ödenmesiamacıyla yapılan başvuruların davalı idarelerce cevapverilmemek suretiyle zımnen reddedilmesi üzerine davacıtarafından söz konusu zararın tazmini istemiyle bakılandavaların açıldığı, İdare Mahkemesinceyapılan ara kararlarına davacı ve davalı İdarelertarafından verilen cevaplara göre; davacının saka sulamadefterinde isminin yer aldığı, 2017 yılında kendisineşebekeden su verildiği ancak davacı ile Birlik arasındasulama kaydı sözleşmesi ve sulama beyan formu bulunmadığı;davacı vekili tarafından, kamu tüzel kişiliğine sahipdavalıların yürütmesi gereken hizmeti gereği gibiyerine getirmemesi nedeniyle meydana geldiği iddia edilen zararıngiderilmesi amacıyla davaların açıldığıanlaşılmaktadır.
25. Davalı Derme Sulama Birliği, yukarıdaaçıklanan mevzuat hükümleri doğrultusunda,ülkenin su varlık ve kaynaklarının rasyonelkullanımı maksadıyla kamu tüzel kişiliğini haizkanunla kurulmuş bir kamu kuruluşudur.
26. Böyle olmakla birlikte, bu kuruluşun kişileresağladığı hizmete ilişkin işlemlerininyargısal denetimini yapacak yargı düzenini belirleyebilmekiçin, işlemin özel hukuk ilişkilerinden veya kamusalyetkilerin kullanılmasından doğupdoğmadığına bakmak gerekir.
27. İdarenin yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan veprojenin hukuka aykırı olduğu nedeniyle iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak davalar ileidarenin aynı plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal,baraj, suyolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması,işletilmesi ve bakımı sırasında kişilereverdiği zararların tazmini istemiyle idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak davaların görüm ve çözümünün,iptal ve tam yargı davaları kapsamında yargısal denetimyapan idari yargı yerine ait olduğu, idarece herhangi bir ayni hakkamüdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmişbulunmaktadır.
28. Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında, idareninkendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu kurala bağlanmış olup,bununla birlikte idarenin yürütmekle görevli olduğu birhizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindenesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olaraktanımlanabilen hizmet kusurunun hizmetin kötü işlemesi veyahiç işlememesi hallerinde gerçekleştiği ve bununidarenin tazmin yükümlülüğünündoğmasına yol açtığında kuşkubulunmamaktadır.
29. Bu durumda açılan davanın, taraflar arasındayapılan sözleşme hükümlerine göre değilidarenin plan ve proje kapsamında yürütmekleyükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarakkurulmuş bir işleme karşı ya da bu nitelikteki işlemve eyleminden doğan zararların tazminine yönelik olarak 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1. maddesindebelirtilen dava türlerinden olması nedenleriyle,uyuşmazlığın İdari Yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
30. Yukarıda belirtilen hususlar göz önündebulundurularak; Malatya 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusununkabulü ile Malatya 1. İdare Mahkemesinin 19/03/2021 tarihli veE.2021/206, K.2021/283 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde İDARİYARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Malatya 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜile Malatya 1. İdare Mahkemesinin 19/03/2021 tarihli ve E.2021/206,K.2021/283 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
31/01/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Muammer Birol Nilgün Doğan
TOPAL SONER TAŞ AĞIRMAN
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy