T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/825
KARAR NO: 2022/15
KARAR TR: 31/01/2022
ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Kanun'un110. maddesi kapsamında, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı :M. Sigorta A.Ş
Vekilleri : A.T. K.- Av. S. K.Ö.
Av. N. N.K.
Davalı :İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekilleri : Av.A.K.,Av.F. Ş.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkili şirket tarafındansigortalı 34 RS 3816 plaka sayılı aracın, 07/01/2018günü saat 12:00 sıralarında sürücüsününkontrolünde Okmeydanı Tem bağlantı yolunda seyirhalindeyken, Sadabat viyadüğü girişinde orta şeritteköprü bağlantı derzlerinin açık olmasınedeniyle aracın sağ yan jant ve teker kısımları ileboşluk alana çarpması sonucunda maddi hasarlı trafikkazası meydana geldiğini; olayda sürücünün KTKkapsamında herhangi bir kusurunun bulunmadığını, yolüzerindeki köprü derzlerinin açık olmasındandolayı kazanın meydana gelmesinde ilgili kurumun kusurlu olduğunu;tespit edilen 12.220 TL hasar bedelinin 01/02/2018 tarihinde ilgililerineödendiğini; yapılan başvuruya karşın davalıidarenin herhangi bir ödeme yapmadığını;müvekkilinin mevzuat gereğince ödediği tazminat nispetindesigortalısının haklarına halef olduğunu, davalıidarenin görev ve yetkilerini yerine getirirken kusurlu eylemleriyle davayakonu hasara sebebiyet verdiğini ifade ederek; fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydı ile sigortalıya ödenen12.220 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte davalı idareden tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 12/11/2019 tarihli veE.2018/555, K.2019/380 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın esasını inceleyerek davanınkısmen kabulüne, kısmen reddine karar vermiş, istinafyoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge AdliyeMahkemesi 9. Hukuk Dairesi 02/06/2020 tarihli ve E.2020/486, K.2020/584sayılı kararı ile, olayı araştırma görevininidari yargıya ait olduğu gerekçesiyle, istinafbaşvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararınınHMK'nın 353/1-a/4 maddesi gereğince kaldırılmasına,dosyanın yargılamanın devamı için mahkemesinegönderilmesine kesin olarak karar vermiştir.
3. İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 30/12/2020 tarihli veE.2020/154, K.2020/323 sayılı kararı ile, yargıyolu yönünden davanın reddine karar vermiş ve bu kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
" Mahkememizde yapılan yargılamasonucunda verilen 13/11/2019 karar tarihli karar davalı tarafındanİstinaf edilmiş İstanbul BAM 9. Hukuk Dairesi 02/06/2020 tarih2020/486-584 sayılı kararı ile.." davanın konusunuoluşturan olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunupbulunmadığını araştırma görevinin idari yargınıngörev alanında olduğu davaya bakmaya idari yargıgörevli olduğundan dava şartı yokluğundan usuldenreddine karar verilmesi gerekirken esasa girilerek yazılı olduğuşekilde karar verilmiş olması doğruolmamıştır, açıklanan nedenlerle davalı vekilininistinaf başvurusunun kabulüne HMK'nın 353/1-a-4 maddesigereğince ilk derece mahkemesi kararınınkaldırılmasına" karar vermiştir. İstinafmahkemesi kararı kesin olup bu karar doğrultusunda işlem yapmazorunluluğu olduğundan zorunlu olaraktan yargı yolu yönündendavanın reddine karar verilmesi gerekmiştir."
4. Davacı vekili bu kez, aynı istemle idari yargıyerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
5. İstanbul 13. İdare Mahkemesi 26/04/2021 tarihli veE.2021/585, K.2021/724 sayılı kararı ile, davanın2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-amaddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddinekarar vermiş, istinaf yoluna başvurulması üzerineİstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesi28/06/2021 tarihli ve E.2021/1089, K.2021/813 sayılı kararı ile,2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19. Maddesi kapsamındagörevli yargı yerinin belirlenmesi maksadıyla dosyalarınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, konununsürüncemede bırakılması sonucunu doğuracaknitelikte, görevsizlik kararı verilmesinde hukuka uyarlıkgörülmediği gerekçesiyle İstanbul 13. İdareMahkemesi Hakimliği'nce verilen kararınkaldırılmasına, yeniden bir karar verilmek üzeredosyanın mahkemesine gönderilmesine kesin olarak kararvermiştir.
6. İstanbul 13. İdare Mahkemesi 24/09/2021 tarihli veE.2021/1533 sayılı kararı ile, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi hükmüne yer verdiktensonra; 2247 sayılı Kanunun 19. maddesi uyarınca görevliyargı yerinin belirlenmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine ve Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar yargılamanın ertelenmesine karar vermiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
“Bu durumda, dava konusuuyuşmazlığın niteliği ve yukarıda yer verilenmevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; trafikkazasından kaynaklanan sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Yukarıda yer verilen kanunhükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, 2918sayılı Kanundan doğan sorumluluk davalarının adliyargıda çözümlenmesi gerektiği sonucunaulaşılmış, 2247 Sayılı Yasanın 19. maddesiuyarınca görevli mahkemenin belirlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulması gerektiğisonucuna varılmıştır."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
7. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 1.maddesinde, Kanun'un amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanun'un trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığıve bu kanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiştir.
8. 2918 sayılı Kanun'un 10. maddesinde, yapım vebakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu ifade edilmiştir.
9. 2918 sayılı Kanun'un “Karayolu trafikgüvenliği” başlıklı 13. maddesinde de, karayolununyapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli vesorumlu bütün kuruluşların, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.
10. 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihli Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesi şöyledir:
“İşleteni veya sahibi Devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayıhukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkezveya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”
11. 2918 sayılı Kanun'unGeçici 21. maddesi şöyledir:
“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”
B. Yargı Kararları
12. Anayasa Mahkemesinin 26/12/2013 tarihli ve E.2013/68, K.2013/165sayılı (R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147)kararının ilgili kısmı şöyledir:
“… Anayasa Mahkemesi’nin dahaönceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihselgelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
13. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınbaşkanlığında, Üyeler Birol SONER, NilgünTAŞ, Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 31/01/2022 tarihlitoplantısında; dosya üzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adliyargı dosyasının örneği ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
14. Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
15. Dava, davacı şirketin sigortalamış olduğuaracın kaza yapmasında kusur ve sorumluluğu bulunduğundanbahisle, sigortalıya ödenen hasar bedelinin, faiziyle birlikte,davalı idareden rücuan tazmini istemiyleaçılmıştır.
16. 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, yukarıda belirtilen gerekçesiile anılan kuralı Anayasa'ya aykırı görmemiş veiptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir.
17. Anayasa’nın 158. maddesinin son fıkrasında “Diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesinin yukarıdagerekçesine yer verilen kararı, kanun koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158. maddesi uyarınca, baştaUyuşmazlık Mahkemesi olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
18. Bu durumda, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesininişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönündentrafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın rücuan tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
19. Yukarıda belirtilen hususlar göz önündebulundurularak; İstanbul 13. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile İstanbul 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/12/2020 tarihli veE.2020/154, K.2020/323sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. İstanbul 13. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile İstanbul 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/12/2020 tarihli veE.2020/154, K.2020/323 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
31/01/2022 tarihinde, Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU veOY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Muammer Birol Nilgün Doğan
TOPAL SONER TAŞ AĞIRMAN
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞIOY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy