AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 6783/18
Bora UZUN/Türkiye
ve diğer 7 başvuru
(ekteki listeye bakınız)
21 Ocak 2025 tarihinde,
Başkan
Jovan Ilievski,
Hâkimler
Anja Seibert-Fohr,
Stéphane Pisani,
Ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Dorothee von Arnim’in katılımıyla oluşturulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (“İkinci Bölüm”) Daire olarak toplanarak,
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine bir Türk vatandaşları olan ve ekteki tabloda sırayla belirtilen başvuranların (“başvuranlar”) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (“AİHM” veya “Mahkeme”), İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca, farklı tarihlerde yapmış oldukları başvuruları,
Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi eski Başkanı Hacı Ali Açıkgül tarafından temsil edilen Türk Hükümetine (“Hükümet”) başvuruların tebliğ edilmesine dair kararı;
Tarafların görüşlerini;
Gerçekleştirilen müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
DAVA KONUSU
1. Başvurular, ulusal mahkemeler tarafından verilen kararların icra edilmemesiyle ilgilidir.
2. 1991 yılından önce, belirtilmeyen bir tarihte, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, resmi kamulaştırma prosedürü uygulamadan başvuranların sahip olduğu taşınmazlara el koymuştur.
3. Başvuranlar, taşınmazlarına el konulması nedeniyle, tazminat talep etmek amacıyla Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine birçok başvuruda bulunmuşlardır.
4. 2010 yılında verilen birçok kararda, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi başvuranların haklı olduğunu kabul etmiş ve başvuranların sahip oldukları kendi parsellerinin değerine göre çeşitli tazminatlar ödenmesine karar vermiştir.
5. Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği kararların ardından, farklı tarihlerde, başvuranlar icra dairesinde kararların icrasını talep etmişlerdir. 2013 ile 2019 yılları arasında farklı tarihlerde, Orta Doğu Teknik Üniversitesi tarafından icra işlemleri kapsamında kısmi ödemeler yapılmıştır.
6. 2014 yılında, farklı tarihlerde, başvuranlar ayrı ayrı Anayasa Mahkemesi’ne başvurarak, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından lehlerine verilen kararların icra edilmemesinin, mülkiyet haklarının barışçıl bir biçimde kullanılmasına yönelik haksız bir müdahale olduğunu ve üniversite hakkında kararın icra edilmesine imkân veren etkili hiçbir başvuru yolunun bulunmadığından şikâyet etmektedirler.
7. Anayasa Mahkemesi, 7 Haziran 2017 tarihinde, başvuranların adil yargılanma hakkı ve mülklerini barışçıl bir biçimde kullanma haklarının ihlal edildiği kanaatine varmış ve başvuranların her birine Maliye Bakanlığı nezdinde yaptıkları başvurunun ardından takip eden dört ay içinde ödenecek olan manevi tazminat verilmesine karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi ayrıca, borçların ödenmesinin sağlanması amacıyla kararın bir nüshasını Orta Doğu Teknik Üniversitesine göndermiştir. Bununla birlikte, ilgili kararlar henüz tam olarak icra edilmemiştir.
8. Hükümet, Mahkeme’ye sunduğu görüşlerinde, başvuranların Mahkeme’ye başvurularını yapmadan önce ve sonra çeşitli tarihlerde, mevcut davada ihtilaf konusu olan alacaklarının çeşitli kısımlarını üçüncü şahıslara devrettiklerini ve bu devrin, başvuranlardan birinin durumunda alacak değerinin %99 oranına kadar ulaştığını bildirmiştir.
9. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası bağlamında, bir mahkemeye erişim haklarının ihlal edilmesinden ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından lehlerine verilen kararların icra edilmemesi nedeniyle, mülkiyetlerine saygı haklarının ihlal edilmesinden şikâyet etmektedirler.
MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ
10. Mahkeme, başvuruları, konu bakımından benzer olmaları sebebiyle, tek bir karar kapsamında birleştirerek incelemeyi uygun görmektedir.
11. Hükümet, başvuruların Sözleşme’nin 35. maddesinin 3. fıkrasının a) bendinde öngörülen başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Hükümet, başvuranların Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği kararlar sonucunda ortaya çıkan alacaklarının çeşitli kısımlarını üçüncü şahıslara devrettiklerini ve bu devredilen tutar kadar alacaklarının ortadan kalktığını ancak bu durumu Mahkeme’ye bildirmediklerini ileri sürmektedir.
12. Başvuranlar, alacaklarının çeşitli kısımlarını üçüncü şahıslara devrettiklerini kabul etmişlerdir. Bununla birlikte başvuranlar, sözleşmeye dayalı bir ilişki kapsamında, üçüncü şahısları etkilemeyen ulusal bir icra prosedürü çerçevesinde ilgili kararların icrasını talep etme haklarını yalnızca devrettiklerini iddia etmişlerdir. Başvuranlar ayrıca, Mahkeme’ye devre ilişkin hiçbir bilgiyi gizlemediklerini, zira Mahkeme’ye sundukları başvuru formlarında, alacaklarının bir kısmını üçüncü şahıslara devrettikten sonra ellerinde kalan alacakların değerini dikkate alarak, parsellerinin daha küçük bir alanını belirtmiş olduklarını ileri sürmüşlerdir.
13. Hükümet ise, alacaklarını kısmen üçüncü şahıslara devrederek, başvuranların devredilen alacakları için alacaklı olmaktan çıktıklarını, bu durumun yalnızca devralan kişilerle olan sözleşme ilişkilerine değil, icra prosedürü dahil olmak üzere üçüncü şahıslara da uzandığını ileri sürmüştür. Hükümet, iç hukukun bu yorumunu desteklemek için Yargıtay kararlarını sunmuştur.
14. Mahkeme, bir başvurunun, diğer nedenlerin yanı sıra, bilerek yanlış bilgilere ve sahte beyanlara dayandırılmış olması halinde, Sözleşme’nin 35. maddesinin 3. fıkrasının a) bendi gereğince, kötüye kullanım olarak reddedilebileceğini hatırlatmaktadır (bk. Centro Europa 7 S.r.l. ve Di Stefano/İtalya [BD], no. 38433/09, § 97, AİHM 2012; Gross/İsviçre [BD], no. 67810/10, § 28, AİHM 2014; Povilonis/Litvanya (k.k.), no. 81624/17, § 90, 15 Mart 2022; ve Zolotyy Mandaryn Oyl, TOV/Ukrayna (k.k.), no. 63403/13, § 26, 9 Temmuz 2024). Eksik ve dolayısıyla yanıltıcı bilgilerin sunulması da, özellikle bu bilgiler davanın özünü ilgilendirmemesi ve bunların bildirilmemesini haklı gösterecek yeterli bir açıklama yapılmaması halinde, başvuru yollarının kötüye kullanılması anlamına gelebilmektedir (bk. Hüttner/Almanya (k.k.), no. 23130/04, 19 Haziran 2006; Kowal/Polonya (k.k.), no. 2912/11, 18 Eylül 2012; yukarıda anılan Gross, § 28; ve Zolotyy Mandaryn Oyl, TOV, ibid.). Aynı durum, Mahkeme önündeki yargılamalar sırasında önemli yeni gelişmeler meydana gelmiş olmasına ve Mahkeme İç Tüzüğü’nün 47. maddesinin 7. fıkrası tarafından açıkça talep edilmesine rağmen, başvuranın bu bilgiyi Mahkeme’ye açıklamadığı ve dolayısıyla olayları tam olarak bilerek davaya hükmetmesini engellediği durumlarda geçerlidir. Bununla birlikte, bu tür durumlarda bile, başvuranın Mahkeme’yi yanıltma niyetinin yeterli kesinlikle tespit edilmesi gerekmektedir (Gross, ibid., ve Povilonis, ibid.).
15. Mahkeme, mevcut taleplerin bazı alacakların ödenmemesiyle ilgili olduğunu ve bu alacakların tamamının veya bir kısmının kime ait olduğu konusunun bu davada önemli bir unsur olduğunu kaydetmektedir. Bununla birlikte Mahkeme, başvuranların başvurularında bu ilgili bilgileri açıklamamayı tercih ettiklerini de gözlemlemektedir. Başvuranlar, alacaklarını üçüncü şahıslara devrettiklerini ve devrettikleri miktarı açıkça belirtmek yerine, alacaklarının geri kalan kısmına karşılık geldiğini değerlendirdikleri kamulaştırılan parsellerin yüz ölçümünü belirtmeyi tercih etmiş ve alacaklarının geri kalanını üçüncü şahıslara devrettiklerini dile getirmeksizin neden bir taşınmazın daha küçük bir yüz ölçümünü belirttiklerini açıklamamışlardır. Mahkeme’nin, yalnızca metrekare cinsinden ifade edilen bir taşınmazın yüz ölçümünden, başvuranların mevcut davada söz konusu haklarının bir kısmını devrettikleri şeklinde bir sonuç çıkarması makul olarak beklenemez. Aksine, başvuranların kamulaştırılan taşınmazların bundan böyle sahibi olmadıkları göz önüne alındığında, başka bir açıklama olmaksızın, alacaklarının değerinden ziyade taşınmazların yüz ölçümüne atıfta bulunmak, eksik ve dolayısıyla yanıltıcı bir bilgidir.
16. Başvuranlar, olası devirlerin varlığını ve ulusal mahkemeler tarafından verilen tutarların tamamını talep etme ehliyetlerinin bulunmadığını açıklamamışlardır. Bu tutarlar, kısmen de olsa devredilmiş olsalar bile, %99 oranına kadar ulaşabilmektedir. Başvuranlar, bu bilgileri sunmada ihmal konusunda da makul bir açıklama yapmamışlardır (G.I.E.M. S.r.l. ve diğerleri/İtalya [BD], kararıyla karşılaştırma, no. 1828/06 ve 2 diğer başvuru, § 173, 28 Haziran 2018). Başvuranların açıklamayı ihmal ettikleri bilgiler, başvurunun önemli bir yönünü ilgilendirmekte ve adil tazmin konusunda önem taşımaktadır. Bu koşullar altında, Mahkeme, başvuranların Mahkeme’yi yanıltmak amacıyla önemli bilgileri kasten gizledikleri ve böylece bireysel başvuru haklarını kötüye kullandıkları sonucuna varmak durumundadır (yukarıda anılan Zolotyy Mandaryn Oyl, TOV, kararıyla karşılaştırma §§ 28-29; ve Al-Nashif/Bulgaristan kararıyla karşılaştırma, no. 50963/99, § 89, 20 Haziran 2002; Zličić/Sırbistan, no. 73313/17 ve 20143/19, §§ ve 5556, 26 Ocak 2021; yukarıda anılan G.I.E.M S.R.L. ve diğerleri, § 174).
17. Sonuç olarak, Hükümetin ilk itirazının kabul edilmesi ve başvuruların Sözleşme’nin 35. maddesinin 3. fıkrasının a) bendi ve 4. fıkrası gereğince kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvuruların birleştirilmesine;
Başvuruların kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup, 13 Şubat 2025 tarihinde bildirilmiştir.
Dorothee von Arnim Jovan Ilievski
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
EK
Dava listesi:
No.
Başvuru no.
Başvuru adı
Dava Tarihi
Başvuran
Doğum tarihi
İkamet yeri
Uyruğu
Temsilcisi
1.
6783/18
Uzun / Türkiye
29.01.2018
Bora UZUN
1975
İstanbul
Türk
Hüseyin ALTAŞ
2.
6787/18
Uzun / Türkiye
29.01.2018
Bahar UZUN
1947
İstanbul
Türk
Hüseyin ALTAŞ
3.
6791/18
Uzun / Türkiye
29.01.2018
Sümer UZUN
1942
İstanbul
Türk
Hüseyin ALTAŞ
4.
6793/18
Çakır / Türkiye
29.01.2018
Mustafa Cenk ÇAKIR
1966
İstanbul
Türk
Hüseyin ALTAŞ
5.
6795/18
Çakır / Türkiye
29.01.2018
Seçkin Filiz
ÇAKIR
1942
İstanbul
Türk
Hüseyin ALTAŞ
6.
6796/18
Çakır / Türkiye
29.01.2018
Elif Burcu
ÇAKIR
1975
İstanbul
Türk
Hüseyin ALTAŞ
7.
6799/18
Çakır / Türkiye
29.01.2018
Burhan ÇAKIR
1973
İstanbul
Türk
Hüseyin ALTAŞ
8.
6800/18
Çakır / Türkiye
29.01.2018
Nahide Güngör ÇAKIR
1936
İstanbul
Türk
Hüseyin ALTAŞ