Sanıklar S. K. ve Ş. E.'in, göçmen kaçakçılığı suçundan TCK'nın 79/1-a, 79/2-b, 62, 52/2-4, 63 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 2.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, adli para cezalarının taksitlendirilmesine ve mahsuba ilişkin hükümlere yönelik olarak sanıklar müdafisi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla;
Yapılan ön incelemede, Dairemizin yetkili ve görevli olduğu, istinaf başvurusunun süresinde yapıldığı, incelenmesi istenen kararın Bölge Adliye Mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olduğu, başvuranın istinaf hakkının bulunduğu anlaşılmakla, CMK'nın 279. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından aynı Kanun'un 280/1. maddesi uyarınca dosya ve dosyayla birlikte sunulmuş olan deliller incelendi.
Sanıkların toplam 30 göçmeni taşıdıkları olayda, suçun işleniş biçimine ve göçmen sayısının fazlalığıyla ortaya çıkan faillerin kasta dayalı kusurlarının ağırlığına göre TCK'nın 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi de gözetilerek, aynı Kanun'un 79/1-a maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi gerekirken alt sınırın biraz üstüne çıkılarak eksik ceza tayin edilmiş ise de aleyhe istinaf bulunmadığından bu husustan dolayı davanın yeniden görülmesi mümkün olmamıştır.
Gereği görüşüldü;
KARAR: İlk Derece Mahkemesi'nin kararında yukarıda eleştiri konusu yapılan ve aşağıda belirtilen hususlar dışında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksikliğin olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmakla, sanıklar müdafisinin; usulüne uygun verilmiş arama kararı bulunmadığına, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne ve sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerektiğine yönelik diğer istinaf itirazlarının reddine, ancak;
1-) Adli para cezası TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilirken taksit aralığı ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği belirtilmemek suretiyle infazda tereddüde neden olunması,
2-) Sanıklara, sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin ayrı ayrı yükletilmesi yerine sanıklardan eşit olarak alınmasına karar verilmek suretiyle CMK'nın 326/2. maddesine muhalefet edilmesi,
SONUÇ: Kanuna aykırı, sanıklar müdafisinin istinaf itirazları bu yönleri ile yerinde ve bu hususların CMK'nın 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümde; hüküm fıkrasının (9) numaralı bendinde yer alan "5237 Sayılı TCK'nın 52/4. maddesi gereğince 10 eşit taksit halinde ödenmesine, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına" ibaresinin karar metninden çıkarılarak yerine "5237 Sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca birer ay ara ile 10 eşit taksit hâlinde ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının 6545 Sayılı Kanun'un 81. maddesiyle değişik 5275 Sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca infaz olunacağının sanıklara ihtarına" ibaresinin eklenmesi, yargılama giderlerine ilişkin (12) numaralı bentteki "eşit miktarda" ibaresinin karar metninden çıkarılarak yerine "payları oranında ayrı ayrı" ibaresinin eklenmesi suretiyle hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dairemiz kararının;
Bir örneğinin Van Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına verilmesine, Bir örneğinin de İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafisine tebliğine,
Dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, ilgililer yönünden CMK'nın 286/2-a-b maddeleri gereğince temyiz kanun yolu kapalı (KESİN), Van Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı açısından CMK'nın 308/A maddesi uyarınca itiraz yolu açık olmak üzere 05.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)