Suça sürüklenen çocuk .....'in, mağdurlar ....., ....., ....., ....., ..... ve .....'e yönelik kasten yaralama suçuna teşebbüsten TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 86/2, 86/3-e ve 52/2-4. maddeleri uyarınca doğrudan verilen 1.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye (6 kez), katılan .....'e yönelik kasten yaralama suçundan TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 86/2, 86/3-e ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 3.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye, maktul .....'a yönelik eyleminden dolayı kasten yaralama sonucunda ölüme neden olma suçundan açılan kamu davasında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğu kabul edilerek TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 81/1, 21/2 ve 63/1. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, sanık .....'in, mağdur .....'e yönelik kasten yaralama suçundan TCK'nın 86/2, 86/3-a ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 5.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye, katılan .....'e yönelik kasten yaralama suçundan TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 86/2, 86/3-e ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 5.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye, maktul .....'a yönelik eyleminden dolayı kasten yaralama sonucunda ölüme neden olma suçundan açılan kamu davasında, sanığın eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğu kabul edilerek TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 81/1, 21/2, 53 ve 63/1. maddeleri uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba ilişkin bir kısmı resen istinafa tabi hükümlere yönelik olarak suça sürüklenen çocuk ve müdafisi ile sanık müdafisi tarafından da istinaf kanun yoluna başvurulup, suça sürüklenen çocuğun tahliyesine de karar verilmesi talep edilmekle;
1-) Suça sürüklenen çocuk .....'in, mağdurlar ....., ....., ....., ....., ..... ve .....'e yönelik kasten yaralama suçuna teşebbüsten mahkûmiyetine ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk ve müdafisince, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 86/2, 86/3-e ve 52/2-4. maddeleri uyarınca doğrudan verilen 1.600 TL adli para cezalarına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.
Gereği görüşüldü;
KARAR: 5271 Sayılı CMK'nın 272. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen 3.000 TL dâhil adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerine karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı hüküm altına alınmıştır. İncelenmesi istenilen kararın bölge adliye mahkemelerince incelenebilecek kararlardan olmaması hâlinde CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca başvurunun reddine karar vermek gerekmektedir.
Bu itibarla, CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca, suça sürüklenen çocuk ve müdafisinin CMK'nın 272/3-a maddesinde öngörülen sınırlar içinde kalan ve istinaf kanun yoluna başvurulamayacak olan doğrudan verilmiş 1.600 TL adli para cezalarına yönelik İSTİNAF BAŞVURULARININ REDDİNE,
2-) Suça sürüklenen çocuk ..... ile sanık .....'in, katılan .....'e yönelik kasten yaralama, maktul .....'a yönelik olası kastla öldürme ve ayrıca sanık .....'in mağdur .....'e yönelik kasten yaralama suçundan mahkûmiyetlerine ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan ön incelemede, Dairemizin yetkili ve görevli olduğu, istinaf başvurularının süresinde yapıldığı, incelenmesi istenen kararların Bölge Adliye Mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olduğu, başvuranların istinaf haklarının bulunduğu anlaşılmakla, CMK'nın 279. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından aynı Kanun'un 280/1. maddesi uyarınca dosya ve dosyayla birlikte sunulmuş olan deliller incelendi.
Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2018 tarih ve 2018/56 Esas sayılı iddianamesi ile C. Göler hakkında iştirak hâlinde .....'e yönelik olarak mala zarar verme, .....'e yönelik olarak kasten yaralama ve maktul .....'a yönelik olarak kasten yaralama sonucunda ölüme neden olma suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davalarına ilişkin Mahkemesince her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Gereği görüşüldü;
KARAR : a-) Suça sürüklenen çocuk .....'in katılan .....'e yönelik eyleminin, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren TCK'nın 86/2 ve 86/3-e maddeleri kapsamında kalması karşısında, CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasına 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanun'un 34. maddesiyle eklenen (c) bendi gereğince CMK'nın 253 ve 254. maddelerine göre uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırmanın sonuçsuz kalması hâlinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-) Sanık .....'in yargılama süresince Av. ..... tarafından temsil edilmesi, 15.11.2019 tarihli son duruşmaya iştirak eden Av. .....'ın, sanık hakkında yakalama emri düzenlenmesinin karara bağlandığı 09.04.2019 tarihli duruşmadan sonra, 04.07.2019 tarihli 6. celseden itibaren davayı takip etmesi, adı geçen müdafinin yazılı savunma dilekçeleri ile istinaf başvuru dilekçelerini suça sürüklenen çocuğu temsilen ibraz etmesi ve 30.12.2019 tarihli vekâletname ile sadece suça sürüklenen çocuk tarafından yetkilendirilmiş olup sanık .....'ın müdafisi sıfatının bulunmaması, yargılama süresince sanık .....'ı temsil eden Av. .....'nın da karar celsesine mazeretsiz olarak gelmediğinin anlaşılması karşısında, sanık .....'ın maktule yönelik iddia olunan eyleminden dolayı yapılan yargılamanın duruşmasında müdafinin hazır bulunması gerektiği gözetilmeden zorunlu müdafinin yokluğunda hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 150/3 ve 188/1. maddeleri delaletiyle 289/1-e maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
c-) Sanık ..... ile suça sürüklenen çocuk …...'un maktul .....'a yönelik eylemlerinde olası kast ile hareket ettikleri kabul edildiği hâlde, olay sırasında taşlanan fırının içerisinde maktul ile birlikte bulunan ve vücuduna isabet eden taşlar nedeniyle basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralanan katılan .....'e yönelik eylemlerinin doğrudan kast olarak kabulü suretiyle çelişki oluşturulması,
d-) Suça sürüklenen çocuk ..... hakkında olası kastla öldürme suçundan tayin edilen 22 yıl 6 ay hapis cezasında yaş küçüklüğü nedeniyle indirim yapılırken TCK'nın 31/3. maddesinin uygulanmasının ardından aynı maddenin son cümlesi uyarınca cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin fazla ceza tayini,
e-) Hükmün tefhim edildiği 15.11.2019 tarihli duruşma tutanağına göre duruşmada hazır olan suça sürüklenen çocuk .....'a son söz hakkı verilmemesi suretiyle CMK'nın 216/3. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
f-) Suça sürüklenen çocuk ..... hakkında olası kastla öldürme ve kasten yaralama suçlarından tayin edilen cezalarda yaş küçüklüğü nedeniyle indirim yapılırken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
g-) 6545 Sayılı Kanun'un 81. maddesiyle değişik 5275 Sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezasının ödenmemesi hâlinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı da verilebileceği gözetilmeksizin, sanık ..... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi,
h-) Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk ..... hakkında 5275 Sayılı Kanun'un 106. maddesinin 4 ve 11. fıkralarına göre, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrilemeyeceği ve 6183 Sayılı Kanun'a göre tahsil edileceği gözetilmeksizin, katılan .....'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükümde, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarının yapılması,
ı- Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2016/85 sırasında "Ayrı ayrı mühürlü delil torbaları içerisinde toplamda 8 adet taş" olarak kayıtlı olup, suçta kullanılan emanet eşyanın TCK'nın 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine, "Bulgu kutusu içerisinde toplamda 3 adet şüpheli leke" olarak kayıtlı emanet eşyanın imhasına, "Üzerinde leke bulunan ibaresiz bere" ve "Mühürlü delil poşeti içerisinde bir tek ayakkabı" olarak kayıtlı emanet eşyanın da sahibine, sahibinin maktul olması hâlinde maktulün mirasçılarına iadesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, emanet sıra numarası da hatalı yazılmak suretiyle tamamının dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi,
i-) Hükmün esasını oluşturan kısa kararda, yargılama giderlerinin kime yükleneceğinin ve bu yükümlülüğün ne miktarda olacağının gösterilmesi gerektiği gözetilmeksizin, ''Dökümü gerekçeli kararda yapılacak yargılama giderlerinin sanıklar ve suça sürüklenen çocuktan sebep oldukları oranda tahsili ile hazineye irat kaydına" denilerek, yargılama giderleri ile ilgili miktar açıklanmadan, bilahare gerekçeli kararda belirtilmesi suretiyle usul ve yasaya aykırı hüküm kurulması,
j-) Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin "27.02.2016, 28.02.2016" yerine "29.02.2016, 28.02.2016" şeklinde gösterilmesi,
SONUÇ: Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk ve müdafisi ile sanık müdafisinin istinaf itirazları bu yönleri ile yerinde olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin CMK'nın 280/1-e ve 280/1-f maddeleri uyarınca BOZULMASINA, istinaf yoluna yalnız suça sürüklenen çocuk ve sanık lehine başvurulduğundan, yeniden verilecek hükümlerin CMK'nın 283. maddesi uyarınca önceki hükümlerle belirlenmiş olan cezalardan daha ağır olamayacağına,
Suça sürüklenen çocuğa atılı suçun niteliği ve CMK'nın 100. maddesinin üçüncü fıkrasında tutuklama nedeninin var sayılabildiği suçlardan olması, mevcut delil durumu, işin önemi, tutuklulukta geçen süre ve verilen ceza miktarı dikkate alındığında orantılılık (ölçülülük) ilkesine aykırı bir durumun bulunmadığı gözetilerek, suça sürüklenen çocuk müdafisinin tahliye talebinin reddi ile suça sürüklenen çocuğun HÜKMEN TUTUKLULUK HÂLİNİN DEVAMINA, suça sürüklenen çocuğun tutukluluk hâlinin devamına ilişkin karar yönünden, kararın tebliğ tarihinden itibaren yedi günlük süre içerisinde Dairemize bir dilekçe verilmek ya da zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle tutturulacak tutanakla tespit edilen beyan ve imza daire başkanı veya üye hâkimlerden birine onaylatılmak, başka bir ilk derece mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin ceza infaz kurumunda bulunması durumunda ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, CMK'nın 104/2 ve 268/3-e maddeleri uyarınca Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine itiraz kanun yolunun açık olduğuna,
Dairemiz kararının;
Bir örneğinin Van Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına verilmesine,
Birer örneğinin istinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuk ile müdafisine tebliğine,
Bir örneğinin de İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafisine tebliğine,
İstinaf başvurularının reddi kararı yönünden; Van Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı bakımından kararın geliş tarihinden, başvuruda bulunanlar yönünden ise kararın tebliğ tarihinden itibaren yedi günlük süre içerisinde Dairemize bir dilekçe verilmek ya da zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle tutturulacak tutanakla tespit edilen beyan ve imza daire başkanı veya üye hâkimlerden birine onaylatılmak, başka bir ilk derece mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin ceza infaz kurumunda bulunması durumunda ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, CMK'nın 268/3-e ve 279/1. maddeleri uyarınca Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine İTİRAZ kanun yolu,
Bozma kararı yönünden; CMK'nın 286/1. maddesi gereğince temyiz kanun yolu kapalı (KESİN), Van Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı açısından CMK'nın 308/A maddesi uyarınca itiraz yolu,
Açık olmak üzere, istinaf başvurularının reddi kararı kesinleştikten sonra dosyanın hükümleri veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)