Suça sürüklenen çocuk M. P.'in, nitelikli kasten öldürme suçuna teşebbüsten açılan kamu davasında, eyleminin neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek TCK'nın 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik olarak suça sürüklenen çocuk müdafisi ve mağdur vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla;
1-) Mağdur vekilinin istinaf isteminin incelenmesinde;
İncelenen dosya kapsamından; mağdur Y. G.'nin 10.10.2001 doğumlu olup suç tarihi itibarıyla 15 yaşını ikmal etmiş olduğu, suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli kasten öldürme suçuna teşebbüsten açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16.04.2019 tarihli istinabe duruşmasında mağdurun olay nedeniyle şikâyetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan ettiği, istinabe duruşması için Bitlis Barosu Başkanlığınca mağdur vekili olarak görevlendirilen Av. Y. S.'ın da mağdurun beyanlarına iştirak ederek, davaya katılma taleplerinin olmadığını söylediği, Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılama kapsamında yine Bitlis Barosu Başkanlığınca mağdur vekili olarak görevlendirilen Av. M. E. Y.'ın ise, mağduru temsilen suça sürüklenen çocuktan şikâyetçi olduklarına ve davaya katılmak istediklerine dair bir beyanı olmamakla birlikte suça sürüklenen çocuğun neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükme yönelik olarak istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Gereği görüşüldü;
KARAR: CMK'nın 260. maddesinin birinci fıkrasında Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve sanık dışında bu Kanun'a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için hâkim ve mahkeme kararlarına karşı kanun yollarının açık olduğu hüküm altına alınmış olup CMK'nın 260/1. maddesi kapsamında kanun yollarına başvurma hakkı bulunmayanların istinaf başvurusunda bulunması hâlinde CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca başvurunun reddine karar vermek gerekmektedir.
Bu itibarla, suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli kasten öldürme suçuna teşebbüsten açılan kamu davasına katılma hakkını kullanma yetkisi şahsına ait olan mağdurun şikâyetçi olmadığını, davaya katılmak istemediğini beyan etmesi, mağdur vekili Av. Y. S.'ın aynı istinabe duruşmasında katılma talepleri olmadığını bildirmesi, yargılamayı yapan İlk Derece Mahkemesi'nin istemi üzerine görevlendirilen Av. M. E. Y.'ın da şikâyetçi olup davaya katılmak istediklerine dair bir beyanda bulunmaması karşısında, mağdurun suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükme karşı CMK'nın 260. maddesi kapsamında kanun yoluna başvuru hakkı bulunmadığından CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca mağdur vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
2-) Suça sürüklenen çocuk müdafisinin istinaf isteminin incelenmesinde;
Yapılan ön incelemede, Dairemizin yetkili ve görevli olduğu, istinaf başvurusunun süresinde yapıldığı, incelenmesi istenen kararın Bölge Adliye Mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olduğu, başvuranın istinaf hakkının bulunduğu anlaşılmakla, CMK'nın 279. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından aynı Kanun'un 280/1. maddesi uyarınca dosya ve dosyayla birlikte sunulmuş olan deliller incelendi.
Suça sürüklenen çocuk M. P.'in nüfus kaydına göre 01.10.2001 doğumlu olup 18 yaşını tamamlamadığı gözetilmeden 25.04.2019 ve 19.09.2019 tarihli duruşmaların kapalı yerine açık yapılması suretiyle CMK'nın 185. maddesine aykırı davranılması telafisi mümkün olmadığından davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamından; Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2019 tarih ve 2019/54 Esas sayılı iddianamesi ile, olay tarihinde meydana gelen kavga esnasında suça sürüklenen çocuk M. P.'in mağdur Y. G.'yi ele geçirilemeyen bıçak ile basit bir tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek ve yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaraladığı iddiasıyla nitelikli kasten öldürme suçuna teşebbüsten kamu davası açıldığı, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda suça sürüklenen çocuğun eyleminin neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek anılan suçtan mahkûmiyetine karar verildiği, dosya içerisinde bulunan Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2018 tarih ve 2018/1154 Esas sayılı iddianamesi ile de aynı olayda A. U.'ın mağdur Y. G.'yi başına taş ile vurmak suretiyle darbederek basit bir tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek ve yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaraladığı iddiasıyla neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kamu davası açıldığı, UYAP ortamında yapılan incelemeye göre, Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05.02.2020 tarih ve 2019/101 Esas - 2020/51 Karar sayılı kararı ile A. U.'ın atılı suçtan mahkûmiyetine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Gereği görüşüldü;
KARAR: Suça sürüklenen çocuk M. P. hakkındaki inceleme konusu dava ile A. U. hakkındaki Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/101 Esas - 2020/51 Karar sayılı dosyası kapsamında görülen dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, yaşı büyük sanık A. U. ile ilgili davada toplanmış olan deliller suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunu etkileyebileceğinden, delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınarak, Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/101 Esas - 2020/51 Karar sayılı dosyasının akıbeti araştırılıp A. U. hakkındaki karar kesinleşmemiş ise her iki dava dosyasının birleştirilmesine karar verilmesinde, kesinleşmiş ise bahse konu dosyanın onaylı örneği getirtildikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
a-) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarih ve 2015/1167 Esas - 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, suça sürüklenen çocuğa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen TCK'nın 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
b-) TCK'nın 51/1. maddesindeki "İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır." düzenlemesi karşısında, takdiri indirim nedeni uygulanan ve önceye ilişkin mahkûmiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında "yasal koşullarının oluşmadığı" şeklindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçe ile tayin edilen cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
c-) Suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 Sayılı Kanun'un 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmadan ve aynı Kanun'un 35/3. maddesine göre de raporun aldırılmama gerekçesi gösterilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
d-) Suça sürüklenen çocuğun gözaltında geçirdiği sürenin TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmemesi,
e-) Yargılama giderlerinin suça sürüklenen çocuktan alınması yerine "sanıklardan" tahsiline karar verilmesi,
SONUÇ: Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafisinin istinaf itirazları bu yönleri ile yerinde olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün CMK'nın 280/1-f maddesi uyarınca BOZULMASINA, istinaf yoluna yalnız suça sürüklenen çocuk lehine başvurulduğundan, yeniden verilecek hükmün CMK'nın 283. maddesi uyarınca önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacağına,
Dairemiz kararının;
Bir örneğinin Van Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına verilmesine,
Bir örneğinin mağdur vekiline tebliğine,
Bir örneğinin de İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuk müdafisine tebliğine,
Mağdur vekilinin istinaf başvurusunun reddi kararı yönünden; Van Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı bakımından kararın geliş tarihinden, başvuruda bulunan yönünden ise kararın tebliğ tarihinden itibaren yedi günlük süre içerisinde Dairemize bir dilekçe verilmek ya da zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle tutturulacak tutanakla tespit edilen beyan ve imza daire başkanı veya üye hâkimlerden birine onaylatılmak, başka bir ilk derece mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin ceza infaz kurumunda bulunması durumunda ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, CMK'nın 268/3-e ve 279/1. maddeleri uyarınca Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine İTİRAZ kanun yolu,
Bozma kararı yönünden; CMK'nın 286/1. maddesi gereğince temyiz kanun yolu kapalı (KESİN), Van Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı açısından CMK'nın 308/A maddesi uyarınca itiraz yolu,
Açık olmak üzere, mağdur vekilinin istinaf başvurusunun reddi kararı kesinleştikten sonra dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere bozulan hükmü veren Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)