Sanık A. Ç.'nin, göçmen kaçakçılığı suçundan TCK'nın 79/1-a, 79/2-b, 52/2-4, 53/1-2-3, 58/6-7, 63, 54 ve 55/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 90.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, adli para cezasının taksitlendirilmesine, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mahsuba ve müsadereye ilişkin hükme yönelik olarak sanık müdafisi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulup, sanığın da tahliyesine karar verilmesi talep edilmekle;
Yapılan ön incelemede, Dairemizin yetkili ve görevli olduğu, istinaf başvurusunun süresinde yapıldığı, incelenmesi istenen kararın Bölge Adliye Mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olduğu, başvuranın istinaf hakkının bulunduğu anlaşılmakla, CMK'nın 279. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından aynı Kanun'un 280/1. maddesi uyarınca dosya ve dosyayla birlikte sunulmuş olan deliller incelendi.
Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 14.11.2018 tarihli, 2016/17158 Esas - 2018/15014 Karar sayılı, 06.03.2019 tarihli, 2017/962 Esas - 2019/4418 Karar sayılı ve 06.03.2019 tarihli, 2017/1753 Esas - 2019/4415 Karar sayılı ilamlarında da vurgulandığı üzere, sanığın, "açık kasa kamyon" cinsi ile kendi adına kayıtlı olup, sonradan "kapalı kasa" hâline getirilen ve kasanın üstünde havalandırma kanalı ile şoför mahalline bakan kısmında havalandırma delikleri olduğu dosya içerisinde mevcut cd'deki fotoğraflardan ve 08.01.2020 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılan araç ile 42'si çocuk olmak üzere toplam 58 göçmeni taşıdığı olayda, suçun işleniş biçimine ve çoğu çocuk olan göçmen sayısının fazlalığıyla ortaya çıkan failin kasta dayalı kusurunun ağırlığına göre TCK'nın 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi de gözetilerek, aynı Kanun'un 79/1-a maddesi uyarınca temel cezanın üst hadde daha yakın bir şekilde teşdit uygulanmak suretiyle belirlenmesi gerekirken eksik ceza tayin edilmiş, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, 5275 Sayılı Kanun'un 108/2. maddesi dikkate alınarak, tekerrüre esas mahkûmiyetlerden en ağır cezayı içeren Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04.10.2018 tarihinde kesinleşmiş, 22.06.2017 tarih ve 2016/286 Esas - 2017/322 Karar sayılı ilamı ile 4733 Sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 2 yıl 1 ay hapis ve 2.000 TL adli para cezasına ilişkin mahkûmiyeti tekerrüre esas alınmamış ise de, aleyhe istinaf bulunmadığından bu hususlardan dolayı davanın yeniden görülmesi mümkün olmamıştır.
Gereği görüşüldü;
KARAR: İlk Derece Mahkemesi'nin kararında yukarıda eleştiri konusu yapılan ve aşağıda belirtilen hususlar dışında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksikliğin olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmakla, sanık müdafisinin; cezanın alt sınırından çok fazla uzaklaşıldığına, sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmadığına, bilimsellikten uzak sübjektif değerlendirmeler içeren bilirkişi raporuna itibarla suçun nitelikli hâlinin kabul edildiğine yönelik diğer istinaf itirazlarının reddine, ancak;
1-) Suçun işlenmesinde kullanılan sanığa ait 33 R 8646 plaka sayılı aracın müsaderesine karar verilirken uygulama maddesinin "TCK'nın 54/1. maddesi" yerine "TCK'nın 54. maddesi" şeklinde eksik gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
2-) Türkçe bilmeyen yabancı uyruklu göçmenler için görevlendirilen tercüman giderinin, CMK'nın 324/5. maddesine göre yargılama gideri sayılmayacağı ve Devlet Hazinesince karşılanacağı gözetilmeden sanıktan tahsiline karar verilmesi,
SONUÇ: Kanuna aykırı, sanık müdafisinin istinaf itirazları bu yönleri ile yerinde ve bu hususların CMK'nın 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümde; hüküm fıkrasının araç müsaderesine ilişkin (2) numaralı bendinde yer alan "TCK'nın 54. maddesi" ibaresinin "TCK'nın 54/1. maddesi" şeklinde düzeltilmesi, yargılama giderlerine ilişkin (5) numaralı bendinde yer alan "bilirkişi ücreti ile 400.00 TL tercüman ücretinden" ibaresi hükümden çıkarılarak "200.00 TL soruşturma aşamasındaki" ibaresinden sonra gelmek üzere hükme "bilirkişi ücretinden ibaret toplam 660 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanığa atılı suçun niteliği ve CMK'nın 100. maddesinin üçüncü fıkrasında 24.12.2019 tarihli ve 30988 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7196 Sayılı Kanun'un 58. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca tutuklama nedeninin var sayılabildiği suçlardan olması, mevcut delil durumu, işin önemi, tutuklulukta geçen süre ve verilen ceza miktarı dikkate alındığında orantılılık (ölçülülük) ilkesine aykırı bir durumun bulunmadığı gözetilerek, sanık müdafisinin tahliye talebinin reddi ile sanığın HÜKMEN TUTUKLULUK HÂLİNİN DEVAMINA, sanığın tutukluluk hâlinin devamına ilişkin karar yönünden, kararın tebliğ tarihinden itibaren yedi günlük süre içerisinde Dairemize bir dilekçe verilmek ya da zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle tutturulacak tutanakla tespit edilen beyan ve imza daire başkanı veya üye hâkimlerden birine onaylatılmak, başka bir ilk derece mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin ceza infaz kurumunda bulunması durumunda ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, CMK'nın 101/5 ve 268/3-e maddeleri uyarınca Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine itiraz kanun yolunun açık olduğuna,
Dairemiz kararının;
Bir örneğinin Van Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına verilmesine, Bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafisine tebliğine,
Van Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı bakımından kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan bakımından ise kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 (on beş) günlük süre içerisinde; Dairemize bir dilekçe verilmek ya da zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle tutturulacak tutanakla tespit edilen beyan ve imza daire başkanı veya üye hâkimlerden birine onaylatılmak, başka bir ilk derece mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin ceza infaz kurumunda bulunması durumunda ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca Yargıtaya TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere (temyiz başvurusunda bulunulması ve başvuruda temyiz nedenlerinin gösterilmemesi durumunda CMK'nın 295/1. maddesi uyarınca temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde Dairemize bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilmesi gerektiğine), 05.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)