Suça sürüklenen çocuk M. E. B. hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama ve hakaret suçlarından TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükme yönelik olarak katılanın yasal temsilcisi ve vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla;
Yapılan ön incelemede, Dairemizin yetkili ve görevli olduğu, istinaf başvurularının süresinde yapıldığı, incelenmesi istenen kararın Bölge Adliye Mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olduğu, başvuranların istinaf hakkının bulunduğu anlaşılmakla, CMK'nın 279. maddesi uyarınca istinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından aynı Kanun'un 280/1. maddesi uyarınca dosya ve dosyayla birlikte sunulmuş olan deliller incelendi.
Gereği görüşüldü;
1-) Suça sürüklenen çocuğun öldürmeye elverişli bir alet olan bıçakla katılan Muhammed'e iki defa vurması üzerine katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak çocuk cerrahi uzmanınca düzenlenen adli raporda karın sol üst kadranda 2 adet bıçak giriş yerinin olduğunun belirtilmesine, tetkiklerde dalak laserasyonu ve sol böbrek yaralanması tespit edilmesine, bu yaralanmalarının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmasına, suçta kullanılan silahın niteliğine, hedef alınan vücut bölgelerine, darbelerin şiddetine, darbe sayısına ve tüm dosya kapsamına göre, isnat edilen eylemin kasten öldürme suçuna teşebbüsü oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi gerektiği, bu değerlendirmeleri yapma, delilleri takdir ve suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunu tayin ile davaya bakma görevinin de Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli ve yetkili görmesi,
2-) Kabule göre de; katılanın kolluk ifadesinde suça sürüklenen çocuğun kendisini bıçakladığını beyan ederek sanık hakkında şikâyetçi olduğu, söz konusu ifadesinde suça sürüklenen çocuğun kendisine hakaret ettiği yönünde bir iddiasının ve buna bağlı olarak hakaret suçu yönünden bir şikâyetinin bulunmadığı, yürütülen soruşturma kapsamında kolluk tarafından dinlenen tanıklar Berat Keleş, Görkem Keleş ve Asef Erdoğan'ın beyanlarında suça sürüklenen çocuğun katılana hakaret ettiğine ilişkin anlatımlarının olması üzerine Ahlat Cumhuriyet Başsavcılığınca suça sürüklenen çocuğun katılan Muhammed'e yönelik hakaret suçunu işlediği iddiasıyla TCK'nın 125/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, katılanın kovuşturma aşamasındaki 12.12.2019 tarihli ifadesinde "Biz muhammedi dövmek için gitmedik dört kişi idik sadece konuşmak için gittik biz amcası özkan ile tartıştık daha sonra muhammed beni sırtımdan bıçaklayarak gitti" şeklinde sözler söylediği anlaşılmakla, TCK'nın 73/1. maddesi uyarınca soruşturulması veya kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimsenin altı ay içinde şikâyette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamayacak olması, hakaret suçunun da TCK'nın 131/1. maddesi gereğince mağdurun şikâyetine bağlı olması karşısında, tüm dosya kapsamından katılanın hakaret suçu yönünden altı ay içinde geçerli bir şikâyeti bulunmadığı hâlde, soruşturma ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında yazılı şekilde karar verilmesi,
SONUÇ: Kanuna aykırı, katılanın yasal temsilcisinin ve vekilinin istinaf itirazları bu yönleri ile yerinde olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin CMK'nın 289/1-d maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 280/1-e maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dairemiz kararının;
Bir örneğinin Van Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına verilmesine, Birer örneğinin de İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan katılanın yasal temsilcisine ve vekiline tebliğine,
Dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, ilgililer yönünden CMK'nın 286/1. maddesi gereğince temyiz kanun yolu kapalı (KESİN), Van Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı açısından CMK'nın 308/A maddesi uyarınca itiraz yolu açık olmak üzere 14.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)