Sanık ...'in, tehdit suçundan TCK'nın 106/1-1. cümlesi uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kasten yaralama suçundan TCK'nın 86/2 ve 86/3-a maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, her iki suç açısından TCK'nın 53/1-2-3, 58/6-7 ve 63. maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına, cezaların ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişkin hükümlere yönelik olarak katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla;
Yapılan ön incelemede, Dairemizin yetkili ve görevli olduğu, istinaf başvurusunun süresinde yapıldığı, incelenmesi istenen kararın Bölge Adliye Mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olduğu, başvuranın istinaf hakkının bulunduğu anlaşılmakla, CMK'nın 279. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından aynı Kanun'un 280/1. maddesi uyarınca dosya ve dosyayla birlikte sunulmuş olan deliller incelendi.
Sanığın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2018 tarihinde kesinleşmiş, 06.06.2017 tarihli ve 2017/220 Esas - 2017/364 Karar sayılı dosyasından hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan TCK'nın 292/1, 62/1, 53 ve 58. maddeleri ile cezalandırılmasına ilişkin hükümde tekerrüre esas alınan Gevaş Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2016 tarihinde kesinleşmiş, 05.05.2016 tarihli ve 2015/432 Esas - 2016/252 Karar sayılı ilamı ile 5607 sayılı Kanun'un 3/5-10 ve TCK'nın 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin olarak 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerden dolayı uyarlama yargılaması yapılması durumunda yeni çıkacak sonuca göre ikinci kez mükerrirlik koşullarının infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Gereği görüşüldü;
İlk Derece Mahkemesinin kararında aşağıda belirtilen husus dışında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksikliğin olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmakla, katılan Bakanlık vekilinin; sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine yönelik diğer istinaf itirazlarının reddine, ancak;
CMK'nın 324. maddesinin birinci fıkrasındaki "...tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri...yargılama giderleridir." ve aynı Kanun'un 325. maddesinin birinci fıkrasındaki "Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir" şeklindeki hükümler ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin birinci fıkrasındaki "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." düzenlemeleri uyarınca 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan ve kendisini vekille temsil ettiren katılan Bakanlık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan Bakanlık vekilinin istinaf itirazları bu yönü ile yerinde ve bu hususun CMK'nın 280/1-a ve 303/1-h maddeleri uyarınca düzeltilmesi mümkün olduğundan, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerde; her iki hüküm fıkrası için ortak yazılan "Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 21/02/2019 tarih 2018/7458 E- 2019/7439 K sayılı ilamı uyarınca katılan kurum vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına," ibaresinin çıkarılarak yerine "Katılan Bakanlık yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2.725 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan Bakanlığa verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,
Dairemiz kararının;
Bir örneğinin Van Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına verilmesine, Birer örneğinin de İlk Derece Mahkemesince sanığa ve katılan Bakanlık tebliğine,
Dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, ilgililer yönünden CMK'nın 286/2-d maddesi gereğince temyiz kanun yolu kapalı (KESİN), Van Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı açısından CMK'nın 308/A maddesi uyarınca itiraz yolu açık olmak üzere 07.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)