Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafilerinin istinaf dilekçesi içeriklerine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesi gereğince yapılan ön inceleme sonunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine, inceleme için görevlendirilen üyenin yazılı raporu ile sözlü açıklamalarının dinlenip sorgulanmasına ve heyetçe müzakere edilmesine göre yapılan incelemede:
Sanıklara yükletilen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanıklara yükletilen suç için Kanunda öngörülen ve suç tarihinde yürürlükte olup sanık lehine olduğunda kuşku bulunmayan cezalardan hapis ve adli para cezasının alt ve üst sınırı değerlendirildiğinde, hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi karşısında, 5 günden 20000 güne kadar öngörülen adli para cezasında, temel ceza miktarının 1200 gün olarak tayinine ilişkin mahkemenin takdirinde isabetsizlik bulunmadığı,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
SONUÇ : Anlaşıldığından sanıklar Ferdi BARAN ve E. BARAN müdafilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
Sanıklara yüklenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun, niteliği, mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesinin bulunduğunu gösteren dosya kapsamındaki bilgi ve belge içerikleri, atılı suçun CMK'nın 100/3-a-8 maddesinde öngörülen suçlardan oluşu, yüklenen suç için hükmedilen ceza miktarı karşısında kaçma şüphesinin varlığı, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı ve atılı suç bakımından tutuklama tedbirinin orantılı bir tedbir niteliğini taşıması, tutukluluk halinin devamının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 5 ve 6. maddesindeki koşullara uygun olduğu anlaşıldığından, CMK'nın 100 ve devamı maddeleri gereğince TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINA, sanıkların salıverilmesine ilişkin taleplerin CMK'nın 104/3. maddesi gereğince reddine,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Kararın istinaf edenlere tebliğ edilmesine,
Tutuklulukların devamına ilişkin karar yönünden, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak ya da bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya bulunduğu yer mahkemesine dilekçe vermek ya da tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle, ilgilinin tutuklu veya hükümlü olması halinde CMK'nın 263. maddesi uyarınca zabıt kâtibine ya da tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi nezdinde itiraz kanun yolu açık olmak üzere,
İstinaf başvurularının esastan reddi kararı yönünden ise, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak ya da bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya bulunduğu yer mahkemesine dilekçe vermek ya da tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle, ilgilinin tutuklu veya hükümlü olması halinde CMK'nın 263. maddesi uyarınca zabıt kâtibine ya da tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere, Üye Meryem Altıntaş SÜLÜNOĞLU'nun adli para cezasının belirlenmesine ilişkin karşı oyu ve oyçokluğuyla, 07/01/2020 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
TCK'nın 188/3. maddesinde adli para cezasının bin günden yirmibin güne kadar belirleneceğine ilişkin değişikliğin 15/08/2017 tarihli ve 694 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılması, suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nın 188/3. maddesinde adli para cezasının alt sınırının gösterilmemiş olması, TCK'nın 52. maddesi hükmü uyarınca da alt sınırının beş günden az olamayacağının öngörülmüş olması karşısında, adli para cezasının temel ceza belirlenirken gerekçe gösterilmeksizin ve suç tarihinden sonra yapılan kanun değişikliklerine ilişkin lehte-aleyhte değerlendirme yapılmaksızın, alt sınırdan fazla uzaklaşılarak hapis cezasındaki artırım ile orantılı olmayacak şekilde 1200 gün olarak belirlenmesinin, usul ve yasaya aykırı olduğu görüşüyle çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. (¤¤)