Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık ….. ve sanıklar ….., ....., ..... ve ….. müdafii, ..... plakalı aracın müsaderesi talepli katılan kurum vekilinin istinaf dilekçeleri içeriğine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesi gereğince yapılan ön inceleme sonunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine, inceleme için görevlendirilen üyenin yazılı raporu ile sözlü açıklamalarının dinlenip sorgulanmasına ve heyetçe müzakere edilmesine göre yapılan incelemede:
A-) Sanıklar ....., ....., ..... ..... ve ..... ..... hakkındaki hükümler yönünden;
Sanıklara yükletilen 5607 Sayılı Yasaya muhalefet eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, imha edilenler dahil olmak üzere dava konusu kaçak sigaraların tümünün 5607 Sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla TCK'nın 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi yerine, imha edilenler dışında kalan sigaraların 5607 Sayılı Kanun'un 13. maddesi ve 5237 Sayılı TCK'nın 54/4. TCK 54 maddesi gereğince müsaderesine hükmolunması,
SONUÇ: Kanuna aykırı, sanıklar ....., ....., ..... ..... ve ..... ..... müdafii ve katılan Van Gümrük Müdürlüğü vekilinin istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, istinaf yoluna başvurulan kararın açıklanan noktası, müsadereye dair hüküm fıkrasının "Elkonulan 362 paket kaçak sigaranın 5607 Sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla TCK'nın 54/4. maddesi gereğince müsaderesine" biçiminde DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin, CMK'nın 308/A maddesi uyarınca itiraz hakkı bulunan Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,
CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere,
B-) Sanık ..... hakkında kurulan hükme gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin ..... şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.
Somut olayda; sanık, aşamalarda, ele geçen kaçak sigaraların 30 paketinin kendisine ait olduğunu ve kullanmak için aldığını savunmaktadır. Dosya bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın bu sigaraları ticari amaçla bulundurduğuna dair savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememiştir. Tüm bu açıklamalar karşısında, sanığın 5607 Sayılı Kanuna muhalefet suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken, yerel mahkemece mahkumiyetine karar verilmesi,
SONUÇ: Kanuna aykırı, sanık .....'in istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, istinaf yoluna başvurulan kararın açıklanan noktası,
Van 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23/09/2019 tarihli ve 2018/1367 esas, 2019/780 Sayılı kararının, sanığın cezalandırılmasına dair hüküm fıkrasının "A" olarak adlandırılan paragrafında yer alan "....." ibarelerinin çıkartılması ve "B" paragrafını takiben,
"C)1-Yükletilen suçun sanık ..... tarafından işlendiğine dair sanığın savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi gereğince, sanık .....'in 5607 Sayılı Kanuna aykırılık suçundan BERAATİNE,
2-)5320 Sayılı Kanun'un 16. maddesi gereğince, hüküm kesinleştiğinde kesinleşme şerhli bir suretinin soruşturmada görev alan kolluk birimine gönderilmesine," paragrafının eklenmesi, diğer fıkraların buna göre teselsül ettirilmesi,
biçiminde DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Kararın istinaf edene ve katılan vekiline tebliğ edilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak ya da bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya bulunduğu yer mahkemesine dilekçe vermek ya da tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle, ilgilinin tutuklu veya hükümlü olması halinde CMK'nın 263. maddesi uyarınca zabıt kâtibine ya da tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle (temyiz başvurusunda bulunulması ve başvuruda temyiz nedenlerinin gösterilmemesi durumunda CMK'nın 295/1. maddesi uyarınca temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde Dairemize bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilmesi gerektiğine, temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğinin saptanması halinde merciince temyiz isteminin reddedileceğine) Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere, 10/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)