Yerel Mahkemece verilen ve sanık M. yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanıklar ile müdafilerinin ve Cumhuriyet savcısının sanık S. hakkındaki 6136 Sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen beraat hükmüne hasrettiği istinaf dilekçeleri içeriğine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesi gereğince yapılan ön inceleme sonunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
1-Duruşmada açıklanan kısa kararda, sanık S. Ö. hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadığı halde gerekçeli kararda etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak, sanık M. hakkında "6136 Sayılı Kanuna muhalefet" suçundan kurulan hükümde belirlenen gün adli para cezası TCK'nın 52. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmemiş iken gerekçeli kararda adli para cezasına çevrildiği belirtilmek suretiyle değişiklik yapılarak infazda tereddüt oluşturacak şekilde kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14/10/2008 tarihli, 8-49/219 Sayılı kararında da belirtildiği üzere, asılları ya da yöntemince onaylanmış örnekleri getirtilmeden, kollukta alınan savunmalar içeriğinde ve kolluk fezlekesinde belirtilen tape içeriklerinin ve suç konusu maddenin niteliğine ilişkin belgelerin onaysız örneklerinin kanıt sayılması ve değerlendirme konusu yapılması hukuken mümkün bulunmadığından, ayrıca CMK'nın 217. maddesinde yer alan "Hakim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir." şeklindeki emredici hüküm karşısında;
a-Muş Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2017/591 sırasında kayıtlı iletişim tespit tutanaklarının tamamının aslı veya onaylı örneklerinin,
b-H. Ş.'da ele geçirilen suç konusu maddeye ilişkin olduğu belirtilen 20/09/2016 tarihli uzmanlık raporunun Suç No: 2015/45 Sayılı olduğu, incelenen maddenin ise 11 gr tohumlu yeşil renkli bitki parçaları olduğu anlaşılmakla, 02/05/2017 tarihli eylemde ele geçen ve fiziki takip tutanağında daralı 3 gram toz esrar olduğu belirtilen ve dosya arasındaki Muş Valiliği Emniyet Müdürlüğünün fezlekesinde Suç No: 2017/40 sayı ile belirtilen olaya ilişkin uzmanlık raporunun,
Dosya arasında bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-05/06/2017 tarihli olay tutanağında, 34 NN 9… plakalı aracı sanık Muhammed'in kullandığının görüldüğü belirtilmesine rağmen, sanığın aracı kullandığını kabul etmemesi sebebiyle, aracı yol uygulamasında durdurmak isteyen ve aracı kullanan kişiyi ve araçta kaç kişi olduğunu görebilecek durumda olan tutanak düzenleyicilerinin dinlenilmesi gerekirken, eksik araştırma ile karar verilmesi,
4-) 11/10/2018 tarihli duruşmada, sanıklara ait hatların iletişim ve sinyal bilgilerinin istenilmesine karar verilmiş olmasına rağmen, bu numaraların suç tarih ve saatlerini kapsayacak şekilde baz istasyon bilgilerini içerir HTS kayıtları incelenmeden karar verilmesi,
5-)05/06/2017 tarihli olayda, 34 NN 9… plakalı araçta ele geçirilen telefonlar, sim kart ve hafıza kartı ile ilgili olarak Muş Sulh Ceza Hakimliğinin 07/06/2017 tarihli, 2017/2830 değişik iş sayılı kararı ile inceleme kararı verildiği, ancak yapılan incelemelere ilişkin bilgi ve belgelerin dosya arasında bulunmadığı anlaşıldığından, inceleme neticelerinin dosya arasına alınması ve neticesine göre, General Mobile marka telefonun, S. Ö. ile birlikte gelerek telefonunu almak istediğini, 11/10/2018 tarihli duruşmada içinde çocuklarının fotoğrafları olduğunu belirten C. S.'a ait olup olmadığının belirlenip belirlenemeyeceğinin tespiti ve neticesine göre, yukarıdaki bentlerde belirtilen hususlarla birlikte, sanık C. hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının, değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
6-) Yukarıda yapılacak belirlemelerden sonra, araçta ele geçen silahın kime ait olduğu değerlendirilerek sanıklar S. ve M.'in hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
SONUÇ: Kanuna aykırı ve sanıklar ile müdafilerinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden CMK'nın 280/1-e ve 289/1-e, i maddeleri uyarınca, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,
Sanıklara yüklenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun, niteliği, mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesinin bulunduğunu gösteren dosya kapsamındaki bilgi ve belge içerikleri, atılı suçun CMK'nın 100/3-a-8 maddesinde öngörülen suçlardan oluşu, yüklenen suç için hükmedilen ceza miktarı karşısında kaçma şüphesinin varlığı, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı ve atılı suç bakımından tutuklama tedbirinin orantılı bir tedbir niteliğini taşıması, tutukluluk halinin devamının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 5 ve 6. maddesindeki koşullara uygun olduğu anlaşıldığından, CMK'nın 100 ve devamı maddeleri gereğince TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINA, sanıkların salıverilmesine ilişkin taleplerin CMK'nın 104/3. maddesi gereğince reddine,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Kararın istinaf edenlere tebliğ edilmesine,
Tutukluluğun devamına ilişkin karar yönünden, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak ya da bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya bulunduğu yer mahkemesine dilekçe vermek ya da tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle, ilgilinin tutuklu veya hükümlü olması halinde CMK'nın 263. maddesi uyarınca zabıt kâtibine ya da tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi nezdinde itiraz kanun yolu açık olmak üzere,
Bozma kararı yönünden, CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca kesin olmak üzere, 17.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)