Yerel Mahkemece verilen ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafileri, sanık F. ve Cumhuriyet savcısının istinaf dilekçeleri içeriğine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesi gereğince yapılan ön inceleme sonunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine, inceleme için görevlendirilen üyenin yazılı raporu ile sözlü açıklamalarının dinlenip sorgulanmasına ve heyetçe müzakere edilmesine göre yapılan incelemede:
Sanıklara yükletilen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Uyuşturucu madde paketlemekte kullanılan şeffaf naylon parçalarında parmak izi ele geçirilen inceleme dışı sanık H. Ş. ile incelemeye konu sanıklar F. Ş. ve N. Ö. haklarında, TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanması için müşterek faillerin "aynı yönde" hareket etmeleri ve bir olay üzerinde aynı amaç doğrultusunda 3 sanığın da iradelerinin birleşmesi gerektiği, somut olayda ise uyuşturucu maddeyi nakleden sanıklar N. Ö. ve F. Ş.'in H. Ş. ile birlikte, iştirak iradesi ile hareket ettiklerine dair kuşku sınırlarını aşan yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar hakkında hükmolunan cezanın TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca artırılmamasının yerinde olduğu,
SONUÇ: Anlaşıldığından sanık sanıklar N. Ö. ve F. Ş. müdafileri, sanık F. Ş. ve Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
Sanık F. Ş.'e yüklenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun, niteliği, mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesinin bulunduğunu gösteren dosya kapsamındaki bilgi ve belge içerikleri, atılı suçun CMK'nın 100/3-a-8 maddesinde öngörülen suçlardan oluşu, yüklenen suç için hükmedilen ceza miktarı karşısında kaçma şüphesinin varlığı, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı ve atılı suç bakımından tutuklama tedbirinin orantılı bir tedbir niteliğini taşıması, tutukluluk halinin devamının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 5 ve 6. maddesindeki koşullara uygun olduğu anlaşıldığından, CMK'nın 100 ve devamı maddeleri gereğince TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, sanığın salıverilmesine ilişkin talebin CMK'nın 104/3. maddesi gereğince reddine,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Kararın sanıkların müdafilerine tebliğ edilmesine,
Tutukluluğun devamına ilişkin karar yönünden, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak ya da bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya bulunduğu yer mahkemesine dilekçe vermek ya da tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle, ilgilinin tutuklu veya hükümlü olması halinde CMK'nın 263. maddesi uyarınca zabıt kâtibine ya da tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi nezdinde itiraz kanun yolu açık olmak üzere,
İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları yönünden ise, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak ya da bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya bulunduğu yer mahkemesine dilekçe vermek ya da tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle, ilgilinin tutuklu veya hükümlü olması halinde CMK'nın 263. maddesi uyarınca zabıt kâtibine ya da tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle (temyiz başvurusunda bulunulması ve başvuruda temyiz nedenlerinin gösterilmemesi durumunda CMK'nın 295/1. maddesi uyarınca temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde Dairemize bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilmesi gerektiğine, temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğinin saptanması halinde merciince temyiz isteminin reddedileceğine) Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere, sanık F. Ş.'in tutukluluk halinin devamı kararı yönünden oybirliğiyle, sanıklar N. Ö. ve F. Ş. haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerinde TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin Üye .....'nın karşı oyu ve oy çokluğuyla, 06/07/2020 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanabilmesi için TCK'nın 188/3. maddesinde öngörülen seçimlik hareketlerden birinin üç veya daha fazla kişi tarafından asli fail olarak birlikte gerçekleştirilmesi gerektiği, somut olayda ise birlikte uyuşturucu maddeyi sevk etmek suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri anlaşılan sanıklar N. Ö. ve F. Ş.'in evlilik dışı birlikte yaşadıkları, uyuşturucu maddenin paketlerinde parmak izi çıkan H. Ş.'in ise F. Ş.'in kardeşi olduğu ve H. Ş.'in de diğer iki sanıkla birlikte aynı evde yaşadığı (sanık H. Ş.'in ifadesinin henüz alınmadığı) sanık F. Ş.'in aşamalarda birbiriyle tutarsız ve çelişkili beyanlarda bulunması hususları birlikte ele alındığında inceleme dışı H. Ş. ile sanıklar N. Ö. ve F. Ş.'in birlikte uyuşturucu madde ticareti yaptıkları değerlendirildiğinden sanıklar hakkında TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. (¤¤)