Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuğun müdafisinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf dilekçeleri içeriğine göre, o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin suça sürüklenen çocuk hakkında tehdit suçundan ötürü de mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesi gereğince yapılan ön inceleme sonunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine, inceleme için görevlendirilen üyenin yazılı raporu ile sözlü açıklamalarının dinlenip sorgulanmasına ve heyetçe müzakere edilmesine göre yapılan incelemede:
A-) O yer Cumhuriyet savcısının, tehdit suçundan ötürü ceza verilmesine yer olmadığı kararına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde,
Yerel mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı anlaşılmaktadır.
Ancak,
Suça sürüklenen çocuğun cinsel istismar eylemi sırasında mağduru tehdit etmesi nedeniyle tehdit eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı suçunun unsuru olduğu gözetilerek tehdit suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken bu suçtan dolayı açılan kamu davasıyla ilgili ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi,
SONUÇ: Kanuna aykırı, o yer Cumhuriyet savcısının istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, CMK'nın 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, istinaf yoluna başvurulan kararın hüküm kısmının (2) bölümünün 1. fıkrasında yer alan "ceza verilmesine yer olmadığına" ibaresinin çıkartılarak yerine "hüküm kurulmasına yer olmadığına" ibaresinin eklenmesi biçiminde DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin, CMK'nın 308/A maddesi uyarınca itiraz hakkı bulunan Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,
CMK'nın 286/2-b maddesi uyarınca KESİN olmak üzere,
B-) Suça sürüklenen çocuğun müdafisinin çocuğun cinsel istismarı suçundan ötürü istinaf başvurusunun incelenmesine gelince,
Suça sürüklenen çocuğa yükletilen çocuğun cinsel istismarı eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1-) Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "Nisan 2018" yerine “05/2018" olarak yanlış yazılması,
2-) Suça sürüklenen çocuğun mahkemece TCK'nın 103/1, 103/4, 43/1 maddeleri gereğince belirlenen 18 yıl 9 ay hapis cezası üzerinden suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde on iki-on beş yaş grubunda olması nedeniyle aynı Kanunun 31/2 maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapıldığında bulunan 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasının TCK'nın 31/2-son maddesine göre 7 yıla indirilmesinden sonra bu miktar üzerinden aynı Kanunun 62/1 maddesiyle indirim yapılarak neticeten 5 yıl 10 ay hapis cezası tayin edilmesi gerekirken 9 yıl 4 ay 15 üzerinden indirim yapılarak 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası belirlenmesi suretiyle sonuç cezanın fazla tayini,
SONUÇ: Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk Serhat Doğan müdafiisinin istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, CMK'nın 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, istinaf yoluna başvurulan kararın gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "Nisan 2018" olarak değiştirilmesi; gerekçeli kararın hüküm kısmının (1) bölümünün 5. fıkrasının çıkartılarak yerine "TCK'nın 31/2-son maddesi gereğince verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamayacağı hükmü nazara alınarak suça sürüklenen çocuğun 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına," fıkrasının eklenmesi; 6. fıkrasının çıkartılarak yerine "Suça sürüklenen çocuğa verilen cezada, suça sürüklenen çocuğun fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle TCK'nın 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak, suça sürüklenen çocuğun neticeten 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" fıkrasının eklenmesi biçiminde DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Kararın suça sürüklenen çocuk müdafiine tebliğ edilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak ya da bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya bulunduğu yer mahkemesine dilekçe vermek ya da tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle, ilgilinin tutuklu veya hükümlü olması halinde CMK'nın 263. maddesi uyarınca zabıt kâtibine ya da tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle (temyiz başvurusunda bulunulması ve başvuruda temyiz nedenlerinin gösterilmemesi durumunda CMK'nın 295/1. maddesi uyarınca temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde Dairemize bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilmesi gerektiğine, temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğinin saptanması halinde merciince temyiz isteminin reddedileceğine) Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere, 16/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)