Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesi gereğince yapılan ön inceleme sonunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine, inceleme için görevlendirilen üyenin yazılı raporu ile sözlü açıklamalarının dinlenip sorgulanmasına ve heyetçe müzakere edilmesine göre yapılan incelemede:
Olayın oluş biçimine göre mağdurun beyanlarının önemli ölçüde istikrarlı ve detaylı olması, sanığın tevil yoluyla üzerine atılı suçu kabul etmesi, mağdurun sanığı iterek ve peşinden gelen sanığa dirseği ile vurarak evden kaçmasının mağdurun ve sanığın fiziği kıyaslandığında zor olsa da imkansız olmaması, mağdurenin annesi olan ......'ın olayın yaşandığı gün ev taşıma telaşında olması ve olayın ortaya çıkmasının üzerinden 2-3 yıl kadar zaman geçmesi nedeniyle olay günü çocuğu ile aralarında geçen diyaloğu hatırlayamamasının hayatın olağan akışına uygun olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın sarkıntılık düzeyini aşar şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçunu işlediğinin kabulü ile bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken sanık hakkında sarkıntılık düzeyinde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan ötürü mahkumiyet kararı verildiği,
02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 13. maddesiyle TCK'nın 103. maddesinin yeniden düzenlenmesi karşısında; TCK'nın 7/2 maddesi uyarınca "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması şeklinde uygulanması gerektiği, bu durumda 02/12/2016 tarihinden önceki düzenlemede sarkıntılık düzeyinde çocuğun basit cinsel istismarı suçunun cezasının üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası olduğu 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 13. maddesiyle TCK'nın 103/1 maddesinde ise "Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza, istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş yıldan az olamaz." fıkrasının eklendiği nazara alındığında suç tarihinde yürürlükte olan 02/12/2016 tarihinden önceki düzenlemenin sanığın daha lehine olduğu,
CMK'nın 283. maddesinde yer alan "istinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz" şeklindeki düzenleme nazara alındığında aleyhe istinaf talebi bulunmadığından sanığın çocuğun basit cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasının gerekmesi hususunun davanın yeniden görülmesi nedeni yapılamayacağı anlaşılmış, ancak mahkemece 02/12/2016 tarihinden önceki düzenlemenin sanığın daha lehine olması nedeniyle cezasının 5 yıldan 3 yıla indirilmesi halinde sanığın aynı hatadan, ikinci kez faydalandırılması ve sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfetten ikinci kez yararlandırılması şeklinde hakkaniyete aykırı sonuç doğacağı,
Anlaşıldığından sanık ......'in müdafiisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin, CMK'nın 308/A maddesi uyarınca itiraz hakkı bulunan Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,
CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, 16.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)