Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunanın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesi gereğince yapılan ön inceleme sonunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine, inceleme için görevlendirilen üyenin yazılı raporu ile sözlü açıklamalarının dinlenip sorgulanmasına ve heyetçe müzakere edilmesine göre yapılan incelemede:
Sanığa yükletilen 6136 Sayılı Kanuna aykırılık eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
6136 Sayılı Kanun'un ek 5. maddesinde "Bu Kanunun 12 ve 13. maddelerine aykırı eylemleri; top, havan, roketatar, uçaksavar, tanksavar, ağır ve hafif makinalı tüfekler ve benzeri askeri amaçlı savaş silahları veya mermilerine ilişkin olduğu takdirde anılan maddelere göre hükmedilecek cezalar bir kat artırılır." biçiminde düzenleme bulunması, 29/07/2019 tarihli ekspertiz raporunda sanığın evinde ele geçen tüfeğin 6136 Sayılı Kanun kapsamında vahim nitelikteki ateşli silahlardan olduğunun bildirilmesi, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 09/05/2017 tarihli ve 2016/519 esas, 2017/5315 Sayılı kararında 1 adet kalaşnikof tüfeğin ve 39 adet merminin ele geçtiği olayda suça konu silahın, 6136 Sayılı Kanun'un 12/4. maddesinde belirtilen vahim nitelikteki silahlardan olması nedeni ile eylemin 6136 Sayılı Kanun'un 13/2. maddesi kapsamında bulunduğunun belirtilmesi karşısında; sanık hakkında 6136 Sayılı Kanun'un ek 5. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden, anılan maddenin uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Sanığın eylemini terör örgütü faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirdiğine dair iddia ve delil bulunmamasına karşın, "eyleminin terör örgütü faaliyeti çerçevesinde işlediği" biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında TCK'nın 58/9. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
SONUÇ: Kanuna aykırı, sanık F. Ö. müdafiinin istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, istinaf yoluna başvurulan kararın açıklanan noktası,
Hükmün A paragrafının 2. fıkrasının ve TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına dair fıkrasının hükümden çıkarılması, diğer fıkraların buna göre teselsül ettirilmesi,
Aynı paragrafın;
TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkrasında yer alan "8 YIL 4 AY HAPİS VE 833 GÜN" ibaresinin "4 YIL 2 AY HAPİS VE 416 GÜN" olarak değiştirilmesi,
TCK'nın 52/2. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkrasında yer alan "16.660,00" ibaresinin "8.320,00" olarak değiştirilmesi,
biçiminde DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Kararın istinaf edene tebliğ edilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak ya da bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya bulunduğu yer mahkemesine dilekçe vermek ya da tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle, ilgilinin tutuklu veya hükümlü olması halinde CMK'nın 263. maddesi uyarınca zabıt kâtibine ya da tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle (temyiz başvurusunda bulunulması ve başvuruda temyiz nedenlerinin gösterilmemesi durumunda CMK'nın 295/1. maddesi uyarınca temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde Dairemize bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilmesi gerektiğine, temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğinin saptanması halinde merciince temyiz isteminin reddedileceğine) Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere, 06/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)