Yerel Mahkemece verilen ve re'sen de istinafa tabi olan hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık ve müdafiinin istinaf dilekçeleri içeriğine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesi gereğince yapılan ön inceleme sonunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine, inceleme için görevlendirilen üyenin yazılı raporu ile sözlü açıklamalarının dinlenip sorgulanmasına ve heyetçe müzakere edilmesine göre yapılan incelemede:
Sanığa yükletilen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "19/02/2019, 30/03/2019" yerine "30/03/2019" şeklinde yazılmasının mahkemesince düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu,
Netice ceza "17 yıl 2 ay 7 gün hapis" yerine, "16 yıl 14 ay 7 gün hapis" olarak eksik belirlenmiş ise de, aleyhe istinaf talebi bulunmadığından davanın yeniden görülme nedeni yapılamayacağı,
"Methadone" un Uyuşturucu Maddelere Dair 1961 TEK Sözleşmesi ekinde yer aldığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanık hakkında, Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, TCK'nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, TCK’nın53. maddesinin tamamının uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık …. ve müdafiinin istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, istinaf yoluna başvurulan kararın açıklanan noktası,
TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına dair fıkranın çıkartılarak yerine, "Sanık hakkında, Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesiyle yapılan değişikliğe göre, TCK'nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına," fıkrasının eklenmesi biçiminde düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Kararın istinaf sanık müdafiine tebliğ edilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak ya da bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya bulunduğu yer mahkemesine dilekçe vermek ya da tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle, ilgilinin tutuklu veya hükümlü olması halinde CMK'nın 263. maddesi uyarınca zabıt kâtibine ya da tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle (temyiz başvurusunda bulunulması ve başvuruda temyiz nedenlerinin gösterilmemesi durumunda CMK'nın 295/1. maddesi uyarınca temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde Dairemize bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilmesi gerektiğine, temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğinin saptanması halinde merciince temyiz isteminin reddedileceğine) Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere, 06.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)