Sanık hakkında, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik olarak, katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olmakla, dosya incelenerek görüşüldü:
Katılan vekili tarafından sanık hakkında verilen beraat kararı 14/01/2020 tarihinde istinaf edildikten sonra, bu kez 17/02/2020 tarihinde katılan vekilliğinden istifa ettiğine ilişkin dilekçenin dosyaya sunulduğu, ancak mahkemece vekillikten istifaya ilişkin katılana her hangi bir bildirimde bulunulmadığı anlaşılmakla, bu eksikliğin mahallinde giderilebilir bir eksiklik olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede,
Katılanın yetkilisi olduğu …… Eğitim Danışmanlık şirketine ait ......... Koleji'nde öğretmenlik ve idarecilik yapan sanığın, okulda çalıştığı dönemde herhangi bir yetkilendirmesi olmadan, diğer okul müdürleri ve muhasebe yetkilisi ile birlikte karar almak suretiyle, okula yapılması gereken ödemelerin kendi banka hesabına yatırılmasını sağlayıp, bu paralardan bir kısmını uhdesinde tutarak, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan somut olayda,
1) Sanığın, Bitlis Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün onayı ile 12/10/2016 tarihinden itibaren Özel ......... Anadolu Lisesi müdürü olarak görev yaptığının anlaşılması karşısında,
14.02.2007 tarih ve 26434 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve iddianamenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 9/son maddesindeki "Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, görevleri sırasında suç işlemeleri veya görevleri nedeniyle kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanması ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılır.” hükmü ile aynı Kanunun 9. maddesinin 5. Fıkrasının (b) bendi gereğince 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca sanık hakkında soruşturma yapılmasının izne tabi bulunduğu, dosya içinde yetkili makamca verilmiş bir soruşturma izninin bulunmadığından, öncelikle durma kararı verilerek, yetkili makamdan, yüklenen eylemden dolayı soruşturma izni verilip verilmeyeceğinin sorulması ve sonucuna göre soruşturma izin koşulunun gerçekleşmesi halinde yargılamaya devamla sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, soruşturma izni şartı yerine getirilmeden, yargılamaya devam edilerek sanığın beraatına karar verilmesi,
Kabule göre de,
2) Sanığın alınan savunmalarında "kurumun gayri resmi ortağı olduğunu" savunması, kovuşturma aşamasında alınan bir kısım tanık beyanlarında "sanığın şirketin ortağı olduğunu bildiklerini" beyan etmeleri ve katılanın ise "şirketin sahibinin ve yetkilisinin tek kendisi olduğunu" bildirmesi, dosya içerisinde taraflarca sunulduğu değerlendirilen "şirket pay devirlerine ilişkin sözleşmeler" bulunması ve Ticaret Sicil Memurluğu'ndan şirketin ortaklık durumuna ilişkin herhangi bir araştırma yapılmaması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından,
Öncelikli Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden sanığın yöneticilik yaptığı okulun bağlı bulunduğu şirketin 2016-2018 yıllarına ilişkin şirket ortaklarının kimler olduğunun tespiti ile (varsa devir bilgilerinin de istenmesi), katılan dışında şirket ortakları var ise bu kişilerin tanık sıfatıyla beyanlarının alınarak sanığın gayri resmi şirket ortağı olup olmadığının bu kişilerden sorulması, dosya içerisindeki belgelerden şirket hissesini devir aldığı anlaşılan ......... ve .........'ın tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, alınacak beyanlarında özellikle şirket hisse devrine ilişkin anlaşmaların kimler arasında yapıldığı, bu görüşmelere kimlerin iştirak ettiği, hisse devir bedellerinin kime ve ne miktarda yatırıldığı, ......... ve .........'ın, sanık hesabına yatırıldığı bilirkişi raporu ile tespit edilen toplam 225.000 TL paranın ne için yatırıldığının sorulması, bu bedelin şirket hisse devri için yatırıldığı beyan edilmesi halinde ise bu kez katılanın beyanları alınması, alınacak beyanında özellikle şirket hisse devir paralarının sanığın hesabına yatırıldığı tarih ile şikayet süresi arasında yaklaşık bir yıl kadar bir süre olduğu, bu süre zarfında neden daha önce şikayette bulunmadığı, şirket devir bedellerinin neden sanığın banka hesabına yatırılmasına izin verdiği hususlarının sorulması, dolayısıyla sanığın dosya içerisinde bulunan savunmalarının doğru olup olmadığı hususunun araştırılması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde beraat hükmü verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı CMK'nun 280/1-e ve 289/1-d maddeleri gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 03/07/2020 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)